Alexa
DOLAR 7,7977
EURO 9,1456
ALTIN 473,023
BIST 1132,03
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 28°C
Az Bulutlu

Hayal Edilemeyen Ülke: “ Türkiye ”

Cumhurbaşkanı, AKP Bakanları ve Başbakan “ Türkiye ’de basın özgürlüğü Amerika’dan bile ileri düzeydedir” diyebilecek kadar relaks olabiliyorlar.

Hayal Edilemeyen Ülke: “ Türkiye ”
19.12.2017 - 0:00
A+
A-

Bu yazıyı yazmadan önce şöyle bir oturdum düşündüm. Sene 2002’de AKP iktidara geldiğinde esen/estirilen o özgürlükçü havayı ve bugün gelinen noktayı şöyle bir kıyasladım…

Sene 2002… Ülke belki ekonomik krizden yeni çıkmış, esnaf belki ciddi zarar görmüş ama “özgürlük” denilen ve insan hayatının olmazsa olmaz koşulu olan kavram Türkiye ’de o zamanlar henüz daha ayaklar altına alınmamış…

Sene 2017… Aradan geçen 15 sene boyunca AKP iktidarınca hem en büyük özgürlüklerin getirildiği iddia edilmiş, hem de bu memleket adeta bir yasaklar cennetine çevrilmiş durumda. Elinizi attığınız hemen her şey “yasak dahilinde”. Hatırlayın, hafızanızı zorlayın biraz…

Gürültü kanunu çıkararak önemli eğlence mekanları ve turistik tesislerin (ki bunların ortak özelliği içkili mekan oluşudur) çanına ot tıkayan, bu mekanların gece 23.59 itibariyle kapatılması kararına imza atarak ocaklarına incir ağacı diken AKP, sonrasında bir adım daha atarak sağlığımız için (!) kapalı mekanlarda sigara içmeyi yasakladı. O da yetmedi belli bir saat sonra içki satışını yasakladı,kızlı erkekli evde kalınmaz dedi..

Türkiye ’de basın özgürlüğü Amerika’dan bile ileri düzeyde

Bazı kozmetik firmalarının internet üzerinden sipariş verilerek alış veriş yapması da yasaklar zincirinden nasibini alırken, son halka internet gibi bir bilgi denizine kelepçe vurmak gibi 21. Yüzyılda artık komik olan bir filtre kararı ile başlamıştı bu “yasaklar ülkesi” yaratma çalışmalarına…. Hele gerçi daha önceki Youtube, Blogspot gibi sitelere uygulanan erişim yasağı gibi uygulanan dahiyane (!) korumacı sistem bugünlerin alt yapısı hazırlanmıştı, tepki göstersek de çok fazla şaşırmadık.

Bunun yanı sıra gazeteciler düşündükleri ve yazdıkları için hapiste çürüyorlar. Ama hükümette ne gam ne tasa… Uluslararası bağımsız kuruluşlar “ TÜRKİYE ’DE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ TEHLİKEDE” diye bangır bangır bağırıp raporlar yayınlarken, başta Cumhurbaşkanı, AKP Bakanları ve Başbakan “ Türkiye ’de basın özgürlüğü Amerika’dan bile ileri düzeydedir” diyebilecek kadar relaks olabiliyorlar. Ha bu arada bunlar resmi yasaklar tabii…

Bir de fiilen uygulanan yasaklar var AKP döneminde. Mesela Cumhurbaşkanı’nın kızacağı soruyu çiftçi de olsan, gazeteci de olsan soramazsın. Çiftiysen azar işitirsin, gazeteciysen akreditasyonun iptal edilir maazallah… Ayrıca eğer öyle badem bıyıklı, imam hatip çıkışlı bir bürokrat değilsen yükselme terfi falan da beklemeyesin sakın. Sana yasaktır zira…

Eğer “puro içen” başkanı olan bir sendika değilse, sendikan dikkate alınmayı da hatta örgütlenmeyi de aklından hayalinden geçirmesin. Bu da yasaktır zira…(İddia o ki bu “puro içen” sendika başkanımız- meşhur CIA manipülatörü George Soros’un danışmanlığını yapmaktaymış. Ama dedik ya iddia tabii…)

Öyle isminizin başına Cumhurbaşkanı tarafından “bizim” sıfatı getirilmiyorsa enerji işinden de, medya işinden de pay almayı unutun. Devlet bankalarından alınan kredilerle bedavaya medya grubu sahibi yapılmayı hayal bile etmeyin. Yasak… (Bakın  Karamehmet’e ne enerji işine girebildi, ne elindeki medya gücünü kullanabilirdi. En sonunda da tasfiye oldu gitti. Olan yanan milyon dolarlık teminatlara oldu. Doğan Grubu’nun durumu zaten malum; ellerindekinden de oldular. Kahrından kendisini emekliye sevk etti Aydın Doğan, düşünün…)

Eğer Cumhurbaşkanı’na methiye düzen yazılar yazmıyor, onu göklere çıkaran haberler yapmıyorsanız değil köşe yazarlığını, Cumhurbaşkanlığı muhabirliğini bile düşünmeyin… Yasak… (Eğer bu dediklerimizi yapıyorsanız sorun yok zaten Cumhurbaşkanı’nın uçağında yeriniz ayırtılmış, gazetelerde köşeniz, bir hatta belki 2 kanalda programınız ayarlanmış demektir.)

Düşünmek, hele muhalif şeyler düşünmek hatta bunu biraz da yüksek sesle dile getirmek mi? Tövbe deyin…Yasak böyle şeyler…OHAL’de bir bakmışsınız “Bir sabah ansızın gelivermişler” Derdinizi anlatmak için yıllarınız geçer…

Öyle farklı şeyler söyleyip keyifleri bozacak işlere kalkışmayın… Muhalefet de yapacaksanız MHP gibi yapın… Yoksa derhal “Paralel” olarak yaftalanırsınız… Ağzınızı açmak neredeyse “yasak”

Askere karşı ufak bir sempatiniz mi var? Aman diyelim gizleyin. Neme lazım sonra bir zamanlar Ergenekon dalgalarında olduğu gibi kendinizi içeride bulursunuz. Bu devirde böyle…. Bu nedenle asker sempatisi de yasaklar listemizde…

“Ben siyasete girip ilkeler üzerinden siyaset yapacağım” mı dediniz ? Güldürmeyin bizi. Devir kaset devri. Elinizde “Madeın U.S.A” mahreçli şöyle sağlamından 1-2 kasettir, CD’dir falan bunlardan yoksa siyaseten de güçlü olamazsınız. Ha öyle her kaset de olmaz. “Özel dakikaların unutulmaz hatıraları” elinizde olursa bakın siyasetteki gücünüze. Ha sadece ilke, bilgi, donanım diyorsanız size bu kulvarda iş yaptırmazlar. Yasak…

Zaten ilke falan hak getire….Siyasette parlamak için “proje” olmanız lazım…Yoksa öyle hak,hukuk,emek,özgürlük diyerek siyaset yapamazsınız da yaparsanız da kıymeti harbiyesi yok memlekette…

Sanat mı dediniz, aydın namusu, “sanatçı duruşu” mu dediniz ? Bu ülkede sanatçıların “sanatçı duruşundan” anladıkları şudur bakınız…

1- Cumhurbaşkanı’nın her sözüne sorgusuz sualsiz “Doğrudur efendim” deyip verdiği kahvaltılara koştur koştur gidilecek.

2- Gerdirme şampiyonu SÜPERSTARLAR, Bakaracı-makaracı tercüman/Devlet Bakanları’na “Vizyonunuz çok geniş, siz isteyin canımı vereyim” diye bir gecede Tüm Türkiye ’nin elindeki yağ stoğunu yakma potansiyeli olduğunu gösterecek…

3-Yıkılan heykeller ile Türkiye Dünya’ya rezil olurken bu “muhteşem” sanatçıların gıkı çıkmayacak. Bu ülkede sanat yaparken yıldızınız parlasın istiyorsanız bu yollardan geçeceksiniz. Yoksa yaptırmazlar, yasak…

“E kardeşim o yasak bu yasak. “Yasak olmayan ne kaldı ?” derseniz kısmen hayal etmek hala serbest ülkede… Ama bizden size tavsiye; öyle AKP muhalifi hayaller falan kurmayın, hani ihalelere fesat karışmadığı, Deniz Feneri Davası’nın aydınlatılıp suçluların kelepçelendiği, mesela 26 yaşında bir İranlı ile bakanlarınel ele verip rüşvet çarkı ile nasıl ambargo dediğinin açıklandığı, sınavlara şifrelerin karışmadığı, mazota ha babam de babam zam gelmediği, rezaletin parçalardan akmadığı hayaller kurayım demeyin onlar hala “yasak” kapsamında.

Hayır sarı öküzü ilk kez hangi olayda verdik bunu bile hatırlamıyoruz…Gerek de kalmadı zaten iş işten geçti.

Eveet. Oh be 2002’den 2017’ye özgürlüklerle dolu bir ülke olmuşuz biz. E tabii ne de olsa öyle Amerika, İngiltere, Fransa, İsviçre’deki demokrasi gibi normal değil bizim demokrasimiz “İLERİ DEMOKRASİ” 2002’ye gittim bir an yeniden, AKP iktidarının olmadığı ve yazdığım yasakları tanımadığımız günlere. Ve yazdıklarımı yeniden gözden geçirdim. Galiba ilk kez AKP’ye hak veriyorum. Ne diyordu AKP ?

HAYALDİ, GERÇEK OLDU ? (!)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.