Alexa
DOLAR 7,623
EURO 8,9595
ALTIN 466,995
BIST 1087,03
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 29°C
Parçalı Bulutlu

Hiç bir şey eskisi gibi olmayacak mı dediniz?

Hiç bir şey eskisi gibi olmayacak mı dediniz?
15.05.2020 - 15:06
A+
A-

1-1838 Balta Limanı Ticaret Anlaşması

2- Birinci Dünya Savaşı içine balıklama atlayış

3-Erol Manisalı’nın “ yapmayın ülkeye ihanet ediyorsunuz “ çığlıklarına karşın, Tansu Çiller öncülüğünde,  AB ile Gümrük Birliği Anlaşması;İhanet değilse de aynı derecede basiretsizlik örnekleridir.

Pandemi olayından sonra çok kullanılmaya başlanan, aslında dünya ölçeğinde bir değerler değişimini çağrıştıran bu cümle, beni bu konuda düşünmeye sevk etti.

İnsanlar; insanlığın iyiye doğru evrimini kast ediyorlar diye düşünüyorum.

Birinci Dünya Savaşı sonuçlanmış, tıpkı bu günkü gibi insanlar; yeni dünya düzeninin farklı olmasını istiyor ve yaşanmış günlerin, kötü anıları ile birlikte gerilerde kalacağına inanıyorlardı.

İlk yanıt Bolşevik lider Lenin’den geldi.

Barış Kararnamesi; Bolşevik lider Lenin tarafından yazılan ve Ekim Devrimi ile iktidar olduktan sonra, 26 Ekim 1917 günü İkinci; Tüm Rusya Sovyetleri Kongresi tarafından onaylanan kararname. Karara göre Rusya I. Dünya Savaşından derhal çekilmektedir.

Çarlık Rusya’sının İtilaf Devletleri ile yaptığı tüm gizli anlaşmalar kamuoyuna açıklanacaktır.

Bolşeviklerin bu son derece iyi niyetli açıklamalarına; dönemin Amerikan Başkanı; tarihe WİLSON PRENSİPLERİ diye geçen on dört maddelik bir bildiri ile cevap verdi.

Ulusların kendi kaderlerini kendilerinin belirlemesi anlamına gelen SELF-DETERMİNATİON ilkesini temel alıyordu. Bu günkü Birleşmiş Milletler Örgütünü tarif eden bir dünya örgütünün kurulmasını öneriyordu.

Wilson Prensipleri açıklandıktan sonra Sömürge, yarı sömürge ve sömürge adayı ülkelerin aydınları, bu arada Mustafa Kemal’e ve Milli Mücadeleye karşı olan bazı Osmanlı aydınları, Wilson prensiplerine bir can simidi gibi sarıldılar. Özgürlük/bağımsızlık özlemlerini gerçekleştirebilmek için bu prensiplerden medet umdular. Tıpkı bu günkü gibi HİÇ BİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK demişlerdi.

Dünya bu iki büyük gücün dilek ve temennilerine yürekten inanıyor ve mutlu oluyordu. İnanmamak için de aslında hiçbir sebep yoktu, çünkü insanlık çok büyük acılar çekmişti.

Oysa 1919 Paris’te Varsay Barış anlaşması ile galipler; Barış Antlaşması adı altında kendi öngördükleri koşullarını dikte ettirmişlerdi.

Kabul ettirilen bu ağır koşullar, maalesef İkinci Dünya Savaşının tetikleyicisi olmuştu. Yani; HER ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMUŞTU.

Günümüze gelirsek; İnanıyoruz ki insanlığın Pandemi öncesindeki sorunları eksilmeyeceği gibi, yakın gelecekte bütünDünya’da, bu arada ülkemizde beslenme sorunu büyük dert olacaktır.

Gözle görünecek kadar yakında olan beslenme ( açlık  ) felaketini en az hasarla atlatabilmek için ülkemizde bir TARIM DEVRİMİ gerçekleştirmek zorundayız.,

Öngördüğümüz Tarım Devrimi, alışılmış Devlet Teşvikleri ile yapılamaz. Derhal Büyük Tarım İşletmeciliği modelini benimseyip uygulamaya geçmeliyiz.

Büyük Tarım İşletmeciliğini; ancak Büyük Tarım Arazilerine sahip işletmeler yapabilir.

Oysa bugün tarım arazileri miras yolu ile çok parçalanmış sonunda üretim dışı kalmışlardır.

Sözünü ettiğimiz Büyük Tarım arazileri gökten inmeyeceğine göre parçalanmış Tarım Arazilerinin birleştirilmesi/toplulaştırılması ile yaratılacaktır.

Arazi toplulaştırılmasının gereğini bu günkü iktidar da kavramış ve eyleme geçmiş durumdadır.

Ancak hükümetin takip ettiği karmaşık ve çok bürokratik yollarla söz konusu Arazi Toplulaştırılması onlarca yıl tamamlanamayacaktır.

Bu nedenle Belediyeler veya Devlet öncülüğünde Büyük Tarım Üretim Kooperatifleri/ Şirketleri kurulmalıdır.

Bu şirketler parçalanmış arazi sahipleri tarafından gönüllülük esası ile kurulmalıdır.

Şöyle ki; parçalanmış arazi sahipleri, sahip oldukları arazilerin güncel değerleri üzerinden kurulacak şirketlere ortak edilmelidir.

Arazilerin güncel değerleri,yerelde kurulacak TAKDİR KOMİSYONLARI tarafından belirlenebilir. TAKDİR KOMİSYONLARI Muhtar, Hukukçu, Ziraatçı-Bilirkişi ve yeterince köylü/arazi sahibi üyeden oluşur.

Kurulacak Kooperatif veya A.Ş. nin sermayesinin en büyük kısmı böylece halledilir. Geriye kalan İşletme Sermayesi ise yerli ve yabancı kaynaklardan kredi olarak sağlanabilir.

Bu yolla şehirlerdeki işsiz sanayi işçileri yanında, isteyen arazi sahipleri/ortakları Tarım İşçisi olarak istihdam edilirler.

 

ETİKETLER: ,
Osman Arıkan

Osman Arıkan

1940 Bursa Orhaneli doğumluyum.İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisinden ve İstanbul üniversitesi İsletme fakültesi işletme iktisadı enstitüsünden mezun oldum.Özel sektörde yöneticilik yaptıktan sonra kendim bir şirket kurarak ticaret hayatına devam ettim. 1976-12 Eylül 1980 arası CHP il yönetim kurulu üyesi ve eğitim komisyonu başkanlığı yaptım. 1992 seçimlerinde SHP Bursa üçüncü sıradan ön seçimle milletvekili adayı oldum.Fakat Bursa da SHP milletvekili çıkaramadığı için seçilemedim. Halen Sade bir CHP üyesiyim.
Osman Arıkan Tüm Yazıları
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.