Alexa
DOLAR
7,4695
EURO
9,0778
ALTIN
442,74
BIST
1.565
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Parçalı Bulutlu
10°C
İzmir
10°C
Parçalı Bulutlu
Perşembe Parçalı Bulutlu
13°C
Cuma Sağanak Yağışlı
14°C
Cumartesi Sağanak Yağışlı
15°C
Pazar Sağanak Yağışlı
15°C

Evlilikte Michelangelo etkisi

Evlilikte Michelangelo etkisi

Salgın neleri sınamıyor ki? Evliliklerin bu sınavdan kaçması mümkün mü?

Salgının dünyada gözlenen halk sağlığı etkilerinden biri evlilikler üzerindeki sarsıcı etkisi. Hatta bu dönemde artan boşanmalar için covidivorce artan gebeliklere koronababy denmeye başlandı. Bir yandan evlilikler sınanıyor, bir yandan da istenmeyen gebeliklerin sayısında artış var. Sosyal izolasyon özellikle eşler arasında olumlu ve tatmin edici bir ilişki varsa dayanışma ve işbirliği ile kolaylıkla sürdürülürken; artan tahammülsüzlük ve 7/24 bir arada yaşamaktan dolayı sorunların su yüzüne çıkmasına, pek çok evlilikte çatışmaların artmasına neden oldu.

Evlilikte ‘‘Michelangelo Etkisi’‘ olarak tanımlanan ilişkinin devamlılığı ve ilişkide kalmak için çiftlerin birbirlerinin olumlu taraflarını öne çıkartmaları ile işleyen bir tutum var, evliliklerin uzun sürmesini destekliyor. Ancak bu türden sıkışma zamanlarında işe yaramıyor. Bu etkinin kaynağı Michelangelo’nun heykellerine dair söylediği şu sözler; ”heykellerimi güzel bulmanızın nedeni o güzelliklerin zaten taşın içinde olması, ben sadece fazlalıklarını atıp içindeki güzelliği ortaya çıkarıyorum.’’ EliFinkel, evliliği uzun süreli bir ilişki olarak sürdürmenin güçlüklerine dair yazdığı Ya Hep Ya Hiç kitabında; insanların beklentilerinin zamanla değiştiğini ve ‘‘Michelangelo Etkisi’’nin evliliğin ilk günlerindeki kadar efektif işlemediğini anlatıyor. Michelangelo Etkisi çiftlerin biribirlerini ideallerindeki özellikleri göstermeye zorlamalarıyla değil, birbirlerinde olumlu buldukları özellikleri kabullenmeleri ile işliyor. Zaman içinde çiftlerin birbirine benzemesini de bu etki sağlıyor/açıklıyor.

Buradaki risk, çiftlerden birinin diğerini tek başına idealize ettiği özelliklere göre şekillendirmeye çalışması. O zaman da işler sarpa sarıyor… Bu konuda en temel gözlemim şu; genelde çiftlerden biri kendisini mutlak kusursuz bulduğundan, diğerinin kusurlarına odaklanmayı tercih ediyor. Bu bir beklenti oluşturma sürecine dönüşüyor. Diyaloglar sağlıklı kurulmadığından her iki taraf da konuşmadan anlaşılmak istiyor.

Konuşmadıkça; bir tarafın içinde büyüyen “o önce adım atsın, o düzelsin, o alttan alsın, o iltifat etsin, o beni şımartsın vb” zincirleme beklentileri ile yakın uzaklaşmalar başlıyor. Zamanla kimse birbiri ile konuşamaz hale geliyor. Her konuşma suçlayıcı tartışmaya dönüşüyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.