Alexa
Medya Siyaset

Güçlendirilmiş Parlamento Sistemi

Güçlendirilmiş Parlamento Sistemi

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin fiilen başladığı 20 Temmuz 2016 yılından bu yana mevcut AKP yönetiminin Türkiye’ye verdiği zarar üçe katlandı. Şimdiki AKP politikaları Türkiyeyi nereye sürüklüyor?

Atanmış beceriksiz Bakanlar, işlevsiz TBMM, Suriye konusunda Esad’la anlaşmaya inatla yanaşmama, Kayyum atamaları, orman yangınları, Atatürk Orman Çiftliğine sonu gelmeyen saldırılar, Tank Palet fabrikası ve devam eden özelleştirmelerle satılan Türkiye, hukuk dışı keyfi idare, bozuk ekonomi, bozuk eğitim sistemi, işsizlik, velhasıl akla gelen her şeyi düzeltmek gerekiyor. Şüphesiz eski Parlamenter sistem mumla aranır oldu.

Bir zamandır başta CHP olmak üzere İYİ Parti’nin de benimsediği ve en üst yetkililerin ağzından duyduğumuz Güçlendirilmiş Parlamentoya sahip olma arzusu bir çok yazarlar veya televizyon programlarında yer alanlar tarafından da dile getiriliyor. Peki Güçlendirilmiş Parlamento Sisteminden neyi anlıyoruz? Parlamentoyu nasıl güçlendireceğiz? Bu henüz tartışmaya açılmış değil, ne anlaşıldığını anlatan yok. Ben 2011 yılında bu konuyu ele almış ve güçlü bir Parlamentonun nasıl olabileceğini yazmıştım. Olduğu gibi uygulanacak güzel bir model yazdığımı düşünüyorum. Bu konuda katkıda bulunabilecek başka arkadaşların da ortaya çıkmasını, dünyanın en ileri demokrasisine sahip olacağımız sistemin en kısa zamanda Türkiye’mize kazandırılmış olmasını diliyorum. Bu sistem, şimdiki lider sultasını tarihe gömecek ve yerini ortak aklın yüksek ferasetine bırakacaktır. Yeni siyasi partilerin ortaya çıkacağı kesin gözüyle bakılan bu günlerde bunların politikalarını belirlerken Parlamentoyu nasıl güçlendireceklerini, lider sultasının nasıl önüne geçeceklerini izah etmeleri başarılarının en önemli mihenk taşı olacaktır. Güçlendirilmiş Parlamento Modeli’mi aşağıda sunuyorum.

GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLAMENTO MODELİ

20/12/2011
Ben burada “Yeni Demokrasi Modeli” adıyla Mısır’a ve diğer Müslüman ülkelerine sunduğum bir projenin benzerini Türkiye’de uygulanmak üzere aşağıya aldım. Bu model hükümet istikrarını sağlayacağı gibi, bir nevi seçim barajının yerini alarak da “Klasik Demokrasi’nin” anti demokratik zararlarını ortadan kaldıracaktır. Bu model bir kısım milletvekillerinin siyasi parti yoluyla değilde, halk içinden doğrudan seçilmelerini sağlayarak Atatürk’ün “Şahsi iradeye/idareye karşıyım.” ve ‘Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir’ sözlerinin pekişmesine de yardımcı olacaktır. Egemenlik asla bir kişinin inhisarında olmamalıdır. Demokrasiyi askeri olduğu kadar siyasi partilerin vesayetinden de korumak gerekir.
Eğer bir millet cahil bırakılmış, çağın gerisinde kalmışsa veya bir başka ülkenin esaretine boynunu uzatmışsa o ülkenin kapıları faşizme, diktatörlüğe ve hukuksuzluğa ardına kadar açıktır. İki meclisi bir çatı altında barındıran Aktif Demokrasi Birliği yıkıcılıkları önleyici rol oynar. Meclisin ilk önce kazanması gereken iki unsur:
1- Saygı
2- Güven olmalıdır.
Siyasi Partiler Demokrasinin vazgeçilmez örgütleri olmakla beraber Demokrasiyi en çok zedeleyen kuruluşlar olduğunun da altını çizmek hatalı olmayacaktır. Elinde kuvvet bulunduran kişi veya grupların iyi niyetle hareket ettiğini görmekte zorluk çektiğimizi üzüntüyle görmekteyiz. Özellikle Müslüman ülkelerde lider sultasının açıkça etkili olduğunu, iktidarı ele geçiren partiler sadece demokrasiyi değil, hukuku da ezmektedir. Bu ülkelerde Parlamentonun kendini, dolayısıyla ülkeyi diktaya götüren lidere karşı koruma refleksi zayıf kalmaktadır.
Liderlere ve siyaset adamlarına meydanı boş bıraktıran, keyfi davranışlara iten büyük yetkilerini azaltmak şüphesiz demokrasinin gücünü arttırır. Liderlerin büyük yetkileri ülke çıkarları yerine şahsi ideolojilerinin gerçekleşmesi yönünde kullandıklarına, Anayasayı ve hukuku ayaklar altına aldıklarına sıklıkla şahit oluyoruz. Günümüzdeki demokrasinin pratikte işleyişini gözden geçirmenin zamanı çoktan geçmiştir.
Klasik Parlamenter sistemde gözlemlenen odur ki Başbakanın hükümet üyeleri yani bakanlar ve Meclisteki iktidar milletvekilleri üzerinde mutlak bir hakimiyeti vardır. Lider sultası açıktır. Bu durum daha az sayıdaki muhalefetin denetim mekanizmasını etkili çalıştırmasını ve iktidar partisinin kanun dışı yollara sapmasını engellemekte aciz bırakıyor. Böylece iktidarın adeta bir ‘saadet zinciri’ni kurması kolay oluyor. Aşağıda bu saadet zincirini kıran, ezber bozan bir model sunuyorum.. Gerçek demokrasi ‘güçlü lider, işlevsiz meclisle’ değil, ‘Güçlü Lider, Güçlü Parlamento’ ile gerçekleşir. Dürüst olmayan liderin bu modelde ayakta kalma şansı yoktur.
Milli menfaatlerimizi savunacak bir hükümete kavuşmayı hedef almalıyız. Küresel güçlerin talimatıyla siyasete ve ekonomiye yön vermektense, kendi iç dinamiklerimizle çizeceğimiz yol haritasını takip etmeliyiz. Atatürk’ün dediği gibi ‘’Hangi ülke vardır ki yabancıların talimatıyla yükselmiştir.’’
Günümüz Türkiye’sinin adeta kurularak çalışırcasına yaşlanmış, lider sultasına boyun eğmiş, dış güçler tarafından yönlendirilen demokrasisinin yerini alacak, yukarıda önerdiğim Halk Meclisininde yer alacağı yeni ve fakat gerçekten ileri, (SÜPER) Demokrasi Modelini bütün dünyaya da iftiharla sunabiliriz.

MODELİN İZAHI

Meclisin üçte iki milletvekili normal seçimle belirlenirken, üçte biride milletin aslını temsilen çeşitli mesleklerden ismini yazdırmış bağımsız adaylar arasında yapılacak önseçim sonucu “Halk Meclisi” adıyla meclisteki yerlerini alacaktır. Örneğin meclis sayısı 600 ise, bunların 200’ü Halk Meclisi’ni oluşturacaktır. Bunların görev süreleri, hakları ve maaşları diğer milletvekilleriyle aynı olacak ve fakat 4 yıl yerine sadece iki yıl olacaktır. Bunların lider sultasından uzak gerçek demokrasinin temsilcileri olarak, bireysel fikirlerle hükümetten değil, halktan yana tavır alacakları şüphesizdir. Başarılı görülen 200 Halk Meclisi üyesi, yıl sonunda biten göreve devam etmek isterse ismini tekrar listeye koyabilir. Bütün adayların yüz kızartıcı bir hükümden mahkumiyetinin olmaması gerekir. Seçilen adayların Türkiye’de hiçbir partiye kayıtlı olmaması, varsa kaydını en az bir yıl önceden sildirmiş olması gerekir. İngiltere’de demokrasi ilk başladığında partiler yoktu. Bağımsız seçilen adaylar seçilip meclise girdikten sonra partileşme olurdu.

Detayları aşağıda anlatıyorum:

1- Bu listede yurt dışında 10 yıldan fazla bir süre yaşayan, üniversite mezunu ve bulunduğu ülkenin lisanını çok iyi konuşabilen adaylar olacaktır. Bunlar 200 kişilik Halk Meclisi’nin 30 üyesini teşkil eder.
2- Değişik Mesleklerden: Her kesimdan 10 üye olmak üzere 170 kişi daha seçilecektir. Örneğin Hukukçular, Profesörler, Doktorlar, Öğretmenler, Mimarlar, Dizaynırlar, Medya mensupları, İşçi Sendikaları, Endüstride çalışanlar, Esnaf, Çiftçi, Sanatkarlar, Emekli Subaylar ve Diğer Emekliler. Adaylar bağlı oldukları sendikalarca veya kendi meslek kuruluşları tarafindan belirlenir. Yeni Süper Demokrasi projesinde iki Meclis bir arada, halk adına meclise göz kulak olan Halk Meclisi üyeleri ile çalışma içinde olacaktır. İngiltere ve Amerika’daki mahkemelerde juri heyetini oluşturmak üzere halk arasından seçilerek göreve getirilen heyete benzetebiliriz.
Bu modelin tartışılmaz avantajları vardır:
-Yürürlükteki anayasanın uygulamadaki bütün zaaflarını ortadan kaldıracaktır.
-Siyasi istikrarı sağlayacağından seçim barajına gerek kalmayacaktır. Lider sultasına son verecektir.
-TBMM’sinden dışgüçlerin baskısını kaldıracaktır. Demokrasi, özgürlük ve bağımsızlığın sigortası olur.
-Antidemokratik kanun çıkarılması önlenecektir. KHK’lerin çıkarılması önlenmiş olur.
-Denetim mekanizması etkili çalışacağından muhalefetin soru önergesi, gensoru, genel görüşme, meclis araştırması, meclis soruşturması yollarıyla denetleme yetkisini kullanmasının reddi önlenmiş olacaktır.
-Önseçim Kanunu çıkarılır. Milletvekili dokunulmazlığı kürsü dokunulmazlığı ile sınırlandırılır.
-İktidar partisinin muhalefet üzerinde baskı kurmasını, faşizme yönelmesini ortadan kaldıracaktır.
-Parlamento sistemini güçlendireceğinden Meclisin gereksiz konularla vakit kaybı önlenecektir.
-Meclis çalışan, üreten, halkın beklentileri olan kanunların hızla çıkarıldığı dinamik hüviyetiyle, olması gereken en yüksek saygıyı hakkıyla kazanacaktır. Meclis, çeşitli katmanlarından gelen halkın kontrolu altında daha üretici ve daha verimli çalışacaktır.
-Super Demokrasi veya Güçlendirilmiş Parlamento diye adlandırdığım yeni model her türlü darbenin esas nedeni olan hükümetlerin verdiği sebepleri ortadan kaldıracağından darbe konusunu bir daha açılmamak üzere tarihe gömecektir.

BELEDİYE MECLİSLERİ

Yeni Demokrasi Modeli bir ülkenin parlamentosuna uygulanabileceği gibi aynı model başarıyla Belediye Meclislerinin yapılanmasında da şüphesiz büyük yararlar sağlar. Hemen bütün ülkelerin belediyelerinde görülen yolsuzlukların azalmasını sağlayacaktır. Partili meclis üyeleri yerine, şehircilik uzmanı olabilecek mimar ve mühendislerin veya toplanan vergilerin yerinde harcandığını kollayan ve gözeten hesap uzmanlarının, ekonomistlerin Belediye Meclislerinde görev alması ideal olacaktır. Eğer siyasi parti temsilcileri de olsun istenirse iktidar ve muhalefet partilerinden eşit sayıda ve meclisin yarısını oluşturacak bir katılım olabilir.
Demokrasi her insanın hakkı olan bir özgürlük yöntemidir. Yeni Demokrasi Modeli sadece Müslüman dünyasına değil, Batı demokrasilerine, hatta ‘Demokrasinin Beşiği’ olarak büyük şöhreti olan İngiltere’ye dahi yarar sağlayacak güzelliktedir. Günün sonunda lider sultasının etkisini az veya çok bütün demokrasilerde görüyoruz.

“Süper/Dayanıklı Demokrasi/Güçlü Parlamento Modeli”, orijinal özelliğe sahip bir ilktir.
Güçlendirilmiş Parlamento siyasi istikrar sağlayacağından Meclisin çalışmasını da rahatlatır.
Günümüz demokrasilerine dinçlik katacak bir modeldir.

ETİKETLER:
Erol Başarık

Erol Başarık

Ekonomist, Siyasetçi, İş Adamı. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İşletme – Maliye bölümü mezunu. 1970 yılından beri Londra’da yaşıyor. 1997 yılında İngiliz siyasetine Bağımsız Milletvekili adayı olarak girdi. 2000 yılında Reform 2000 Party’sini kurdu. Halen aktif olarak başkanıdır. Dört Parlamento, bir Avrupa parlamentosu ve bir de Londra Büyük Şehir Belediye Meclis Üyeliği olmak üzere altı büyük seçime girdi. İngilizce yazıları İngiliz Milli ve yerel gazetelerinde yayınlandı. Halkın yararına kanun çıkarılması yolunda mücadele verdi. Türkçe yazıları Cumhuriyet Gazetesi de dahil olmak üzere Türkiye’de çeşitli yayın organlarında, Londra’da Türkçe Gazetelerde, internet sitelerinde yayınlandı. 2002 Yılında Sadettin Tantan’ın Yurt Partisinden İstanbul 1. Bölge, 2007’de Bağımsız aday olarak İstanbul 3. Bölgeden Milletvekili adayı oldu. İngiltere Atatürk’çü Düşünce Derneğinde Yönetim Kurulu azalığı yaptı. Halen ADD’nin Danışma Kurulu üyesidir. Bütün dünya insanlarının güvende ve ekonomik refah içinde yaşaması, Müslüman Ülkelerin çağdaş düşünceye kavuşması en büyük ideali. Hak, hukuk ve adalete dayalı bir demokrasiyle, Güçlendirilmiş Parlamentosu olan, insanların refahiçinde yaşadığı bir Türkiye için mücadele vermeye devam ediyor.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ