Alexa
Medya Siyaset

Karnını Doyuruyorsun Yine de Oy Vermiyor

Karnını Doyuruyorsun Yine de Oy Vermiyor

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanının dediklerini okuyunca, adeta kanım dondu.

Halkın verdiği oylarla, süresi Anayasa’da belli olarak göreve gelmiş, süresi bitince de gidecek olan bir siyasetçinin, kendisini seçen halkına, beslenecek, karnı doyurulacak zavallılar olarak baktığını ifade etmesi karşısında,insanın kanı donmaz da ne olur?

Erdoğan’ın söylediği bu “çirkin, aşağılayıcı söz” ağızdan kaçan, yanlışlıkla söylenen bir söz değildir.Bu söz bu kafa, halkına küçümseyerek bakan kibre boğulmuş bir faninin anlayışının kelimelere dökülmüş halidir.
Halkına böyle bakan bir yönetici bilmez ki; Halkını küçük gören kişi, gerçekte kendisi küçülür!”
Şahsım adına bu sözü şiddetle reddeder ve sahibine iade ederim.

Bir siyasetçi neyi söyleyeceğini değil neyi söylemeyeceğini çok iyi bilmelidir.
“Söz” bizim inanışımızda çok ama çok önemlidir.
Profesör Ahmet Selahattin Bey “1878-1920” (Rahmetli Haldun Taner’in babasıdır) “Söz” için şunu söyler;
Söz, bir nefes-i saziş birenktir amma/ Bir hemzen suretgede kevn-i mekândır!
Yani; Söz, nefesin meydana getirdiği renksiz bir şeydir ama yine de evrenin gideceği yolu o yönetir!

AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın anlamak, görmek istemediği gerçek şudur;
Türkiye’nin bugün getirildiği yerin; Cumhuriyet tarihi boyunca, savaş yıllarında bile kullanmadığımız Merkez Bankasındaki İhtiyat Akçesine muhtaç olmamızın, dış politikada sıkıştırılmamızın, iç politikada bölünmüşlüğümüzün tek sebebi, kendisidirve yönetim şeklidir…

Erdoğan, önce geçmiş iktidarları kötüledi. Hatta 70-80 yıl öncesini bile suçladı.
Sonra çevresini kötüledi ve değiştirdi. AKP’nin kuruluşundaki arkadaşlarından hiçbiri yanında kalmadı.Hepsini suçlayarak kovaladı.
Uzmanlığa ve bilime saygı duymadı, yönetemedi!

Şimdi ona düşen üç zarfı hazırlamasıdır.
Devir-teslim sırasında, giden yönetici yeni seçilene üç zarf vermiş ve sıkıldığında sıra ile açarsın, demiş.
Bir müddet sonra işler istediği gibi gitmeyince birinci zarfı açmış;
“Önceki yöneticileri kötüle!”
Birkaç zaman böyle idare etmiş ama yine işler tıkanınca ikinci zarfı açmış; “Çevrendekileri kötüle!”
Çevresindekileri kötülemiş, kovalamış, kendinden ve akrabalarından başka kimseye güvenmez olmuş.Hatta, kızını verdiği damadına ülkesinin hazinesini de vermiş.Ne yaptıysa olmamış ve durum her gün daha da kötüye gitmiş.
Dayanamayıp üçüncü zarfı açmış; “Derhal üç zarf hazırla”

AKP Genel Başkanının önünde iki yol var;
Ya demokratik rejimin, seçimle gelen seçimle gider kuralına uyacak,
Ya da seçim sonuçları ve devletin kurumlarıyla oynayıp, gitmemekte direnecek!

Kendisine önerim şudur;
Demokratik kurallara ve Türk Devletinin geleneklerine uy ve kenara çekil. Demokratik rejimi ve devletin kurullarını zorlamaya devam edersiniz, yine gidersiniz ama çok üzülürsünüz…

Türk Milletine önerim ise şudur;
Emanetler ve görevler ehil ve namuslu kişilere verilmelidir. Oy vereceğiniz kişileri çok iyi incelemeniz gerekir. Bunu yapmaz ve görevleri layık kişilere vermezseniz, her an kıyameti bekleyin…

Takdir de karar da, sonucuna katlanmak da Türk Milletinindir…

Sağlık ve başarı dileklerimle 17 Mayıs 2019
Rifat Serdaroğlu

YAZIYI ERHAN GÖKAY AKSOY’UN SESLENDİRMESİYLE DE DİNLEYEBİLİRSİNİZ

Kaynak:https://rifatserdaroglu.net/2019/05/17/karnini-doyuruyorsun-yine-de-oy-vermiyor/

Rifat Serdaroğlu

Rifat Serdaroğlu

İzmir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Maliye Bölümünü bitirdi. Bergama Belediye Başkanlığı, 19-20 ve 21. Dönem İzmir milletvekilliği ile Sağlık ve Devlet Bakanlıkları yaptı. Evli ve 2 çocuk babası.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ