Alexa
Medya Siyaset

“Kanından Olmayana Güvenme” Atatürk

“Kanından Olmayana Güvenme” Atatürk

Ötesi yok ! Mustafa Kemal Atatürk bu sözü söylerken hayatının on yedi yılını cephelerde geçirmişti. Bu söz çok değerli bir söz . Bugüne ışık tutan bir söz .

Gündemimiz bir anda Kudüs .  Kudüs dinlerin beşiği .Fakat ! Kudüs kırmızı çizgimiz diyenler “ Türk milleti yok “ diyenler. O halde ! Kudüs şu an için işimiz değil .Kendi iktidarlarını devşirmek için kullandıkları bir argüman .

Kudüs diye naralar atanlara bir hatırlatma ! Bizzat Erdoğan “ Mavi Marmara gemisine binenler için bize mi sordular “ demiştir. O halde dikkat etmek lazım . Yarın ben demedim diyebilir.

Gelelim bu arap sevdalılarının ümmet maskesi ile Türk milletini yok saymalarına.

Araplar peygambere bile ihanet edecek kadar hain bir millet. Hainlikleri saymakla bitmez. Burada faşizm falan yaptığımız yok . Arap bile ümmet demezken , bizi yönetenler ümmet diyorlar. Araplar arap olduklarını söylerken ,bizimkiler Türk yok diyorlar.

Şöyle bir yakın tarih ve Arap ihanetlerine göz atalım .Yine Kudüs yolcusu varsa gitsin . Ben bu planı çok iyi bilen birisi olarak bu mevzuyu dikkate değer almıyorum .

Arapların Türklere Yaptığı Katliamlar ve İhanetler

1916 yılının Şubat ayında tarihi Erzurum Kalesi düşmanın sürpriz bir saldırısıyla düştüğünde, bu durumun Osmanlı ordusundaki Arap subaylarının Çarlık Rusyası’nın komutanlarına verdiği bilgiler sayesinde gerçekleştiği anlaşıldı.

Emir Hüseyin’in oğlu Faysal, Araplara şu bildiriyi yayımlar: “…Uyanınız! Elele vererek, Osmanlı saltanatını yıkma zamanı geldi.” Emir Faysal’ın 11 Ağustos 1919 günlü mektubu: “Bütün Müslümanların gözleri İngiltere’ye dikilmiştir. Türk-Müslüman İmparatorluğu’nun yıkılmasında asıl kuvvet olan Araplar, şimdi ödüllerinin ne olacağını bilmek istiyorlar.”

Mekke Emiri Hüseyin, 11 Mart 1917’de Bağdat’ı ele geçiren General Mod’a, “Bağdat’ı Turanilerden(Türklerden) kurtardığı için Allah’a şükrettiğini, İngilizlerin başarılarına duacı olduğunu” söyler. O gün Başbakan olan Erdoğan evangelist ABD ordusu askerleri için başarı ve kahramanlık duasını Noel mesajında açıklar. Bugün Cumhurbaşkanı olan Erdoğan ile yüz yıl önce Mekke emiri Hüseyin`in yaptığı dua arasında pek bir fark yok .

Çanakkale savaşları bütün hızıyla devam ederken savaşı bırakıp kaçan Arap alayları var.  “… 57. Alay 180 yükseltili  tepeyi, 27. Alay da Kırmızı Sırt’ın büyük bölümünü geri aldı. Ama sol kanattan haber gelmiyordu. Buraya yollanan 77. Arap Alayının, 27. Alayın soldaki taburuyla birlikte düşmanı denize doğru sıkıştırıyor olması gerekmekteydi. Anzakların denize süpürülmesini bu baskı sağlayacaktı. Atatürk cepheyi siper siper denetleyip askerinin ateş altındaki durumunu inceleyerek,gün doğarken Kocedere’ye gelecek, çok üzücü, çok şaşırtıcı bir olayla karşılaşacaktı. Çanakkale’de bir daha yaşanmayacak bir olayla…

Gün ağarıyordu… Telefon bağlanmadan, 77. Alayın 1. Tabur Komutanı Binbaşı Hacı Mehmet Emin Bey geldi. Gözleri ağlamış gibi kıpkırmızıydı.

-“Efendim” dedi, “… Utanç içindeyim. Ne yazık ki, alayımız çil yavrusu gibi dağılarak savaş alanından kaçmıştır…”

– “Ne diyorsunuz?”

-“… Alay komutanını bulamadım. Sizin buraya geldiğinizi duyunca bilgi sunmak için koşup geldim.”

Atatürk  bu dürüst askeri Trablus’ta sömürgeci  İtalyanlarla savaştıkları günlerden tanıyordu. Yanında kol komutanlığı yapmıştı.Gece sol yandan neden bilgi gelmediği, Anzakların niçin denize sürülemediği anlaşıldı. Savaş alanından kaçmak, bağışlanabilir suçdeğildi. Hacı Mehmet Emin Bey’e, “Alayı Kocadere’nin batısında toplayınız…” dedi, “…Yine kaçan olursa vurunuz!”

Çanakkale savaşlarında yaşadığımız Arap ihaneti budur.

Arap askerlerinin bazı halleri, tavırları, alışkanlıkları, tümende bulunan Türk askerlerini şaşırta gelmişti… Ama en çok da bu adamların çoğunun silah arkadaşlarını ateş altında bırakıp kaçmalarına şaştılar. Bambaşka bir milletin ve çok farklı bir toprağın çocukları olduklarını yaşaya yaşaya her gün biraz daha iyi ve derinden anlamaktaydılar”

M.Kemal, Fahrettin Altay, Şefik Aker, İzzettin Çalışlar gibi Çanakkale Savaşlarında görev alan komutanların resmi raporlarına ve adı geçenlerin anı ve müşahedelerine bu bilgiler yer almaktadır.

Dönelim birinci dünya savaşına !

Sultan Mehmet Reşat, bir yandan Türk Ordusunu harekete geçirirken, diğer yandan da Halifelik sıfatını kullanarak 11 Kasım 1914 te Cihad-ı Mukaddes (Kutsal Savaş)i ilan etmek suretiyle, ortak düşmana karşı İslâm âlemini birlikte savaşa katılmaya çağırmıştı. Ancak Mekke Emiri Şerif Hüseyin, Hicaz da kutsal savaşa razı olmamıştı. Şerif Hüseyin in esas gayesi, Arapların Kralı olmak ve Halifeliği ele geçirmekti. Kahire deki İngiliz Genel Valisi Sir Henry McMahon ile Şerif Hüseyin arasında Temmuz 1915 ayı içerisinde yapılan ilk pazarlıkta, kurulması tasarlanan Arap İmparatorluğu sınırının; Kuzey de Mersin, Adana, Birecik-Urfa-Mardin dâhil, İran sınırına kadar, Doğuda, Basra Körfezi, Güneyde, Aden üssü hariç Hint Okyanusu kıyısı, batıda ise Kızıldeniz-Akdeniz (Mersine kadar) kıyılarını kapsayacak şekilde olması görüşülmüştü.

Türk Ordusunun Eylül 1918 ayı içerisinde Tafas çekilme harekâtında Lawrence, kinini ve öfkesini kontrol edemez  haldeydi. Artık Türkleri hiçbir şeyin kurtaramayacağını biliyordu. Bütün benliği ile kendini o kanlı katliama vermişti. Korkunç çığlıklar atıyordu. Deli gibi bağırıyordu. Süngülü bir Türk erinin yüzüne ateş etti ve yere yığılan ölüyü atına çiğnetti. Arap askerleri, Lawrence ın kışkırtmasıyla Dera da terkedilmiş bulunan bir hasta trenindeki bütün yaralı ve hasta Türkleri merhametsizce öldürmüşlerdir.

Devamı yarın …. 

Editör notu:Hüseyin Hakkı Kahvecinin kitaplarını okumanızı öneriyoruz. Kitabı online almak için tıklayınız

 

Hüseyin Hakkı Kahveci

Hüseyin Hakkı Kahveci

19 Kasım 1972 tarihinde İstanbul’da dünyaya gelmiştir. İlk – Orta ve Lise eğitimini Ankara’da tamamlamış olup 1991 yılında Devlet Bursu ile yurt dışında burslu Tıp eğitimi almıştır. Sonrasında CSU – USA ‘de İşletme üzerine Üniversite eğitimi sonrasında MD ; Master düzeyinde Uluslararası ilişkiler ve Management eğitimi almıştır. Türkiye‘ye dönüşünden sonra TURİZM sektöründe uzun yıllar yurt içi ve yurt dışında Profesyonel GENEL MÜDÜR olarak görev yapmıştır. Hüseyin Hakkı Kahveci Gazeteci – Yazar ve Stratejist olarak Free Lance yani bağımsız gazetecilik alanında faaliyet göstermektedir. Parlamentohaber.com internet haber sitesi ve K2 Medya haber gurubunun MEDYA GURUP BAŞKANI olup; Özel Haber alanında ARAŞTIRMACI – GAZETECİLİK faaliyetine devam etmektedir. ANSAV STRATEJİK ARAŞTIRMALAR VAKFI Başkan Yardımcılığı görevinin yanı sıra yayınlanmış üç tane kitabı ” Yüzyılın Hilesi Sandıktaki Hülle ; Yeşil Hücreler ; RABITA ‘Uğur Mumcu’dan sonra ” kitaplarının yazarıdır.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ