Alexa
Medya Siyaset

İmamın Maaşı Nasıl Ödensin?

İmamın Maaşı Nasıl Ödensin?

Arapça emm “öne geçmek, sevk ve idare etmek” kökünden gelen imâm, terim olarak “cemaatle kılınan namaza önderlik eden kimse anlamına gelmektedir.

Şehir ve kasaba imamları uzun bir zaman devlet memuru sayılamazlardı ülkemizde.  Zira nerdeyse tamamına yakını sadece dini eğitim almışlardı. Bir çoğu bırakın tahsili eski yazı haricinde okuma yazma becerisine bile sahip değillerdi. Bunların atanmaları için bir tahsil şartı bulunmayıp yörenin Müftüsü başkanlığinda kurulan bir heyetten icazet almaları yeterli idi. Bu imamlar 1965 de çıkarılan bir yasayla Vakıflar bünyesinden maaş alan bir kesim haline getirilmiş Devlet memuru olamasalar da devlete dolaylı bağlı personel haline getirilmiştir.

Köy imamlarının durumu ise daha vahim vaziyettedir bu yıllarda. Köy imamları bir yıllığına tutulurdu köy heyetince. Güz mevsimi, köy idaresinin, hocanın bir sonraki yıl görevine devam edip etmeyeceğine karar verdiği bir mevsimdi aynı zamanda. Bu mevsim gelince, hocada bir telaş başlardı; acaba köylü vazifesine devam ettirecek mi, yoksa göçünü toplayıp başka bir köye mi taşınacak?

Hoca efendi öyle parasını da kolay almazdı. Harman yerlerini bir bir sırtında çuval dolaşıp köy idaresinde kararlaştırılan ölçüde mahsulü her haneden toplaya toplaya gezerdi. Öşürcü derdi bazıları ona.

24 Mart 1977 tarih ve 2088 sayılı kanunla bir anda 12.000 imam asalete geçirilmiş tamamı Diyanet isleri başkanlığı elemanı yapılmıştır.

Ama ne hikmettir ki onları gerek 1965 de Maaşlarına resmi bir statü kazandıran 30. Türkiye Cumhuriyeti 1. Demirel Hükümeti gerekse 1977 de tamamına Devlet memuru statüsü kazandıran 39. Hükümet 4. Demirel hükümeti olmasına rağmen İmam tayfası çoğunlukla ” Camiye, Okula, Kışlaya Siyaset girmemeli” diyen Süleyman DEMİREL’i düşman bilmiş Milli Nizam, Milli Selamet, Refah, Saadet ve Akepe gibi partilerin paralı ordusuna dönüşmüştür.

Bugün Fil hastalığına yakalanan ve din işleri bir tarafa siyaseti kendisine görev edinmiş Diyanet İslerinin bütçe kaleminden aldığı pay Milli Egitim, Sağlık hatta yatırımcı bakanlıkların çok cok üzerine çıkmakla birlikte kurulan çeşitli Vakıflar ve camilerde toplanan paraları da hesaba katacak olursak büyük rakamlar tutan ama hesabı tutulamayan trilyonların kanalize edildiği ama herhangi bir üretimin de bulunmadığı bir sektör haline dönüşmüştür.

Diger taraftan Din adamları Maaşlarını artık Faizsiz Bankadan olacakmış.,

Ne güzel haber,

Eyvallah ama devlet, zamanında ödenmeyen alacaklar için Amme Alacakları Kanunu gereği yüksek oranda  faiz alıp hazineye bu geliri irad kaydetmiyor mu. Ya milletin Rakı, Sigara parasından alınan vergiler , peki ya Genelevden alınan vergiler,  piyango, loto,totodan iddiadan alınan vergiler ve çeşitli isimlerdeki gelir kalemleri,

Bütün bunlardan sağlanan paralardan ödenmeyecek mi bu faizsiz bankaya yatan maaşlar.

Bence buna da son verelim.

İmamın müezzinin maaşı cami cemaatince ödensin tıpkı eskiden olduğu gibi.

Koskoca din adamı kumardan, içkiden, fuhuştan kazanılan parayla maaş mı alır, haram  lokma mı yermiş ağzından Allah lafzı düşmeyen adam.

Hem ekstra mevlit, hatim, aşur, 7 si 40’ı 52’si gibi yüzlerce gelir kalemi varken hoca efendilerin ne gerek haram lokmaya tenezül etmeye değil mi ama.

ETİKETLER:
Muhsin Alnıaçık

Muhsin Alnıaçık

DYP Gençlik Kolları Kurucu Genel Başkan Yardımcısı,Ulaştırma Bakanlığı eski basın müşaviri,sivil havacılık uzmanı
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ