Alexa
Medya Siyaset

İnfamia

İnfamia

At izi, it izine karıştı demiş atalarımız. Aynen de yaşıyoruz. Ancak bu karışık izleri biraz olsun normale döndürecek; Bir hayalim var…!

Güzel vatanımızda en ağır olaylar dahi normal karşılanır oldu. Yalanlar, iftiralar, talanlar satın alınmışlığın ortasında adeta hüküm sürmekte ve bu durumdan cesaret alanlar da resmen suç makinesine dönüşmekte. Yok mu bir çare?

Evet var.

Bu çürümüşlüğe kısmen de olsa bir çare var..!

Hem de Roma Hukukundan…

O da “ infamia ”.

Yani şerefsizlik. Şöyle ki;

Roma Hukukunda bulunan, gerçekten günümüzde işimize yarayabilecek, caydırıcı ve çarpıcı nitelikte “infamia durumunu” siz değerli okuyuculara izah edeyim.

İnfamia (şerefsizlik) Roma Hukukunda bir statü idi. Gerçekten de şeref, kişilerin toplumdaki saygınlığı ile ilişkilidir. Roma İmparatorluğu Vatandaşlarının saygınlık derecesini, devletle ve kişilerle olan ilişkilerinin yanı sıra onların özel seçilmiş suçları işleyip işlemedikleri belirlerdi. Özel seçilmiş suçlara, yüz kızartıcı (cinsel saldırı, fuhşa aracılık etme) veya kamu gücünün kötüye kullanılması vb. suçlar dahildi. Bazı suçlarda özgürlüğün kısıtlanması veya vatandaşlığın kaybedilmesi gibi sonuçlar çıkarken, bazı suçlarda ise mahkeme bu suçu işleyen kişiler hakkında esas cezanın yanında “şerefsiz”(infamis) kararı verir ve bu kayıt kişinin nüfus kaydına işlenirdi.

“Şerefsiz” statüsü nüfus kaydına işlenen kişi, artık devlet görevlerine getirilmez, başka kişileri temsil edemez veya şahit olarak kabul edilmezlerdi. Yani bu kişilerin hak ettikleri itibarı Roma Hukuku kendilerine teslim ederdi.

Demiştim ya güzel ülkem için bir hayalim var…

Hayalimin adı infamia.!

Bahsettiğimiz gibi at izinin, it izine karıştığı bu Aziz Vatan’da İYİ’lerin hüküm süreceği gün geldiğinde Türk Ceza Kanunu’na konusu ŞEREFSİZLİK olan bir madde eklemeliyiz.

Bazı olaylarda suçlu bulunacak kişilere karşı verilen hükümlerde ŞEREFSİZLİK maddesi uyarınca da hüküm verilmeli. Bu “şerefsizlik hükmü” suçlunun nüfus kaydına işlenmeli. Nüfus kaydına “ŞEREFSİZ” kaydı işlenenlere “kırmızı kimlik” verilmeli. Bankada, eczanede veya stadyumda kırmızı kimlik kartını göstermeli. Herkes onun aslında bir “şerefsiz” olduğunu görmeli. Ona göre hareket etmeli.

Örneğin çocuğa karşı cinsel istismar suçu işleyen, kadına karşı cinsel saldırı suçu işleyen, kamu gücünü kötüye kullanan, rüşvet alan, cennete uçuran terlik hatta yanmaz kefen satan veya taktırmaması gerektiği halde “boynuna kemer taktıran” kişilere karşı “şerefsiz” hükmü güzel bir itibar iadesi olabilir.

Bir düşünün… Bir suçu işleyecek ve normal bir vatandaş gibi yaşayamayacak. Artık o toplumda herkes tarafından bilinen tescilli bir şerefsiz yani “infamis” olacak…!

İzlerin oldukça karıştığı ülkemiz için ne kadar güzel olurdu değil mi?

Şerefsizler için müebbet hapisten daha müebbet olurdu…

Hayalim gerçekleşir mi, gerçekleşmez mi bilemem…

Bu benim bir hayalim. Yalnızca iyi olanı, masum olanı, korumasız olanı korumak için. O masumlara da yeltenecek olanları caydırmak için.

Aziz Türk Milleti ve  Müstakbel Cumhurbaşkanım Sayın Meral Akşener’in dikkatine arz ederim…

(Dipnot: Hukuk Fakültesindeki Roma Hukuku hocam olan Prof. Dr. Bülent Tahiroğlu’na sonsuz şükranlarımla…)

Mustafa Göktürk Karaca

Mustafa Göktürk Karaca

1988 yılında Hatay/İskenderun’da doğdu. Bursa Çelebi Mehmet Lisesi ve ardından Kıbrıs Yakın Doğu Üniversitesinde Hukuk Fakültesini bitirdi. 2014 yılından bu yana Bursa’da kurucusu olduğu Göktürk Hukuk Bürosunda avukatlık faaliyetine devam etmekte olan Karaca aynı zamanda İYİ Parti Bursa/Nilüfer İlçesi Yönetim Kurulu üyesidir.
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 2 YORUM
  1. Gnül Pınar Atacı dedi ki:

    Harika bir öneri. Son 15 yılda her yanda kol gezen ve gezdirilen İNFAMİS’leri teşhir, tel’in ve izole ederek etkisiz hale getirecek olan bu önerinin Türkiye Hukuk Teorisi ve Pratiği’ne konması tamamen güncel ve gereklidir. Tebrikler sayın KARACA.

    ,

    1. Mustafa Göktürk Karaca dedi ki:

      Teşekkür ederim. Ben hayalimi aktardım. Umarım dikkate alınır.

BİR YORUM YAZ