Alexa
Medya Siyaset

Kılıçdaroğlu Haklı, CHP’de Büyük İdeoloji Kaybı Var.

Şubat ayında yapılacak Kurultay’da CHP ’nin ideolojisinin ne olacağına dair bir gündem maddesi olmalı, CHP’nin ideolojisinin; kurucusu Atatürk’ün belirlediği Atatürkçülük /Kemalizm olduğuna kurultay kararı olarak kesinleştirilmelidir. 

Kılıçdaroğlu Haklı, CHP’de Büyük İdeoloji Kaybı Var.

Bilindiği üzere Yüce ATATÜRK 1 Kasım 1937’de TBMM’ni açarken yaptığı konuşmada CHP’NİN İDEOLOJİSİNİ çok net bir şekilde tanımlamıştır:

“Bizim devlet idaresinde ana programımız, CHP programıdır. Bunun kapsadığı prensipler (ilkeler), idarede ve siyasette bizi aydınlatıcı ana hatlardır”

CHP’nin 6 OK ile sembolize edilen 6 ilkesinin, KEMALİZM’İN 6 ilkesiyle aynı olduğu bildiğimize göre,“CHP’nin İdeolojisi = Atatürkçülük /Kemalizm İdeolojisidir” demek doğru olur.

Ama dün Youtube’da CHP Parti Okulu tarafından 12 Haziran 2017 tarihinde yüklenmiş Kılıçdaroğlu’nun 1,5 dakikalık konuşmasını içeren videoyu izlediğinde çok şaşırdım. Çünkü Kılıçdaroğlu:

“Büyük bir ideoloji kaybı var. Ben bunun farkındayım. Ama gençlerden başlayarak Sosyal Demokrat İdeolojinin ne olduğu, nasıl anlatılması gerektiğini, kitapçıklar bastırdık. 30-35 sayfayı geçmeyen ve bunları gençlere dağıttık okusunlar diye. ‘Alın bakın, ideoloji kaybımız var. Bunun giderilmesi lazım…” demekteydi.

Videonun tanıtım yazısında: “Parti Okulu olarak 4 – 13 Temmuz tarihleri arasında İzmir’de Sosyal Demokrat İdeoloji Eğitimi Kampları düzenliyoruz.

Görüldüğü üzere, balık baştan kokmuş, genel başkan Kılıçdaroğlu CHP’nin ideolojisinin değiştirmiştir. Küreselci Sosyal Demokrasi ideolojisini CHP’nin ideolojisi yapmıştır. 30-35 sayfalık kitapçıklar bastırmış, Sosyal Demokrat İdeoloji Eğitimi Kampları düzenlettirmiştir.!

Öyle şaşırdım ki bilemezsiniz. Çünkü Kemal beyin “kayıp olduğunu fark ettim” dediği ideoloji Kemalizm değil SOSYAL DEMOKRASİ ideolojisidir. Dağıtılan kitaplar ve açılan eğitim kampları ile Parti üyelerine Atatürkçülük değil SOSYAL DEMOKRASİ ideolojisi öğretilmektedir.!!

İşin acı yanı bütün bunlar olurken Atatürkçü bildiğimiz CHP’liler susmuştur. Aralarından “Mustafa Kemal’in ideolojisinin neyi yetmiyor da CHP’nin ideolojisini sosyal demokrasi yapıyorsun?” diye hesap soran çıkmamıştır. Bir iki itiraz yükselse de ben dahil kimsenin haberi olmamıştır.

Son olay, Prof.Ümit Kocasakal’ın CHP Genel Başkanlığına adaylığını açıklarken, “Kurtuluş Kuruluştadır, Kuruluş ideolojisindedir. CHP’ye Virüs bulaşmıştır. Virüsler temizlenmeli, CHP Atatürkçüler tarafından yönetilmelidir” demesi sonrasında CHP Genel başkan Yardımcısı ve Parti sözcüsü Bülent Tezcan’nın jet hızıyla verdiği yanıttır: “CHP kuruluşundan bu yana misyonu belli bir partidir. Misyonu hem CHP’nin kuruluş değerlerini koruyan hem ulusal bütünlüğümüzü koruyan hem de Kurtuluş Savaşını Kuvayı Milliye ruhunu SOSYAL DEMOKRASİNİN evrensel ilkeleriyle BULUŞTURAN bir siyasi PARTİDİR”

Tezcan’ın sözleri cevap değil halt etmektir. Çünkü Kemalizm’in sosyal demokrasinin evrensel ilkeleriyle buluşmaya ihtiyacı yoktur.

Tezcan, Atatürk’e resmen karşı çıkmıştır. Atatürk’ün ret ettiği Sosyal Demokrasi ideolojisini, CHP’nin ideolojisine yani, Kemalizme monte etmiştir. Atatürk’ün böyle bir şeyi onaylaması mümkün değildir. Çünkü Atatürk’ün Sosyal Demokrasi lafını ağzına aldığı tek belge; 13 Mayıs 1925 tarihli Sosyal Demokratları Yasaklama Kararnamesidir.

Atatürk yaşadığı çağın tüm ideolojilerini; Marksizm’i, Leninizm’i ve sosyal demokrasiyi biliyordu. Ama hiçbirini benimsemedi. Atatürkçü Düşünme Sistemi dediğimiz 6 ilkeli Kemalizm İdeolojisini oluşturmayı tercih etti.

Kemalizm’in Halkçılık diye bir ilkesi olması,Kemalizm= Sosyal demokrasi gibi görülmesine, sunulmasına yetmez.

Kemalizm, Sosyal Demokrasiden farklı bir İdeoloji olup üniter devlet yapısını korumak zorunda olan Türkiye için daha uygun bir ideolojidir. Çünkü Kemalizm’in 6 ilkesi içinde, Ulusalcılık /Milliyetçilik ilkesi vardır. Ulusalcı olmak demek Antiemperyalist olmak, Misakı Milliyi savunmak demektir. Vatanın eyaletlere veya özerk bölgelere bölünmesine karşı olmak demektir.

Sosyal Demokrasi ise, “Ulusalcılık” gibi bir ilkesi olmadığı için Vatanın özerk bölgelere bölünmesine karşı değildir. Kemalizm’i tehlikeli bulur, aşılması gereken bir engel olarak görür.

ABD işbirlikçiliği, NATO köleliği, Avrupa Birliği mandacılığı, emperyalizmin bölücü “Kürt Açılımı” destekçiliği, Ermeni soykırım yalanının ve AB’nin Bölgesel özerklik şartının benimsenmesi hep Sosyal Demokrasinin olmazsa olmaz hediyeleridir.

CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun kendini,

“Ben Dersimli Kemal” diye tanımlaması,

“1930’ların CHP’Sİ DEĞİLİZ” demesi,

“Biz iktidara geldiğimizde AB’nin özerklik şartına Türkiye’nin koyduğu çekinceyi kaldıracağız” gibi bir Üniter yapımıza zarar vereceği kuşkusuz bir vaatte bulunabilmesi, Atatürkçü maskeli sosyal demokrat oluşundandır.

7 delege oyu farkla seçim kazanıp 15 MİLYON insanın yaşadığı İstanbul kentinin CHP il örgütüne Başkan olan Canan Kaftancıoğlu’nun,

“Tarihte Bugün: Ermeni Soykırımı Başladı” diye tweet atarak Ermeni Soykırımını kınama yürüyüşüne katılması, görevi devir alırken yaptığı basın toplantısında bile, “Ermeni soykırımı yoktur” ve “ben Atatürk’ün askeriyim” diyememesi, laf ebeliğiyle insanları salak yerine koymaya çalışması sosyal demokrat oluşundandır.

Görüldüğü üzere, sosyal demokrasi sol maskeli sağcılıktır. Emperyalizmin uşaklığıdır. Tarihte de böyleydi, yukarıdaki örneklerden anlaşılacağı üzere, günümüzde de böyledir

Dr. Hasan İleri’nin,Türkiye’de Sosyal Demokrasinin Tarihi” isimli kitabında bu konuda ayrıntılı bilgiler vardır. Fakat mevcudu tükendiği için bulup okumak mümkün değildir. Ben bir şans eseri yazar Hasan İleri’yi 2012 yılında TV’de izledim ve oldukça iyi bilgilendim. Sizleri de bilgilendirebilmek için Google’da aradım.

Güncel Meydan 23 Eylül 2012 tarihinde Youtube’da “CHP ATATÜRKÇÜ DEĞİLDİR, SOSYAL DEMOKRATTIR!” başlığıyla yayınlamış  bu videoyu izlemeli ve paylaşarak, başta Sosyal Demokratlığıyla övünen CHP’liler olmak üzere, kendini “ben hem Atatürkçüyüm hem de Sosyal Demokratım /Komünist’im /Sosyalist’im /Marksist’im /Leninist’im /Maocuyum /şucuyum /bucuyum” diye tanımlayanlara izletmeliyiz. 

Sonuç Ve Öneri:

Yukarıda kanıtlandığı üzere, CHP’nin ideolojisi; kurucusu Atatürk’ün belirlediği Atatürkçülük /Kemalizm ideolojisidir.

Ama Baykal’a düzenlenen kaset komplosu sonrasında Başkan olan Kılıçdaroğlu CHP’nin üye ve delege yapısını değiştirmiştir. Bunun sonucu olarak CHP şu an sosyal demokrasi ideolojisini benimseyenlerce yönetilmektedir.

Milliyetçiliğe oynayan, “Türk Milleti” demeye başlayan, Afrin’e harekat düzenleyen Erdoğan’ın başkan olması CHP’yi Ermeni ve Kürt tezlerini savunan Sosyal Demokratları yönetimde tutarak başarılamaz. PKK’nın kurucularından Sakine Cansız’ın ölümünü “Kadına Saldırı” diye niteleyen tweet atan Canan Kaftancıoğlu’nu İstanbul il başkanı koltuğunda oturmasına izin verilerek CHP’nin oyu arttırılamaz.

1991 seçimlerinde PKK/HEP ile iş birliği yapan Erdal İnönü partisini 2. sıradan 3.sıraya düşürmesi unutulmamalıdır. Denenmişi tekrar deneyenler ya geri zekalıdır ya da AB ve ABD’nin görevlisidir.

“Nasılsa artık İYİ Parti var. Atatürkçüler CHP’ye oy vermeye mecbur değiller” diye düşünmek Erdoğan’ın Başkan olmasını engellemez. CHP seçmeninin blok halinde İYİ Partiyi desteklemesi, İYİ Partiye oy vermeyi düşünen AKP seçmenlerince, “İYİ partinin CHP’leşmesi” olarak algılanır ve AKP’ye oy vermeye devam etmelerine sebep olur. 

Erdoğan’dan kurtulmak için hem CHP’nin hem de İYİ partinin güçlü olması şarttır. 

CHP’nin güçlü olması ise, ancak kuruluş değerlerinin; Atatürkçülüğün tekrar CHP’nin ideolojisi yapılmasıyla mümkündür.

Bu nedenle Şubat ayında yapılacak Kurultay’da CHP ’nin ideolojisinin ne olacağına dair bir gündem maddesi olmalı, CHP’nin ideolojisinin; kurucusu Atatürk’ün belirlediği Atatürkçülük /Kemalizm olduğuna kurultay kararı olarak kesinleştirilmelidir.

 

 

Tuncay Erciyes

Tuncay Erciyes

Kurtuluş Savaşına katılmış istiklal madalyası sahibi Malul Gazi bir Subayın torunu olarak dünyaya gelen Tuncay Erciyes Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kimya Müh. Bölümünü 1970'de bitirerek Maden Tetkik Ve Arama Enstitüsünde analist kimyager olarak meslek hayatına başladı.2001 yılına kadar kamu ve özel sektörde yönetici olarak çalışmaya devam etti.2001 yılında İstanbul Üniversitesine öğretim görevlisi olarak davet edildi. Uzun yıllar Seramik sanayinde çalışması nedeniyle edindiği teorik ve pratik bilgileri paylaşması için yapılan davete uyarak, Ekim 2001’de Seramik Bilgisi ve Seramik Teknolojisi Derslerinin öğretmenliğini üstlendi ve halen de bu görevde çalışmaktadır.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ