Alexa
Medya Siyaset

Ankaralılar, AKP Genel Başkanı Erdoğan Ve İstifa Eden Başkanlar Hakkında Suç Duyurusunda Bulundu

Ankara’da demokratik kitle örgütleri temsilcileri, Tayyip Erdoğan, Binali Yıldırım ve istifa eden belediye başkanları hakkında “ Anayasayı ihlal ” ve “Siyasi hakları kullanmayı engelleme” gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu

Ankaralılar, AKP Genel Başkanı Erdoğan Ve İstifa Eden Başkanlar Hakkında Suç Duyurusunda Bulundu

Ankara’da demokratik kitle örgütleri temsilcileri, Tayyip Erdoğan, Binali Yıldırım ve istifa eden belediye başkanları hakkında “ Anayasayı ihlal ” ve “Siyasi hakları kullanmayı engelleme” gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.

AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP Genel Başkan Vekili Binali Yıldırım, İstanbul Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Kadir Topbaş, Düzce Belediyesi eski Başkanı Mehmet Keleş, Niğde Belediyesi eski Başkanı Faruk Akdoğan, Bursa Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Recep Altepe, Ankara Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı İ. Melih Gökçek ve Balıkesir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Ahmet Edip Uğur hakkında suç duyurusunda bulunan Ankaralılar, açıklamada, Merkezi yönetim veya mensup olduğu bir siyasi parti, asla belediye başkanını görevden ayrılmaya mecbur bırakamaz, bağlayıcı biçimde istifaya zorlayamaz dedi.

İstifa ettirenler, Anayasanın dışına çıkmış, istifa edenlerde daha önce istifaları gündemde değilken, ortaya çıkan bu irade karşısında, istifalarını isteyenlerin eylemlerine iştirak etmişler ve bu suçu birlikte işlemişlerdir” denilen suç duyurusunda, ismi zikredilen kişiler hakkında soruşturma açılması ve iddianame düzenlenmesi talep edildi.

Eminağaoğlu: Anayasa ilkelerine aykırı

Ankara Adliyesi’nde Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunan Ankaralılar, öncesinde konuya ilişkin bir açıklama yaptı.

Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Kurucu Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu yaptığı konuşmada, belediye başkanlarının seçilme yeterliliğini mahkumiyet kararıyla kaybetse bile Danıştay tarafından görevine son verilebileceğini belirtti.

Eminağaoğlu, belediye başkanlarının kendi iradelerinin dışında AKP yöneticilerinin istek ve baskıları sonucunda istifa ettiğini belirterek bu durumun Anayasa’daki hukuk devleti ve demokratik devlet olma ilkelerine aykırı olduğunun altını çizdi.

Eminağaoğlu ayrıca tüm vatandaşları alttaki örnek metni kullanarak cumhuriyet savcılıklarına başvurup suç duyurusunda bulunma çağrısı yaptı.

…………… CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

 

BAŞVURANLAR:….. – TC: ….

….

 

 

ŞÜPHELİLER:1.     Recep Tayyip Erdoğan; AKP Genel Başkanı

2.     Binali Yıldırım; AKP Genel Başkan Vekili

3.     Kadir Topbaş; İstanbul Büyükşehir Belediyesi Önceki Başkanı

4.     Mehmet Keleş; Düzce Belediyesi Önceki Başkanı

5.     Faruk Akdoğan; Niğde Belediyesi önceki Başkanı

6.     Recep Altepe; Bursa Büyükşehir Belediyesi Önceki Başkanı

7.     İ. Melih Gökçek; Ankara Büyükşehir Belediyesi Önceki Başkanı

8.     Ahmet Edip Uğur; Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Önceki Başkanı

 

SUÇ

 

 

SUÇ TARİHİ

:

 

 

:

İştirak Halinde Anayasayı İhlal (TCY md 309/1-2)

Siyasi hakları kullanmayı engelleme (TCY md 114/1-b)

 

Eylül-Ekim 2017

 

AÇIKLAMALAR

Anayasanın 127 nci maddesi uyarınca; belediye başkanları beş yıl için seçilmekte, belediyeler yerinden yönetim ilkesi esas alınarak yetki ve görev kullanmakta, belediyeler üzerinde idari vesayet yetkisi bulunmakta, belediye başkanları ancak işledikleri bir suç nedeniyle soruşturma ve kovuşturma süresince İçişleri Bakanı tarafından görevden uzaklaştırılabilmektedirler.

Seçimle göreve gelen belediye başkanlarının, kendileri tarafından görevlerini tam bir serbest irade ile bırakmaları dışında, görevlerine son verilmesi söz konusu değildir.

Büyükşehir Belediye Yasası ve Belediye Yasası uyarınca, belediye başkanlarının, gerek seçilme yeterliliklerini kaybetmeleri gerekse bu yasalarda belirtilen diğer nedenlerle ancak Danıştay kararı ile görevlerine son verilmesi olanaklıdır.

 Merkezi yönetim veya mensup olduğu bir siyasi parti, asla belediye başkanını görevden ayrılmaya mecbur bırakamaz, bağlayıcı biçimde istifaya zorlayamaz.

Belediye başkanları bu anayasal güvenceye sahip olmalarına rağmen, AKP genel başkanı ve başkanvekilinin açıklamaları sonrası, anayasal güvencelerini yok sayıp, seçimle geldikleri bu görevlerinden ayrılmak durumunda bırakılmışlar ve onlarda demokratik hukuk devleti gereğince anayasada kendilerine sağlanan güvenceleri yok sayarak, dışlayarak, anayasanın dışına çıkarak bu görevlerinden ayrılmışlardır. Demokratik hukuk devletinin yerini, parti devleti almıştır.

İstifa ettirenler, Anayasanın dışına çıkmış, istifa edenlerde daha önce istifaları gündemde değilken, ortaya çıkan bu irade karşısında, istifalarını isteyenlerin eylemlerine iştirak etmişler ve bu suçu birlikte işlemişlerdir.

İstifayı sağlamak amacıyla, genel başkan ve genel başkan vekili, gerekirse bakanlık yetkilerinin kullanılabileceği, istifa etmezlerse sonuçlarına katlanmaları gerektiği yolunda açıklamalar yaparak, iktidar partisinin kamuda sahip olduğu gücün, cebir ve tehdit niteliğinde kullanılabileceğini ortaya koymuşlar, yapılan görevden ayrılmalar konusundaki beyanlardan da, bu yolda eylemlerin sergilendiği anlaşılmıştır.

Belediye başkanlarının görevden ayrılmaya mecbur bırakılması eylemleri ve onlarında bu eylemlere iştiraki, yerel yönetimler yönünden anayasadaki demokrasi ve hukuk devleti esasının dışına çıkılması karşısında, anayasayı ihlal suçunu ve ayrıca siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçunu oluşturmaktadır.

Recep Tayyip Erdoğan ve Binali Yıldırım, bu eylemlerini parti genel başkanı ve genel başkanvekili sıfatı ile gerçekleştirmişlerdir. Partilerinin gelecekteki durumu nedeniyle, görevden ayrılmaların yapılacağını ve yapıldığını ifade etmekleErdoğan ve Yıldırım, kamudaki görevlerinden değil, partideki sıfatlarından hareketle bu eylemlerini gerçekleştirdiklerini ortaya koymuşlardır.

Görevden ayrılmayanlar olursa İçişleri Bakanlığı yetkilerinin kullanılacağı yolundaki açıklamalar, görevden ayrılanların açıklamaları, parti genel başkanı ve genel başkanvekilinin açıklamaları sonrası istifa süreçlerinin başlaması gözetildiğinde ve soruşturma sırasında toplanacak kanıtlarda dikkate alındığında, atılı suçların her durumda sabit olduğu görülecektir.

Parti genel başkanı ve genel başkan vekilin eylemleri ve emirleri hukuka aykırı olmanın yanında, konusu suç ta oluşturmaktadır. Hukuka aykırı emir yerine getirilmeyeceği gibi, konusu suç oluşturan emir de yerine getirilmez, yerine getirilmesi durumunda da yerine getiren de sorumluluktan kurtulamaz.

SONUÇ VE İSTEK

Yukarıda açıklanan neden ve gerekçelerle, atılı suçlardan şüpheliler hakkında soruşturma açılması ve iddianame düzenlemesini ister ve dilerim.

Saygılarımla. 02.11.2017

….

Medya Siyaset

Medya Siyaset

Atatürk ve Cumhuriyetten yana taraf haber merkezi.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ