Alexa
DOLAR
7,4497
EURO
9,0070
ALTIN
438,01
BIST
1.524
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Yağışlı
11°C
İzmir
11°C
Yağışlı
Cumartesi Yağışlı
9°C
Pazar Çok Bulutlu
9°C
Pazartesi Çok Bulutlu
6°C
Salı Parçalı Bulutlu
6°C

Göz Odur ki Dağın Arkasındakini Göre, Akil Odur ki Başa Geleceği Bile

Göz Odur ki Dağın Arkasındakini Göre, Akil Odur ki Başa Geleceği Bile

Sabahlara kadar ağlamışlar, çok üzülmüşler, yürekleri yanmış, kahrolmuşlar…
Şehitlerimizin kanı yerde kalmamış.
Şu kadar tankı vurmuşlar, şu kadar cephaneyi havaya uçurmuşlar, şu kadar helikopteri düşürmüşler, şu kadar rejim askerini etkisiz hale getirmişler…
Misliyle karşılık vermişler…
Boş sözler…
Ateş düştüğü yeri yakıyor.
Olan Mehmetçiğime, Mehmetçiğimin anasına, babasına, eşine, çocuğuna, sevgilisine… oluyor.
Anaların, babaların ciğeri dağlanıyor; eşin, yavuklunun, sevgilinin yüreği kanıyor; çocuklar öksüz, eşler dul kalıyor.
Ne uğruna?
“Vatan”, “millet”, “beka” uğruna mı?
Hayır!
Ne Suriye mi bizim vatanımız, ne Suriyeliler mi bizin milletimiz.
Üstelik, ne Suriye devletinden, ne de Suriye halkından bize yönelik bir tehdit vardı.
***
Atalarımız söylemiş:
“Göz odur ki dağın arkasındakini göre, akıl odur ki başa geleceği bile.”
Siyasi iktidar bırakın dağın arkasını, önünü bile görmedi, başa geleceği öngöremedi!
Emekli büyükelçilerimiz uyardı, emekli askerlerimiz ikaz etti, siyasetçilerimiz dikkat çekti, düşün insanları yazdılar, çizdiler; Irak’ta, Libya’da yaşananları anımsattılar.
Oralı olmadılar!
ABD’nin dümen suyuna girdiler, “Arap Baharı” yalanına kandılar!
ABD’nin kurduğu-koruduğu cihatçı isyancıları desteklediler, aykırıkçıları yedirip içirdiler; ayrılıkçı Kürt liderleriyle görüşmelerde bulundular.
“Kardeşim Esat”, “Cani Eset” oldu; Emevi camisinde namaz kılmaya hazırlandılar…
Suriye bataklığına saplandılar.
Atalarımız ne demiş:
… Akıl odur ki, başa geleceği bile.”
ABD’nin Suriye’yi bölmeye geldiğini bilmediler!
Kuzey Suriye’de yeni bir “Kürt” devletini kuracağını hissetmediler!
Suriye’den sonra İran’ın, İran’dan sonra Türkiye’nin hedefe konacağını hesaplamadılar!
Esat’ı kolayca devirecek ve Suriye’ye “demokrasi” götüreceklerini sandılar!
On yıla yakın bir zaman geçti, Esat devrilmedi, Suriye, ABD’ye teslim olmadı.
İsyancılar gidecek yer arar oldular…
ABD bölgeden çekilmeyi düşünürken, düşeş bir şansa denk geldi.
Esat’ın askerleri bizim askerlerimize ateş açtı ve 34 canımızı şehit etti.
Kanka Rusya ile papaz olduk.
ABD bize kucak açtı, “arkandayım, ben varken sana bir şey olma; yürü be koçum” dedi.
Düğme baştan beri yanlış iliklendiğinden, hata devam ediyor:
Olan yine bize olacak, canı yanan yine biz olacağız.
ABD’nin, YPG silah verdiğini, militanlarını eğittiğini biliyoruz, dünya alem de biliyor.
Yine başa döndük! “Aklın yolu birdir” derler.
Siyasi iktidarın aklını başına toplaması gerekiyor; taa başından yanlış iliklediği düğmeyi, düzeltme şansı yakalamıştır; inat etmemelidir.
Suriye devletinin yasal yöneticileriyle masaya oturmalı, toprak bütünlüğü konusunda Suriye devleti ve milleti ile birlikte hareket etmeyi kabul etmelidir.
Bu durum “tükürdüğünü yalamak” değildir, tersine yaşananlardan ders çıkarmak ve doğruda buluşmak demektir. Siyasi iktidar, bu olgunluğu gösterse itibar kaybetmez, tersine itibar kazanır. Çünkü sözkonusu olan,Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği, onuru ve güvenirliğidir.
Başlıktaki atasözünü yineliyorum:
“GÖZ ODUR Kİ DAĞIN ARKASINDAKİNİ GÖRE, AKIL ODUR Kİ BAŞA GELECEĞİ BİLE”

ETİKETLER: ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.