Alexa
Medya Siyaset

Kalem, Kağıt Alsın Gelsin

Kalem, Kağıt Alsın Gelsin

100 yıl önce, 21 Haziran’ı, 22 Haziran’a bağlayan gece, saat 09 sularıdır.

Atatürk ve arkadaşları Ali Fuat Cebesoy, Hüseyin Rauf Orbay, Albay Refet Bele, Albay Kazım Dirik, Binbaşı Refik Saydam ve Binbaşı Hüsrev Gerede Amasya’da aynı odadadırlar.

Atatürk, Ali Fuat Cebesoy’a döner;

“Cevat Abbas Gürer kalem, kağıt alsın gelsin” der.

Cebesoy, emri iletir.

Cevat Abbas, gaz lambasının aydınlattığı odaya girer ve masanın orta yerine oturur.

Odadakiler sessiz ve hareketsizdirler.

Atatürk, sigarasını yakmıştır.

Cevat Abbas önünde kağıt, elinde kalem beklemektedir.

Atatürk;

“Yaz bakalım!”

1- Vatanın tamamiyeti, milletin istikbali tehlikededir.

2- Hükümeti merkeziye, deruhte ettiği mes’uliyetin icabını ifa edememektedir (Merkez hükümet yüklendiği sorumluluğun gereğini yerine getirmemektedir). Bu hal milletimizi madun tanıtıyor (yok sayıyor).

3- Milletin istiklalini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.

4- Milletin bu hal ve vaziyetini depiş etmek (öne sürmek) ve sadayı hukukunu cihana işittirmek için her türlü tesie ve murakabeden azade bir heyeti milliyenin vücudu elzemdir.

5- Anadolu’nun en emin mahalli olan Sivas’ta milli bir kongrenin serian akdi tekerrür etmiştir (kararlaştırılmıştır).

6- Bunun için tekmil vilayetlerin her livasından milletin itimadına mahzar olmuş üç murahhasın Sür’ati mümkününe yetişmek üzere hemen yola çıkılması icap etmektedir.

7- Her ihtimale karşı bu keyfiyetin milli sır halinde tutulması ve murahasların lüzum görülen mahallere seyahatlerinin mütenekkiren (kıyafet değiştirerek) icrası lazımdır.

8- Vilayeti Şarkıye namına 13 Temmuz 335’te (1919) Erzurum’da bir kongre inikad edecektir. Mezkur tarihe kadar vilayatı saire murahhasları da ( delegeleri de) Sivas’a varid olabilirlerse Erzurum Kongresi’nin azası da Sivas içtimai umumisine dahil olmak üzere hareket edecektir.

Atatürk, yazdırdığı bu emirlerin, bütün askeri ve milli rüesaya (başkan) ve belediye reislerine verileceği kaydını düşer.

Odadakiler, sevinç içindedirler:

“Hayırlı olsun, Allah muvaffakıyet versin” dileklerinde bulunurlar.

Atatürk, Cevat Abbas’a;

“Arkadaşlara ver imza buyursunlar!”

Cevat Abbas önce Rauf Bey’e kağıdı uzatır.

Hüseyin Rauf Orbay;

“Henüz misafiriniz bulunuyorum, onun için kendimde bir salahiyet; göremiyorum” diyerek, imzadan imtina eder.

Atatürk:

“Memleketin tanınmış bir evladısınız. Yazdığımız, yeni bir tarihin vesikasında imzanız bulunmalıdır” diye ısrar eder.

Hüseyin Rauf Orbay imzalar.

Ali Fuat Cebesoy direktif yazılırken dışarıda haberleşme işleriyle meşguldüler.

Atatürk, Onu da çağırır; Ali Fuat Cebesoy sunulan direktifi itirazsız imzalar.

Çekingen duran Albay Refet’e de imzalatır.

Kazım Dirik ve Hüsrev Gerede de itiraz etmeden imzalar.

***                                      ***

Atatürk, İstanbul’daki özel kişilere gönderdiği mektuplarında, Amasya Genelgesi’ni anlatır ve bir de;

“Artık İstanbul Anadolu’ya hakim değil, tabi olmak zorundadır” notunu ekler.

Amasya Genelgesi’nin yazıldığı geceye dair şunları yazmıştır:

“… Trakya’ya bildirmiş olduğum bir kararın Anadolu’ya  da genelge ile bildirilmesinden başka bir şey değildi. Bu kararın 21/22 Haziran 1919 gecesi, karanlık bir odada alınmış korkunç ve gizemli yeni bir karar olmadığı kolayca anlaşılır sanırım.”

***                                      ***

Amasya Genelgesi’nin “mahrem maddesi” olduğunu iddia eden tarihçilerimiz de var.

Bu tarihçiler, gizli maddenin Atatürk, Ali Fuat, Kazım Karabekir ve Refet Bey arasında imzalandığını ve kamuoyuna açıklanmadığının altını çizerler…

Gizli madde de;

“Beklenmeyen bir durumda ülkenin idaresini hemen ele almak için harekete geçilecek ve Sivas Kongresi’ne Milli Meclis görünümü verilecek” ifadesine yer almaktadır. (*)

***                                      ***

Amasya Genelgesi, niçin önemlidir?

1- Dost’a, düşmana Kurtuluş Savaşı’nın başladığını duyurduğu için;

2- Padişah ve avanesinin gayrı milli çizgide olduklarını açıkladıkları için;

3- Kurtuluşa giden yolun rotasını gösterdiği için;

4- Millet’i direnişe çağırdığı için;

5- Milli egemenlikten söz ettiği için;

6- Yeni bir devletin ve yeni bir düzenin kurulacağı müjdesini verdiği için.

***                                      ***

Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları tarafından hazırlanan, tarihe “Amasya Tamimi” olarak geçen kararların hayata geçirilmesi kolay olmadı.

Atatürk ile asker, sivil yurtsever arkadaşları görevlerinden uzaklaştırıldı.

“Asi”, “eşkiya”, “dinsiz”, “kafir” ilan edildiler.

Başlarına para ödülü koyuldu.

Akıl almaz karalama ve iftiralara uğradılar.

İdam sehpaları kuruldu.

Korku saldılar, satın almayı denediler…

Tutmadı!

Mustafa Kemal ve arkadaşları, çıktıkları yoldan dönmediler.

“Ya istiklal ya ölüm” şiarı dilden dile, gönülden gönüle, eylemden eyleme koştu.

İnanç yüklü, fikir yüklü, cesaret yüklü yürekler susmadı.

Milletle buluştular, halkla kucaklaştılar.

Aç kaldılar, susuz kaldılar, ihanete uğradılar asla yılmadılar.

Amasya’da alınan kararları birer birer uyguladılar.

Ve başardılar.

Başta, mavi gözlü, sarı saçlı bilge insan Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere; Bağımsızlık için, vatan için, cumhuriyet için, laiklik için, çağdaşlık için, hak için, hukuk için, adalet için, eşitlik için, özgürlük için… can veren, kan veren, uğraşı veren bütün yiğitleri, yürekten selamlıyor, sevgi, saygı ve hasretle anıyorum.

Kaynak:  (Atatürk’ün Yaveri Cevat Abbas Gürer- Cepheden Meclise Büyük Önder ile 24 Yıl)
(*) (Serdar Sakin “Milli Mücadele Döneminde Atatürk’ün Demokrasi Anlayışı ve Uygulamaları” Aktaran Sinan Meydan)

Celal Durgun

Celal Durgun

20 Eylül 1952 doğumluyum. 27 yıl öğretmen olarak Milli Eğitim’de çalıştım. ADD Milas Şubesi Başkanı olarak iki dönem görev yaptım. ADD Genel Merkezince çıkarılan dergi ile Mudafaa-i Hukuk dergisinde yazılarım yayınlandı. Halen Milas Önder gazetesinde yazıyorum.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ