Alexa
DOLAR
8,0659
EURO
9,6646
ALTIN
459,31
BIST
1.410
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Mevzi Sağanak
22°C
İzmir
22°C
Mevzi Sağanak
Cumartesi Çok Bulutlu
28°C
Pazar Sağanak Yağışlı
24°C
Pazartesi Gök Gürültülü
29°C
Salı Gök Gürültülü
20°C

Kapatma Davasının Anlamı ve Arka Planı

Kapatma Davasının Anlamı ve Arka Planı

HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu‘nun milletvekilliği düşürüldü, HDP hakkında kapatma davası açıldı, HDP‘li milletvekillerinin fezlekeleri Meclis‘e sevk ediliyor. “Oh be! Nihayet Türkiye’ye çok büyük zararlar veren HDP’den kurtuluyoruz” diyebilir miyiz? HDP’nin demokrasimize, güvenliğimize, milli birliğimize ve bütünlüğümüze zarar verdiğini düşünüyorsak kendimize sormamız gereken soru şu: Mecliste bulunan ve siyaset yapan bir HDP mi, yoksa kapatılmış bir HDP mi ülkemize çok daha zararlı olur?

Mücadeleler duygusallıktan uzak, sorgulayıcı akılla, bilimsel bilgiyle, sorunu doğru tespit ve analiz ederek, geçmişin sorunla ilgili deneyimlerini içselleştirerek kazanılabilir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kurulan Cumhuriyetimiz, Aydınlanma Devrimleri, akıl ve bilim üzerine inşa edildi. Ortaçağ kafasıyla ve hukuksuzluk yaparak sorunlarımızı çözemeyiz. 

Demokrasi Tramvayı

İktidarın ne olduğunu, neler yapıp neler yapmadığını çok iyi biliyoruz, Türkiye’nin güvenliği, çıkarları, demokrasisi ve hukuku peşinde olmadığını da! Ayrıca; demokrasiyi istediği durakta inebileceği bir tramvay olarak gören bu zihniyetin demokrasi adına bugüne kadar iyi şeyler yapmadığını ve bundan sonra da yapamayacağını görebiliyoruz. Bugün Türkiye, demokrasiyle yönetilen ülkeler sınıflandırmasında değil. Bunun müsebbibi bizatihi iktidardır. Türkiye’de hukuku, insan hak ve özgürlüklerini, adaleti bu iktidar katletmiş ve yargıyı muhalifleri susturup içeri atmak için bir operasyon silahı haline getirmiştir. Açılan paketler ve açıklanan eylem planları bile bunun çok açık bir delilidir.

İktidar saray mücadelesi yapıyor! Vatan, demokrasi, hukuk ve insan hakları mücadelesi yapmadı, yapmıyor! Ahmet Davutoğlu “Terörle mücadele konusunda defterler açılırsa birçok kişi insan içine çıkamaz” dedi. İktidarın içini dışını iyi bilen Davutoğlu, hedefe iktidarı koydu ama yine de kontrollü konuştu. Çünkü sorun utanç değil, yargı önünde hesap vermeyi gerektiren icraatlar meselesiydi. İktidar, emperyalizm tarafından önüne konan çözüm sürecini uyguladı, terörle mücadele değil, müzakere etti ve bu kapsamda terör örgütü PKK ile Oslo’da masaya oturuldu. Çağdaş bir devlet için bir sorunu çözmek adına tabii ki bu da yapılabilirdi ama Meclis’ten yetki alınmadan değil!

İktidarın Türkiye Endişesi Yok!

O dönemde askere ve polise “teröristlerle mücadele edilmemesi” için emir verildi. Yasal olmayan ve suç işleten emirler vermek ve bu emirleri uygulamak suçtur, biliyor musunuz? PKK’nın istemediği valileri, komutanları ve polis şeflerini de görevden aldılar. Hendekler sağlanan bu imkânlar nedeniyle kazıldı! Terör örgütü PKK’nın lideri Abdullah Öcalan’a güzellemeler yapan, Abdullah Öcalan’dan mektup taşınmasını normalleştiren ve kırmızı bültenle aranan Osman Öcalan’ı TRT’ye çıkaran bu iktidar değil miydi?

Demem o ki; iktidarın Türkiye endişesi yok, iktidar kendi kaybettiği, HDP’nin oylarına göz diktiği ve en azından bu oyların muhalif cephede daha açık bir ifade ile Millet İttifakının arkasında kümelenmesini engellemek istediği için HDP’ye yönelik bir operasyon yapıyor.

Kapatmak BOP Amaç ve Hedeflerine Hizmet Eder

Bu operasyon Büyük Ortadoğu Projesi’nin  (BOP) amaç ve hedeflerine hizmet eder. Bu girişim -ama bilinçli ama bilinçsiz- Türkiye’yi bölmeye ve parçalamaya yöneliktir. HDP’yi kapatma girişimi Kürt kökenli yurttaşlarımıza “ne yaparsanız yapın size meşru zeminlerde siyaset yaptırmayacağız” demektir, onları yasal olmayan yollara itmek ve PKK’nın kucağına atmaktır. 

Hiçbir sosyal yapı, siyasi parti veya kitle örgütü homojen yani yekpare değildir. HDP de o partiye oy veren 6 milyonu aşkın seçmen de değil! Ama hukuk ve demokrasi dışı, toptancı davranışlarla HDP’yi kapatır ve seçmenini cezalandırırsanız radikalleşmeye neden olursunuz, ılımlıları, Türkiye’nin birliğinden ve bütünlüğünden yana olanları kaybeder ve yekpare hale getirirsiniz.

Hepinizin Kapısına Dayanacaklar! 

2013’de, Maltepe’de Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde Uğur Mumcu’yu anmak için düzenlenen etkinlikte bir konuşma yapmıştım. Ağzına kadar dolu salonda yaptığım konuşmada; ülke olarak yaşadığımız zorlukları, nedenlerini, AKP’nin ne anlama geldiğini ve bizi bekleyen tehlikeleri anlatmaya çalışmıştım.

Konuşmamda; “Hepinizin kapısına dayanacaklar! Bunlar; Cumhuriyetimize, Türk Devrimlerine, Atatürk’e ve tüm değerlerimize düşmandır! Sadece sıranız gelmediği ve öncelikli hedef olmadığınız için size gelmediler!” demiştim. Yani bugünlerin geleceğini o günden görmüştüm.

Başta CHP Olmak Üzere Tüm Muhalefet Partilerine de Sıra Gelecek!

Milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması çok büyük bir hataydı. Niçin hata olduğunu zamanında da yazmış ve ekranlarda anlatmıştım. İktidar için dokunulmazlıkların kaldırılması; otoriter bir yönetim kurmak, hiç gitmemek, halkın temsilcilerini iktidar gücünün saldırılarına karşı korunmasız hale getirmek için elzem operasyonlardan biriydi!

“Naziler komünistler için geldiğinde sesimi çıkarmadım; çünkü komünist değildim. Sosyal demokratları içeri tıktıklarında sesimi çıkarmadım; çünkü sosyal demokrat değildim. Sonra sendikacılar için geldiler, bir şey söylemedim; çünkü sendikacı değildim. Sonra Yahudiler için geldiler, sesimi çıkarmadım, çünkü Yahudi değildim. Benim için geldiklerinde ise sesini çıkaracak kimse kalmamıştı.” diyor, Alman teolog Martin Niemöller.

Hiç şüpheniz olmasın; HDP’ye yapılan operasyon zamanı gelince başta CHP olmak üzere diğer muhalefet partilerine de yapılacak. Susmayın! Susarsanız, partisel, örgütsel ve kişisel olarak sesinizi çıkarmazsanız, sıra size de gelecek. Herkesin ama herkesin kapısına dayanacaklar! Demokrasiye, özgürlüklere susarak, sessiz kalınarak sahip çıkılamaz! İfade özgürlüğüne sahip çıkmak demek; sizin fikirlerinizin dışında olan ve hatta sizin fikirlerinizin karşısında olanlar için de ifade özgürlüğüne sahip çıkmak demektir.   

ETİKETLER: ,
Yorumlar
  1. Gönül Pınar Atacı dedi ki:

    Baştan sona dek istisnasız her cümlesi ve kelimesi OLAĞANÜSTÜ GÜNCEL, tamamen SOMUT, derin BİLİMSEL, tam DEMOKRAT, gerçek VATANSEVER, tüm yurttaşlar tarafından mutlaka görülmesi ve paylaşılması gereken MUHTEŞEM ve MÜKEMMEL bir teşhis, saptama, analiz, sentez, teşhir, kınama, öngörü, sonuç, uyarı ve öneri. En içten ve gerçek ATATÜRK’cü vatansever yazarı asla yılmaz ve yorulmaz komutan sevgili amiral Türker ERTÜRK’e ve çok değerli yayıncısı sevgili MEDYA SİYASET’e en yürekten tebrikler ve teşekkürler, sevgiler ve saygılar, en iyi dilekler ve yeni başarılar, kesin utkular ve irdelenen yaşamsal önemli konular ve sorunlar ile ilgili özel bir ithaf :

    BUNLARDAKİ

    Bunlardaki eski ve yeni yobazlık ve gericilik,
    En azılı takiyyecilik ve çağdaş Muaviye’cilik,

    Bunlardaki u dönüşcülüğü ve vahşi inkarcılık,
    Allah, Muhammed, Ali,din ve iman tanımazlık,

    Bunlardaki en barbar ve gaddar sömürücülük,
    Muskacılık,tarikatcılık ve süper gizli bölücülük,

    Bunlardaki Orta Doğu bataklığının içine giriş
    Ve tam 9 milyon yabancıyı başımıza bela ediş,

    Bunlardaki layikliğe, hukuka, uygarlığa nefret
    Çocuklara, kadınlara, erlere, subaylara şiddet,

    Milletin orasına küfreden o hayine koruyucu tül,
    Tecavüze bir kereden birşey olmaz diyene ödül,

    1052bebeği,anneyi,lohusayı,gebeyi hapsetmek,
    Yüzbinlerce sivili ve askeri zındanlara kilitlemek,

    Bunlardaki haksızlık,adaletsizlik, hukuksuzluk
    Ve örtülü ve örtüsüz rüşvet, iltimas, yolsuzluk,

    Bunlardaki maskesiz ve kara maskeli nihilizm,
    Ve bütün muhalif kişilere hakaret eden sinizm,

    Bunlardaki o doğruadan ve en dolaylı nepotizm,
    Patolojik, Psikoliojik özlü narsizm ve despotizm,

    Bunlardaki GES’i ve KOZMİK ODA’yı felc etmek
    Ve 867 yiğidin adını ve işini düşmana bildirmek,

    Bunlardaki yerel, bölgesel ve küresel saldırganlık
    Ve Arapca’ya, Katar’a ve araplaştırmaya hayranlık,

    Bunlardaki haram kar,haksız rant,kara para aşkı,
    Ve ‘Kanal İstanbul’ denen ihanet hırsı ve ihtirası,

    Bunlardaki şövenizm,azılı militarizm ve rasizm
    Ve Hitler, Musolini ve Franko tipli neo – fasizm,

    Bunlardaki yalancılık, açık ve çok gizli mafyacılık
    Ve uzak ve yakın emperyal bağlar ve mandacılık,

    Bunlardaki Türk,Türkçe ve Atatürk düşmanlığı,
    Kürt ve Kürtçe,barış,kardeşlik ve birlik karşıtlığı,

    Türkiye ve dünya tarihinde ilk KEZ görülen kırk ayaklı ihanedttir,
    Eski ve yeni SEVR hortlaklarına yani BOP’culara has melanettir.

    Bu ihanetin ve melanetin özünü ve yüzünü,ögelerini ve öznelerini
    Ve hizmetcilerini,köstebeklerini ve sağ ve ‘sol’ koltuk deyneklerini
    Erkten ve devletten indirmek ve Yüce Divan’a göndermek,
    İlahi,insani,vatani, milli,hukuki,idari ve ahlaki görev demek.

    Bu görevi yapacak ve başarıya ulaştıracak bütün melekler ve erkekler,
    Tek ve en geniş bir Hak, Vatan Ve Halk Cephesi’nde el ele vermeliler.
    İşte tam o zaman tüm ülke beka,barış,bağımsızlık ve demokrasi ile buluşacaktır.
    Her genç ve yaşlı yurtttaş ise işe,aşa,ekmeğe, genliğe ve gönence kavuşacaktır.

    Gönül Pınar Atacı, 20.Mart.2021