Alexa
Medya Siyaset

Evlilikte Michelangelo etkisi

Evlilikte Michelangelo etkisi

Salgın neleri sınamıyor ki? Evliliklerin bu sınavdan kaçması mümkün mü?

Salgının dünyada gözlenen halk sağlığı etkilerinden biri evlilikler üzerindeki sarsıcı etkisi. Hatta bu dönemde artan boşanmalar için covidivorce artan gebeliklere koronababy denmeye başlandı. Bir yandan evlilikler sınanıyor, bir yandan da istenmeyen gebeliklerin sayısında artış var. Sosyal izolasyon özellikle eşler arasında olumlu ve tatmin edici bir ilişki varsa dayanışma ve işbirliği ile kolaylıkla sürdürülürken; artan tahammülsüzlük ve 7/24 bir arada yaşamaktan dolayı sorunların su yüzüne çıkmasına, pek çok evlilikte çatışmaların artmasına neden oldu.

Evlilikte ‘‘Michelangelo Etkisi’‘ olarak tanımlanan ilişkinin devamlılığı ve ilişkide kalmak için çiftlerin birbirlerinin olumlu taraflarını öne çıkartmaları ile işleyen bir tutum var, evliliklerin uzun sürmesini destekliyor. Ancak bu türden sıkışma zamanlarında işe yaramıyor. Bu etkinin kaynağı Michelangelo’nun heykellerine dair söylediği şu sözler; ”heykellerimi güzel bulmanızın nedeni o güzelliklerin zaten taşın içinde olması, ben sadece fazlalıklarını atıp içindeki güzelliği ortaya çıkarıyorum.’’ EliFinkel, evliliği uzun süreli bir ilişki olarak sürdürmenin güçlüklerine dair yazdığı Ya Hep Ya Hiç kitabında; insanların beklentilerinin zamanla değiştiğini ve ‘‘Michelangelo Etkisi’’nin evliliğin ilk günlerindeki kadar efektif işlemediğini anlatıyor. Michelangelo Etkisi çiftlerin biribirlerini ideallerindeki özellikleri göstermeye zorlamalarıyla değil, birbirlerinde olumlu buldukları özellikleri kabullenmeleri ile işliyor. Zaman içinde çiftlerin birbirine benzemesini de bu etki sağlıyor/açıklıyor.

Buradaki risk, çiftlerden birinin diğerini tek başına idealize ettiği özelliklere göre şekillendirmeye çalışması. O zaman da işler sarpa sarıyor… Bu konuda en temel gözlemim şu; genelde çiftlerden biri kendisini mutlak kusursuz bulduğundan, diğerinin kusurlarına odaklanmayı tercih ediyor. Bu bir beklenti oluşturma sürecine dönüşüyor. Diyaloglar sağlıklı kurulmadığından her iki taraf da konuşmadan anlaşılmak istiyor.

Konuşmadıkça; bir tarafın içinde büyüyen “o önce adım atsın, o düzelsin, o alttan alsın, o iltifat etsin, o beni şımartsın vb” zincirleme beklentileri ile yakın uzaklaşmalar başlıyor. Zamanla kimse birbiri ile konuşamaz hale geliyor. Her konuşma suçlayıcı tartışmaya dönüşüyor.

Prof.Dr.Şengül Hablemitoğlu

Prof.Dr.Şengül Hablemitoğlu

1986 yılında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden mezun oldu. Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Aile ve Tüketici Bilimleri Anabilim Dalında 1989 yılında yüksek lisansını, 1996 yılında doktorasını tamamladı. Türkiye Bilimler Akademisi Sosyal Bilimlerde Doktora Sonrası Yurtdışı Araştırma Bursu ile 1997 yılında gittiği ABD'de Purdue Üniversitesi Kadın Çalışmaları Programı'nda misafir öğretim üyesi olarak araştırmalar yaptı. 1998 yılında Üniversite Doçenti unvanını aldı ve 2005 yılında Profesör oldu, çeşitli idari görevlerde bulundu. Mayıs 2008 yılında Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü'nün kuruluşunda görev aldı ve Bölüm Başkanlığı'na atandı. Kasım 2008-Şubat 2015 arasında Sağlık Bilimleri Fakültesi'nde Dekanlık görevini üstlendi, son yıllarda aile ve yas danışmanlığı yapmaya başladı. Bu kapsamda çeşitli özel, kamu kurum ve kuruluşları tarafından düzenlenen aile danışmanlığı eğitim programlarını düzenleyerek eğitmenlik yapmaktadır. Halen bağımsız bir kuruluş olan Hablemitoğlu Hablemitoğlu Ankara Enstitüsü'nde bireysel ve kurumsal gelişim odaklı modüler eğitim programları, workshoplar düzenlemekte, aile danışmanlığı eğitimleri ve yas danışmanlığı seminerleri vermektedir. Ayrıca Lefke Avrupa Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü'nde bölüm başkanı olarak görev yapmaktadır. Uluslararası Sosyal Hizmet Uzmanları Federasyonu (IASSW)'na üyedir. Çok sayıda üniversitenin Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezlerinde danışma kurulu üyesidir. Çeşitli ulusal ve uluslararası panel, kongre ve sempozyumlara katılmış, yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda konferans vermiş, çalışma ziyaretleri yapmış ve bugüne kadar 8 kitabı yayınlamıştır. Kanije ve Uyvar'ın annesidir.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ