Alexa
Medya Siyaset

İnekleri Kim Sağa

İnekleri Kim Sağa

Akıllara durgunluk verecek nitelikte sorunlar yaşıyoruz.

2020 yılının henüz başında olmamıza rağmen üst üste bazı felaketler yaşadık.

Bilindiği üzere 24 Ocak tarihinde Elâzığ’da 6.8 şiddetinde bir deprem yaşandı vene yazık ki depremde 41 vatandaşımızı kaybettik.

Van Bahçesaray ilçesinde yaşanan çığ felaketinde kar altında kalan 2 vatandaşımızı kurtarma çalışması esnasında ikinci bir çığ düştü. Olayda toplam 41 vatandaşımız hayatını kaybetti.

İstanbul Sabiha Gökçen havaalanında iniş yaparken pistten çıkarak üç parçaya bölünen uçakta ise 3 vatandaşımız hayatını kaybetti.

Önleyici tedbirler felaketlerden önce alınır. Ancak ülkemizde nedense uzmanlar felaketlerden çok önce gerekli uyarılarda bulundukları halde, yani felaketler geliyorum dediği halde önlemler alınmaz ve felaketler sonrasında yetkililer gerekenin yapılacağınısöylerler.

Çok alışkın olduğumuz bu durum değişiyor mu,felaketler öncesinde nihayet önleyici tedbirlerin alınmasına başlanıldı mı? Yapılan bazı çalışmalar şöyle:

8 Şubat 2020 tarihinde THY İstanbul-İzmir seferini yapan uçakta sefer duası anonsu yapıldı. Yolcular uçağın kaçırıldığını düşünerek paniklediler.

Bir valimiz ise felaketlere karşı protokol eşliğinde kurban kestirdi.

Bir de diyanet işleri başkanlığının düşündürücü nitelikteki açıklama ve hutbeleri var. Bu hutbe ve açıklamalar gündem oluşturmaya devam ediyor.

Bunlardan ilki bir Cuma hutbesiydi.Kasım 2019’a ait hutbede maddi ve manevi sıkıntıların alın yazısı olduğu ve isyan edilmemesi gerektiği belirtilmiş…

İkincisi Diyanet İşleri Yüksek Kurulunun TOKİ konutları faiz kararıydı.

Üçüncüsü ise “Kur’an kurslarına birtuğla koyana cennette ev verilir” açıklamasıydı.

Cuma hutbesi ve TOKİ faiz kararına şaşırdık elbette ancak üçüncüaçıklama hiç bilmediğimiz ve iyi ki öğrendik dediğimiz türdendi. Demek ki cennet içinde bulunduğumuz dünyadanpek farklı değilmiş. Demek ki insanların cennette de evleri olabilecekmiş.

Tüketici Hakları Derneğinin yaptığı açıklamada ülkemiz nüfusunun % 20’sinden fazlasınınaçlık,  % 60’ından fazlasının ise yoksulluk sınırının altında bir gelirle sahip olduğu belirtilmiştir.Yani açlık ve yoksulluk sınırının altında bulunan % 80’den fazlavatandaşımızın Kur’an kurslarına tuğla koyamayacağı ortadadır.  Desenize cennete de zenginler gidecek!

Gelelim makalemizin başlık konusu olan Milli Eğitim Bakanının Bakanlar Kurulu’nda mesleki eğitimle ilgili söylediği “Sen ağa ben ağa, bu inekleri kim sağa” sözüne!

Bizim sosyolojik dokumuzda var olan ağalar toprak sahibidirler ve onların tarlalarının süren, ineklerini sağan ve her türlü hizmetlerini yapan marabalarıvardır. Dolayısıyla yukarıdaki sözde bahsedilen ağaların kimler olduğu ortadadır.

Peki ya inekleri sağanlar?

Sahi ülkemizde halen sağılacak yeterince inek var mı? Zira artık süt ürünleri ve et ithal eden bir ülke konumdayız. Bu durum konunun başka bir boyutu elbette. Asıl önemli olan sorular şunlar:

Bu sözle sınıf farklılıklarına ve ayrıştırmaya vurgu yapılmıyor mu?

Bu söz inekleri sağanları küçümseme anlamı taşmıyor mu?

Kaldı ki, dünyada güçlü ekonomilerde kırk binin üzerinde tanımlanmış meslek varken bizde bu sayı beş yüz civarındadır. Neden biliyor musunuz? Meslek liselerinde okuyan ve sanayicinin beklediği ara insan gücünü oluşturan alanlarda meslek tanımları yapılmamış da ondan,bu alanlar ülkenin kaynaklarına ve sanayiinin ihtiyaçlarına uygun olarak belirlenmemiş de ondan.

Gelişmiş ekonomilerde çaycılıktan, inek sağımına, süt ve süt ürünlerinin sağlıklı üretilmesine kadar her alanın bir meslek tanımı vardır ve bütün işler önemlidir.

Örneğin Hollanda’da araştırma ve geliştirme çalışmalarına verilen önem sayesinde hektar başına alınan ürün çok yüksektir. Küçük bir ülke olmasına rağmen ürün miktarı ve kalitesinde ulaşılan etkileyici sonuç bilgi ile beslenen emeğin sonuçları bakımından çok önemlidir.

Şimdi sormak lazım; süt ve süt ürünlerinde, özellikle peynirde dünyada çok önemli bir yer edinmiş olan Hollanda da inekleri sağanların eğitim düzeyi ne?

Bilgiyle beslenen emek üretici bir güçtür ve onun önünde hiçbir şey duramaz. Küçücük bir ülke olan Hollanda’nın tarım ve hayvancılıkta geldiği yer ortada dururken biz en iyi olduğumuz bu alanlarda neden birçok ürünü ithal eder duruma geldik?

Oysa yaptığınız işin ne olduğu değil onu nasıl yaptığınız değil midir önemli olan?

Oysa bilgi çağının gerektirdiği nitelikte insanı yetiştirebilmek değil midir önemli olan?

Sağlık ve mutlulukla kalın…

Hatice Topçu

Hatice Topçu

Rize’de doğdu. İlk, Orta ve Lise öğrenimini Rize’de tamamladı. Lisans Eğitimini İşletme alanında, Yüksek Lisans eğitimini Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eğitim Bilimleri Fakültesi, Eğitim Yönetimi ve Denetimi alanında tamamladı. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Eğitim Yönetimi ve Politikaları Ana Bilim Dalı, Eğitim Yönetimi ve Teftiş Doktora Programına devam etti. Eğitim işkolunun çeşitli kademelerinde görev yaptı. Şubat 2019 tarihinde kamudaki görevinden emekli oldu. Yazın hayatına çeşitli dergi ve antolojilerde yayımlanan şiirleri ile başladı. 2004 yılında “TODAİE Hazırlık Kılavuzu” adlı Orta Doğu Amme Enstitüsü Sınavlarına Hazırlık Kılavuzu yayımlandı. İlk şiir kitabı;“Karanlığın Elleri”2008 yılında, ikinci şiir kitabı; “Yasak Elma” 2016’da yayımlandı. Eğitimci, Şair ve Yazar’ın okul öncesi eğitim çocuklarına yönelik hazırladığı “Can Okulda Dizisi” olarak altı adet hikâye kitabı (Okul Heyecanı, Okulda İlk Gün, Can ve Cansu, Görüyor Öğreniyoruz, Balonlarla Dans ve Can Partiyle) 2017 yılında yayımlandı. “Çağları Delen Önder Atatürk” dizisinin ilk kitabı olan “Altın Saçlı Çocuk” romanının birinci baskısı Ocak 2019 yılında, ikinci baskısı Ağustos 2019 ve üçüncü baskısı Kasım 2019 yılında yayımlanmıştır. Serinin İkinci romanı “Hayallere İlk Adım” romanının birinci baskısı Ağustos 2019 yılında, ikinci baskısı Kasım 2019 yılında yayınlanmıştır. ‘Kül Rengi Dünya” romanı Kasım 2019 yılında yayımlanmıştır. Ayrıca yazarın, Eğitim Bilimleri alanında bilimsel makaleleri bulunmaktadır ve çeşitli gazetelerde makale yazmayı sürdürmektedir. İki çocuk annesidir.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ