Alexa
DOLAR 7,9632
EURO 9,5099
ALTIN 463,389
BIST 1325,47
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 17°C
Parçalı Bulutlu

Ha Biden Ha Trump

Ha Biden Ha Trump
20.11.2020 - 23:00
A+
A-

ABD’nin Orta Doğu politikasında değişmeyen ve değişmeyecek olan hedefi İsrail’in güvenliğinin sağlanmasıdır. Bu hedefi desteklemek üzere değişmeyecek, iki unsur daha vardır. Bunlar:

a)”Büyük Kürdistan” projesinin ilerletilmesi (İsrail’in bölgede güvenliğini sağlamak için bir müttefik yaratılması);

b) İran’ın, İsrail’e tehdit oluşturmayacak şekilde dizginlenmesi.

Biden yönetimi altında ABD’nin bu hedeflerden vazgeçeceğini beklemek hayaldir.

Hatırlayalim, “Kürdistan” projesi cumhuriyetçi Bush (baba) zamanında 1991 Körfez savaşı ile başlatılmıştı. Bush, savaş sırasında Kuzey Irak’da, Saddam’ın denetiminden koparılan bir Kürt bölgesi yaratmış ve Cumhurbaşkanı Özal’ı “kandırarak” 36. paralelin kuzeyindeki  bu bölgenin güvenliğini İncirlik’de konuşlu “çekiç güç” düzenlemesi ile sağlamıştı.

Baba Bush’dan sonra gelen demokrat Bill Clinton bu politikayı aynen sürdürdü.

Sonra gelen cumhuriyetçi oğul Bush “Kürdistan” projesini bir adım ileri taşıdı. 2003’de Saddam’ı devirerek Irak’ı federal yönetime geçirdi ve Kuzey Irak Bölgesel Kürt yönetimini anayasal olarak kurdurdu.

Sonraki Obama/Biden yönetimi (2008-2016) ise, projeyi, Irak’ın dışına taşıyarak, daha da ileri götürdü. Tıpkı 1991’de Özal’ın “kandırıldığı” gibi, bu defa Recep Tayyip Erdoğan/Davutoğlu “kandırıldı”. Suriye parçalanarak ülkenin kuzey doğusunda bir PKK/PYD/YPG devletçiği oluşturuldu. Türkiye’nin bütün itirazlarına rağmen, Obama/Biden yönetimi, İŞİD ile savaştıkları bahanesiyle, PKK/YPG ile işbirliği yaptı. Biden’ın Mesut Barzani ile yaptığı bir görüşmede, Barzani’ye, “sizin ve benim hayat dönemimiz içinde bağımsız Kürdistan kurulduğunu göreceğiz” dediği basına yansıdı.

Cumhuriyetçi Trump yönetimi döneminde de “Kürdistan” projesi ilerletildi. Trump, Suriye’deki askeri varlığını sonlandıracağını ilan etmesine rağmen, PKK/PYD/YPG devletçiği ile askeri işbirliğini sürdürdü. Bu konu ile ilgili olarak bir de “özel temsilci” atadı (eski Ankara büyükelçisi James Jeffrey). ABD’nin binlerce TIR askeri malzemeyi bu devletçiğe verdiği ve on binlerce militanı eğittiği haberleri basına yansıdı. O karar ki, Trump, “Suriye’deki Kürtlere müdahale ederseniz ekonominizi mahvederim” diye tehdit içeren twitter mesajı bile yayınladı. Bununla da yetinmedi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a saygısızca bir mektup göndererek, Türk ordusunda onbaşı ile muhatap olabilecek  PYD/YPG “komutanı” ile görüşmesini telkin etti.

Son 30 yıllık gelişmelerden anlaşılacağı gibi, başkanların cumhuriyetçi veya demokrat olması ABD’nin “Büyük Kürdistan” projesine yaklaşımında bir değişiklik yapmadı.

Şimdi Biden’ın bu konuda ne yapacağını merak edenler için söyleyelim:

Dört yıl önce bıraktığı “Büyük Kürdistan” projesini, Trump zamanında oluşan kazanımlar ile de desteklenmiş şekilde, daha da ilerletecek! Böylece, projenin Irak’dan sonra ikinci ayağı da Suriye’de resmen vücut bulacak.

İran’a gelince.. ABD açısından  İran’ın İsrail için bir tehdit oluşturmaması stratejik hedefinde bir değişiklik olmayacak. Trump politikalarına kıyasla taktiksel bazı farklar olabilecek. Örneğin, Biden, bazı değişiklikler yapılması kaydıyla, Trump’ın çekildiği nükleer anlaşmaya yeniden dönebileceğini şimdiden açıkladı.

Onun için Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Biden olması ile Trump olması arasında Türkiye açısından büyük bir fark olmaz.Biz Türkiye olarak kişilikli dış politikayla ulusal menfaatlerimizi gözetmeliyiz.

Şahin Mengü

Şahin Mengü

Siyasetçi, avukat. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu Serbest avukatlık, Türkiye Barolar Birliği Genel Sekreterliği ve Türk Eğitim Derneği Genel Başkan Yardımcılığı yaptı. 23. Dönem CHP Manisa milletvekili.
Şahin Mengü Tüm Yazıları
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.