Medya Siyaset

Kılıçdaroğlu Erdoğan’a malzeme, CHP’ye yüktür. İstifa etmelidir

Kılıçdaroğlu Erdoğan’a malzeme, CHP’ye yüktür. İstifa etmelidir

Eğer CHP üyeleri Erdoğan’nın Başkan olmasını istemiyorsa Kılıçdaroğlu’nun istifasını istemeleri şarttır.

Çünkü dün (20.03.2018) AKP meclis grubunda konuşan Erdoğan: “YPG terör örgütü değildir diyen, AFRİN’E girilmemesini isteyen CHP’yi dinlemedik Afrin’e girdik” demiştir.

Erdoğan’ın, CHP’yi suçlamak için kullandığı bu sözler maalesef gerçektir. Kaset komplosu sonrası CHP’ye Genel Başkan olan, CHP’yi Kemalist çizgiden çıkartmak için sürekli uğraşan, CHP’yi demokratik hale getirmek için hazırlattığını duyurduğu Tüzük taslağına dahi, “CHP sosyal demokrat bir partidir” diye yazdırma cesareti gösteren ama sert tepki verilmesi sebebiyle Tüzük kurultayına sunamayan Kılıçdaroğlu tarafından söylenmiştir.

CHP’ye oy veren 12 milyon insanın, Erdoğan’ın CHP’yi gayri milli göstermek için atıfta bulunduğu Kılıçdaroğlu’nun sözlerini benimsemesi mümkün değildir.

CHP Genel Başkanı CHP üyelerinin tümünün oyuyla belirleniyor olsaydı, etnik ve mezhepsel kökenlerin öne çıkartılmasıyla oluşturulan delege çoğunluğunun desteğini alan 8 seçim kaybetmiş Kılıçdaroğlu, Şubat ayında tekrar Genel Başkan seçilmezdi.

CHP’nin AKP karşısında başarısız olmasının sebebi, Kılıçdaroğlu’nun eleştirilmesi değil Kılıçdaroğlu’nun Atatürkçülükle uzaktan yakından ilişkisi olmayan sosyal demokrat ve de risk almaktan korkan, zigzaklar çizen bir politikacı olmasıdır.

Üstelik Kılıçdaroğlu istifa etmemekle sadece CHP’ye değil Türkiye’ye de zarar vermektedir. Hele bir de bazılarının dolduruşuna gelir CHP’nin Başkan adayı olursa Erdoğan’ın Başkan olmasının önlenmesi mümkün değildir.

Türkiye’nin en acil ve önemli sorunu Erdoğan’ın başkan olmasının önlenmesidir.

Çünkü başkanlık seçimi, “Atatürk’ün kurduğu laik demokratik cumhuriyet sona ersin mi, yoksa devam etsin mi?” sorusunun oylanmasıdır.

16 Nisan gecesi silahlı adamlardan korkan Kılıçdaroğlu’nun, Başkanlık seçiminde kahraman haline gelip YSK’nın kapısına dayanıp vatandaşın oyunu koruyacağına inanmak fazla iyimserlik olur.

Kanaatim odur ki Sosyal Demokrat Kılıçdaroğlu başta kaldığı sürece CHP Erdoğan’ın haksız suçlamalarından kurtulamaz ve Erdoğan’ın başkan olması önlenemez.
Çünkü kendisini,
– “Ben Dersimli Kemal”  diyerek tanımlayan,
– “İktidara geldiğimizde AB’nin yerel yönetimlere özerklik şartına Türkiye’nin koyduğu muhalefet şerhini kaldıracağız” diyen,
– HDP/PKK gibi, Kürt sorununun eşit yurttaşlık temeline çözümlenmesini yani, Bölgesel özerklik verilmesini, Üniter yapı ve tek tip yurttaşlıktan vazgeçilerek çözmek isteyen Sosyal Demokrat Kılıçdaroğlu, eğer CHP 7 Haziran 2015’de %35 oy almış olsaydı ve HDP ile birlikte koalisyon hükümeti kursaydı yani, Başbakan Olsaydı; Türk Ordusuna, AKP’nin yanlışları sonucu Güneydoğu kentlerinde kontrolü ele geçiren PKK’ya karşı silahlı mücadele başlatması talimatını veremezdi, kentlerimiz PKK’dan kurtarılamazdı. PKK/PYD’nin Kantonlar kurduğu kuzey Suriye’ye operasyonlar düzenlenemez ve Afrin’e girilmesi de mümkün olmazdı.

“YPG terör örgütü değildir” ve “AFRİN’e girilmesini doğru bulmuyorum”  diyen Kılıçdaroğlu’nun PKK/PYD’nin hakimiyetindeki kuzey Suriye’ye operasyonlar düzenlenmesine, benimsediği sosyal demokrasi ideolojisi ve kendini bağlı hissetiği sosyalist enternasyonal karşı olduğu için, izin vermesi mümkün değildir.

25 Ocak’ta CHP’nin üye olduğu sosyalist enternasyonal, Afrin harekatına karşı çıkan YPG’nin tarafını tutan bildiri yayınlamıştır. Bunun üzerine CHP’li Umut ORAN üç yıldır sürdürdüğü Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcılığı görevinden 28 Ocak’ta İSTİFA etmiştir.

İstifasını duyururken de,”Devlet kuran, devrimler yapan, Türkiye’yi muasır medeniyetlerin ötesine taşıma kararlılığında olan CHP’nin bu haksız ve hukuksuz uygulama karşısında ‘atacak adımlarının’ olduğuna eminim”diyerek Kılıçdaroğlu’nu tepki göstermeye davet etmiştir.

Ama aradan 2 ay geçmesine rağmen Kılıçdaroğlu hala Sosyalist Enternasyonal’i kınayan ve Türkiye’den  özür dilemeye davet eden bir bildiri yayınlamamıştır.!!
Daha da kötüsü, “Afrin’e girilmesini doğru bulmuyorum”
demiştir.

Sorarım size bir Atatürkçü böyle mi davranır?

Böyle davranan Kılıçdaroğlu’nun yönettiği CHP’nin,  Afrin harekatının rüzgarını arkasına alarak kendisini milli gösteren Erdoğan’ın başkan olmasını engellemesi mümkün değildir.

O halde CHP üyeleri ve Milletvekilleri, eğer Erdoğan’ın BAŞKAN seçilmemesini istiyorlarsa; Erdoğan’ın CHP’yi suçlamasını engellemek yani, Kılıçdaroğlu’nu İSTİFA ettirmek zorundadırlar.

KILIÇDAROĞLU’nun karşısına dikilmek,

“SEN ATATÜRKÇÜ DEĞİLSİN. Atamın kurduğu partide Başkan olamazsın, İSTİFA ET”

demek ve etttirmek mecburiyetindedirler.

Kemalizme, Atatürk’ün benimsemediği, parti haline gelmesini yasakladığı Sosyal Demokrasi ideolojisini monte etmeyen yani, hem Atatürkçü hem Sosyalist geçinmeyen gerçekten ATATÜRKÇÜ bir insanı CHP’ye Genel Başkan yapmalıdırlar.

Dilerim başarılır.

Sevgi ve Saygılarımla.

Tuncay Erciyes

NOT – 1: Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesi 17 Eylül 2014 tarihinde,

“PYD, YPJ ve YPG ‘TERÖR ÖRGÜTÜ’DÜR” kararını vermiştir.

Kılıçdaroğlu ise, bu karardan bir ay sonra 21 Ekim 2014’de yani, kararı bilmesine rağmen,

“YPG TERÖR ÖRGÜTÜ DEĞİLDİR. Vatanını kurtarmak için örgütlenmiş bir oluşumdur” demiştir.!

Kılıçdaroğlu’nun yanlışını fark edip düzeltmesi için 4 yıl geçmesi, Şubat ayında Erdoğan tarafından YPG’ye terörist dememekle suçlanması gerekmiştir. Kendisini savunmak için, “YPG Terörist Örgüttür” demesine rağmen 29 Ekim 2014’de yani, Cumhuriyet Bayramında Barzani’nin Peşmemergelerini YPG’ye yardım için Türkiye’den geçmesine izin veren Erdoğan’ı suçlamıştır. 8 Şubat 2018’de Mahmut Tanal’a talimat vererek “2015 yılında YPG Başkanı Salih Müslim’e terörist muamelesi yapmayan, resmi törenle karşılayan Erdoğan hakkında suç duyurusunda bulundurtmuştur.

Sakın “Yok Aslında Birbirlerinden Farkları Ama Birisi OSMANLI BANKASI” demeyiniz

NOT – 2: Sosyal Demokratların niçin ATATÜRK ve KEMALİZM düşmanı olduğu,

https://www.medyasiyaset.com/kilicdaroglu-nun-yanlislari-da-bilgisizlik-aldatilmadan-degildir/
ve
https://www.medyasiyaset.com/kilicdaroglu-hakli-chp-de-buyuk-ideoloji-kaybi-var

adreslerindeki yazılarımda açıklanmıştır.

Tuncay Erciyes

Tuncay Erciyes

Kurtuluş Savaşına katılmış istiklal madalyası sahibi Malul Gazi bir Subayın torunu olarak dünyaya gelen Tuncay Erciyes Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kimya Müh. Bölümünü 1970'de bitirerek Maden Tetkik Ve Arama Enstitüsünde analist kimyager olarak meslek hayatına başladı.2001 yılına kadar kamu ve özel sektörde yönetici olarak çalışmaya devam etti.2001 yılında İstanbul Üniversitesine öğretim görevlisi olarak davet edildi. Uzun yıllar Seramik sanayinde çalışması nedeniyle edindiği teorik ve pratik bilgileri paylaşması için yapılan davete uyarak, Ekim 2001’de Seramik Bilgisi ve Seramik Teknolojisi Derslerinin öğretmenliğini üstlendi ve halen de bu görevde çalışmaktadır.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ