Alexa
Medya Siyaset

İzmir Solun Kalesi Midir?

İzmir Solun Kalesi Midir?

Son yıllarda gerek seçim öncesinde, gerek seçim akşamlarında gerekse seçim sonralarında duyduğumuz “solun kalesi İzmir” tasviri üzerine yazacağım. Güncel siyasete doğrudan değinmeden, yazının sonunda çıkan tabloya bakarak dolaylı bir güncel siyaset yorumu yapacağım.

Dillere pelesenk olan “solun kalesi İzmir” söylemi, internette ulaşabileceğiniz üzere, pek çok isim tarafından farklı tarihlerde incelenmiş. Ancak görüyorum ki halen dile getirilmeye muhtaç bazı noktalar var. Çünkü tarihsel hiçbir temeli olmayan bu söylem yıllardır kullanılageliyor. Gelin Türkiye’nin demokrasi hayatında genel seçimlerdeki İzmir’e bakalım.

1950 Genel Seçimleri.

Demokrat Parti’nin kazandığı ilk seçim. DP, %58,6 gibi yüksek bir oranla İzmir’deki tüm vekillikleri almış.

1954 Genel Seçimleri.

Demokrat Parti’nin tüm ülkede rekor kırdığı seçim.

İzmir’de de %60,5 ile birinci parti DP.

1957 Genel Seçimleri.

Demokrat Parti’nin ülke genelinde oy kaybettiği ancak tek başına iktidar çıktığı seçim, aynı zamanda Menderes’in son genel seçimi.

Ülke genelinde %47,8 alan Demokrat Parti, İzmir’de bu oranı da aşarak %54,7 oy almış.

27 Mayıs 1960’ta gerçekleşen ihtilal sonrasında hazırlanan yeni Anayasa, 1961’de halka sunuldu. %61,8 ile “evet” çıktı ülke genelinde. İzmir’de ise %50,2 ile “hayır” çıkmıştı.

Adnan Menderes’in idamının gölgesinin düştüğü 1961 Genel Seçimleri’nde CHP %36,7 ile sıralamada birinci oldu.

İzmir’de ise Adalet Partisi %55, CKMP %3,1 YTP ise %1.5 almıştı yani “sağ” partilerin oy toplamı %60’a dayanıyordu.

1965 Genel Seçimleri.

Seçimin galibi açık arayla Demirel’in AP’si.

İzmir’de de şaşırtıcı olmadığı üzere kazanan Adalet Partisi. AP, Millet Partisi ve Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi’nin oylarının toplamı %65’i aşmıştı.

1969 Genel Seçimleri.

Demirel’in AP’si yine ülke genelinde birinci parti.

İzmir’de ülke genelinde aldığı oydan da fazla olarak %53,2’ye ulaştı. İzmir’de tüm “sağ” partilerin oylarının toplamı %56’ya ulaşmıştı.

1973 Genel Seçimleri.

Karaoğlan Ecevit’in CHP Genel Başkanı olarak girdiği ve ülke genelinde en yüksek oya ulaşan partinin CHP olduğu genel seçim.

İzmir’de ise şaşırtıcı bir şekilde “sol” bir parti, CHP %44,1 ile birinci çıkmıştı. Ancak, “sağ” partilerin oy toplamı %52’yi aşıyordu.

Darbe öncesi son genel seçim, 1977.

Karaoğlan’ın CHP’si %41,4 ile ilk parti olarak çıktı.

İzmir’de CHP tekrar birinci parti çıkmıştı ancak daha önemlisi, oyu %52’yi aşıyordu. Yani, ilk kez “sol” seçmen çoğunluğa ulaşmıştı İzmir’de.

Darbe sonrası ilk olan ancak “yasaklı” genel seçim, 1983.

Darbecilerin onayladığı isimlerin girebildiği seçimde Türkiye genelinde Özal’ın partisi ANAP tek başına iktidarı yakaladı.

İzmir’de ise İstanbul ve Ankara’dan farklı olarak Necdet Calp’in partisi Halkçı Parti kazandı %37,3 ile. Ancak “sağ” partilerin oy toplamı %61,7 ediyordu.

Demirel, Ecevit, Erbakan, Türkeş gibi siyasetin eski ancak kuvvetli isimlerinin de katılabildiği genel seçimler, 1987.

ANAP’ın en fazla oyu aldığı bu seçimde İzmir’i çok ufak bir farkla ANAP kazandı. “Sağ” oy toplamı %55,2’yi buluyordu İzmir’de.

1991 Genel Seçimleri.

Demirel’in DYP’si ülke genelinde %27 ile birinci parti oldu.

İzmir’de de kazanan DYP’ydi. İlde “sağ” partilerin oy toplamı %60’a yaklaşıyordu.

1995 Genel Seçimleri.

Necmettin Erbakan’ın genel başkanı olduğu Refah Partisi, %21,4 ile birinci çıktı.

İzmir’de ise yine birinci parti farklıydı son 2 seçimin aksine. Ecevit’in DSP’si çok az bir farka rağmen %24,4 ile birinci çıktı. “Sağ” oyların toplamı %57 civarındaydı.

1999 Genel Seçimleri.

Ecevit’in DSP ile birinci çıktığı ve sonucunda koalisyon getiren son seçim.

İzmir’de yine Ecevit’in DSP’si rahat kazandı. “Sağ” oylar toplamı bu sefer çoğunluğu sağlayamadı, yaklaşık %43’te kaldı.

2002 Genel Seçimleri.

Koalisyon dönemlerine son veren bu seçimde sadece 2 parti meclise girebildi, AKP %34,4 ile birinci parti oldu.

İzmir’de CHP 25 yıl sonra %29,1 ile kazandı. “Sağ” oyların toplamı yine çoğunluğu sağlayamadı, %44 civarında kaldı.

2007 Genel Seçimleri.

AKP bu seçimlerde %46,6 ile birinci parti oldu.

İzmir’de CHP %35,5 ile birinci çıktı. Ancak “sağ” partiler çoğunluğu sağlayıp %51’e yaklaştı.

2011 Genel Seçimleri.

AKP’nin %49,5 ile yine birinci çıktığı seçim.

İzmir’de CHP yine oy arttırdı ve %43,7’ye ulaştı. Ama “sağ” partilerin oyları ufak bir farkla tekrar %50’yi geçti.

Haziran 2015 Genel Seçimleri.

AKP’nin ilk kez oy kaybettiği genel seçim.

İzmir’de CHP %44,8 ile birinci oldu. “Sağ” partilerin oy toplamı bu sefer azınlıkta, %42’de kaldı.

Kasım 2015 Genel Seçimleri.

Görüşmeler sonucunda hükumet kurulamadı ve erken seçime gidildi. AKP %49,5 ile seçimi kazandı.

İzmir’de CHP %45,9 ile genel seçimlerde buradan aldığı en yüksek orana ulaştı.

“Sağ” partilerin oy toplamı ise %45 civarında kaldı.

Değerlendirmeler

Yukarıda 1946 hariç tüm genel seçimleri sıraladım.

İlde en fazla oyu alan partilere göre bakarsak “sol” partiler sırasıyla; 1973, 1977, 1983, 1995, 1999, 2002, 2007, 2011, Haziran 2015, ve Kasım 2015 Genel Seçimlerinde İzmir’de 1.çıkmış.

Seçimin ilde ve ülke genelinde kazanından bağımsız olarak, İzmir’de “sol” partilerin çoğunlukta olduğu genel seçimler sırasıyla 1977, 1999, 2002, Haziran 2015 ve Kasım 2015.

Tüm bu verileri gözden geçirince, İzmir seçmeni ilk kez 1973’te Ecevit gibi genç ve güçlü bir siyasi profille “sol” bir parti olan CHP’yi 1.çıkarttığını görüyoruz. Aynı şekilde 1977 Genel Seçimlerinde de Ecevit’in CHP’si İzmir’de 1. olmuştur, hatta ilk kez tüm “sol” partilerin oy toplamı çoğunluğa geçmiştir. Ancak bu seçimlere kadar İzmir, Adnan Menderes ve Süleyman Demirel gibi deneyimli “sağ” siyasetçileri ısrarlı şekilde çoğunlukta seçmiştir.

1983 Genel Seçimlerinde halkın pek de aşina olmadığı (Özal hariç) isimlerle ve yeni kadrolarda gidilen bir seçim olduğundan net değerlendirme yapmanın doğru olmayacağını düşünüyorum.

1995’te Ecevit’le beraber DSP İzmir’i az bir farkla kazandı. Ancak sağ oylar %57’leri bulduğundan burada Ecevit’in 18-20 sene önceki yükselen imajının ve ülkedeki gelişmelerin önemli olduğunu düşünüyorum.

1999’da Ecevit yine İzmir’de birinci çıktı. Burada da katil Öcalan’ın yakalanışının büyük etkisinin olduğunu düşünüyorum. Öyle ki, “sol” oylar bu sefer çoğunlukta yer aldı.

2002’den Kasım 2015’e kadar olan tüm genel seçimlerde CHP birinci parti oldu İzmir’de. Ancak 2007 ve 2011’de “sağ” partiler çoğunluktaydı. Bu süreçte gerçekleşen 5 genel seçimde İzmir’i CHP’nin kazanmasında pek çok sebep söylenebilir, ancak ben en önemlilerden birisinin “merkez sağ” parti olmayışından kaynaklandığını düşünüyorum. Çünkü İzmir, Menderes’e de, Demirel’e de, Özal’a da muhafazakar yahut milliyetçi olduğu için değil, “merkez sağ” bir parti olduğu için oy vermişti. Ancak AKP’nin -2002 ve 2007 arasındaki süreç hariç- ve MHP’nin bu “merkez sağ” beklentisini karşılayamadığını düşünüyorum, en azından İzmirli seçmenin gözünde.

AKP’nin 1.parti çıkamama sebeplerinden biri de, İzmirli seçmenin “sağ” kültüre sahip olmasına karşın “muhafazakar” kültüre fazla oy vermemiş olmasındandır. Örneğin Refah Partisi ve Milli Görüş, ülke genelinde en fazla oya ulaştığı 1995’te dahi İzmir’de %8,4 alabilmişti. Aynı şekilde MHP’nin oy patlaması yapıp %18 aldığı 1999’da, İzmir oyu %11’de kalmıştı.

Dolayısıyla CHP’ye bu yönelimin diğer sebepleri seküler kaygılar, Atatürk milliyetçiliği şeklinde sayılabilir.

İYİ Parti ne kadar oy alır, iddia edildiği gibi “merkez” misyonunu üstlenebilir mi, seçmende karşılığı ne olur bunlar tartışılmaya ve takip edilmeye değer konulardır. Parti parti öngörü sunmam doğru olmaz ancak “merkez sağ” yahut “merkez” değerleri savunan partilerin İzmir’de şansı-seçmen kitlesinin değişmesine rağmen- hep daha yüksektir.

Sonuç olarak, İzmir’in sürekli dile getirildiği gibi “solun kalesi” olmadığını, geçmişte “merkez sağ” siyaset anlayışının kalesi olduğunu, “sol” oluşumlar birinci gelse dahi genelde “sağ” oluşumların çoğunlukta olduğunu, 5 genel seçimde de CHP’nin 1.olmasının bu özelliğini çürütmediğini, oluşan yahut oluşacak güçlü bir “merkez” ya da “merkez sağ” partinin potansiyelinin takibe değer olduğunu söyleyebiliriz.

Notlar
1-Verileri Yeni Şafak’ın seçim sayfasından kullandım.
2-Halk oylamalarından sadece 1961 Referandumu’na yer verdim çünkü 1982, 2010 gibi referandumları değerlendirirken “sağ”-“sol” ayrımı yapmak daha zor.
3-Yerel seçimleri hesaplara katmamamın sebebi, yazıyı çok uzatıp ilginizi azaltmamayı amaçlamamdır.

Doğukan Temizel

Doğukan Temizel

"1998'de İstanbul'da doğdum. İlköğretim ve lise eğitimimi Bakırköy'de tamamladım. Şu sıralar üniversitede hukuk öğrenimine devam ediyorum. 2011'den bu yana çeşitli internet sitelerinde yakın tarih üzerine köşe yazılarım yayınlanıyor."
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ