Alexa
DOLAR 7,9546
EURO 9,5014
ALTIN 462,437
BIST 1325,47
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 17°C
Parçalı Bulutlu

Faiz Lobisi Nerede?

Faiz Lobisi Nerede?
17.11.2020 - 0:00
A+
A-

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 27 Şubat 2015 tarihinde, Cumhurbaşkanlığı Sarayında düzenlenen valiler buluşmasında yaptığı konuşmada ‘’Vatanı satmak, yüksek faizle, yüksek enflasyonla, kötü yönetimle ülkenin ve milletin kaynaklarını heba etmekle olur’’ dedi ve sözlerine ilaveten ‘’Vatana hizmetin, enflasyonu ve faizi düşürerek lobilere aktarılan kaynağı ülkeye ve millete hizmet için yatırıma dönüştürmek olduğunu’’ söyledi. Daha sonra Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi gücünü de arkasına alan Erdoğan, inancını ispatta kullandı.

Türkiye ekonomisi bir süredir faiz lobisinin baskısıyla artan faizler sonucu enflasyonun arttığı, faizler düşürülürse enflasyonun düşeceği varsayımıyla geçen yıl %24’e kadar çıkarılmış faizler Merkez Bankası Başkanının görevden alınarak yerine tayin edilenBaşkan, sarayın yönlendirmesiyle faizleri %8.25’e kadar düşürmüştü. İktisat bilimi kurallarına aykırı ve fakat Tayyip Erdoğan’ın inancına uyan bu karar Türk Lirası üzerinde derhal tesirini gösterdi ve değer kaybına başladı. Kanayan yaraya pansuman olarak tek çare olarak Merkez Bankası elindeki dolar rezervlerini piyasaya sürdü. 120 milyar dolar heba olduktan sonra bankanın stokları bittiği gibi 39 milyar dolar da eksi bakiye oldu. Politika değişikliği kaçınılmazdı ki yapılması gereken faizleri tekrar yükseltmekti. Merkez Bankası Eylül ayı toplantısında faizleri 200 baz yani %2 arttırarak politika faizini %10.25’e yükseltti. Yetersiz olan bu artış Ekim ayında da sabit bırakılınca Liramız zembereği boşalmış saat hızıyla değer kaybetmeye başladı.

Yüksek faiz ve yüksek enflasyon bir ülke ekonomisi için şüphesiz çok zararlıdır. Batı ülkelerinde faiz ve enflasyon %1’ler civarındadır. Hatta Japonya örneğinde sıfır veya eksi olarak da karşımıza çıkıyor. Ama bu ülkelerin ekonomisi iyi yönetiliyor. Bizde olduğu gibi Dış ticaret dolayısıyla bütçe yıllar boyu açık vermiyor. Yatırımlar planlı ve akıllıca yapılıyor. İsraf yok. Özellikle katma değeri yüksek üretim var. Halk, Devlet ve Şirketlerin borçları ayyuka çıkmış değil. Başka; Hukuk Devleti var. Kuvvetler ayrılığına dayanan Parlamenter sistemleri var.Hakça paylaşım var. Bizdeki gibi halkın %80’i açlık sınırında yaşamıyor. On milyona dayanmış işsizimiz var. Parametreler böyle olunca ikiz kardeş gibi olan faiz ve enflasyonunbirlikte yükselmesi kaçınılmaz olur. Bütün bu kötü gidişat değişirse kademeli olarak faiz ve enflasyon düşecektir. Akıl ve bilimle çalışan yönetim bunları sağlar.

Faiz lobisinin başta Londra ve ABD olmak üzere Batı ülkelerinde tezgahlandığı inancı iflas edince Merkez Bankası Başkanı ve de Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak görevlerinden alındı. Hatalı politikaları izleme zorunda olan Albayrak’ın istifasıyla boş kalan sandalye dolusundan daha yararlı bir etki ortaya çıkardı ve dolar karşısında Türk Lirası değer kazanmaya başladı. Bu durum gelen üç gün daha yani önümüzdeki 19 Kasım Perşembe yapılacak Merkez Bankası toplantısına kadar devam eder. O gün yapılacak faiz artışı ki muhakkak gözüyle bakıyorum, piyasaların beklentisini karşılarsa Türk Lirası bir müddet daha değer kazanabilir. Ama yukarıda saydığım nedenlerden dolayı ömrü Balayı gibi kısadır, sürdürülebilir değildir. Değer kaybı tekrar başlayacaktır. Merkez Bankası politika faizini %2 arttırırsa 10 üzerinden 4, %3’e 6, %4’e 8 ve %5’e 10 numara yani tam not veririm. Faizler %5 artar %15.25 olursa piyasalar uzun süre nefes alır. Ama tekrar edeyim bir çiçekle bahar olmaz. Yapılacak işler,çözüm bellidir. Büyük bir zeka gerektirmiyor.

Mevcut AKP zihniyetine dayanan iktidar değişmedikçe ve Güçlendirilmiş bir Parlamento Sistemine geçilmedikçe Türkiye düze çıkamaz. Bunun yanısıra Hukuk Devleti sağlanmalı, Planlı Ekonomiye geçilerek katma değeri yüksek üretim başta olmak üzere ülke çapında üretim seferberliği yapılmalı, israftan kaçınılmalı, Laiklik ve Çağdaş Eğitim ön plana çıkarılmalı, ülkeyi aile şirketi gibi yönetme zihniyeti son bulmalı, her sahada yerini liyakat sahibi kişiler doldurmalı, tarikatler ya kapatılmalı ya da sıkı kontrol altına alınmalıdır. Bunlar biraz zaman alır ama bu yolda atılacak adımlar dahi önümüzdeki bir kaç ay içinde doları 6 Liranın altına çekecektir. Aksi halde faiz lobisininuzaklarda değil siyasi iradenin Güç Merkezi olan sarayda olduğunu söylemek Kral Çıplak anlamını taşır. Geçen yıl bir konuşmasında Tayyip Erdoğan ‘’Ekonominin sorumlusu benim ben’’ demişti. Doğru söze ne denir, kendisi teyit etti.

Sayılarımla

Erol Başarık    Reform 2000 Party’si Genel Başkanı – İngiltere

Erol Başarık

Erol Başarık

Ekonomist, Siyasetçi, İş Adamı. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İşletme – Maliye bölümü mezunu. 1970 yılından beri Londra’da yaşıyor. 1997 yılında İngiliz siyasetine Bağımsız Milletvekili adayı olarak girdi. 2000 yılında Reform 2000 Party’sini kurdu. Halen aktif olarak başkanıdır. Dört Parlamento, bir Avrupa parlamentosu ve bir de Londra Büyük Şehir Belediye Meclis Üyeliği olmak üzere altı büyük seçime girdi. İngilizce yazıları İngiliz Milli ve yerel gazetelerinde yayınlandı. Halkın yararına kanun çıkarılması yolunda mücadele verdi. Türkçe yazıları Cumhuriyet Gazetesi de dahil olmak üzere Türkiye’de çeşitli yayın organlarında, Londra’da Türkçe Gazetelerde, internet sitelerinde yayınlandı. 2002 Yılında Sadettin Tantan’ın Yurt Partisinden İstanbul 1. Bölge, 2007’de Bağımsız aday olarak İstanbul 3. Bölgeden Milletvekili adayı oldu. İngiltere Atatürk’çü Düşünce Derneğinde Yönetim Kurulu azalığı yaptı. Halen ADD’nin Danışma Kurulu üyesidir. Bütün dünya insanlarının güvende ve ekonomik refah içinde yaşaması, Müslüman Ülkelerin çağdaş düşünceye kavuşması en büyük ideali. Hak, hukuk ve adalete dayalı bir demokrasiyle, Güçlendirilmiş Parlamentosu olan, insanların refahiçinde yaşadığı bir Türkiye için mücadele vermeye devam ediyor.
Erol Başarık Tüm Yazıları
YORUMLAR
  1. Gönül Pınar Atacı dedi ki:

    Olağanüstü GÜNCEL, tamamen SOMUT, derin BİLİMSEL, gerçek YURTSEVER, baştan sona MÜKEMMEL bir ekonomik ve politik teşhis, saptama, irdeleme, genelleme, teşhir, kınama ve her cümlesi ve kelimesi MUHTEŞEM bir öngörü ve öneri demeti. Çok değerli ve ünlü yazarı sevgili Erol BAŞARIK’a en yürekten tebrikler, özel selamlar, derin saygılar, en iyi dilekler ve yeni başarılar.