Alexa
DOLAR 6,8651
EURO 7,7947
ALTIN 400,159
BIST 119152,22
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 35°C
Az Bulutlu

İnsan Sarayda Başka Düşünür, Kulübede Başka…

İnsan Sarayda Başka Düşünür, Kulübede Başka…
14.02.2020 - 23:51
A+
A-

İnsan Sarayda Başka Düşünür, Kulübede Başka…

– Tanrı niye göklerde aranır?

– Ona yüklenen yücelik sıfatı bizi göklere yönlendirir de ondan.

– Dualarımızı ellerimizi gökyüzüne açarak yaparız. Niye?

– Gökteki Yüce’lerin verici tavrı insafa gelsin diye…

– Yükseklerde olma kimin tercihi? Tanrıların kendi tercihi mi? Yoksa tanrılar adına insanların mı?

– Tercih kiminse kimin!… Ama bu tercih tanrıların hoşuna gitmiş olmalı ki, hiçbir inancın hiçbir tanrısı itiraz etmemiş duruma.

Tanrıların bu tavrı da tanrılığa soyunma dürtüsü vermiş bazılarına.

Durup dururken doğmamış sultanlık, tiranlık, tek adamlık.

Sayısız avantajlar sağlamış tanrılara ve tanrılığa soyunanlara “Yükseklerde” olma: Erişilmezlik örneğin… Yücelik, dokunulmazlık ve gücü elinde tutma… ve en önemlisi ise güvende olma…

Zeus, bu avantajlar olmasa niye mekân tutsun ki yörenin en yüksek dağını?

Zeus’u diğer tanrılardan daha yüce- daha güçlü kılan onun Olimpos’un en yükseğini mekân tutmuş olmasından başka ayrıcalığı neydi?

Ovada bir derebeyi şatosu gördünüz mü hiç!?…

Beştepe’nin, üçtepeye tercih nedeni de farklı değildir!…

Görkemi itibara, büyüklüğü erişilmezliğe delil!…

İtibardan tasarruf ise halel getirir yüceliğe biçilen değere.

*

Tarihler kendilerini tanrılaştıran kral, tiran, padişah, sultanlarla doludur. Tümünün ortak yönü, yüksek ihtiras ve doyumsuz tutkularıdır.

İhtiras büyür, makamlar büyür, doyumsuzluk son bulmaz… Sonu gelmez susuzluk gibi..

Yüksek ve görkemli saraylar çözüm olmaz ihtirasların susuzluğuna… İsimler önüne yüce sıfatlar ekleme ihtiyacı da yine bundandır.

Kraldır… Her şeyleri vardır, adı Aslanlar Aslanı’dır.

Şah’tır, sarayları vardır, adı önünde “ Şahlar Şahı, Güneşin oğlu” sıfatı vardır.

Üstünde adam ya da makam yoktur ülkesinde… Sınır yoktur yetkisinde… Sorumsuzluk her birşeyin üstünde… Etki’de, yetki’de, yönetim’de “Tektir Adam!” ama yetmez.Yasa yapar, her makama adam atar… İstediğini Karun yapar, istediğini trenden atar… Yine yetmez.

Ülkesi sarayı kadar dar gelir hükmünü yürütmeye…

Can bu çeker!.. Aah bir “Dünya Lideri” sıfatını kapsa… Ne var o zaman dünyaya ayar vermeye… He-heyyyyt!…

*

Kim istemez saltanatı sonsuz olsun!. Güveni sorunsuz olsun!. Dümeni sorunsuz olsun!…

Yükseklerde olmak güç veriyorsa tanrılara; neden tiranlar da, sultanlar da arzulamasınlar tanrısal gücü?

Saraylar, erişilmezlik, güven ve de güç sağlıyorsa sultanlara, krallara, tiranlara, gittikleri yerde niye yeni sarayları olmasın?

Boşuna mı “İtibardan tasarruf olmaz” veciz(!) ifadesi?

*

İnsan sarayda başka düşünür, kulübede başka….

Zaten sorun da burda!…

Saray bencil-ihtiras-baskı-otorite Güç!!!…

Kulübe ezik, mazlum… Aciz. (İşin fıtratı dedikleri de bu zaten).

“Bir baş gerek, o baş ben olmam gerek!” diyorsan; yükseklerde olacak gözün;

* Makam, * Hırs * İhtiras. * Saray…

Saray; görkemiyle güç ve güven misali…

Makam, yetkisiyle güç ve korku timsali…

Hırs, öfkesiyle korku, baskı nedeni

İhtiras, doyumsuzluğuyla ego, otorite emsalii…

*

Demokrasi bildiğin, özgürlük verdiğin kadar…

*

Düşünene yol iki. Seçim senin:

Ya, yılacak, korkacak, sinecek – onursuzca kabulleneceksin.

kul, köle ümmet olmaya “Kaderimdir” diyeceksin; biada boyun eğip İtaat edeceksin

Ya onurunla direneceksin!.

“Ey özgürlüüüK!” türküleri söylemeyi hak edeceksin. Kurtuluşlar böyle başlar

*

Güç yükseklerden yere indirildiğinde otorite son bulur.

Prometeus niye büyük kahraman?

Zeus ateşi gaspedip insanlığı karanlıkta bırakma ihtirasına kapıldı.

Prometeus, başlattığı devrimle ateşi geri aldı insanlığı karanlıktan kurtardı.

Büyük tanrı Zeus’u yendi.

Çok sürmedi bundan böyle tanrıların egemenliği sona erdi.

*

Aaa bak!.. Örgüt!… Olmazsa olmazıdır kurtuluşların.

Örgüt, saraylardan güçlüdür… Korkunun panzehiridir örgütlü cesaret…

“Ya hep beraber, ya hiçbirimiz” örgütte güçbirliği çağrısıdır. Bil…

Faşizmin “Örgüt” korkusu da bundan… Her suçta örgüt aranma takıntısı da bundan.

En çok örgütten korkar Sultan…

Örgüttür esarete karşı duran. Kurtuluş savaşlarını kazanan…

*

Yarı tanrılığa soyunanları gökten yere indirmeye bak sen!… Varlıkları da ondan sonra sona erer kendiliğinden.

HA GAYRET!…

*Mehmet Halil Arık
Emekli eğitimci
mehmethalilarik@gmail.com

Mehmet Halil Arık

Mehmet Halil Arık

Emekli Eğitimci
Mehmet Halil Arık Tüm Yazıları
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.