Alexa
Medya Siyaset

Kaplumbağa

Kaplumbağa

Misafir olduğumuz dünyada, dünyayı cehenneme çevirmeye kimin hakkı var ki!

Bizler misafir, ağaçlar, hayvanlar, sular, yeraltı ve yerüstü kaynakları ev sahibi. Yavuz hırsız ev sahibini döver misali, yeryüzünü kirletmek, ihanet etmek hiç kimsenin hakkı olmamalı.

Şu koca yeryüzünde, kıyıda köşede, bulabildiği ormanda, gece gündüz ağır ayakları ile yaşamaya çalışan, evini sırtında taşıyan, bazen taşlı bir yolda tökezleyen, bazen ormanın derinliklerine gidebilmek için olağanüstü çaba harcayan, yavruları için onca emek veren kaplumbağa…

Havalar ısındıkça hareketleri yavaşlayan kaplumbağalar…

Güneşli ve kuru topraklarda kendilerine bir delik kazıp bütün kışı orada geçirmek üzere kış uykusuna yatan kaplumbağalar…

Karada yaşayan, bitkisel besinler, ot, böcek ve solucanları yiyerek beslenen kaplumbağalar…

Şayet onlara yaşama hakkı verirsek, şayet evlerini sırtlarında taşıyan bu sevimli canlıyı yaşatabilirsek..

Havalar ısındıkça yazmıştım ya; işte sizde ormanların dallarını gövdelerini ateşe verdiğinizde ısındı toprak, ısındı kaplumbağanın evi, ve saniyeler geçtikçe yavaşladı ayakları, gücü gitti, nefesi gitti. Duman soludu, zehir soludu.Görmedi gözleri, ne yana gittiğini bilmeden yürüdü ağır ağır.

O yine de yılmadı, ağır ağırdı adımları, ısındıkça etrafı yavaşladı, yavaşladı, susadı, çöllere düşmüş gibi, ama yılmadı o minik bacakları ile, yılmadı suya erişene dek. Yaşadı! Alev alev  yanan dalların arasında, ısınan toprağın üzerinde, yakan alev rüzgarında, uğultusunda…

Yanan ormanın içinde ki , yumurtalarını  korumak için yanan kuşun yerine, nereye gideceğini şaşırmış ceylanların yerine, alevden kaçarken üzerine devrilen kor ateş ile can veren tavşanın yerine, ve otlarını çaldınız, böceklerini çaldınız, solucanlarını çaldınız, çaldıklarınızın da hayatlarını aldınız.

Cennetini cehenneme çevirdiniz, cennet vaat edilen  insanoğlu, siz yaktınız.

Tıpkı ciğerlerimizi de yaktığınız gibi…

Her defasında, aynı bahaneler, aynı basiretsiz yöneticiler ile yaktınız.

Saadetiniz için vazgeçmediğiniz şatafatınız için,

Göya itibarınız için vazgeçmediğiniz saraylar için,

Siz rahat uçaklarda uçun diye, yangın söndürme uçaklarını almadığınız için,

Yanan, kavrulan onca canlının vebali üzerinizde …

Ve bu vebali ödeyemeden öleceğiniz için yaşadı o kaplumbağa…

O kaplumbağaya su içiren görevli cennetlik, sizler cehennemlik oldunuz, yine o kaplumbağa için.

YAZIYI ERHAN GÖKAY AKSOY’UN SESLENDİRMESİYLE DE DİNLEYEBİLİRSİNİZ

ETİKETLER:
Ayşe Uçar

Ayşe Uçar

"Söz konusu vatansa,gerisi teferruattır diyen" Atatürkçü,Cumhuriyet kadını...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ