Alexa
Medya Siyaset

Kadın Çocuk

Kadın Çocuk

Geleceği alınmıştı elinden, hayalleri, aşkı… Henüz on yaşında…

On yaşında, büyümeye çalışan, hayallerine ulaşmaya çalışan bir kız, çocuk…

Okumak, uçurtma uçurmak, sokakta ip atlamak, top oynamak, ne kadar masumca hayaller değil mi?

İki kardeşi var. Biri iki yaşında, diğeri yedi.

Her şeyin üzerini örtmeye çalıştılar…

Sigaranın, içkinin, çıplak vücudun, tecavüzün, tacizin, bir  öfkenin, bir iğrenç nefsin üstünü örtemediler…

Bir tokat, bir taciz, bir tecavüz haklıydı hep! Kim bilir ne yapmıştı tokat yemek için. Kim bilir nasıl davranmıştı tacize uğramak için. Kim bilir ne giyinmişti tecavüze uğramak için!

Yani, hep suçluyduk, onca masumiyetimizle..

Öylesine dans ettik, öylesine güldük, öylesine yakıştırıp giyindik. Masumduk yani.

Oysa hep kadın diyerek baktınız vücudumuza, hep kadın diyerek şehvet duydunuz küçücük bedenlere…

Salyalarınızı akıttınız hayasızca.

Pantalonlarınızı indirdiniz pantalonlarınızdan kısa, küçük masum bedenlere…

Hayatlarına travma oldunuz, yaratık gibiydiniz, o pis arzularınızı yüklediğiniz ellerinizle dokunurken çocuk bedenlere.

Canavar olmuş bedeninizin gölgesi ile ezdiniz daha elleriniz dokunmadan. Korkuyu, acıyı, utancı, dehşeti yaşattınız, adam olmayan kalıbınız ile…

Bir baba!…

Nasıl yani,,,

Nasıl! Nasıl…

Canavar bedeni ile, iğrenç şehveti ile, kocaman elleri dokundu….

Depremler yarattı içinde, herkes susmuş, karanlık içinde çocuk bedeni… öldü içinde çocuk!

Saçları ağardı, karardı yüzü, gitti kalbi bırakıp gitti bedenini, bir garip hal aldı ruhunu, kapandı gözleri güneşe, artık hep karanlıktı…

Dursun istedi çılgınca çarpan kalbi, dursun, o masum gözleri görmesin, bir mermi ile vuruldu ruhu, yanaklarından süzüldü gitti gözyaşları, umutları ile, hayalleri ile….

Nasıl kıydın baba!

Ayrıldı ruhu bedeninden, o değildi artık o beden, o çocuk beden….

Uyuyamadı, unutamadı, utandı, kırıldı, küstü ruhu bedenine, oysa onun değildi o kara geceler…

Çırpındı yüreği, kimseler bilmedi…

On yaşında…

İsmi bende saklı… benim ismini HAYAL koyduğum…

Hayalleri yıkılan Hayal’imin sözleri…

‘’ Önce baba sevgisinin  böyle olduğunu düşünmüştüm..ama çevremde gördüklerim böyle değildi! Canım yanınca…

İnsan babasından korkar mı?’’

İnsan babasından korkar mı ?en acı soru, en acı acı, en karanlık, en bitirici soru. Her şey bitiyor. Her yer duruyor. Her yer batsın, diyor insan…

Saçlarını tutam tutam yolan, sinesine vura vura ölen çocuk!

Yutkundu, daldı gözler, kızardı yüzü, bittim, tükendim onunla…

Devam etti; ‘’ Sonra tanımadığım insanların olduğu yere götürdüler….  En sevdiklerim de yoktu, başıma gelenlerin, sadece benim başıma geldiğini düşünüyordum. Ben ne hata yaptım, neyi yanlış yaptım diye sorguluyordum. Ailemiz dağılmıştı, kardeşlerim bir yere ben bir yere… Savrulduk. Orada yalnız olmadığımı anladım. Her anlamda yerlerde sürünüyordum. Önce bunun benim suçum olmadığını kabul etmem gerekiyordu. Ya böyle yapacaktım, ya da okuyarak ayakları yere sağlam basan bir birey olacaktım. Ben ikinciyi seçtim. Çalıştıkça, yalnızlığımı, kabus gecelerimi, korkularımı, utançlarımı biraz daha hafifletir oldum.’’

Hayal, şimdi genç bir kadın…

Güçlü bir kadın…

O ve onun gibi kızlarımız daha da güçlü olacaklar. Çünkü o iğrençlik onların değil, yaşatan aşağılık zihniyetin.

Daha fazlasını yazamıyorum, gözyaşlarımı durduramıyorum. Kalbimdeki sızı bir başka…

Bunca yaşanan karanlıkları yazmak istemezdim, lakin bilinmeli, duyulmalı, hissedilmeli ki onlar ile çarpsın yüreğimiz…

Yeni yılın ilk yazımda böyle olsun istemezdim

İkinci evladı yazıp, sonra onları kimler bağrına basmış evlat gibi, o güzel insanlar ile tanıştıracağım…

Sevgi ile kalın…

Ayşe Uçar

YAZIYI ERHAN GÖKAY AKSOY’UN SESLENDİRMESİYLE DE DİNLEYEBİLİRSİNİZ

ETİKETLER:
Ayşe Uçar

Ayşe Uçar

"Söz konusu vatansa,gerisi teferruattır diyen" Atatürkçü,Cumhuriyet kadını...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ