Alexa
Medya Siyaset

Karamollaoğlu :Bizim adalet anlayışımızda kadim bir umde vardır,geç gelen adalet adalet değildir

Karamollaoğlu :Bizim adalet anlayışımızda kadim bir umde vardır,geç gelen adalet adalet değildir

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık basın toplantısında gündemi değerlendirdi.

Karamollaoğlu konuşmasına o dönem Belediye başkanı olduğu Sivas olaylarını anarak başladı.Karamollaoğlu “Madımak hadisesi ve 1993 olayları topyekun yeniden araştırılmalıdır.Karanlık eller ortaya çıkarılmalı ve hiçbir şey gizli kalmamalıdır.” dedi.

Temel Karmollaoğlu’nun basın toplantısından öne çıkanlar şöyle:

“Dün Madımak’ta yaşanan vahşetin 26. yıl dönümüydü.

Bu dram bütün insanımızın ortak yarasıdır. Üzerinden yıllar geçse de acısı dinmeyecektir.

1993 yılı ülkemiz için karanlık bir dönem olmuştur.

Madımak başta olmak üzere,Uğur Mumcu ve Eşref Bitlis suikastları,Başbağlar vahşeti,Silahsız 33 erimizin Bingöl’de şehit edilmesiTurgut Özal ve Adnan Kahveci’nin vefatı gibi acı hadiselerin ardı ardına yaşandığı ve birilerinin karanlık emellerinin olduğu bir yıldır 1993.

Buradan bir çağrıda bulunmak istiyorum!

Madımak hadisesi ve 1993 olayları topyekun yeniden araştırılmalıdır.

Karanlık eller ortaya çıkarılmalı ve hiçbir şey gizli kalmamalıdır.

Gerçek suçlular adalet önünde mutlaka hesap vermelidir.

Ülkemizin bundan sonra bu tür acı hadiselerle karşılaşmaması ve hangi inanca sahip olursa olsun kardeşçe yaşayabildiğimiz bir Türkiye’nin inşa edilmesi için hep birlikte gayret göstermeliyiz.

ERGENEKON BERAATLARI

Malumunuz olduğu üzere geçtiğimiz Pazartesi Ergenekon davasında, tüm sanıkların “silahlı örgüt kurmak yönetmek, üyelik, yardım ve yataklık” suçundan beraatına karar verildi.

Geçmişte bu davanın sıkı bir şekilde takipçisi olmuştuk.

O gün gerek Merhum Erbakan Hocamız bu konunun üzerinde durmuş,

Ordunun bizim ordumuz olduğu ve ordu içinde bir takım yanlışlar yapanlar sebebiyle ordunun tamamının yıpratılmaması gerektiğini söylemişti.

Şuan YİK Başkanımız olan Sn. Oğuzhan Asiltürk o gün tv’lerde bunun “Ordudaki Amerikan karşıtı subayların tasfiyesi olduğunu” söylemişti.

Biz bunları söyleyince bir takım ahlaksız ve müfteri isimler “Saadet Partisi Ergenekon’un dinci ayağıdır demişlerdi.”

Şimdi aynı isimler utanmadan sıkılmadan bizi yine farklı şekilde itham etmeye devam ediyorlar.

Biz o dönemde ısrarla TSK’nın yıpratılmaması gerektiğini söylemiştik.

Fakat ilerleyen süreçte haklı haksız denmeden birçok tutuklama ve ceza tatbik edildi.

Son olarak ise bugün gelinen nokta da, verilen yanlış kararlardan dönülmüş oldu.

Fakat bu yanlış kararlar ile binlerce insanın mağdur edildiği de unutulmamalıdır.

O gün ABD karşıtı subaylar tasfiye ediliyor bugün ise ABD yanlısı askerler tasfiye ediliyor.

Elbette darbeye teşebbüs edenler cezasını çekmeli ama ordu komuta kademesini ve ordu düzenini bir daha zedelemek ülkeye zarar veriyor.

İşte örnekleri; askeri okullar kapatıldı Askeri hastaneler sivillere devredildi.

Bunların yanında son zamanlarda çıkan askerlik kanunu da bizi endişeye sevk ediyor.

Çünkü asker sayımızı azalıyor.

Bizim adalet anlayışımızda kadim bir umde vardır “geç gelen adalet adalet değildir” Bu sebeple bugün mağdur edilen birçok insanın da yarın mağduriyetinin giderilmesi adalet olmayacaktır.

Aslolan bugün hatalı kararlar vermemek insanları mağdur etmemektir.

Her zaman belirttiğimiz gibi adalet mülkün temelidir, o mülk ise devlettir.

Temeli sağlam olmayan bir devlet ayakta kalamaz.

Bu sebeple cami yapmak için bir Yahudi’nin arsasını zorla satın almak isteyen valiye Hz. Ömer şu tarihi uyarıyı yapmıştı;

“Ben Nuşirevan kadar adil değil miyim? Camiyi yık ama adaleti yıkma!”

Burada şu hususu da belirtmek istiyorum bizim devlet yetkililerinden beklentimiz hiçbir suretle adalete müdahale etmemeleridir.

Hakimlerden beklentimiz ise hiçbir etki altında kalmadan adaleti sağlamaktır.

İKTİDARIN ÇELİŞKİLERİ

Ergenekon sürecinin bu noktaya gelmesi sebebiyle şu hususları da vurgulamak istiyorum.

Bu iktidarın hiç değişmeyen, çok temel bir özelliği var.

Bu özellik hemen her konuda, başladığı nokta ile sonunda geldiği noktanın 180 derece ters olması.

-Ergenekon davalarına savcı olarak başladılar sonra aynı Ergenekon’un avukatı oldular.

-Dış politikaya, Esad’a kardeşim diyerek, saraylarda ağırlayarak başladılar sonra en azılı Esad düşmanı oldular.

-Çözüm sürecine, Kandil’in yollarına kırmızı halılar sererek, Dolmabahçelerde mutabakat imzalayarak başladılar, Sonra taş üstünde taş bırakmayacağız dediler.

-31 Mart sürecinde bizi terörle işbirliği ile suçladılar hatta sandıklarda muhalefet partileri ile birlikte oylara müdahale ettiğimizi bile iddia ettiler.

-En son 23 Haziran seçimleri öncesi bir dönüş daha yapıp İmralı’yı seçim referansı yapmaya kalktılar, ama bir fayda elde edemediler.

Her durumda devlet ve millet zarar gördü

Farkındalar mı bilmiyorum ama kendileri de itibar kaybettiler.

İşte bunun en büyük örneği İstanbul seçimleri.

Böyle devlet yönetimi ve devlet aklı olmaz.

Medya Siyaset

Medya Siyaset

Atatürk ve Cumhuriyetten yana taraf haber merkezi.
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. GÖNÜL PINAR ATACI dedi ki:

    Bu tamamen haklı ve temelli, gerçek vatansever ve mükemmel tesbitler ve teşhisler, tenkidler ve teşhirler için sayın hocamız Prof. KARAMOLLAOĞLU’na en kalbten tebrikler, teşekkürler, sevgiler, saygılar, en iyi dilekler ve başarılar.

BİR YORUM YAZ