Alexa
Medya Siyaset

İnsan Ömrünün Aklın Tüketildiği Bir Ülke

İnsan Ömrünün Aklın Tüketildiği Bir Ülke

İnsan hak ve özgürlüklerin inanç saygınlığının alet edildiği bir siyasal sistemin içinde tüketildiğini görmek, İnsan ömrünün yok edildiği bir ülke olmaktan öteye gidememektir.

Bir ülke de insanlar aydınlar, yazarlar, bilim adamları, şairler, sanatçılar diri diri yakılıyorsa, düşünen yazan akıl ve bilimden söz edenleri hapsediyorsanız, orada aydınlıktan demokrasiden özgürlükten adaletten söz edemezsiniz.

26 yıl önce suçları sadece toplumu aydınlatmak adına bir araya gelenleri biz diri diri yaktık.

Bu şimdi insan ömrünün bu ülkede ne kadar değersiz kaldığının bir örneği değil mi?

Ama biz hala Atatürk’le,cumhuriyet’le kavga etmekten vazgeçmedik.

Birilerini neden Atatürk, cumhuriyet, çağdaşlık, özgür olabilmek rahatsız eder?

Bizim neden Mozart, Beethoven, Chopın, Mikis Theodorakis, Arvo Pont, Jahn Tavener, Zalton Kocsis, gibi bestecilerimiz yok?

Dünyaca ünlü besteci Carlo Domeniconi, yüzlerce bestesi var ” Atatürk Türkiye’ sine sevdalıyım gönüllü olarak konservatuvar da ders vermek istiyorum” diyor.

Türkiye’e geliyor ama kimse ilgilenmiyor, gönüllü olarak yaptığı çalışmalar sırasında da işine son veriliyor.

Aydınlıktan bilimden demokrasiden çağdaşlıktan Atatürk’ten nefret etmek neden?

Albert Einstein, Edison, Louis Pasteur, Galilleo, Pierre Curic, İsaac Navton, Nikola Tasla, marie Curie, Robert Darwin, İnsan beyninin yapısını inceleyen James Clerk Maxwell gibi değerlerimiz yok?

Tarih boyunca Bilim ve teknolojiyi akılla birleştiren bu insanlar nedense benim ülkemde anılmıyor bilinmiyor. Çünkü eğitim akıl tüketilmiş. İnsan aklının yok edildiğini düşündükce başka bir değişimin olmasını beklemek mümkün değil. En iyi bildiğimiz şey, kurnaz siyasetin akıl dışı yansımaları, uğraştığımız tek şey siyaset seçim ve sen ben kavgası, kendi sistem anlayışının inandına kalmasını sağlamak adına toplumsal mutsuzluk ve korku.

Kendi geleceğinden ailesinin hayatından endişe duyan bir toplum, açlık sınırında yaşayan 30 milyon insan, bozulan ve asla düzeltilemeyecek bir ekonomik dengesizlik.

Yargıya olan güvensizlik, Hak hukuk ve özgür olmak heyecanını kaybetmek. Dünyada 34 ülke arasında en fazla beyin göçü yaşayan ülke Türkiye, Üniversite eğitimini Avrupa da almak isteyen gençlik sayısı yüzde 73, 2014-2018 yılları arasında yurt dışına yerleşmek isteyenlerin sayısında inanılmaz bir artış var.

Bilim adamı yetiştirmeyen bir ülke olmak tarihe yazılışımız bumu?

Bugün tarihe baktığımızda kendi değerlerimiz de var, Astronomi, tıp, matematik, alanında sayısız eserler kazandırmış Farabi, Ali Kuşcu, Türkiye’nin ilk Atom mühendisi Dr.Ahmet Yüksel, bilim ve teknolojiye yön vermişler. Peki bugün ne kadar bu insanlara değer veriyor anıyor konuşuyoruz acaba? Türkiye sabah kalıyor  kirli siyasetin içinde, akşam aynı sergilenenleri görerek bakıyor geceye. Eğitimi tüketen anlayış, insan beyninin ömrünün tükendiğinin farkında değil, aslında bunun farkında olsa da işine geliyor istenilen bu. Üstün zekalı çocuklarımızın yetişmesi için var olan okul, anlamsız sebepler yüzünden kapatılıyor.

Türkiye kitabın elde ağır bir yük olarak anlatıldığı bir ülke, Bir japon yılda 20 kitap okuyor, yolda metroda trende her yerde, ama biz dünya ekonomisine yön veren bir ülkeden aldığım sadece kadınlara yönelik üniversite açmak.

Bugün 60 bine yakın Türk genci  yurt dışında eğitim görüyor, bunun nedeni daha iyi bir gelecek adına alınmış bir karar.

Beyin göçünün Türkiye ekonomisine yıllık maliyeti 3 , milyar dolar. Ama bugün beyin göçünü önlemek adına yapılan bir çalışma yok, bunun yarattığı sosyal, kültürel ve ekonomik kaybı önlemek için hala başlatılan yürütülen bir çalışma var mı? bunu birileri açıklasın bilmek faydalı olur. Ama biz yılda 3-4 seçim yaşayan bir ülkeyiz, ülke yararı adına, insanlık adına, toplumsal huzur ve uluslararası saygınlığımız adına bunu düşünmek birilerini ilgilendirmiyor. Siyaseti bilmeyenlerin hakim oldukları sistem içinde tek hakimiyetin önemi var. Yaşanacak bir felaket kimsenin umurunda değil, Aklın yok edildiğini düşündükçe geleceği güzel görebilmek isterdim. Hani bestelenen şarkının sözleri gibi HER ŞEY ÇOK AMA ÇOK GÜZEL OLACAK  olmalı da tek arzum bu benim.

Bu ülke yaşananları hak etmiyor, Atatürk’ün sözlerinde olduğu gibi ” efendiler memleketi tanımadığınız bilmediğiniz amacı maksadı nedir görmediğiniz kişilere teslim etmeyin”

Ama ne kadar karamsar olsam da, gene de içimde zaman zaman bir umudun kaldığını düşünüyorum. Dilerim kaygılarım karanlıklara sürüklenmez korkular yaşamayız . Yani aklın yok edildiği değil, Aklın kazandığı bir ülke olmanın sevincini yaşarız.

Prof. Dr. Levent Seçer

Prof.Dr.Levent Seçer

Prof.Dr.Levent Seçer

Levent Seçer (d. 1948), doktor, yazar, şair ve müzisyendir. Adana'da dünyaya geldi. Babası dönemin ünlü müzik adamları Münir Nurettin Selçuk, Hafız Burhan, Neyzen Tevfik, Malatyalı Hasan, Udi Mustafa, Baki Çallıoğlu gibi ünlü bestekarlarla birlikte çalışmış, udi Ömer idi.
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 3 YORUM
  1. ali boztepe dedi ki:

    Değerli hocam, her yazınız beni derin dehlizlere atarak adeta kafamı duvarlara vura vura düşünmeye sevk ediyor ki aşkla, azimle…
    Neden daha sık görmeyiz sizi ?
    Aydınlatın bizi zira kapkaranlık bir çukurdayız!

  2. Derya Tahiteci dedi ki:

    Toplumsal duyarlılık ve tepki İstanbul seçimlerinde kendini gösterdi. Artık tek adam rejimi tükendi, Atatürk devrimleri aydınlığın adıdır kimse bu güzelim ülkemizi karanlıklara sürükleyemeyecek yetti artık kıymayın bu ülkeye yok etmeyin.

  3. Elif Tahiteci dedi ki:

    Bu anlamlı değerlendirmeye katılmamak mümkün değil, tüm güzelliklerimiz yok edilmeden her duyarlı aydın ülkesini seven bireyinlerin hepimizin karanlıklara dönüşmeye izin vermemeliyiz, aykırı düşünenlere karşı kurtuluşumuzun destanını yazmalıyız ablama katılıyorum saygılarımla efendim.

BİR YORUM YAZ