Alexa
DOLAR 7,8687
EURO 9,3936
ALTIN 458,044
BIST 1342,49
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 17°C
Parçalı Bulutlu

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Kur’an Kültürü

Gazi Mustafa Kemal, İslam Dini’ni en güzel şekilde anlamış, inanmış ve anlatmış bir insandır, din konusundaki inanç ve düşüncelerinde samimidir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Kur’an Kültürü
21.03.2020 - 12:51
A+
A-

Şerri şeriat şeytanı tanrı edinen emperyalistlere karşı, 20. yüzyılda, Müdafaayı Hukuk’u Kur’an’dan evrensel değerler üzerine oturtan Gazi Mustafa Kemal önderliğindeki Kuvayı Milliye’nin gerçekleştirdiği “ulusal bağımsızlık destanına” tüm dünya hayranlık ve şaşkınlıkla tanık olmuştur.

Günümüzde Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında hedefe oturtulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni tarih sahnesinden silmek isteyenlere karşı, Misakı Milli Sınırları bütünlüğünde korumak isteyen, Allah’ı Rab, Kur’an’ı din edinen gerçek vatanseverler, Kur’an ve evrensel Cumhuriyet Değerleri eksenli yeni bir uygarlık hareketini anti-emperyalist ve tam bağımsızlıkçı nitelikleriyle yeniden inşa bağlamında örnek alınabilecek tek eşsiz model Gazi Mustafa Kemal ve Kuvayı Milliye Hareketi’dir.

Yüce Kitabımız Kur’an’ı Kerim’in, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşamında önemli bir yeri vardır. Yaşamının çeşitli aşamalarında Kur’an’dan ya doğrudan ya da dolaylı olarak etkilenmiştir.

Gazi Mustafa Kemal’in, hem geleneksel hem de entelektüel düzeyde Kur’an’la ve Kur’an kültürü ile ilişkili olduğu görülür.

Gazi Mustafa Kemal, Kur’an’ın Kur’anca anlaşılması ve Kur’an kültürünün yaşanması konusunda Türk Milleti’ne Çanakkale Savaşı’ndan ruhunu teslim edinceye kadar geçen sürede eylemleriyle, devrimleriyle önderlik etmiş ve Türk Milleti’nin inanç tarihinde örneği olmayan cesur adımlar atmıştır. O’nun attığı adımlar, Türk Milleti’nin dini yaşamına yeni bir canlılık, yeni bir ufuk, yeni bir görüş getirmiştir. Bu açıdan bir örnek vermek gerekirse sadece TBMM kararı ve devlet politikası olarak Kur’an’ın Türkçeye çevrilmesinde M. Hamdi YAZIR’IN hazırladığı “Hak Dini Kur’an Dili” adlı dokuz ciltlik eserin dilimize kazandırılmasında yaptığı öncülük müstesna bir devrimdir.

Çünkü “İslam dininde ruhbanlık yoktur”.

Bu ne demektir?

Herkes dinini bizzat kendisi, aracısız, anadilinde doğrudan Kur’an’dan öğrenmesi gerekir”, demektir. Bu eser dokuz cilt olarak 1935’den 1938 yılına kadar her cildi on bin nüsha olarak basılmıştır. Mustafa Kemal Atatürk, her ciltten sekiz bin adedinin bedelini bizzat kendi cebinden ödemiş ve bunların halka dağıtılmasını sağlamıştır. O’nun açtığı bu çığırdan günümüze kadar üç yüzü aşkın Kur’an çevirisi ve tefsiri hazırlanmıştır. Bunlardan bazı çevirilerin yüzlerce kez baskısı yapılmıştır. Bunun anlamı, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN açtığı “Kur’an’dan İslam’ı öğrenme” çığırıyla, Türk Milleti yüz yıllardır uğruna canını ve her şeyini verdiği İslam dinini tüm sadeliği ve gerçekliğiyle Kur’an’dan öğrenmeye başlamıştır. Türk Milleti, İslam inanç tarihinde gerçek Müslümanlığa, kendisini Kur’an’la tanıştıran Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı bu çığır ve önderlikle ulaşabilmiştir.

Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz  

Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde” (Ziya Paşa)

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk tarihinde ilk kez halkın kendi dilinde Kur’an’ı anlayarak okuması /dinlemesi konusunda İstanbul’da 1931 yılında başarıyla ve büyük katılımlarla gerçekleşen çalışmalar da yaptırmıştır. Bu bağlamda Ayasofya, Yerebatan ve diğer camilerde ramazan ayında o günün tanınmış din görevlileri (Sadettin Kaynak, Hafız Burhan gibi) camilerde Kur’an’dan, önce orijinal metni makamla okumuşlar daha sonra da okunan ayetlerin Türkçe çevirisi/meali, camide yoğunlaşan halka büyük bir şevkle okumuşlardır. Mevsim kış ve havanın çok soğuk olmasına rağmen bu camilerde halk, Kur’an’ı kendi dilinden manasını dinlemek /anlamak /öğrenmek için çok büyük bir izdiham oluşturmuştur. Ayasofya Camii’nde cami dışındaki avluda havanın soğukluğuna aldırmadan dinleyen halkın sayısının otuz binden fazla olduğu o dönemin günlük gazetelerinde sekiz sütun manşet halinde verilmiştir. Bu çalışmalardan biri olarak yine ilk kez o ramazan ayında kadir gecesinde radyodan tüm dünyaya canlı yayınla nakledilen bir Kur’an ve mevlit okuması yapılmıştır ki ta Hindistan’dan yankıları basına yansımıştır.

İnsan inancını yaşar.

Kültür, kişiliğin temel belirleyicilerinden biridir. Kültür ve kişilik iç içedir.

Bu durumda Gazi Mustafa Kemal’in doğrudan Kur’an’ın kendisiyle ve Türk Milleti ile çok yönlü ve çok yakından ilgili olarak yaptıkları, Kur’an’la karşılaştırıldığında İslam’ın temel emri bir ibadet olduğu[1] çok açık görülür. Bir Müslüman’ın Kur’an’la kurabileceği ilişkilerin bütün boyutlarının Atatürk’ün kişiliğinde ortaya çıktığı gibi, bunu Türk Milleti’ne de yansıtmaya çalıştığı görülmektedir.

İçinde yetişmiş olduğu kültür ortamı Gazi Mustafa Kemal’in kişiliğinin şekillenmesinde etkili olmuştur. O, inanç ve manevi değerlerle ilgili unsurları, çevresini kuşatan kültür ortamından edinmiştir. Manevi dünyasını oluştururken İslam kültüründen ve onun temel kaynağı olan Kur’an’dan önemli ölçüde etkilenmiştir. Başta aile ortamı olmak üzere, yaşamının çeşitli aşamalarında Kur’an’dan doğrudan ya da dolaylı olarak etkilenmiştir.

Gazi Mustafa Kemal, kişiliğinin dinsel yönünü ifade ederken:

Dinime, bizzat hakikate nasıl inanıyorsam, buna da öyle inanıyorum

Elhamdülillah, hepimiz Müslüman’ız; hepimiz dindarız” demiştir.[2]

O, İslam Dini’nden,

Bağlı bulunmakla mutlu olduğum İslam Dini” diye söz etmiştir.

Gerçek bir Müslüman olduğunu bütün yaşamı boyunca göstermiştir.[3]

 Gazi Mustafa Kemal, bu ifadeleriyle, dindarlığın kendi kişiliğinde önemli bir yeri olduğunu belirtmiştir. İslam Dini’ni, kendi kimliğini oluşturan temel unsurlarından biri olarak kabul etmiştir.

  Gazi Mustafa Kemal’in dine bağlılık ve Kur’an ile ilişkisi, O’nun kişiliğinin temel özelliklerinden birisi olarak değerlendirilmiştir. O’nun, Kur’an mesajının özünü iyi kavradığı ve tarihi mecrasını /gelişimini çok iyi bildiği söylenmiştir. Atatürk, konuşmalarında Kur’an ayetlerine referansta bulunmuştur. O, İslam dini ve İslam’a özgü temel kavramlar hakkında geniş ve zengin bilgi sahibidir. Dinine bağlı bir insan olan Gazi Mustafa Kemal, dinini hiçbir zaman red etmemiştir.[4]

Gazi Mustafa Kemal, İslam Dini’ni en güzel şekilde anlamış, inanmış ve anlatmış bir insandır, din konusundaki inanç ve düşüncelerinde samimidir.[5]

Atatürk, İslam dini hakkında çok temelli bilgilere ve olgunlaşmış görüşlere sahiptir.[6]

Mustafa Kemal Atatürk, insanlık tarihindeki “Allah’la Aldatma”nın tarihini çok iyi bildiği için Türk Milleti’nin bu şekilde aldatılmasını önlemek bağlamında Kur’an’ı, Türkçeye çevrilmesinin öncülüğünü yapmıştır.

Esasen günümüzde BOP’un dinsel yönü olarak sunulan “Ilımlı İslam” da, “Allah’la Aldatma”nın küresel yıkıcı planı kapsamındadır. Tarihsel gelişim içinde “Allah’la Aldatma” Allah Elçisi Musa’dan (a.s) günümüze kadar aşama aşama sürdürülmüştür. Atatürk, bu plana da 20. yüzyılda karşı duruşunu İndirilen dinin anlaşılmasını aracısız sağlayacak Kur’an’ı Türkçeye kazandırmakla gerçekleştirmiştir.[7] Milletimiz Atatürk’e bu konuda da minnettardır, şükran borçludur.

Ruhu şad, makamı cennet olsun.

 

Sedat Şenermen

21 Mart 2020

 

[1] Anadilinde anlayarak Kur’an okumanın ibadet olduğunun bir ayeti şudur:

Ben sadece, bu beldenin Rabbine kulluk etmekle emrolundum. Orayı saygıya layık kılmıştır O. Her şey O’nundur. Ben, Müslümanlardan /Allah’a teslim olanlardan olmakla emrolundum.

Ve Kur’an okumakla emrolundum. Artık kim yola gelirse kendi nefsi için gelir. Sapmışa gelince, böylesine de ki: ‘Ben uyarıcılardan biriyim. Hepsi bu!” NEML 27/91-92.

[2] Mustafa Kemal ATATÜRK, Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, c. III, s. 93;

Hüseyin Cevizoğlu, Neden Laiklik, Çığır Stratejik Araştırma Vakfı Yayınları, Ankara, 1999, s. 70.

[3] Ünver GÜNAY – Harun GÜNGÖR – A. Vehbi ECER, Laiklik, Din ve Türkiye, Adım Yayınları, Ankara, 1997, s. 129;

Namık Kemal ZEYBEK, O, Hakiki Bir Müslüman’dı, (http://ww.gazi.edu.tr/ ayerdem/gazetemak/ohakiki.html

[4] Prof. Dr. Ethem Ruhi FIĞLALI, Din ve Laiklik Üstüne Düşünceler, Muğla Üniversitesi Yayınları. Muğla, 2001, s. 166;

Mehmet Emin BAYAR, “Atatürk’ün Din Anlayışı Üzerine Bazı Düşünceler”, Atatürk Haftası Armağanı Genel Kurmay Basım Evi, Ankara, 2000, s. 70;

Zehra Odyakmaz ALTINBAŞ, “Atatürk ve Hukuk İnkılâbı”, (Atatürk’ün Ölümünün 50. Yılı Anısına: Atatürk ve Ankara), Nehir Ofset, Ankara, 1988, s. 77; Ali İhsan BEYHAN, Atamız Atatürk, Akçadağ İlk Öğretmen Okulu Basımevi, Malatya, 1960, s. 60;

Abdurrahman KASAPOĞLU, Atatürk’ün Kur’an Kültürü, İstanbul, 2008, 13. Baskı, İlgi Kültür Sanat Yayını, s. 17.

[5] Faruk GÜVENTÜRK, 29 Yıl Sonra Atatürk İnkılâplarına Bakış, Ak Yayınları, 1968, s. 167;

Ali TÜRKMEN, Atatürk, İstanbul, 2005, Ata Düşünceleri Kültür Yayınları, c. I, s. 148.

[6] Özer OZANKAYA, Türkiye’de Laiklik: Atatürk Devrimlerinin Temeli, İstanbul, 2000, Cem Yayınevi, s. 179.

[7] Bu “Allah’la Aldatmak” planının tarihsel gelişimini daha sonraki yazılarımda ele alacağım.

Sedat Şenermen

Sedat Şenermen

İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü’nü bitirdiği 1970’den günümüze “Kur’an Araştırmaları” yapıyor. Bu çalışmalarıyla “Kur’an’ı Kur’an’dan Kur’anca Anlamak” yöntemini Kur’an’dan oluşturdu. Bu yöntemle; Kur’an’ı İlahi Mantığı Ve Kendi Bütünlüğü İçinde; Kavram bütünlüğü + Konu bütünlüğü + Sistem bütünlüğünde anlayıp anlatan konuşmalar yapıyor, makaleler ve kitaplar yayınlıyor. Hâlen “Konulu Sistematik Kur’an Sözlüğü” çerçevesinde kitap çalışmalarını sürdürüyor. Eserleri: 1) GAZİ MUSTAFA KEMAL’İN İSLAM /KUR’AN KÜLTÜRÜ (1 ve 2. Baskı, 2013), TOGAN Yayınları. 2) Akıl ve Bilim Işığında DİNLER VE DÜNYA EGEMENLİĞİ (Haziran 2013), TOGAN Yayınları. 3) Bilim ve Kur’an Dilinde KALP /AKIL (Mart 2014), TOGAN Yayınları. 4) MİLLİ İRADE NEDİR? (21 Yazar ile birlikte), İstanbul, 2014, ELMADAĞI Yayınları. 5) ATATÜRK, İSLAM ve LAİKLİK (Cumhuriyet Dönemi Din Öğretimi ve Eğitimi), İstanbul, 2015, ELMADAĞI Yayınları. 6) AKLIN KAYNAĞI İSLAM’DA BEYİN (SADR), Bilim ve Kur’an Dilinde, 2014, İstanbul, NERGİZ Yayınları. 7) İSLAM’DA ADALET (Adl, Kıst, Mizan, Hakk, Vasat), Temmuz 2015, NERGİZ Yayınları. 8) “Tarihsel Olaylarla AKIL TUTULMASI KİTLENME”, İstanbul, 2017, NERGİZ Yayınları. 9) ATATÜRK, İSLÂM VE LAİKLİK, HALİFELİĞİN KALDIRILMASI, İstanbul, 2017, NERGİZ Yayınları. 10) ATATÜRK VE TÜRK KADINI, İstanbul, 2018, NERGİZ Yayınları. 11) ŞEYTAN İÇİMİZDEKİ… DIŞIMIZDAKİ bireysel… küresel, İstanbul, 2019, Ulak Yayınları. 12) “Kur’an’ı Kur’an’dan Kur’anca Anlamak”, (Editör: Abdullah YILDIZ), Kur’an’ın Hayata Müdahalesi (Kitabı içinde: s. 31-38), İstanbul, 2004, Umran Yayınları. - MİLLİ İRADE BİLDİRİSİ imzacıları kapsamında Ekim 2013 tarihinden beri MİB çalışmalarına ”Milli İrade Birliği” sitesine yazıları ve konuşmalarıyla katılmıştır. - 1968-1969 yıllarında İSLAM MEDENİYETİ adlı aylık dergiyi yayınlamak. - Diyanet İşleri Başkanlığı’nca 15 günde bir yayınlanan DİYANET GAZETESİ’Nİ 1970’de kuruluşunu gerçekleştirerek, aynı zamanda aylık DİYANET DERGİSİ’NİN de bir süre yayınını sürdürmüştür. - Aylık UMRAN Dergisi’nde 1998, 1999 yıllarında “Kur’an Kavramlarını Kur’anca” ele alan makaleleri yayınlanmıştır.
Sedat Şenermen Tüm Yazıları
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.