Alexa
Medya Siyaset

Kısa Bir Hayata Sığdırılmış Uzun Bir Hikaye Onunki (3)

Mustafa Koç : “Kadınsız toplum, yarınsız toplumdur”

Kısa Bir Hayata Sığdırılmış Uzun Bir Hikaye Onunki (3)

Pazar günü başladığımız ,ve dört bölüm halinde yayınlamayı planladığımız çocukluğundan ölümüne kadar Mustafa Koç ’un hayatından kesitlere yer verilen yaşam öyküsünün bugün üçüncü bölümünü yayınlıyoruz.

 “KARDEŞLERİNE KULAK VER!”

Rahmi M. Koç, 19 yıldır sürdürmekte olduğu yönetim kurulu başkanlığını oğlu Mustafa Koç’a devrettikten sonra, 21 Nisan akşamı Rahmi M. Koç Müzesi’nde bir veda yemeği düzenledi. Rahmi M. Koç, yemekte yaptığı konuşmada, aslında 1995 yılından beri yönetim kurulu başkanlığını genç nesillere devretmek istediğini ancak Milletlerarası Ticaret Odası Başkanlığı’nı yürüttüğü için bu kararını uygulamaya koyamadığını açıkladı.

Rahmi M. Koç, “Birdenbire zamanın su gibi geçtiğine şahit oluyorsunuz. Nihayet bayrağı kendinizden sonrakilere devretme zamanı geliyor” sözleriyle tamamladığı konuşmasının sonunda Mustafa V. Koç’tan kardeşlerine kulak vermesini, Ömer ve Ali Koç’un da ağabeylerine tam destek olmalarını istedi.

Mustafa V. Koç, kardeşleri Ömer M. Koç ve Ali Y. Koç ile her zaman tam bir uyum ve işbirliği içerisinde çalıştı.

“NE YAPACAKSAK BİRLİKTE YAPACAĞIZ”

Yeni Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç ise dedesi Vehbi Koç gibi halka yakın olmaya ve onları anlamaya, bayi örgütünde iletişime önem veren bir anlayışla çalışmaya gayret edeceğini vadederek, Rahmi M. Koç’a çok yakın biri olarak onun vizyonunu, meselelere yaklaşımını, çok boyutlu düşünme şeklini, profesyonelliğe verdiği önemi ve iş arkadaşlarıyla ilişki tarzını örnek aldığını ifade etti. Heyecanlı ve duygulu olduğu görülen Mustafa Koç, yöneticilere hitaben şunları söyledi: “Her yönü ile Koç Topluluğu’nun hedef ve vizyonunu benimsemiş, etik değerlerini temsil eden, Türkiye’nin en seçkin siz değerli profesyonel yönetici arkadaşlarım ve Topluluğun insan kaynakları, benim için büyük bir değer. Bu büyük kurumu daha da geliştirmek, ününü yurt sınırlarının dışına taşımak yalnız benim değil, hepimizin görevi. Ne yapacaksak birlikte yapacağız.”

İDDİALI OLDUĞU SEKTÖRLERE ODAKLANDI

Aslında Mustafa Koç yönetim kurulu başkanlığını devraldığında Türkiye tarihinin en sert ekonomik krizlerden birini yeni atlatmıştı. 2001 krizinin yaralarını sarmak ve ekonomiyi yeniden rayına oturtmak amacıyla ilan edilen Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı ekonomi politikalarında temel değişiklikler öngörüyordu ve şirketlerin bu yeni döneme ayak uydurması gerekiyordu. Örneğin yıllardır yüzde 100’lere varan enflasyon oranlarına göre oluşturulan fiyat politikaları, tek haneyi hedefleyen yeni politikaya uyarlanmalıydı. Kur rejimi değişmişti, bankacılık yeniden yapılanıyordu.

2003 yılında Yönetim Kurulu Başkanı olan Mustafa V. Koç’un samimi liderliği Topluluğun başarılarında çok büyük bir rol oynadı.

Böyle bir ortamda Mustafa Koç’un dile getirdiği “Zemin sağlamdır; vizyon sağlıklıdır” sözleri; hem Ülkesine ve Koç Topluluğu’na olan inancını hem de kendisine olan güvenini gösteriyordu. Mustafa Koç, bu “inanç ve güven” doğrultusunda Topluluğun “iddialı” olduğu sektörlere odaklandı ve liderliğinin daha ikinci yılında Topluluğun bugün ulaştığı başarı seviyesinde çok önemli katkısı bulunan üç önemli ve stratejik karara imza attı. Bunlar Tüpraş’ın ve Yapı Kredi’nin alınması ve Migros’un satışıydı. Koç Topluluğu’nun 2005’te Yapı Kredi Bankası’nın yüzde 57,4 hissesine, 2006’da özelleştirilen Tüpraş’ın yüzde 51 hissesine sahip olması, Alpay Bağrıaçık’ın ifadesiyle “iyi ve büyük” hadiselerdi: “Tüpraş’ın alınması iyi, büyük bir hadisedir. Yapı Kredi Bankası’nın alınıp Koç Bank’la füzyon edilmesi önemli hadisedir. Bütün bunlarda tabi şirketin yönetim kurulu başkanı olan kişinin çok büyük hizmetleri, katkısı olmuştur. Tabi gene şirketin büyüğü Rahmi Koç Bey’in de gayet tabi karar mercii olarak müdahili vardır ama bütün müzakerelerin yürütülmesinde Mustafa Bey’in suhuletle hakikaten samimi, sakin halet-i karakterinin bence çok büyük faydası olmuştur.”

“TÜRKİYE’YE OLAN GÜVENİMİZİ GÖSTERDİK”

Tüpraş’ın özelleştirme ihalesi için, “Bu ihale ile Türkiye’ye olan güvenimizi gösterdik” diyen Mustafa Koç için özellikle Yapı Kredi ve Tüpraş satın almalarının önemi çok büyüktü:

“Bu satın almalar, özellikle Yapı Kredi Bankası ve Tüpraş, hacimleri açısından gerçekten çok büyük lokmalar. Tüpraş, stratejik olarak bizim için çok kârlı bir kuruluş. Daha verimli bir şekilde işletilirse çok iyi bir varlık. Opet ve Aygaz’a da çok büyük bir sinerji ve ufuk yaratacaktır.”

Koç Topluluğu’nun tarihi yatırımı Fiat Egea banttan indirilirken, Mustafa V. Koç ve CEO Levent Çakıroğlu büyük bir gurur ve mutluluk yaşamıştı.

Tüpraş’ın büyüklüğü, kârlılığı ve enerjinin lideri olması nedeniyle Topluluğun stratejik hedeflerine çok uygun olduğunu düşünen Mustafa V. Koç’un amacı, Tüpraş’ın Avrupa’da ciddi bir oyuncu olmasını sağlamaktı.

“Tüpraş’ı alarak ismimize yakışır bir hamle yaptık.” diyen Mustafa V. Koç, Tüpraş’ın Topluluğu dünyanın 500 büyük şirketi sıralamasında üst sıralara taşıyacağına inanıyordu.

HOLDİNG YENİ UFUKLARA İLERLİYOR

Bizden Haberler Dergisi’ne yeni satın almaların önemini “Koç Topluluğu yeni ve parlak bir dönemin başında.” sözleriyle anlatan Mustafa V. Koç özel sektörde lider konumda olan Koç Holding’in, bu büyük operasyonların sonrasında daha üst bir segmente oturacağını öngörüyordu. Koç Holding artık yeni ufuklara doğru ilerliyordu…

Topluluğu yeni ufuklara taşıyacak rota 2005 yılında çizildi. Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme ve istikrar yönünde ilerleyeceği öngörüsüyle hazırlanan yeni stratejik planın temel prensipleri “rekabet gücüne sahip olunan ve tüketiciye yakın sektörlere odaklanmak”, “cironun en az yüzde 50’sini yurt dışından elde etmek”, “faaliyet gösterilen alanlarda liderlik” ve “marka ve teknoloji gücünü artırmak” olarak belirlendi.

Mustafa V. Koç, Yönetim Kurulu Başkanlığı döneminde dünya çapında bir sponsorluğa imza attı ve Beko’nun FC Barcelona takımına sponsor olmasını sağladı.

Holding portföyü büyüme potansiyelleri, rekabet güçleri, fırsatlar ve tehditler, ulaşmış oldukları değerler gibi birçok kriter açısından değerlendirildikten sonra dört ana sektöre odaklanma kararı verildi: Enerji, dayanıklı tüketim, otomotiv ve finansal hizmetler.

Gerçekten de Topluluğun en büyük iş birimleri bu dört sektörde toplanmaktaydı. 2006 yılı konsolide verilerine göre Koç Holding’in faaliyet kârının yüzde 91’i, yatırım harcamalarının yüzde 82’si, cironun yüzde 87’si ve yurt dışı gelirlerin yüzde 90’ı bu dört sektörden geliyordu. Kâğıt üzerinde bile oldukça rasyonel görünen bu stratejide dikkat çeken bir nokta, Migros’un yerinin olmamasıydı. Mustafa V. Koç’un yönetim kurulu başkanlığı döneminde belki de en zorlandığı karar Migros’un satışı oldu.

“GELECEK ŞİMDİ!”

Odaklanma stratejisi kapsamı dışında kalan şirketlerin satışı, tam da ekonomistlerin daha sonra “Büyük Buhran”ın ardından en büyük kriz olarak niteleyeceği Küresel Mali Kriz öncesinde Holding’in açık pozisyonunu kapatmasını sağlamış, böylece olası ihtiyaçlar ve yeni yatırımlar için kullanabilecek önemli bir nakit imkânı sağlanmıştı.

Mustafa V. Koç, 28. Üst Düzey Yöneticiler Toplantısı’nda 30. Hizmet Yılı Ödülü’nü babası Rahmi M. Koç’un elinden büyük bir mutlulukla almıştı.

Koç Holding’in yönetimini 2001 krizinin ardından devralmış olan Mustafa Koç’un edindiği deneyim, Küresel Mali Kriz’de oldukça işine yarayacaktı. 2009’un Ocak ayında gerçekleştirilen Üst Düzey Yöneticiler Toplantısı’nın açılışında yaptığı konuşması da bu deneyimin sağladığı güveni gösteriyordu: “Önümüzdeki yıllarda dünya birçok bakımdan değişecek. Ekonomide de siyasette de… Önümüzdeki verileri iyi değerlendirebilirsek, değişimlere hazır olabilir, gelişmelere ayak uydurabiliriz. İşte bu yüzden bugünü konuşurken geleceği tasarlayabilmeyi istiyoruz ve bu bakış açısıyla ‘Gelecek, Şimdi!’ diyoruz.”

Aynı yıl yayınlanan Fortune Global 500 listesi de Koç Holding’in odaklanma stratejisinin başarısını tescillemiş oldu. Listeye 2004 yılında 389’uncu sıradan giren Koç Holding, 217 basamak yükselişle 2009 yılında birçok dünya devi şirketi geride bırakarak 172’nci oldu. Üstelik listedeki tek Türk şirketi olan Koç Holding son 5 yılda gelirlerini en fazla artıran şirketler arasında 19’uncuydu.

DEV YATIRIMLAR BAŞLIYOR

Odaklanma stratejisini başarıyla tamamlayan Koç Holding, artık organik ve inorganik yatırımlarla faaliyet gösterdiği dört ana sektörde yoğunlaşma dönemini başlatabilirdi. Mustafa V. Koç, 2010’da 1,7 milyar TL, 2011’de 2,9 milyar TL kombine yatırım yapan Koç Holding’in 2012’ye 6,5 milyar liralık rekor yatırım bütçesiyle girdiğini açıkladığında kendisine yöneltilen “Dünyadaki kriz yatırım planlarınızda bir ertelemeye neden olacak mı?” sorusuna şu cevabı veriyordu: “Hayır, her şeye olduğu gibi devam ediyoruz. Daha önce de belirttiğimiz gibi Ford Otosan, Tofaş, Tüpraş, Arçelik’teki yatırımlarımızda hiçbir değişiklik yok.”

Mustafa V. Koç, Defy yatırımını Koç Topluluğu’nun Afrika kıtasında gerçekleşen önemli bir adımı olarak nitelemişti.

İlk büyük yatırım haberi zaten Temmuz 2011’de Arçelik’ten gelmişti. Beyaz eşya devi Arçelik’in yaklaşık bir asırdır Güney Afrika’da faaliyet gösteren Defy’i satın almak için imza attığını açıklayan Mustafa Koç, yatırımın önemini şu sözlerle dile getiriyordu: “Bu yatırım, Koç Topluluğu’nun ve Arçelik’in global pazarlardaki büyüme planları paralelinde, Afrika kıtasında gerçekleşen önemli bir adımdır. Koç Holding, Arçelik’in global büyüme planları çerçevesinde değerlendirebileceği satın alma fırsatlarını, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da desteklemeye devam edecektir.”

Mustafa V. Koç, Koç Topluluğu’nun önemli yatırımlarından biri olan Ford Yeniköy fabrikası açılışında büyük bir gurur yaşamıştı.

2008 yılının Mart ayında Türkiye’nin enerji devi Tüpraş, İzmit Rafinerisi’nde hayata geçireceği FuelOil Dönüşüm Ünitesi (RUP) yatırımını açıkladı. Ekim 2011’de uluslararası 10 finans kuruluşu ile 2,1 milyar dolarlık finansman kredi anlaşması imzalanan, Tüpraş’ı Akdeniz’in en önemli oyuncularından biri haline getirecek olan yatırım 2014 yılında tamamlandı.

Mart 2012’de, Ford Otosan’ın hafif ticari araç üretecek olan üçüncü fabrikasının temeli atıldı. Ford Otosan’ın üç yıl içerisinde yapacağı 1 milyar dolarlık yatırımın bir parçası olan Yeniköy Fabrikası, yeni bir hafif ticari araç Courier’in de üretimini yapacaktı. Mustafa V. Koç, yatırım hamlesinin 2013 yılında da kesintisiz devam edeceğinin sinyalini 2012’nin son günlerinde yapılan Üst Düzey Yöneticiler Toplantısı’nda veriyordu: 2013’te toplam yatırım harcamalarının 3,7 milyar dolar seviyesinde olması planlanıyordu.

SÜREKLİ GİRİŞİMCİLİK ANLAYIŞI

Nisan 2013’te yapılan Koç Holding’in 49. Olağan Genel Kurul Toplantısı’nın Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinde 10. yılını dolduran Mustafa V. Koç için ayrı bir anlamı vardı. Başkanlığı döneminde dünyanın en önemli ekonomik krizlerinden birini yaşamış ve Topluluğun bu kriz sürecinden daha da güçlenerek çıkmasını sağlamıştı. Mustafa Koç, Holding’in yatırımcıları, pay sahipleri, iş ortakları ve çalışanlarına seslenirken yeni bir anlayışın da sinyalini verdi: “Hem ülkemizde hem çevremizde hem de global alanda birçok değişime gebe bu dönemde de Koç Topluluğu olarak ‘sürekli girişimcilik’ anlayışı ile ilkleri gerçekleştirmek için çalışmaya devam edeceğiz.”

Mustafa V. Koç, Türk Traktör Ankara Fabrikası’nda fabrika çalışanlarıyla bir arada…

Yaptıkları tüm işlere uzun dönemli bir perspektiften baktıklarını hatırlatan Mustafa Koç: “Ülke ekonomisine katkı sağlayacak kalıcı yatırımları hayata geçirmeyi, sağlanan başarıyı da sürekli güçlendirerek geleceğe taşımayı hedefledik. Bu nedenle uzun vadeli yatırım planlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz” dedi.

Ve 2013 yılının sonunda bir büyük yatırım haberi daha geldi. Tofaş, 2015 yılının ikinci yarısında üretimine başlayacağı yeni bir otomobilin yatırım kararını almıştı. 520 milyon dolar tutarındaki yeni yatırımla 2015-2023 arasında yeni otomobil projesi kapsamında 580 bin adet araç üretilecek, bunun üçte biri de ihraç edilecekti.

Mustafa V. Koç, Kasım 2014’te Tofaş’ta geliştirilip üretilen Doblò Amerika modelinin uğurlama törenindeki konuşmasında da son dönemdeki yatırımlardan duyduğu heyecanı ve gururu şu sözlerle paylaşıyordu: “Tofaş, otomotivin beşiği, sektörün ana oyuncusu Amerika’ya araç geliştirip ihraç ediyor. Bugün bir arada bulunma sebebimiz olan Yeni Doblò’nun, otomotiv sektöründe tüm çalışanlarımızla ulaştığımız başarının önemli bir göstergesi olduğuna inanıyorum.”

TÜPRAŞ İLE GELEN TARİHİ GURUR

2014 yılının son ayında Koç Topluluğu’nun yatırım hamlesinin zirvesi sayılabilecek olan Tüpraş’ın iskele, demiryolu gibi tamamlayıcı projeler ile birlikte toplam 3 milyar dolarlık yatırım ile hayata geçirdiği FuelOil Dönüşüm Tesisi’nin açılışı gerçekleştirildi. “Cumhuriyet tarihinin tek seferde gerçekleştirilen en büyük sanayi yatırımı” olarak tarihe geçen tesisin açılışına katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Türkiye olarak, gerçekten büyük bir gurur gününü, büyük bir iftihar manzarasını hep birlikte yaşıyoruz” sözleri yatırımın sadece Koç Topluluğu için değil Türkiye için de nasıl bir anlam ifade ettiğini gösteriyordu.

Koç Topluluğu’nun gerçekleştirdiği ve Cumhuriyet tarihinin tek seferde gerçekleştirilen en büyük sanayi yatırımı olan Tüpraş Fuel Oil Dönüşüm Projesi’nin Türkiye’ye büyük bir katma değer yaratması hedeflendi.

Aynı ay gerçekleştirilen toplantıda Topluluğun üst düzey yöneticilerine seslenen Mustafa  Koç da şunları söylüyordu: “Stratejik bakış açımız, ilkeli duruşumuz ve ülkemiz için yarattığımız katma değer ile Türk iş dünyasına ilham veren güçlü bir örnek teşkil etmeye çalışıyoruz. Öncü rolümüzden ödün vermeden, takip eden değil takip edilen olmaya devam ediyoruz.”

2014 yılında tarihinin en büyük organik yatırım dönemini tamamlayan Koç Topluluğu artık yatırımlarının meyvesini toplamaya hazırdı. 2014 sonunda tamamlanarak deneme üretimlerine başlanan Tüpraş RUP projesinde Mayıs 2015’te tam kapasite üretime geçildi. Ardından diğer büyük yatırım, 2015’in Eylül ayında banttan inen Egea geldi. Türk mühendisliğinin başarısını küresel ölçekte ortaya koyan Fiat Egea’nın üretim başlangıç töreninde konuşan Mustafa Koç, yaklaşık bir yıl önce, yine aynı yerde Doblo’nun ABD’ye ihracatı nedeniyle bir araya geldiklerini hatırlatarak, “Bugün de Türkiye’nin en büyük sanayi yatırımlarından biri için buradayız. Ortağımız FCA ile birlikte geliştirdiğimiz Egea projesinin ilk modelinin üretimini birlikte başlatacağız… Türkiye’den dünyaya açılan bu çaptaki ilk binek araç projesi Egea’nın her anlamda çok başarılı olacağına inanıyorum” diyordu.

“HAYALLERİ BİR BİR GERÇEKLEŞTİRDİK”

Katıldığı son büyük toplantı olan Koç Topluluğu 29. Üst Düzey Yöneticiler Toplantısı’nda yöneticilere seslenirken dünyanın çok önemli bir değişim sürecinden geçtiğini vurgulayan Mustafa Koç, bu değişim ve belirsizliklerin iş dünyasında da ciddi bir dönüşümü gerekli kıldığı uyarısında bulunmuştu. Değişime ve dönüşüme adapte olamayan birçok dünya devinin zaman içinde yok olduğunu hatırlatan Mustafa V. Koç’un, “Artık en büyük, en güçlü ve en zekilerin değil zamana ayak uydurabilenlerin, hesaplı risk alabilenlerin, yeniliğe ve eleştiriye açık olabilenlerin, hata yapsa da hızlıca öğrenebilenlerin kazandığı bir dünyadayız” sözleri; adeta yokluğunda kılavuz olması için söylenmişti. Mustafa V. Koç’un, konuşmasında Topluluğun kendi liderliğindeki bilançosunu çıkarması ise sanki bir veda mesajı gibiydi: “Vehbi Bey’in hayali ile Topluluğumuz, Holdingimiz kuruldu. Rahmi Bey’in hayalleri ile Topluluğumuz büyüdü, yeni ortaklıklara imza attı. Dışa açılmaya başladı. Benim hayalim de rakiplerle arayı açmaktı. Sizlerin liderliği, ekiplerinizin katkısı ile bu hayalleri bir bir gerçekleştirdik. Yeni satın almalar ile grubumuzu büyüttük. Yurt içindeki liderliğimizi perçinleyerek rakiplerle arayı açtık, umarım açmaya da devam edeceğiz.”

Gerçekten de, Mustafa Koç’un liderliğinde Koç Topluluğu yalnızca rakipleri ile arayı açmakla kalmadı, dünya devleri arasına da adını yazdırdı. Mustafa Koç’un yönetim kurulu başkanı olduğu yaklaşık 13 yıllık dönemde Koç Topluluğu Türkiye ekonomisinin iki misli hızla büyümeyi başardı. 3. kuşak yönetici olarak aldığı emaneti çok daha yükseklere taşıyarak önyargıların yıkılmasını sağlayan Mustafa V. Koç, koyduğu hedeflerle çıtayı da oldukça yükseğe taşıdı: “Bundan sonraki hayalim, uluslararası arenada çok daha önemli ve büyük başarılara imza atmak; yurt içindeki uzun vadeli liderliğimizi yurt dışına taşımak; portföyümüzü küresel arenada da faaliyet gösteren şirketler ve organizasyonlar ile desteklemek. Bugün, bu hayali gerçekleştirmek için tam zamanı…”

İş Dünyasının Öncülüğünü Üstlendi

Sosyal sorumluluk alanında iş dünyasına öncülük eden ve örnek olan Koç Ailesi, iş dünyasını temsilen de en üst seviyede sorumluluklar üstlenmişti. Merhum Vehbi Koç, TÜSİAD’ın 1971 yılındaki kuruluşundan itibaren sekiz yıl boyunca Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Başkanlığı’nı yürütmüştü. Rahmi M. Koç’un 1990-1994 arasında üstlendiği bu göreve 2005 yılında seçilen Mustafa V. Koç, 2010 yılına kadar bu görevi başarıyla götürdü.

Mustafa V. Koç, 2012 yılında İstanbul’da düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nda küresel çözüm önerilerini dünya liderleri ile paylaşmıştı.

YİK Başkanlığı döneminde birçok önemli olayda yaptığı açıklamalarla dikkat çeken Mustafa Koç’un, başkanlığının son dönemlerinde dile getirdiği bir görüşü aynı zamanda ne kadar öngörülü olduğunun da kanıtıydı. Mustafa V. Koç, 2010 yılının Haziran ayında yapılan TÜSİAD YİK toplantısının açılışında yaptığı konuşmada Türkiye’nin G20’de aktif rol almasının önemine işaret ediyordu:

“Yapmamız gereken küreselleşmenin kurum ve işleyişinin tahkim edilmesinden ve geliştirilmesinden yana açık bir tavır sergilemektir. Tüm dünyanın dikkatini üzerinde topladığı bu dönemde ülkemizin G20 platformunda aktif profil çizmesi yeniden konumlanması açısından önem kazanmaktadır. Bu konumlama, yalnızca tek bir coğrafyanın sorunlarıyla değil, küresel sorunlarla ilgili, gerçek anlamda küresel etkinlik sahibi bir ülke olarak ortaya çıkma biçiminde olmalıdır.” Mustafa V. Koç’un bu sözlerinden beş yıl sonra Türkiye, G20 dönem başkanlığı görevini Avustralya’dan devralıyordu.

Mustafa V. Koç, üç dönem boyunca yaptığı TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanlığı’nda Türk iş dünyasını başarıyla temsil etti.

Mustafa V. Koç’un TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanlığı’nı yürüttüğü dönemde TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı olan Arzuhan Doğan Yalçındağ, Mustafa Koç ile birlikte çalıştıkları dönemdeki gözlemlerini daha sonra şöyle anlatmıştı: “Biz TÜSİAD’da birlikte çalıştığımız 8 sene içerisinde asker arkadaşı gibi olmuştuk. Özellikle benim 3 sene Yönetim Kurulu Başkanı olduğum onun ise Yüksek İstişare Konseyi Başkanı olduğu dönemde sıkı bir birlikteliğimiz oldu. Bu dönemde Mustafa V. Koç’un iyi yüreği dışında pek çok vasfını daha görmüş oldum. Oldukça vizyoner, geniş bir vizyona sahip ve o dönemde Türkiye’nin ihtiyacı olan kucaklayıcı bir rol almıştı. Bu da çok kıymetli bir yaklaşımdı.”

Council of Foreign Relations Uluslararası Konseyi üyesi olan Mustafa V. Koç, konseyin her yıl düzenlediği yıllık toplantısında….

TAİK’in En Uzun Süreli Başkanı

Mustafa V. Koç’un uzun yıllar emek verdiği kurumlardan biri de Türk ABD İş Konseyi (TAİK) oldu. 1985 yılında DEİK çatısı altında kurulan ilk İş Konseyi olan TAİK, Türkiye ile ABD arasında ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla kurulmuştu. TAİK’in kurulduğu ilk günden bu yana Türkiye’nin temsili açısından önemli bir boşluğu doldurduğunu belirten Mustafa V. Koç, 1993’ten 2000’e kadar Konseyin başkanlığını yürüttü. TAİK’te önemli görevler üstlenen Mustafa V. Koç, o dönemi şu sözlerle anlatıyor: “Çalışmalarda önem verdiğimiz konuların başında Türkiye’nin kendisini anlatamaması geliyordu. Ticari ve ekonomik hareketliliği sağlamada ön koşullardan biri önce kendinizi anlatmanızdır. Biz de toplantılarımızı bu kurgu çerçevesinde düzenledik. Bu konuya da odaklanarak, Amerika’nın değişik yerlerinde önemli yatırım seminerleri düzenledik, Türkiye’yi anlattık.”

2015 yılında TAİK’in kuruluşunun 30. yılı kutlamaları kapsamında Rahmi Koç Müzesi’nde gerçekleştirilen gala yemeğinde TAİK’in en uzun süreli eski başkanı olarak Mustafa Koç’a ödül verildi.

Mustafa Koç, bunun dışında uluslararası arenada farklı pek çok üyeliğiyle de iş dünyasının kalbinde yer almaya devam etti. Bu üyelikler, Mustafa V. Koç’un global arenada Türkiye’nin aydınlık yüzünü temsil etmesi ve profesyonel iş yapış biçimlerini yansıtması açısından büyük bir katma değer yarattı. Türkiye’de Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Üyesi ve Finlandiya İstanbul Fahri Konsolosu olan Mustafa V. Koç, ayrıca Genç Başkanlar Organizasyonu’nda yer aldı. Uluslararası platformda da JP Morgan Uluslararası Konseyi, Rolls-Royce Uluslararası Danışma Kurulu, Council of ForeignRelations Uluslararası Konseyi ve Bilderberg Toplantılarının Yürütme Kurulu’nda uzun yıllar üyelik yaptı. Mustafa V. Koç ayrıca 2005 yılında İtalya Hükümeti’nin CavaliereD’Industria nişanına, 2012 yılında Uluslararası Leonardo Ödülü’ne layık görüldü.

Kazandıklarını Hep Ülkesiyle Paylaştı

Koç Topluluğu’nun Kurucusu Merhum Vehbi Koç, hayırseverlik faaliyetlerinin kurumsallaşması ve gelecek kuşaklar tarafından da sahiplenmesi için 1969 yılında Vehbi Koç Vakfı’nı kurmuştu. Türkiye’nin ilk özel vakfı da olan Vehbi Koç Vakfı, eğitim, sağlık ve kültür alanlarında sayısız projenin gerçekleştirilmesine öncülük etti.

2007 yılında “HadrianÖdülü”ne, 2009’da “Carnegie Hayırseverlik Madalyası”na, 2015 yılında Ankara Üniversitesi tarafından “Üstün Hayırseverlik Beratı”na layık görülen Koç Ailesi’nin bu köklü hayırseverlik anlayışı Mustafa Koç’un hayatında da önemli bir yer tuttu. Mustafa V. Koç, Türkiye’nin toplumsal kalkınmasına hizmet etmek amacıyla hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projeleriyle de gerçek bir öncü oldu. Zaten 2006 yılında imza attığı Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi ile de bu değerleri tüm Koç Topluluğu’nun gönüllülüğü ile ortaya koymuştu.

Mustafa V. Koç, Küresel İlkeler Sözleşmesi’ni New York’ta dönemin Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Kofi Annan’ın katımıyla imzaladı

Sosyal sorumluluk duygusunu iş stratejilerinin vazgeçilmez bir parçası haline getiren Mustafa Koç’un en önem verdiği konulardan biri olan eğitime odaklanan “Meslek Lisesi Memleket Meselesi” Projesi, mesleki-teknik eğitimin ülke ekonomisi açısından önemi konusunda toplumun her kesiminde farkındalık yaratmayı, bu konuda önder olarak devletle iş dünyası arasında işbirliğinin tohumlarını atmayı amaçlıyordu. Koç Topluluğu 6 yıl boyunca başarıyla sürdürdüğü projeyi, 2012 yılında Özel Sektör Gönüllüleri Derneği’ne devretti.

Sorumlu vatandaşlık bilincinin yaygınlaştırılması fikrine dayanan “Ülkem İçin” Projesi ile de Koç Topluluğu şirketlerinin çalışanları, bayileri ve tedarikçileri tarafından toplumsal sorunların çözüme kavuşturulması için katılımcı bir tutum geliştirilmesi hedeflenmişti. Mustafa V. Koç, “Ülkem İçin” Projesi’nin önemini şu sözlerle dile getiriyordu: “Koç Holding, şirketlerimiz ve Türkiye’de Koç isminin en saygın temsilcileri olan değerli bayilerimizin de katkıları ile hep birlikte gerçekleştirmekte olduğumuz bu proje, Türkiye için imza atacağımız bir başka ilk olacak. Koç Topluluğu’nun temsilcileri olarak hepinizin bu projeye katkısının çok önemli ve değerli olduğunu bir kez daha vurgulamak isterim.”

İki yılda bir odağı toplumun farklı bir ihtiyacına yöneltilen projenin son dönem teması “Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Destekliyorum”a Mustafa V. Koç özellikle önem veriyordu. Aynı zamanda UN Women’in dünya çapında başlattığı ve Koç Topluluğu’nun Türkiye’deki ana destekçisi olduğu HeForShe kampanyasının Küresel Etki Liderlerinden biri olan Mustafa V. Koç vefat etmeseydi 22 Ocak’ta Davos’ta gerçekleşecek olan 10x10x10 Etki Programı etkinliğine katılarak BM İyi Niyet Elçisi Emma Watson’ın sorularını yanıtlayacak ve “Kadınsız toplum, yarınsız toplumdur” çağrısını tekrarlayacaktı.

HER ALANDA KATMA DEĞER YARATMAK

Koç Topluluğu Mustafa V. Koç’un yönetiminde, Türkiye’nin toplumsal kalkınmasına sadece sosyal sorumluluk projeleriyle değil aynı zamanda faaliyette bulunan kurumları aracılığıyla da destek oldu. Bu kapsamda hayata geçirilen Vehbi Koç Vakfı Ödülleri her yıl eğitim, sağlık veya kültür alanlarından herhangi birinde, Türkiye’nin ve Türk insanının gelişimine önemli katkıda bulunmuş kişi ve kurumlara veriliyor.

Mustafa Koç, ilgi alanlarından biri olan Türkiye’nin sualtı arkeolojisine da özel bir hassasiyet gösteriyordu. Türkiye’nin bu alandaki konumunun pekiştirilmesi, su altındaki kültürel zenginliklerin araştırılmasına yönelik çalışmaların geliştirilmesi gerektiğine inanan Mustafa V. Koç’un önderliğinde 17 Haziran 2015’te Urla’da Ankara Üniversitesi Mustafa Vehbi Koç Deniz Arkeolojisi Araştırma Merkezi kuruldu. Mustafa V. Koç açılış konuşmasında “Ülkemizde bu alanda çalışan bilim insanları, sualtında yapılan araştırmalar ve kazılarda sınırlı imkanları ile bugüne kadar olumlu sonuçlara ulaştılar. Türkiye Sualtı Arkeolojisi Vakfı’nın da rehberliği ile bu kurumun dünya standartlarında bir deniz arkeoloji araştırma merkezi olmasına katkı sağlamaktan mutluluk duyuyorum” diyordu. Koç aynı zamanda TINA Türkiye Sualtı Arkeoloji Vakfı Kurucu Onur Üyesi’ydi.

SANATIN DESTEKÇİSİ

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı olduğu dönemde bu önemli projelerin dışında pek çok projenin gerçekleştirilmesine de öncülük etti Mustafa Koç. 2007 yılında 10 yıllık bir sponsorluk anlaşmasına imza atan Mustafa V. Koç, geçen yıl alınan bir kararla sponsorluğu bir 10 yıl daha uzatılmasını sağladı. Bireysel olarak da sanatla yakından ilgilenen Mustafa V. Koç, gerçekleştirdiği bu sponsorluk anlaşmasıyla çağdaş sanatın toplumun tabanına yayılması konusunda öncü bir adım attı.

İstanbul Bienali’ni oldukça önemseyen Mustafa V. Koç, Koç Holding Kurumsal İletişim ve Dış İlişkiler Direktörü Oya Ünlü Kızıl ile birlikte Bienal sponsorluğunun 2026’ya kadar uzatıldığını açıklamıştı.

Oya Eczacıbaşı Mustafa V. Koç’u anlatırken; “Mustafa sanata da meraklıydı. Buraya geldiğinde de aşağıdaki geçici sergi salonumuzda uzun vakit geçirip, orayı da gezip çok keyif alırdı” diyordu.

Mustafa Koç, Koç Holding’in 10 yıldır sponsor olduğu İstanbul Bienali’yle ilgili bir konuşmasında ise şunları söylüyordu: “Bienal sadece sanatsal üretimi görebileceğimiz bir pencere açmıyor. Açtığı o pencereden önyargısız bakmaya cesaret eden toplumlara demokrasiyi içselleştirme ve farklı düşünce biçimlerine açık olma fırsatı da sunuyor. Bienal çok farklı toplumsal sorunları sanatın diliyle kitlelerle buluştururken, farklı fikirleri sorgulamaya ve düşünmeye de itiyor” Bu konuşmasının ardından Atina Belediye Başkanı’ndan bir alıntı yaparak “Bizi dönüştürecek ve kurtaracak bir şey varsa, bu kültürdür” diyor ve bu inançla Mustafa V. Koç, artan bir ivmeyle kültüre desteğini sürdürüyordu.

Mustafa V. Koç bir ülkenin geleceği olan çocukların eğitimine çok önem verir, onların iyi ve güzel değerlerle yetişmesini isterdi

Mustafa Koç, Vehbi Koç Vakfı tarafından 2011 yılında dünyanın en çok ziyaret edilen 5’inci müzesi olan New York Metropolitan Sanat Müzesi’ne gerçekleştirilen desteğin de arkasında yer aldı. Müzenin İslam Eserleri bölümünde yer alan, Osmanlı Sanatı’nın 600 yıllık tarihinden eşsiz eserlerin dünyanın dört bir yanından gelen milyonlarca ziyaretçiye sunulduğu iki galeri genişletilerek yenilendi ve ziyarete açıldı. Açılan bu iki yeni sanat galerisine de Koç Ailesi’nin adı verildi.

Yarın Son Bölüm “VEDA”

İlk bölümü okumak isterseniz lütfen TIKLAYINIZ

İkinci bölümü okumak isterseniz lütfen TIKLAYINIZ 

Murat Selamoğlu

Murat Selamoğlu

Ülkesi ile ilgili sorunlara kafa yoran ve bununla ilgili çözüm yolları arayan Türklüğüne aşık iş adamı. Medya Siyaset genel yayın yönetmeni. Gazeteci yamağı.Köşe yazarı.
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Gönül Pınar Atacı dedi ki:

    Sonsuz rahmet ve ebedi sükunet içinde uyusun ve toprağı bol bolsun

BİR YORUM YAZ