Alexa
DOLAR 6,9698
EURO 8,2054
ALTIN 442,049
BIST 1126,9
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 37°C
Sıcak

Güneş Balçıkla Sıvanmaz

Güneş Balçıkla Sıvanmaz
19.05.2020 - 19:19
A+
A-

Emperyalizm ve yerli iş birlikçileri her zaman iş başındadır. Tıpkı 101 Yıl önce olduğu gibi. Büyük Atatürk, İstanbul’da kurtuluş için çare kalmadığını, sarayın teslimiyet içinde olduğunu görmüş ve Anadolu’ya geçilmesi gerektiği kararını vermiştir.

Emperyalizmin yerli işbirlikçilerinin en büyük yalanlarından biri Mustafa Kemal’i Anadolu’ya padişah Vahdettin’in milli mücadeleyi örgütlemek için gönderdiği yalanıdır. Bilindiği gibi Osmanlı kaybedilen birinci dünya savaşı sonrasında 30 Ekim 1818 Mondros Ateşkes Anlaşması ile savaştan çekilmiştir ve anlaşmanın 7. ve 24. maddelerine göre de işgaller başlamıştı.

Bölüşüm planını güçleri işgallere başladıktan sonra halk içinde oluşan şuralar ve direnişlerden ve Mondros anlaşması hükümlerine göre ordunun terhis edilmesi, silahların toplanmasının yavaş ilerlediğinden rahatsızdı. Nitekim İngilizler 21 Nisan 1919’da saray hükümetine bu hususları içeren bir nota vermiştir.İstanbul hükümeti İngilizlerin isteklerini yerine getirmek üzere Samsun’a bir umumi müfettiş göndermeye karar verir. Atatürk’le daha önce birkaç kez görüşen Bahriye Nazırı Damat Ferit’e Atatürk’ü önerir. Nihayetinde bu görev Atatürk’e verilir. Atatürk’e verilen görev İngilizlerin notası sonucu oluşturulmuş bir görevdir ve sarayın ondan beklediği şuraları önlemek, Mondros anlaşmasının hükümlerini yerine getirmektir.

Atatürk Samsun’a çıkışını büyük eseri Nutuk’un ilk cümlesinde şöyle anlatır.

“1919 yılı Mayıs’ının 19.günü Samsun’a çıktım.”

Böyle başlar kurtuluş mücadelesi. Onun inandığı tek güç milletin birliğidir. Bunu Amasya genelgesinde şöyle ifade eder:“Milletin istiklâlini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.”

İngilizler Mustafa Kemal’in bölgedeki ayaklanmaları bastırmak için değil de vatanı kurtarmak için Samsun’a çıktığının farkına varınca onun görevden alınmasını isterler. Atatürk istifa eder. Çünkü onun parolası“Ya istiklal ya ölüm!” dür.O artık Sine-i millete dönmüştür ve devletin kalbinin attığı yerde Anadolu’dadır.

Yalanlardan bir diğeri Osmanlı’yı Atatürk’ün yıktığıdır. Bunu da Atatürk’ten dinleyelim. Atatürk Nutuk’ta,“Benim Kararım” başlığı altında ülkenin durumunu şöyle anlatmıştır: “Osmanlı Devletinin temelleri çökmüş, ömrü tamamlanmıştı. Osmanlı toprakları tamamen parçalanmıştı. Ortada bir avuç Türk’ün barındığı bir ata yurdu kalmıştı. Son mesele bunun da paylaşılmasını sağlamaya çalışmaktan ibaretti. Osmanlı Devleti, onun bağımsızlığı, padişah, halife, hükümet bunların hepsi anlamı kalmamış boş sözcüklerden ibaretti.”

Görüldüğü üzere ortada kalmış bir devlet yoktur. O devlet çoktan yıkılmıştır. Tartışılan kurtuluş çareleri ise: İngilizlerin korumasını istemek, Amerika mandasını istemek ve Bölgesel kurtuluş çareleriydi.Atatürk bu üç seçeneği Nutuk’ta şöyle değerlendirir: “Ben bu kararların hiç birinde isabet görmedim. Çünkü bu kararların dayandığı bütün deliller ve mantıklar çürüktür, temelsizdir.”

O halde ciddi ve gerçek karar ne olabilirdi?

Yine Nutuk’taki ifadeleriyle Atatürk’ten dinleyelim:“Bu durum karşısında bir tek karar vardı. O da ulusal egemenliğe dayanan, kayıtsız, şartsız, bağımsız yeni bir Türk Devleti kurmak!”İşte tam da böyle bir durumda “Ya bağımsızlık, ya ölüm!” kurtuluş mücadelesinin parolası olur.

Kararın gerekçesini de açıklar büyük Atatürk eseri Nutuk’ta: “Temel ilke Türk ulusunun onurlu ve şerefli bir ulus olarak yaşamasıdır. Bu ilke ancak tam bağımsızlığa sahip olmakla sağlanabilir. Ne kadar zengin ve bolluk içinde olursa olsun, bağımsızlıktan yoksun bir ulus, uygar insanlık dünyası karşısında uşak olmak konumundan daha yüksek bir muameleye laik olamaz.”

Böylesine büyük, onurlu ve şerefli bir inanışla başlamıştır bizim kurtuluş mücadelemiz ve o inanışla Anadolu’da yanan küçük küçük çoban ateşleri birleştirilmiştir.  Bütün yokluklara, olanaksızlıklara rağmen o büyük zafere adım adım ulaşmıştır.

Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkması Türk tarihinin en büyük kurtuluş adımıdır. Bakın bu büyük adımla neler gerçekleşmiştir?

Atatürk İtilaf devletlerine karşı yürütülen siyasi ve askeri mücadelenin önderliğini üstlenmiştir. (1)

Saraya/Sultana karşı iç mücadele yürütülmüş, ülke yok olmaktan kurtarılmış, Lozan’da Avrupa devletleri nezdinde ülkemizin hukuki eşitliği kabul ettirmiştir. (2)

Çökmüş olan Osmanlı Devleti yerine Çağdaş bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurmuştur. (3)

Çağdaş bir toplum olabilmek için alfabeden, üniversiteye, hukuktan, kültüre, sanata, sosyal yaşama kadar her alanda devrimleryapılmıştır. (4)

19 Mayıs’ı doğum günü olarak kabul eden büyük Atatürkmilli birlik ruhuyla:

Emperyalizme karşı tam bağımsızlık,

Saraya/Sultana karşı Milli Egemenlik,

Ve cehalete karşı uygarlık,savaşlarını vermiş ve hepsini de kazanmıştır.

Milli mücadele milli birlik esaslarına dayalı bütüncül bir mücadeledir. Bütünü kucaklayan çok sesli bir mücadeledir. Bu mücadelede birbirinden farklı milletin temsilcileri önce kongrelerde, sonra mecliste bir araya gelmiş ve düşünce ve görüşlerini paylaşmış ve belirlenen ortak hedefe birlikte yürümeyi başarmıştır.

Bu mücadele büyük Atatürk’ün yarattığı milli birlik ruhuyla; önce kurtuluş, sonra kuruluş ve çağdaş uygarlık düzeyine erişme hedeflerini gerçekleştiren akıl ve bilimin haklı bir sonucu olarak dünya tarihindeki yerini almıştır.

Bu büyük destanı tarihi saptırarak, yalanlar uydurarak kimsenin gölgelemeye gücü yetmeyecektir. UNUTMAYACAĞIZ, UNUTTURMAYACAĞIZ!“Güneş balçıkla sıvanmaz.” O güneş hep parlayacak ve “Türkiye Cumhuriyeti İlelebet Yaşayacaktır.”

19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramımızın 101. Yılı kutlu olsun.

 

Kaynakça

  • Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Gençler için Nutuk (2019), Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul.
  • Sina Akşin, Kısa Türkiye Tarihi (2018), Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul.
  • Sinan Meydan, Atatürk Etkisi (2018), İnkılap Yayınları, İstanbul.
  • Sinan Meydan, “Atatürk Samsun’a Direniş Başlatması İçin Gönderilmedi” başlıklı 18 Mayıs 2020 tarihli makalesi, Sözcü Gazetesi.
Hatice Topçu

Hatice Topçu

Rize’de doğdu. İlk, Orta ve Lise öğrenimini Rize’de tamamladı. Lisans Eğitimini İşletme alanında, Yüksek Lisans eğitimini Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eğitim Bilimleri Fakültesi, Eğitim Yönetimi ve Denetimi alanında tamamladı. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Eğitim Yönetimi ve Politikaları Ana Bilim Dalı, Eğitim Yönetimi ve Teftiş Doktora Programına devam etti. Eğitim işkolunun çeşitli kademelerinde görev yaptı. Şubat 2019 tarihinde kamudaki görevinden emekli oldu. Yazın hayatına çeşitli dergi ve antolojilerde yayımlanan şiirleri ile başladı. 2004 yılında “TODAİE Hazırlık Kılavuzu” adlı Orta Doğu Amme Enstitüsü Sınavlarına Hazırlık Kılavuzu yayımlandı. İlk şiir kitabı;“Karanlığın Elleri”2008 yılında, ikinci şiir kitabı; “Yasak Elma” 2016’da yayımlandı. Eğitimci, Şair ve Yazar’ın okul öncesi eğitim çocuklarına yönelik hazırladığı “Can Okulda Dizisi” olarak altı adet hikâye kitabı (Okul Heyecanı, Okulda İlk Gün, Can ve Cansu, Görüyor Öğreniyoruz, Balonlarla Dans ve Can Partiyle) 2017 yılında yayımlandı. “Çağları Delen Önder Atatürk” dizisinin ilk kitabı olan “Altın Saçlı Çocuk” romanının birinci baskısı Ocak 2019 yılında, ikinci baskısı Ağustos 2019 ve üçüncü baskısı Kasım 2019 yılında yayımlanmıştır. Serinin İkinci romanı “Hayallere İlk Adım” romanının birinci baskısı Ağustos 2019 yılında, ikinci baskısı Kasım 2019 yılında yayınlanmıştır. ‘Kül Rengi Dünya” romanı Kasım 2019 yılında yayımlanmıştır. Ayrıca yazarın, Eğitim Bilimleri alanında bilimsel makaleleri bulunmaktadır ve çeşitli gazetelerde makale yazmayı sürdürmektedir. İki çocuk annesidir.
Hatice Topçu Tüm Yazıları
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.