Alexa
Medya Siyaset

Kese Kağıdı Daha Değerli

Kese Kağıdı Daha Değerli

Çocukluğumuzda, kahverengi kalın kağıttan yapılan ve alt tarafını yapıştırmak için hamur kullanılan “Kese Kağıtları vardı.

Bakkaldan 1 kilo pirinç aldınız diyelim. Bakkal önce kese kağıdını terazinin kefesine koyar ve pirinci tartardı. Kese kağıdının ağırlığı en az 100 gram gelirdi. Yani sizin 1 kilo pirinç otomatik olarak 900 grama düşerdi.
Kese kağıdının size maliyeti 100 gram pirinç tutarı kadar olurdu.
Kese kağıtları bu yüzden içine konulan mala göre değer kazanırdı…

Halen yürürlükte olan Anayasamız var ya, AKP İktidarı sayesinde kese kağıdından daha değersiz bir hale getirildi!
Anayasamızın çerçevesini belirleyen “Başlangıç” kısmının 5. Bölümü şöyledir;
“Hiçbir faaliyetin Türk Milli menfaatlerinin, Türk Varlığının, Devleti ve Ülkesiyle bölünmezliği esasının,Türklüğün tarihi ve manevi değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, İlke ve inkılapları ve medeniyetçiliğinin karşısında koruma göremeyeceği ve Lâiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının, Devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı…”

Makamı mevkii ne olursa olsun tüm Türk Milleti vatandaşlarını bağlayan Anayasamız böyle emrediyor da, takan var mı? Anayasamızı korumakla görevli,Cumhuriyetin Yargı kurumları var mı?
Bakın, Anayasamız nasıl kese kağıdı haline getiriliyor;

1)Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çamlıca Camiinde Cuma namazı kıldıktan sonra, eline mikrofonu alıp, şu konuşmayı yapıyor;
“Az önce okunan Hadis-i Şerif’te, küffara (Müslüman olmayanlar) karşı şiddetli olmamızı Rabbim bizlere emrediyor. O bizler kim? Muhammed Ümmeti. Dolayısıyla kendi aramızda da merhametli olmamızı bize emrediyor.
Kendi aramızda merhametli olacağız. Küffara karşı da şiddetli olacağız. Suriye’de olduğu gibi…”

Sizce, Türk ordusu Suriye’de Müslüman olmayanlara karşı mı çarpıştı?
TSK, Suriye’ye küffara karşı cihad etmeye mi gitti?
Böyle bir iddianın Cumhurbaşkanı tarafından söylenmesinin, Türkiye’yi dış dünyada hangi konuma düşüreceğinin bilinmemesi mümkün mü?
Türk Ordusunu “Ümmetin Cihad Ordusu” olarak görmek, Cumhuriyeti, Türk Devletini ve Anayasamızı inkâr etmek değil midir?

2)Adı Diyanet İşleri olan fakat Türk Milletine-Atatürk Cumhuriyetinin değerlerine ve Demokrasiye“Hıyanet İşleri” gibi görev yapan bu kurumun başındaki Halidi Nakşi mensubu kişi,29 Ekim öncesi verilen hutbede,
Türk Milletinin tüm ısrarlarına karşı inatla durarak, Atatürk adını anmıyor! Anayasal bir kurum olan diyanetin bu alçaklığı yapmak için emir aldığı ve arkasını dayadığı tek yer AKP İktidarıdır…

3)Atatürk’e “1938’de geberen p.ç” diyen, Zübeyde Hanım için en ağır hakaretleri yapan bir Tarikat lideri meczup, “Evet, Sağlık Bakanlığında biz hakimiz” diyebilme cüretini basın yoluyla gösterebilmektedir.

Değerli Okurlar;
Gerçeklerin en hafif anlatımı, sizi en az üzecek olanı budur!
İsterseniz kafanızı kuma gömüp görmezden gelirsiniz, isterseniz Çoban Ateşi Hareketine güç verip mücadelemize katılırsınız.
Bizler, kimseden emir almadan Türk Tarihine, Türk Milletine ve Atatürk’e olan borcumuzdan dolayı, bu mücadelemizi sonuç alıncaya kadar demokratik yolla sürdüreceğiz.

Çoban Ateşi Gönüllüleri olarak bizler sadece bir siyasi parti kurmuyoruz.
Kuracağımız parti kanalı ile, Büyük Atatürk’ün akıl ve bilim temelinde kurduğu çağdaş devletimizi, kuruluş ilkelerine göre yeniden oluşturmaya da talibiz.
Bunun için ilk şart, Kendisini peygamber ilan edenlere ses çıkarmayan ve oğlunu ülkedeki tüm tarikatların halifesi yapan AKP iktidarının, demokratik yolla yıkılmasıdır.

Bırakın bizim yapacaklarımızı, bu yazdıklarımızı Türk Milletine okuyabilecek yüreğe sahip muhalefet liderleri var mı? İster ana ister dana! Var mı?

Not; Bazı Valiler, Cumhuriyet Bayramı kutlamalarını yasaklıyor.
O Valileri anında görevden almayan siyasetçilerin ve üstündeki Asker üniformasını zabıta üniforması zanneden satılmış paşaların olduğu bir dönemde, Anayasamızın kese kağıdı değeri olmadığı bu günlerde sizlere “Cumhuriyet Bayramınız kutlu olsun” demeye dilim varmıyor.
Cumhuriyet, önce hak edilmelidir. Hak ediyor muyuz?

Sağlık ve başarı dileklerimle 28 Ekim 2019
Rifat Serdaroğlu

YAZIYI ERHAN GÖKAY AKSOY’UN SESLENDİRMESİYLE DE DİNLEYEBİLİRSİNİZ

Rifat Serdaroğlu

Rifat Serdaroğlu

İzmir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Maliye Bölümünü bitirdi. Bergama Belediye Başkanlığı, 19-20 ve 21. Dönem İzmir milletvekilliği ile Sağlık ve Devlet Bakanlıkları yaptı.Çoban Ateşi Hareketi Genel Başkanlığını yürütmektedir.Evli ve 2 çocuk babasıdır.
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. GÖNÜL PINAR ATACI dedi ki:

    MUHTEŞEM bir teşhir. Sağol varol sevgili SERDAROĞLU. İyi ki varsın. Bu en ulusal ve toplumsal bayram SANA, çok değerli ÇAH’a ve sevgili MEDYA SİYASET’e de kutlu olsun. Her türlü yalan, iftira, demagoji, entrika, takiye, U dönüşü, hakaret, küfür ve melanet dolu ajitasyona ve propogandaya dayanan algı operasyonları tüm eski ve yeni, açık ve gizli BOP’cuların ve dinsiz dinci tacirlerin yegane taktiği ve yöntemidir.

BİR YORUM YAZ