Alexa
Medya Siyaset

“Gazi” Mecliste Kaybolan FETÖ Raporu

“Gazi” Mecliste Kaybolan FETÖ Raporu

“Gazi” Mecliste kaybolan Fetö raporu: “Abdülhamit ile Erdoğan arası duraklama devri” Demişti Bay İsmail

Kim İsmail mi?…. Gazi Meclis’e başkanlık da yapmış olan Kahraman İsmail.

Hızlı değişimler içinde unutur gibi olmuştuk kendisini. Öylesine unutmuştuk ki; Devr-i riyasetinde koskoca bir resmi raporun kaybolmuşluğunu bile hatırlamaz olmuştuk.

Gerçi, pek çok icraatları yanında söylevleri ile unutulmazlık hanemizde yazılıydı ama…  Taa 68’lerden gelme çok unutulmazlıkları vardı ama… 5 Nisan 2018 tarihli Başkentray hizmete giriş törenindeki “Abdülhamit ile Erdoğan arası duraklama devri” söylemi de tazeliğini hafızalarımızda korumaktaydı ama… Meclis Başkanlığı döneminde hazırlanıp bizzat kendisine sunulan Fetö ile mücadele ve araştırma komisyonu raporunun mecliste KAYBOLMASI olayı yeniden gündeme gelince bir kez daha hatırlayıverdik Bay Kahraman’ı.

Başkentray açılış töreninde aşağıdaki paragraf içinde etmişti başlığımızdaki lâfı(gafı): (Güya Cumhuriyet Dönemi mimarisini ve o dönem çalışmalarını eleştiriyordu) Demişti ki:

Yıl 1930… “3-5 tane tahtayı ufak bir derenin üzerine koymuşlar, bayraklar, oranın mülki amirleri, askeri amirler bir araya gelmişler davullar zurnalar en fazla 3 metrelik bir mesafeye iki tane kalas koyduk diye. Ne günden ne güne geldik” Söylev tarihi 5 Nisan 2018) (Ankara’da tren faciası: tarih: 13 Aralık 2018)

Biz Bay İsmail Kahramanı ister lâfıyla ister gafıyla hatırlamış olalım; madem ki hatırladık, doğan söz hakkımızı da kullanalım

DİNLE BAY İSMAİL!..

“Üç metrelik bir kalas koyduk diye” bir törene şahit oldunuz, öyle mi?

Ve “1930’lu yıllardaki o törene devletin amiri memuru, askeri erkânı her kim varsa törendeydi.” Öyle mi?

“Abdülhamit dönemi ile AKP dönemi arasında bir duraklama dönemine girildi.” Öyle mi?,

“Erdoğan ile birlikte bu dönemden çıkıldı ve Şahane Döneme girildi” Öyle mi?

Aman bre İsmail, söze bakıp cevap vermek ciddiye almaktır, bilirim ben. Bu nedenle cevabım zinhar, şahsınıza değil,  meşgul ettiğiniz o Yüce Makamı koruma ve kollama adınadır.

Neydi o “üç metrelik kalas töreni” bilmem ama, şu anda oturduğunuz o makamın da o dönemin “En Yüce Eseri – TBMM) olduğu gerçeğini inkar etmek, en iyimser deyimle “kör kedi nankörlüğü” değil mi? O dönem yaşanmasaydı, inkar etsen de, Cumhuriyetin bir ferdi olmak yerine kimin neferi olurdun acaba, hiç düşündün mü?

O dönemin “üç metrelik kalas töreni” diye küçümsediğin o törenlerin oya gibi işlediği o eserler senin gibilere bile (ne yazık ki) makam hazırladı. Neylersin ki; sen inanmasan da, o dönemin yürekten inandığı ve yerleştirmeye çalıştığı “demokrasinin” cilvesi gözüyle bakarız bizler bu duruma.

Hoşgörü sınırlarımızı zorlayan tek durum ise, hem nimetlerinden yararlanmayı sürdürmek, hem de o nimetleri sunan sistemin aleyhinde olmak!. İşte budur bizi asıl kahreden. Hele ki Meclis Başkanlığı’na sunulan bir raporun-resmi evrakın- kaybının bir özrü olabilir mi?. Birtek bu zaafınız bile tarihe nasıl yazılacağınızın mutlak kanıtı olmaya yeter.

Hadi; Abdülhamit hayranlığının kör ettiği, kalp gözünüzle yokluktan var edilen Cumhuriyeti görmezlikten geldiniz, bari onun 16 yıldır sata sata bitiremediğiniz  eserlerin yüz suyu hürmetine “üç metrelik kalas töreni” diyerek cumhuriyetin kurum ve kuruluşlarını küçümseme çukuruna bari düşmeseydiniz. Neler sattınız 16 yılda şöyle bir, varsa vicdanınız, dönüp bakınız!. Hem unutamayıp, hem küçümsediğiniz o “üç metrelik kalas” niye bu kadar çok acıttı sizi? Ya da şöyle soralım: “Üç metrelik kalas törenini bir başka törende küçümseyerek anlatırken kaç santim yüceldiniz?

Bir şey daha hatırlatmak isterim Bay İsmail:

Abdülhamit – Tayip arası dönemi “Duraklama Devri” ilan etmektesiniz. Bu kadarcıkla da yetinmeyip Erdoğan dönemini “Şahana Dönem” olarak göstermektesiniz. Bu sözlerinizle siz kendi cehaletinizi tescillediğinizin bile farkında değilsiniz. Zira Osmanlı’da “Duraklama Dönemi”ni takip eden dönem “Gerileme Devri”dir. Şu anda yaşanan dönem tam da odur!. İstediğiniz kadar inkâr etseniz de, görmezlikten gelseniz de, allayıp pullayıp cilalasanız da, sarayınızı “Şahane Dönem” diye yalasanız yağlasanız da, şu dönemde Cumhuriyet en zorlu “Gerileme” devrini yaşamaktadır.

Hiç kuşkunuz olmasın Bay İsmail;

Bu dönemden kurtuluşu da yine Cumhuriyetçiler sağlayacaktır.

Dileriz ileride de, ne 6. Filo’yu kıble yapan İsmailler meydan bulur, ne de,(göstermelik hazırlanmış bile olsa) FETÖ raporları Yüce Mecliste kaybolur.

Haaa!… Asıl sorulması gereken soru; FETÖ raporu mecliste nasıl kaybolur sorusundan önce, NİYE kaybolur?

Ha!.. Sahi!… Yece Meclis diye bildiğimiz TBMM’ne “GAZİ” ünvanı niye takılmıştı be!?…

*

Ben kim miyim?

Ben; Bay İsmailler 6. Filo’yu kıble alıp namaza dururken, 6. Filo’yu hedef alıp, denize döken ’68 kuşağının bir neferiyim.

Mehmet Halil Arık

Mehmet Halil Arık

Emekli Eğitimci
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ