Alexa
Medya Siyaset

Hep Hedef Tutturuyoruz

Hep Hedef Tutturuyoruz

Hep hedef tutturuyoruz. Büyücüklerimiz öyle diyor. Tutturulan neyin hedefidir acaba? Kedi mi fare tuttu, fare mi kedi tuttu?

Poşet ücretli diye kıyamet koparanlar, memleket satılırken gık demeyenler, Türkiyeyi bırakarak yurt dışına gidenler, kaçanlar.

Bu konuda gençlerin dışında kimse haklı değil. Neden mi? Okumuş diploma almış, diploması işe yaramıyor, işsiz ne yapacak?

Elbette bir çözüm bulacak. Veya Türkiye’de aldığı üniversite diplomasının bir işe yaramadığını görenler, yurt dışı üniversiteleri tercih edecek, bundan doğal ne olabilir. Ezber bilgileri değil, çağdaş bilimleri hedefleyenler herhalde medrese eğitimi veren bir okulu hedeflemez. Genç dertli, veli dertli, öğrenci dertli, ev hanımı dertli, işsiz dertli, çalışan dertli.  İki satırda olsa sosyal içerikli yazı yazsanız, mutlaka halkın arasında olmanız gerekir. Haftada en az üç gün farklı kafelere takılırım. Orada bulunanlara ‘’ Gündemi takip edemiyorum, ne olacak bu Türkiye’nin hali’’ diye sorarım. Onlardan aldığım bilgi bana yol gösterir. Boğazda yalın olsun, yandaş ol, sırtını yasla ve ahkam kes. Sonrada toplum önderiyim de. Geçelim bunları. Bilkent üniversitesi iktisat bölümünü bitirmiş gencimiz iki yıldır iş arıyor. Yabancı dili var, hiç devre kaybetmeden iyi bir derece ile okulunu bitirmiş. Bunalıma girmiş. Bu gence yardımcı olabilecek bir babayiğit var mı? Bana yazarlarsa (ba.ayhan@gmail.com) kendilerine yönlendiririm. On binlerce gencin derdi ve çığlığı bu, çok derin kanayan yaramız.

Sanatçıyı darbeci, gazeteciyi terör örgütü yardımcısı, muhalifi Fetöcü, başkana hakaret ediyor diye hapse atarsan, oluşan basınç nasıl patlayacak. Düşüncesini ifade edemiyen, vatandaş nasıl rahatlayacak? Hiciv yapacak, kinayede bulunacak, taşlayacak, iğneleyecek. Bunları yapamıyor, yaptırtmıyorlarsa ne olacak? Sayın büyükler sanal hedefi tutturduk derken. Sosyal hedefler ne olacak? Sosyal dokumuz telafi edilemez duruma geldi. Cami avlusuna, AVM’lere ekonomik nedenlerle bırakılan bebekler, çocuklar, intiharlar sayıca artış gösteriyor. Biz ise Suriyelilerin kedi gibi yavruladığı 4-5 çocuğa bakıyoruz. İnsani olarak bakalım ama önce kendi çocuğumuz diyebilelim. Bir aklı evvelde çıkmış ‘’Suriyelilere gitsin diyenler yargılanmalı’’ buyurmuşlar. Olurda bu kadar olmaz. Yaranmak için bu kadar takla atılmaz. Türkiye bu kafayla giderse en fazla on yıl sonra Türkiye’de ki Suriyeli sayısının 20 milyonu bulacağı tahmini hesapları yapılıyor. Yani nüfusumuzun dörtte biri. Hedef; bunlar dindar nesil olsun ve oy deposu olsun. Var mı bunun başka izahı?

Gazete ve kitap okumayan/okuyamayan toplumun tek haber kaynağı televizyonlar. Haber ve programlar önceden belli. Yemek tarifleri, birbirini kaybedenleri arama vesaire vesaire. Ya filimler. Hamasetin feriştahı, Din alimi görünümlü yobazların fetvaları. Bütün bunlar toplumu yalınlaştıran, bilgisiz sürü haline getirmek istemenin bir göstergesi. Ya haberler? Bilmem kaç TV varsa aynı haber, aynı saat ve 24 saat geçerli yayınlar. Bel altı saldırgan, bir birini tutmayan  konuşmalar. Söylenenler ve söylenecekler belli. ‘Gençler ataist oluyormuş, DİB başkanı sarıklı hocamız öyle diyor. Neden oluyor?, niçin oluyor? onları anlatmıyor. Ver mehteri gitsin. ’Hep hedef tutturuyoruz’’ İslamiyiz, Ticaniyiz.

Bu vatan hepimizin. Türk, Kürt, Sünni, Alevi, Rum, Ermeni, Yahudi, Çerkes, Tatar, Laz, Gürcü ve diğerleri ne olursak olalım.

Memleketimize sahip çıkalım. Kaçmakla, susmakla, tepki vermemekle vatan sevilmez. Kimseye hakaret etmeden, aşağılamadan, karşılıklı saygı ve sevgiye dayanan her türlü eleştiriyi yapalım ve saygılı olalım. Vatanımıza, dilimize sahip çıkalım. Kaybettiğimiz an, yok olduğumuz andır.

Bahattin Ayhan

Bahattin Ayhan

Araştırmacı-Yazarı.Tarih Türklerle Başlar,Türkiye Halkları,Antik Dönemden Günümüze,Köken-Dil-İnanç adlı kitapların yazarı
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ