Medya Siyaset

Hayatın Getirdikleri

28 Şubat darbesi  dedikleri olaylar silsilesi bu dönemin kapılarını açmıştır. Erdoğan ve AKP iktidarı için 28 Şubat tezgahı bizzat İsrail – FETÖ – ABD tarafından planlandı .Başrol belliydi. Erdoğan cezaevine tıkılacaktı . Nitekim sonuç alındı. Tüm siyaset toptan tasfiye edilerek bugün ses bombası  olarak “ Bir gece ansızın geliriz “ masallarını dinliyoruz .

Hayatın Getirdikleri

İyi günleri ,kötü günleri beraber geçiremeyen insanların sonu değişmiyor. Hepimiz ölümlüyüz .Sonuç olarak yaşanmışlıklar burada kalsa bile huzur ve mutluluğu bulmak için bazen şans gerekiyor. Belki verdiğim şiddetli mücadelenin karşılığı bir gün ödül olur benim için .

Hayat ! Dedim insanı çok yoruyor. Ben yorulmadan her 24 saati dolu olarak yaşıyorum. Artık diyorum yeni bir saat dilimlemesi yapılsa kendime zaman ayırabilsem .

Değerli dostlar !  2018 yılı için kitaplarım baskıya giriyor. Hazırlıklar aralıksız devam ediyor. Herkesin içini ferahlatacak çok önemli bilgileri her zaman olduğu gibi siz değerli okurlarıma aktarmaya devam edeceğim.

Sürprizlere hazır olun diyorum . Fakat ! Hala ,RABITA UĞUR MUMCU`DAN SONRA ve ATATÜRK`ÜN YASAKLANAN KİTAPLARINI okumadıysanız çok şey kaçırdınız. Acele ederek alın ve okuyun .

Gündeme dönelim o halde .

BOP planı aralıksız devam ediyor . Dış güçlerle işbirliği yaparak katakulli iktidar olanlar bugün sıkışmışlık duygusuyla ne yapacaklarını bilemiyorlar .

Ülkeyi ve Türk milletini bataklığa geri çekmekten bir milim bile geri vites yapmıyorlar.

Suriye ve Irak topraklarını teröre açan kişi bugün hala Cumhur olarak başımızda. Kimse aaa iiii yapmasın . Ortada bir gerçek var.

Bülent Ecevit ABD `ye Irak müdahalesi için karşı çıkmasaydı ANASOL – M koalisyonu bozulmazdı. Refah Partisi tarafından havuz ayağıyla ortaya bırakılan elli milyar dolarlık ekonomik enkaz bomba olarak Bülent Ecevit ve iktidarına karşı silah olarak kullanıldı.

Yani Erdoğan diyor ya !” Hristiyan Batı “ işte o batı olmasa cezaevinden sonra tavukçuluk yapabilirdi.  Ama Hristiyan Batı sayesinde bugünlere geldi.

Irak ve Suriye terör bataklığı haline Erdoğan – Gül  ve Davutoğlu sayesinde geldi.

ABD uçaklarına yasal olmayan yollardan Irak topraklarına 4.800 sorti bombardıman yapmasına müsaade eden o günlerin Başbakanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Gül efendiler şimdi aralarında maytap savaşı yapıyorlar.

Daha ötesi  tüm siyasal hareketlerin  SEÇ – SİS dalgası ile baraj altında bırakılmasının altında yatan Erdoğan ve iktidarına yol açmaktı.

SEŞ-SİS yazılımında askerler var. 28 Şubat tezgahında askerler var.Burada hangi askerler olduğuna dikkat etmek lazım. Bir kısmı gerçekten milli olan askerler. Bunlar oyuna getirildi. Oyuna gelmeyip oyuncu olanların hala mevcut iktidarla ilişkileri devam ediyor.

28 Şubat darbesi  dedikleri olaylar silsilesi bu dönemin kapılarını açmıştır. Erdoğan ve AKP iktidarı için 28 Şubat tezgahı bizzat İsrail – FETÖ – ABD tarafından planlandı .Başrol belliydi. Erdoğan cezaevine tıkılacaktı . Nitekim sonuç alındı. Tüm siyaset toptan tasfiye edilerek bugün ses bombası  olarak “ Bir gece ansızın geliriz “ masallarını dinliyoruz .

Bu duruma getiren Erdoğan çıkmış diyor ki “ Burnumuzun dibinde terör orduları var.” İyi de arkadaş çözüm sürecini sen başlattın. Silahlarınızı alıp gidin diyen yine sendin .

Dün Saddam devrilsin diye İskenderun limanı dahil birçok şehrimizin ABD askerlerine açılması için teskereyi meclise getiren sendin .

Barzani ile gezen,tozan sendin . Ama bugün bakıyorum . Bunların hepsini ben yaptım. Sen ve yanındakilerin hiçbir suçu yok.

Öteye geçelim . Suriye sınır hattında yer alan mayınları temizleyip tarım yapacağını söyleyen sendin .

Burası için ihalede İsrail firmasını tercih etmeye kalkan sendin .

Esad ile Şam geceleri muhabbeti yapan sendin.

Bodrum kıyılarında ailecek yat gezileri yapan sendin .

Seçim mitinglerinde Gaziantep konuşmanı hatırla. Kardeşin Esad diye sözlerle bu vatandaşları coşturan sendin .

Şimdi kalkıp Suriye içerisinde  terör orduları var diyerek manivela yapan yine sensin.

Fetö seni kandırıyor.

Barzani seni yanıltıyor.

Makron kazık atıyor.

Bu kadar olayın içerisinde tek suçun ve günahın dahi yok .

Akıllı insan işi olmayan yönetim kabiliyetleri ile her gün milletin sırtına bir turp daha yükleyip duruyorlar.

Kahraman Reza , TV ekranlarında gezdiriliyor. Kendisine bakanlar eliyle plaketler veriliyor. Türk askeri için ABD yönetimine verilmeyen nota REZA için veriliyor .

Sonra REZA casus olup çıkıyor .

Hiç kimsenin günahı yok. Bu millet diye hitap edilen milliyetsizlerin afedersiniz ama yellense alkış tutacak olanların günahı var.

Adam koskocaman Türkiye Cumhuriyeti Devletini  staj merkezi haline getirdi. En başta bizzat kendisi hala staj yapıyor.

Bu işin sonuna geldiğimiz için Erdoğan kendi adına  Suriye masallarını bu sefer Türk milletini okşayarak yapmaya çalışıyor. Ne yapmaya çalışıyor sorusuna verilecek en güzel cevap şu ! Burnumuzun ucunda PKK terör ordusu var.

Peki , bu PKK – YPG terör ordusunun erzak ve ikmali nereden gidiyor sorusunu sorsak….

Kuzey Irak bölgesinin tüm erzakı Türkiye üzerinden gittiğine göre …

PKK-YPG-KANDİL terör şebekeleri hangi ülkeden gelen erzakla besleniyor olabilir sorusunun bir cevabı olmalı.

O cevap ! Türkiye üzerinden giden erzakla besleniyorlar.

Suriye içerisinde kan nehirleri açan şu radikalist köpeklerin iaşe ve erzakları da Türkiye üzerinden gidiyor.

O halde ! Ne işimiz var burada.

Mayınları kaldırdık . Milyonlarca dolar para harcadık.

Şimdi Suriye – Irak sınır hattına duvar örüyoruz. Tekrar milyonlarca dolar ödeniyor.

Birisi bana bu yapılanların akıl ve izanla olan bağını anlatsın .

Türkiye içerisinde genel mülteci toplamı on milyona dayanmış durumda.

Devlet yöneticileri ise kaç milyon Suriyeli mülteci olduğunu kesinlikle hesap edemiyorlar. Net bir sayı veremiyorlar.

Böyle bir ülkede yaşıyoruz.

Suriye içerisinde bizim akıllıların oluşturduğu terör yuvalarını imha etmek üzere askerlerimiz savaşa hazırlanıyor.

Ölenler şehit olacak . Bundan on beş sene önce kelle oluyorlardı.

Sözde aydın İslamistler ise “ Allahutela şehit istiyor. Kuran ayetlerinde yazıyor.” Diyorlar.

Neye inanıp ,inanmayacağımızın tam olarak karmaşasını yaşıyoruz. Peygamber sonrası sözde Müslüman olan talmutçu hahamların öğretileri ve Kuran ayetlerini  bu şekilde yorumlamalarının bedelini tüm Müslümanlık ve insanlık  ödüyor .

Şu anda Anadolu topraklarında Tengri inancına sahip vatandaşlarımızın beş milyonu aştığını söylememe gerek yok .

Son on beş yıl Türk milleti için inançlar açısından çöküş olmuştur. Bundan sonra bu bakış açısıyla dini çöküş devam edecektir.

Dini çöküş devam ederken ,ahlaki çöküşü hiç sormayın . Hırsızlık,fuhuş,yalan,talan artık utanılacak şeyler değil.  Reza bile kahraman yapıldı memlekette. Sonradan  casus demeye başladılar.

Kardeşim Esad sürecinden , eli kanlı Esed sürecine geçiş gibi.

Muhterem Fethullah hoca sürecinden ,terörist Fetö sürecine geçiş gibi.

Hasta insanların elinde yönetilen Türkiye Cumhuriyeti ve gerçekten hastalanmış bir toplum var elimizde artık.

Alın istediğiniz gibi tepe tepe kullanın . Vatikan bin yıldır bunu istiyordu. Sonunda başardılar .

Kurtuluş reçetesi  ise ATA TÜRKÇÜ devlet sistemine dönmektir.

Tuğ açmış orduların son başkomutanı Mustafa Kemal Atatürk .

O halde sonlanmış olmayan son olan süreç tekrar başlayacaktır.

Tekrar başlayacak ve tekrar Tuğ açmış ordular Başkomutanına kavuşacaktır.

1919`da gelen 2019`da gelir.

Süreç  19 sürecidir.

Sevgiyle Atatürk`te kalın .

Hüseyin Hakkı Kahveci

Hüseyin Hakkı Kahveci

19 Kasım 1972 tarihinde İstanbul’da dünyaya gelmiştir. İlk – Orta ve Lise eğitimini Ankara’da tamamlamış olup 1991 yılında Devlet Bursu ile yurt dışında burslu Tıp eğitimi almıştır. Sonrasında CSU – USA ‘de İşletme üzerine Üniversite eğitimi sonrasında MD ; Master düzeyinde Uluslararası ilişkiler ve Management eğitimi almıştır. Türkiye‘ye dönüşünden sonra TURİZM sektöründe uzun yıllar yurt içi ve yurt dışında Profesyonel GENEL MÜDÜR olarak görev yapmıştır. Hüseyin Hakkı Kahveci Gazeteci – Yazar ve Stratejist olarak Free Lance yani bağımsız gazetecilik alanında faaliyet göstermektedir. Parlamentohaber.com internet haber sitesi ve K2 Medya haber gurubunun MEDYA GURUP BAŞKANI olup; Özel Haber alanında ARAŞTIRMACI – GAZETECİLİK faaliyetine devam etmektedir. ANSAV STRATEJİK ARAŞTIRMALAR VAKFI Başkan Yardımcılığı görevinin yanı sıra yayınlanmış üç tane kitabı ” Yüzyılın Hilesi Sandıktaki Hülle ; Yeşil Hücreler ; RABITA ‘Uğur Mumcu’dan sonra ” kitaplarının yazarıdır.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ