Alexa
Medya Siyaset

Güneş İstanbul’dan Doğdu

Güneş İstanbul’dan Doğdu

İstanbul Maltepe’de toplanan milyonların coşkusu, yılların özlemiydi.

Bu bir sevgi seliydi. Ve nicedir ilk defa umut edilen gerçekleşti.

Yıllardır şaibeli seçimlerin gölgesinde kalmış olan Türkiye’nin Atatürkçü, Cumhuriyetçi, bilinçli, haktan ve adaletten yana olan halkının bir araya gelişiydi bu. 31 Mart seçimlerinden tam on yedi gün sonra mazbatasını alabilen İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun zorlu yolda kazandığı bu zaferini Maltepe Meydanı’nda toplanan binler hatta milyonlar kutladı. İmamoğlu ise ağzından çıkan her cümlede kendisine verilen başkanlık unvanının hakkını vereceğini vurguladı.

Bu ülkenin on yedi yıldır ayrımcılıktan uzak, kin ve nefretten arınmış bir siyasetçi özlemi var. Son yıllarda daha da hissedilir olan bu özlem demokrasiye duyulan bir açlıktır aslında. Yıllardır ana muhalefet ve muhalefet partilerinin vurgulamak istediği demokrasi ihtiyacı, seçim öncesindeki yetersiz çalışmalar yüzünden başarıya ulaşamamıştı. Buna iktidar partisinin elindeki gücü kendi lehlerine ancak haksızca kullanmaları da eklenince muhalefet partileri için başarı daha da ulaşılmaz olmuştu. 2007 yılından itibaren yapılan seçimlerin her biri şaibeliydi. Hükümetin, 2010 yılındaki Anayasa değişikliğiyle Yargı’yı da eline geçirmesi tüm ipleri eline almasına neden oldu. “Cumhuriyet kurulduğundan beri hiç bu kadar karanlık bir dönem yaşanmamıştı” dedirten anti-demokratik gerilemelerle Türkiye daha da geriledi. Türkiye’nin gerilemesi insanının geri kalmasıydı. Bunun için çağdışı ve aydınlıktan uzak insanların yetişmesi gerekliydi. İşte bu yüzden eğitime el konuldu. Türbanın ilk öğretim de dahil olmak üzere tüm öğretim kurumlarında serbest bırakılmasıyla, üniversitelerin bilim yuvası olmaktan medreselere dönüştürülme isteğiyle laik eğitim din ağırlıklı eğitime dönüştürüldü.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Eğitimdir ki bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüce bir sosyal toplum halinde yaşatır veya bir milleti esaret ve sefalete terk eder” sözündeki gibi, her şeyin temelinde eğitim olduğu biliniyordu. Ve eğitimin çağdaş değerlerden uzaklaşması o ülkeyi, dışa bağımlı, ekonomisi bozuk, halkının neredeyse sefalet derecesine düştüğü bir duruma da getirebilirdi. Yıllardır uygulanan faşist düzenin anlamı tek bir adamın hegemonyasına bağımlı olmaktı. Sonuçta korkunun egemen olduğu bir düzenle beraber ne basın özgürlüğü kalmıştı ne de insan haklarına saygı!  Osmanlı’nın padişahlık özleminin tek nedeni Cumhuriyetin kazanımlarından uzaklaşmaktı. Çünkü Cumhuriyet demek medeniyet, aydınlık ve barış demekti, Cumhuriyet Atatürk demekti!

İşte o Cumhuriyet değerleriyle İstanbul’u yönetecek bir lider çıktı: Ekrem İmamoğlu.  İstanbul’a bir güneş gibi doğdu! O güneş bazılarını öylesine yakıyor ki bugün sonuçlar gün gibi ortadayken hala seçimin iptal edilebileceği hesapları yapılıyor. Daha da dehşet verici olanı, miting gününde yapılacak kutlama sırasında şehit cenazesine katılan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na bir saldırıda bulunuluyor. CHP Lideri’nin canına kast edilmek istenen saldırıyı yapanların kimler tarafından provoke edildiği ortada değil mi? Aksi halde bir ülkenin İçişleri Bakanı bu saldırıyı kayıtsızlıkla izleyebilir mi? Bir ülkenin Milli Savunma Bakanı, saldırganlara , “Sayın Arkadaşlar” diyerek hitap edebilir mi?

Bu zihniyet çok tehlikelidir. Ben de bu zihniyeti kabul etmek istemedikleri o sonuçlara bakmakla birlikte Maltepe Mitingi’ndeki kalabalığı da iyi görmeye davet ediyorum. Meydana coşkun bir sel gibi akarak gelen kalabalık, sadece kenti çağdaş bir düzeye getirecek yeni bir yönetimi değil Atatürk Türkiye’sini özleyen bir ruhtur. Başkan İmamoğlu’nun yanına koşup sarılan çocuklara bakın. Türkiye’nin dört bir köşesinden kendisine verilen desteğe iyi kulak verin. Hatta 97 yaşındaki Bursalı Bahriye Nine’nin dediklerini tekrar bir dinleyin. Halkın sömürü ve iki yüzlülükten uzak siyasetçilere neden bu kadar aç olduğunu anlamak için bir de aynaya bakın! Siz ne derseniz deyin, güneş İstanbul’dan doğmuştur. Yeni bir başlangıç için halkın iradesiyle ortaya çıkan aydınlığımıza gölge düşürmeyin, zaten düşüremezsiniz de… Güneş balçıkla sıvanır mı?

Nihan Ertem

Nihan Ertem

1978 doğumluyum. Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünden 2000 yılında mezun oldum.Bir çok kurumda basın ve halkla ilişkiler danışmanlığı görevinde bulundum. TRT Kent Radyo İzmir’de Radyo Sunucusu ve Yapımcısı olarak Ocak 2017 yılına kadar çalıştım. Mozaik adlı kitabın yazarıyım. Eğitim ve kariyer hayatım boyunca oluşturduğum birikimlerimi kullanarak, iş hayatıma başarılı bir basın danışmanı/halkla ilişkiler sorumlusu olarak devam etmekteyim.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ