Alexa
DOLAR 7,9632
EURO 9,5099
ALTIN 463,389
BIST 1325,47
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 17°C
Parçalı Bulutlu

İnsan

İnsan
20.11.2020 - 20:30
A+
A-

Kolay değil insan olmak. Kolay değil insanı anlamak, anlatmak. Kolay değil, çünkü insan o denli karmaşık,  bencil olabiliyor ki bazen ve o denli acımasız; ilkel, umarsız, kendi varlığının etrafında dönüp duran!

Dilimin döndüğünce anlatmaya çalışayım. Eski bir şiirimin bana yardımcı olacağını düşünüyorum. Eski dememe bakmayın, insan gibi hep yeni!

Gece koyu,
Alıp başını gitmiş yıldızlar,
Gökyüzünün karanlık köşelerine;
Ve gecenin teni kadar koyu düşüncelerim,
Gece kadar karanlık hissettiklerim.

Üzgünüm, yorgunum, kaygılıyım!
Dünyanın bütün yükü omuzlarımda.
Aslında,
Keşfetmekle başladı varlığım.
Ateşi ben buldum, insanı ısıttım.

Avcılıkla başladım öldürme işine.
Önceleri karnımı doyurmaktı amacım
Sonra,  daha çok şeye sahip olmak istedim;
Ve insana doğrulttum silahımı, insana.
İşte o noktada başladı insanın insana kulluğu.
Acılar, açlıklar, yalnızlıklar…

İşte o noktada başladı savaşlar.
Silahlanmanın önünü alamadım.
Ürettim daha yenisini, daha gelişmişini;
Başkalarının üzerinde denedim ürettiklerimi.

Nihayetinde, atom bombası, kimyasallar;
Hiroşima, Nagazaki;
Asit yağmurları, buharlaşan insanlar…
Tanrı’m ne vahşetti o!

Vietnam, Afganistan, Irak;
İşgaller, ölümler, yangınlar…
Ve ozonu deldim, ozonu.
Aç gözlülüğüm uğruna,
İhtiyacımın çok ötesini istemem uğruna,
Dünyanın dengesini bozdum.

Canavarlar yarattım,
Doyumsuz, maskeli canavarlar.
Yedikçe daha çok acıkan,
Daha çok yeme ihtiyacı duyan canavarlar.

Tanrı’m,
Ne maskeydi o!
Ne korkunç bir maskeydi,
Melek görünümünde şeytanı yaşatan.

Artık ağlıyor gece,
Göçüp giden yıldızlarını istiyor.
Hak etmeden yok edilen
Masum insanlara ağlıyor gökyüzü.

Üzgünüm, yorgunum, kaygılıyım!
Dünyanın bütün yükü omuzlarımda.
Ağır geliyor, kaldıramıyor bu yükü bedenim.
Karanlık gecelerine sığındım.
Kuytu köşelerinde yıldızları aradım,
Yitip giden yıldızları.

İlk gülüşlerinde yok olup giden çocuklarla,
Hayalleri katledilen genç kızlarla,
Savaş meydanlarında bedenlerini bırakan yağız delikanlılarla
Ve çocuklarına siper olup ölen
Analarla, babalarla, ninelerle, dedelerle buluştum.

Kaybolan yıldızları sordum onlara.
Sustular, haklıydılar.
Kendi tercihleri hiç olmamıştı,
Zaten hep susmuştular.

Ben de sustum.
Nasıl konuşabilirdim ki
Yaşanan bunca acıdan, haksızlıktan sonra?
Nasıl konuşabilirdim ki
İnsanın insana yaptıklarından sonra?
Utanıyorum, çok utanıyorum.
Tanrı’m ben neyim?
Şeytan mıyım, melek miyim?

Tanrı’ m!
Tek bir insan,
Sıyrılıp yaşamın maskesinin gölgesinden,
Gösterebilecek mi gerçek yüzünü?
Korkmadan yürüyebilecek mi
Ölüm kusan silahlara, kimyasallara karşı?
Ve yeniden en yüce değer olan sevgi,
Gelinliğini giyip, özgürce dolaşabilecek mi ülkemin sokaklarında?

Nasıl güvenebilirim şimdi, asılları değişmiş sözlere,
Sahte gülüşlere,
İnsan görünümündeki maskelere?
Nasıl güvenebilirim?

Yürümeli, yürümeli!
Günün ilk ışıklarıyla kalkıp yürümeli.
Mutlaka, mutlaka vardır;
Maskelerin gölgesinde olmayan yüzler,
Aslolan sözler ve içten gülüşler.
Mutlaka vardır ve olmalı.

Yola çıkmalıyım.
Günün ilk ışıklarıyla yola çıkmalı ve aramalıyım
Yitip giden yıldızları, aslolan insanları.
Vazgeçmemeliyim!
Aramalıyım, aramalıyım, aramalı.

Ne zor şeymiş insan olmak?

Kendini arama yolculuğu sürüyor insanın. Ya da kendi gibi görünenleri anlama yolculuğu.  Öyle görünüyor ki bu yolculuk hiç bitmeyecek…

Hatice Topçu

Hatice Topçu

Rize’de doğdu. İlk, Orta ve Lise öğrenimini Rize’de tamamladı. Lisans Eğitimini İşletme alanında, Yüksek Lisans eğitimini Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eğitim Bilimleri Fakültesi, Eğitim Yönetimi ve Denetimi alanında tamamladı. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Eğitim Yönetimi ve Politikaları Ana Bilim Dalı, Eğitim Yönetimi ve Teftiş Doktora Programına devam etti. Eğitim işkolunun çeşitli kademelerinde görev yaptı. Şubat 2019 tarihinde kamudaki görevinden emekli oldu. Yazın hayatına çeşitli dergi ve antolojilerde yayımlanan şiirleri ile başladı. 2004 yılında “TODAİE Hazırlık Kılavuzu” adlı Orta Doğu Amme Enstitüsü Sınavlarına Hazırlık Kılavuzu yayımlandı. İlk şiir kitabı;“Karanlığın Elleri”2008 yılında, ikinci şiir kitabı; “Yasak Elma” 2016’da yayımlandı. Eğitimci, Şair ve Yazar’ın okul öncesi eğitim çocuklarına yönelik hazırladığı “Can Okulda Dizisi” olarak altı adet hikâye kitabı (Okul Heyecanı, Okulda İlk Gün, Can ve Cansu, Görüyor Öğreniyoruz, Balonlarla Dans ve Can Partiyle) 2017 yılında yayımlandı. “Çağları Delen Önder Atatürk” dizisinin ilk kitabı olan “Altın Saçlı Çocuk” romanının birinci baskısı Ocak 2019 yılında, ikinci baskısı Ağustos 2019 ve üçüncü baskısı Kasım 2019 yılında yayımlanmıştır. Serinin İkinci romanı “Hayallere İlk Adım” romanının birinci baskısı Ağustos 2019 yılında, ikinci baskısı Kasım 2019 yılında yayınlanmıştır. ‘Kül Rengi Dünya” romanı Kasım 2019 yılında yayımlanmıştır. Ayrıca yazarın, Eğitim Bilimleri alanında bilimsel makaleleri bulunmaktadır ve çeşitli gazetelerde makale yazmayı sürdürmektedir. İki çocuk annesidir.
Hatice Topçu Tüm Yazıları
YORUMLAR
  1. Uğur Çelik dedi ki:

    Saygıdeğer Hocam makaleleriniz, görüşleriniz ve doğal, güzel şiirleriniz karşısında gıpta ediyorum. Bilhassa bu makalenizde paylaştığınız şiiriniz enfes bir şiir, çok beğendim.