Alexa
Medya Siyaset

Ezanla bayrakla değil, yalanla sorunumuz var

Ezanla bayrakla değil, yalanla sorunumuz var

“Bir sokak ötede iki sapık bir kadına
tecavüz ediyormuş hadi gidip
müdahale edelim.”
Ya da

“Az ilerideki kamu binasında milletin
hakkını yiyorlar. Gidip yapmayın,etmeyin,

günahtır.” desem,
İnanın hiç kimse benimle gelmez.
Gelse gelse 1 bilemedin 2 kişi…

Ama ileride,
3 kişi ezan okunurken birbirlerine;
“Bu ne lan bu çağda ezan mı olurmuş.
Kuru gürültüden başka bir işe yaramıyor.”,
“Ezanı eleştiriyorlar.” desem,
bütün mahalle ayaklanır uçarak gelir.
***
Taksim’deki yürüyüşte olduğu gibi.

Güya kadınlar ezanı protesto etmiş.

Yalan basın bunu bir de
‘Saadet Partisi de o ezanı protesto
edenlerle birlikte’
diye servis edince
bazıları Müslüman olduğunu hatırladı
iyi mi!

Vay anasını be…
Ne çok Müslüman varmış ülkede.

Demek ki onların var olduğunu
öğrenmek için böyle bir haberin uydurulması
gerekiyor.
***
Kabataş yalanı da öyle değil miydi?

Ben bile nasıl yedim önce.
Camide bira içtiler haberini görünce
çıldırmıştım resmen. Ancak gazetecilik ruhum
devreye girince fotoğrafı incelediğimde
montaj olduğunu hemen anlamıştım.
Cami Hocası da yok öyle bir şey dediğinde.
O sahtekarlara küfrü basmıştım.
Başörtülü bacım mevzusu da
öyle değil miydi?

KOSKOCA bir YALAN
***
Dikkat edin o şerefsiz medya bu defa
Saadet Partisi’ni yalanlarına alet etti.

Ezan protestosunu desteklemişler.

Ulan buna bırak kargaları deniz dibindeki
balıklar bile sesli güler.

Genel Başkanlarına odaklı yalamalar
o ne diyorsa,  onlar da doğrultuda
hareket ediyor.

Onlara göre nasıl olsa
bir sürü salak var inanacak.

Ne yazarsak yazalım,
ekranlarımızdan ne söylersek söyleyelim
bize inanırlar.

Mantık bu…

İşin ilginç yanı ne biliyor musunuz?

Şu olmayan ezan muhabbetine
tepki veren çok Müslümanlar ülkedeki
yolsuzluklara, yalanlara, adaletsizliklere
çıt çıkarmıyor.

Hele o Diyanet İşleri yok mu?
Benimki de laf hani.

Yok tabii.
***
Ben boşa,
“AKP Genel Başkanı iyi yere
tezgah açmış”
demiyorum.

Kurmuş sistemini,
emrinde yüzlerce insan istediğini
yapıyor, yaptırıyor.

Kendisi istediğine laf atıyor,
hakaret ediyor hiçbir şey yok.

Başkası ona dediğinde problem çok.

Nasıl olsa ne söylerse söylesin,
araştırmadan, sorgulamadan inanan
bir topluluk var.

İşin aslında değil de tuhaf yanı,
AKP Başkanı duruma göre

Cumhurbaşkanı, duruma göre
parti başkanı oluyor.

Muhalefet onu eleştirdiğinde:
“Bu ülkenin cumhurbaşkanına iftira
atamazsın.”deyip Cumhurbaşkanı oluyor,
söyledikleriyle yargıya talimat veriyor.

“Taksim’de bir grup Ezana ıslıklarla
sloganlarla terbiyesizlik ettiler.”
deyip
AKP Genel Başkanı oluyor.

Artık bu olmayan şeyi
seçime kadar kullanır.

Kabataş’ta olduğu gibi…

Ne diyeyim ki?

Elbet bu ağalık düzeni
bir gün bitecektir.

Değerli Dostlar,
İnanın yazarken içim içimi yiyor.
Eminim ki sizlerin de okurken…

En iyisi şunu söyleyip bitireyim.

Bizim ezanla bayrakla değil,
yalanla sorunumuz var.

Böyle numaralara hiç gerek yok.

Fethi Akar

Fethi Akar

"Bir hiç... Birlikten dirlik, sevgiden aşk doğar anlayışını benimseyen, Milli Birlik, Milli Beraberlik ve Milli Ruh peşinden koşan Türkiye Cumhuriyeti delisi..."
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ