Alexa
Medya Siyaset

Kemalizm Dünyayı Kurtaracak Tek İdeolojidir!

Kemalizm Dünyayı Kurtaracak Tek İdeolojidir!

Ulusal Bayram ve anma günlerinde hep
Atatürk koşulur ama boş konuşulur.
Bu boş konuşmaları aslında birbirlerinden farkı
olmayan iki kesim yapar.

Bu iki kesimden ilki, 57 yıllık ömrüne onca askeri,
toplumsal, siyasi ve iktisadi başarılara imza atmış olan
Mustafa Kemal Atatürk’ü yok farzeder. Diğer kesim de toplumsal şartlarından soyutlayarak insanüstü bir varlık
olarak görür.

Atatürk’ü tamamen reddedip silmeye çalışanlar ile Atatürk’ü adeta putlaştırıp insanüstü görmeye
çalışanlar arasındaki bu boş konuşmalar korkarım sonsuza kadar sürecektir…

Oysa Atatürk, sadece Türk halkı için değil,
tüm insanlık için evrensel bir ideolojinin kurucusudur.
Bu ideolojinin ismi de “KEMALİZM”dir. Bu cümlem,
çok iddialı hatta abartılı gelebilir. Ancak değildir.

İDEOLOJİ NEDİR?

Peki, İdeoloji nedir?” Sözlük karşılığı öğreti olan ideoloji, toplumsal davranışlara yön veren politik, hukuksal, bilimsel, felsefi, moral, estetik düşünceler bütünü anlamında kullanılır.

Her ideolojinin (öğretinin) alt ve üst yapısı vardır.
Bir öğretinin alt yapısı, dayandığı, hazmet ettiği ve/veya kurmaya çalıştığı iktisadi sistemdir. Üst yapısı da, felsefi, toplumsal, hukuksal ve moral değerleridir.

Kemalizm’e kadar bütün ideolojiler, dini ve/veya
sınıfsal bir karakter taşır. Her ideolojinin sınıfsal karakter taşıdığını söyleyen Marksizm’in kurucusu Marx o nedenle, “Egemen sınıfların fikirleri her çağda egemen olan fikirlerdir, yani topluma maddi bakımdan egemen olan sınıf, ona aynı zamanda manevi bakımdan da egemendir” der.

KEMALİZM NE ZAMAN DOĞDU?

Kemalizm’in bir öğreti olup olmadığı 1935 yılında
CHP’nin parti programına dahil olduğu günden itibaren tartışılmaktaysa da aslında bu çağdaş öğreti,  (Şehit Kemalist Bilim İnsanı Ahmet Taner Kışlalı’nın da belirttiği gibi) Mustafa Kemal’in kafasında daha genç bir subayken oluşmaya başlamıştır.

Ahmet Taner Kışlalı şunları yazar:

“Erzurum Kongresi öncesinde, 8 Temmuz 1919 günü
sabaha karşı Mazhar Müfit Kansu’ya şunları not ettirdiğini biliyoruz:‘Zaferden sonra şekli hükümet cumhuriyet olacaktır. Bu bir… İki, Padişah ve hanedan hakkında zamanı gelince icap eden muamele yapılacaktır. Üç, tesettür kalkacaktır. Dört, fes kalkacak, medeni milletler gibi şapka giyilecektir.’

Kalem Kansu’nun elinden düşmüştü. Şaşkın;
‘Darılma, ama Paşam, sizin de hayalperest taraflarınız var’ dediğinde de, Mustafa Kemal gülmüştü:‘Bunu zaman tayin eder, sen yaz… Beş, latin harfleri kabul edilecek.’

Olayın gerisini Mazhar Müfit Kansu anılarında şöyle anlatıyor:

‘Paşam kafi, dedim ve biraz da hayal ile uğraşmaktan bıkmış bir insan edası ile Cumhuriyet ilanına muvaffak olalım, üst tarafı yeter diyerek defterimi kapattım”

Yani Kemalizm, Mustafa Kemal Bey’in kafasında genç bir subay ve hatta askeri öğrenciyken filizlenmeye başlamış, cephe, cephe savaşırken olgunlaşmış, Ulusal Kurtuluş Savaşı sırasında tamamlanmıştır.

 Bu öğretinin üst yapısı, Nutuk’ta alt yapısı da İzmir İktisat Kongresi’nde anlatılmış ve nihayet 1935 yılında netleşerek Parti Programına girmiştir. Ancak ne yazıktır ki, 1938 yılından sonra rafa kaldırılmıştır.

GARDROP ATATÜRKÇÜLERİ(!) KEMALİZM’E
İHANET ETTİLER

Kemalizm’i rafa kaldırıp Kemalizm yerine gardrop Atatürkçülüğünü ikame ederek, anti emperyalist, ulusçu, aydınlanmacı’ bilimsel, devrimci, sosyal adaletçi ve halkçı kökünden koparan karşı devrimci hainleri,başka yazıya bırakarak konumuza dönelim.

Kemalizm Öğretisi’nin felsefesi, o dönemde öğretinin partisi olan ki,, artık ilgisi kalmamıştır. CHP’nin ambleminde somutlaşan 6 Ok’taki, Devrimcilik, Laiklik Devletçilik, Ulusçuluk, Halkçılık ve Cumhuriyetçilik’tir…

Bu açıdan Kemalizmi temellendiren ana kavramlar “sürekli devrim”, “laik ve ulus-devlet”, “aydınlanma”, “modernleşme”, “kalkınmacılık”, “sosyal adalet” ve “cumhuriyet” ekseninde şekillenmektedir. Bu öğreti aynı zamanda kapitalizm ve sosyalizm dışında bir “üçüncü yol” ve günümüz dünyasında en geçerli yoldur.

Günümüzde, azgın kapitalizmin,  büyük kapital sahipleri tarafından bile eleştirilmesi; sosyalizmin artık geçerli olmayan klasik “zincirlerinden başka kaybedecek şeyi olmayan” proletarya kavramı dahil bütün kavram ve kuramlarının bizzat sosyalistler tarafından tartışılması bunu göstermekte hatta diretmektedir.

Öyle ki, günümüzde birçok sosyalist kuramcı, Kemalizm’in en azından ülkemizde sosyalist devrime giden yolda tamamlanması gereken Milli Demokratik Devrimin ideolojisi olarak görmektedir.

Kapitalizm, artık toplumsal gerçeklerle dar gelmektedir. Marksist-Leninist Proleterya Diktatörlüğü de günümüzde geçerliliğini tamamen yitirmiş kavramları ve uygulanamadığı Sovyetler, Çin, Arnavutluk ve Latin Amerika’da ortaya çıkmış kuramlarıyla tarihin tozlu sayfalarında kaybolmuştur.

KEMALİZM GÜNEŞ GİBİ PARLAMAKTADIR!

Oysa Kemalizm bir güneş gibi parlamaktadır.
Çünkü Kemalizm,  devrimci bir ideolojidir. Geçmişe saplanmış, kalıplaşmış bir inanç sistemi değildir. Değişen koşullar içinde, sürekli ve bilimsel yenilenmenin ilkelerini içerir.

Çünkü Kemalizm’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, “ileride benim sözlerimle bilimin çeliştiğini görürseniz bilimi seçin” diyebilen bir bilim insanıdır.

Üstelik ömrü savaşlarla geçmiş biri olarak:
“Yurtta Barış, Dünyada Barış” diyebilen hümanist bir filozoftur.

Ve nihayet,
Karma iktisadi modeli ile, bugün gelişmiş bir çok ülkenin ekonomi politiğini o dönemde kuramsallaştıran bir ekonomisttir.

Bir öğreti için daha ne olsun ki?

O halde acilen bir Kemalizm Araştırma Enstitüsü kurulmalı. Kemalizm’in felsefesi, sosyolojisi ve ekonomi
politiği araştırıp geliştirilerek bütün dünyaya tabii önce
ülkemize tanıtılmalı ve uygulamalıdır.

Çünkü sadece ülkemizi değil tüm dünyayı kurtaracak öğreti, Kemalizm’dir.

BÜTÜN DÜNYANIN KEMALİSTLERİ BİRLEŞİN!

Bilge Kağan (Mahlas)

Bilge Kağan (Mahlas)

Bilge kişi kandırılmaz. Cehalet ve kötülüğe karşı en güçlü silah BİLGİDİR... (Mahlas yazar)
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ