Alexa
Medya Siyaset

İstiklal Marşımızı Tartışmaya Açmak Cumhuriyeti Yıkma Girişimidir

İstiklal Marşımızı Tartışmaya Açmak Cumhuriyeti Yıkma Girişimidir

Harflerimizin ve istiklal marşımızın tartışmaya açılması Türkiye cumhuriyetini yıkma girişimidir.

AKP 2012 yılından beri niyetinin bu olduğunu açıkça söylemektedir. AKP sözcüsü Mahir Ünal’ın 9 Ağustos 2017’de söylediği,”Devleti yeniden yapılandırıyoruz.Mimarı ve lideri Erdoğan’dır” sözü, AKP Merkez Karar ve Yürütme Kurulu (MKYK) üyesi Ayhan Oğan’ın 4 Ağustos 2017’de,”Biz yeni bir devlet kuruyoruz. Beğenin beğenmeyin bu devletin kurucu lideri Tayyip Erdoğan’dır” sözüyle eş anlamlıdır.

AKP’nin amacının ne olduğunu Mart 2013’de AKP İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu net bir şekilde açıklamıştır; “10 yıllık iktidar dönemimizde bizimle şu ya da bu şekilde  paydaş olanlar gelecek 10 yılda bizimle paydaş olmayacaklar. Çünkü geçtiğimiz 10 yıl içinde, bir (Kemalizm’i) tasfiye süreci ve bir tanımlama özgürlük, hukuk, adalet söylemi etrafında yaptıklarımıza paydaş, destek olanlar vardı. Onlar da şu ya da bu şekilde her ne kadar bizi hazmedemeseler de; diyelim ki liberal kesimler, şu ya da bu şekilde bu süreçte bir şekilde paydaş oldular.

Ancak gelecek inşa dönemidir.

İnşa dönemi liberallerin arzu ettiği gibi olmayacak. Dolayısıyla o paydaşlar bizimle beraber olmayacaklar. Dün bizimle beraber şu ya da bu şekilde yürüyenler, yarın bizim karşımızda olan güçlerle bu sefer paydaş olacaklar. Çünkü inşa edilecek Türkiye ve ihya edilecek gelecek onların kabulleneceği bir gelecek ve bir dönem olmayacak. Onun için işimiz çok daha zor”

Demek ki Liboşlar farkında olmasa da AKP,  sürekli değil geçici beraberlik kurduğunu bilmektedir.

Şimdi de Hrant Dink davasında yargılanan eski Polis müdürü fetocu Ali Fuat Yılmazer’in 16 Ocak 2017’deki savunmasında işbirliği konusunda ne dediğine bakalım.

İstanbul’da görev yaptığı 2007-2011 yılları arasında sık sık dönemin başbakanı Tayyip Erdoğan’la görüştüğünü belirten Yılmazer şöyle diyor:

“Her şeyi Erdoğan’ın talimatıyla yaptım Bugün ‘KUMPAS’ denen ERGENEKON, BALYOZ soruşturmaları için emir veren bizzat dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’dır”

(Yılmazer’in bu sözleri, Erdoğan’ın FETO tarafından kandırıldığını, şimdi ise KEMALİST çizgiye gelip Amerika’ya karşı anti emperyalist savaş verdiğini söyleyen Doğu PERİNCEK’E kapak olsun)

Bu ifadeden de anlaşılacağı üzere ABD, FETO ve Erdoğan İşbirliği Yapmıştır.

Yani,

“Bilinçli birliktelik” durumu VARDIR.

– ABD’nin amacı BOP Projesini gerçekleştirmektir.

– FETO’nun amacı Türkiye’nin yönetimini ele geçirmek ve şeriat devleti kurmaktır.

– Erdoğan’ın amacı, BOP Eşbaşkanlığını kullanarak Suriye’yi bölmek ve eyaletlerden oluşan OSMANLI İMPARATORLUĞUNU tekrar kurmak, kendisi de HALİFE-PADİŞAH OLMAKTIR.

Demek ki, nihai hedefleri birbirinden farklı olan bu üçlü, birbirlerini aldatmamış baş düşmanları olan sivil, asker Atatürkçü Muhalefeti yok etmek için *KONSORSİYUM kurmuşlardır.

Bu nedenle,

Kim Aldatıldı?

Kullanan Kimdi?

sorularını değil,

“Konsorsiyumun karlı çıkanı kim oldu?” sorusunu sormalıyız.

Karlı çıkan hiç kuşku yok ki Erdoğan’dır.

Erdoğan 20 Temmuz 2016’dan beri OHAL KHK’LERİ ile padişah yetkileri kullanmakta olup, Anayasa Değişikliği Referandumu ve başkanlık seçimleri ile tıpkı Hitler gibi demokrasiyi kullanarak adım adım tek adam yönetimi kurmaktadır.

Sanmayın ki karşı çıkmazsanız, size ve cocuklarınıza bir sey olmaz. Yine olur. Sadece biraz geç olur. Üstelik sıra size geldiğinde, etrafta sesinizi duyacak kimse kalmaz.

Tarihin akışı Demokrasi, özgürlük ve barışı savunanlardan yanadır. Kendi dini yorumu dışındaki inanışları yok etmek için zalimce saldıranlar, çıkarları ve ipe sapa gelmez hayalleri için ABD emperyalistleri ile işbirliği yapanlar, andımızı, TC’yi kaldıran, Bayramlarımızı kutlatmayan, Türk Milletçiliğini ayakları altına aldığını söyleyenler değil demokrasi ve özgürlükleri savunanlar kazanacaktır.

Ama duraksama ve İran gibi geriye gidişler, 50-60 yıl karanlığa gömülüşler de mümkündür. Eğer şimdi direnmezsek bir daha direnemez yok olur gideriz.

O halde Mustafa Kemal’in ,
“YA İSTİKLAL YA ÖLÜM”
sözünü hatırlamanın ve gereğini yapmanın vakti gelmiştir.

Sevgilerimle.

Tuncay Erciyes

17 Mart 2018

* KONSORSİYUM: İki veya daha fazla işletmenin ORTAK bir AMACI gerçekleştirmek için GEÇİCİ olarak İŞBİRLİĞİ yapmasıdır.

Tuncay Erciyes

Tuncay Erciyes

Kurtuluş Savaşına katılmış istiklal madalyası sahibi Malul Gazi bir Subayın torunu olarak dünyaya gelen Tuncay Erciyes Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kimya Müh. Bölümünü 1970'de bitirerek Maden Tetkik Ve Arama Enstitüsünde analist kimyager olarak meslek hayatına başladı.2001 yılına kadar kamu ve özel sektörde yönetici olarak çalışmaya devam etti.2001 yılında İstanbul Üniversitesine öğretim görevlisi olarak davet edildi. Uzun yıllar Seramik sanayinde çalışması nedeniyle edindiği teorik ve pratik bilgileri paylaşması için yapılan davete uyarak, Ekim 2001’de Seramik Bilgisi ve Seramik Teknolojisi Derslerinin öğretmenliğini üstlendi ve halen de bu görevde çalışmaktadır.
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 2 YORUM
  1. Huseyin aydin dedi ki:

    Tam da bu günlerde demokrasiden yana olanları “ki çoğunluktur” derleyip toparlayacak dirayetli, halkın anlayacağı dilden hitap eden etkileyici bir lidere ihtiyaç vardır.

  2. Gönül Pınar Atacı dedi ki:

    Son derece güncel, tümüyle somut ve nesnel, derin bilimsel ve gerçek vatansever bir analiz ve sentez. Sevgili Tuncay ERCİYES’i içten teşekkürler ve en iyi dileklerle kutlamak gerek.

BİR YORUM YAZ