Alexa
Medya Siyaset

Kız Çocuklarını Türbana Sokmak,Onu Cinsel Obje Olarak Görmektir

Canan Arıtman :“Küçük kız çocuklarını türbana sokmak,çocuğa kadın kimliği vermektir.Onu cinsel obje olarak görmektir.”

Kız Çocuklarını Türbana Sokmak,Onu Cinsel Obje Olarak Görmektir

Geçtiğimiz Ağustos ayında  Cumhuriyet Kadınları Derneği genel başkanı (CKD) eski milletvekili Dr.Canan Arıtmanla CKD’den Kadın haklarına,çocuk istismarına bir çok konuyu konuşmuştuk.

5 Aralık Dünya Kadın hakları günü  ve CKD’nin kuruluş yıl dönümünde  bu söyleşiyi tekrar sizlerle paylaşmak istedim.

Cumhuriyet kadınları derneğinin amacı nedir,ne zaman kurulmuştur.

Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) , 1997 yılında kuruldu.

Kuruluş amacı tüzüğümüzün 1. Maddesinde de yazdığı gibi;Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyeti,Cumhuriyet Devrimlerini,kuruluş felsefesi ve ilkelerini,Cumhuriyetle kazanılan kadın haklarını,Devletimizin ve milletimizin Bölünmez bütünlüğünü, vatanımızı ve bağımsızlığımızı sonsuza değin korumak,yaşatmak ve ileriye götürmektir.

Bu değerlerimiz uğruna Kuvayi milliye Kadınları gibi gerekirse canimiz pahasına her türlü fedakârlığı yapmaktan hiçbir zaman çekinmeyiz.

Aslında zaten Kurtuluş Savaşının hemen Öncesinde kurulan Anadolu Kadınları Müdafa-i Vatan Cemiyetinin günümüz versiyonuyuz.

“Yaşadığımız olaylar Cumhuriyetimizin bir kez daha kurtarılması gerektiği gerçeğini ortaya koymaktadır”

 Derneğinize üye olabilmek için aradığınızı kriterler nelerdir? Sadece kadınlar mı üye olabilir,ben olamaz mıyım?

Değerlerimizi bizimle ayni hassasiyetle paylasan bölücüler ve gericiler hariç kadın-erkek  herkes üyemiz olabilir.

Elbette sizde olabilirsiniz. Yarsav kurucu başkanı sayın Ömer Faruk Eminagaoglu gibi çok değerli bir çok erkek üyemiz vardır.

Kurtuluş Savaşımızı kadınıyla erkeğiyle omuz omuza mücadele ederek kazandık.Cumhuriyetimizi birlikte kurduk ,birlikte yaşatacağız.

Yaşadığımız olaylar Cumhuriyetimizin bir kez daha kurtarılması gerektiği gerçeğini ortaya koymaktadır.Bunu demokratik yöntemlerle ve anayasal haklarımızı kullanarak gerçekleştirebilmek için örgütlü bir toplum olmalıyız.

CKD ;ülkemizdeki en yaygın,en çok üyeye sahip,en saygın,en etkin,en güvenilir kadın örgütlenmesidir.Türkiye de şuan da aktif 97 şubemiz vardır.

Neden CKD’ye üye olmalıyız?

Bireysel cabalar önemli olmakla birlikte yeterli değildir.

Örgütlenerek güçlerimizi birleştirmeli ve Atamızın emanetine,Laik Demokratik Cumhuriyetimize geç kalmadan sahip çıkmalıyız.Bu gelecek nesillerimize karşı en önemli görev ve sorumluluğumuzdur.Tüm bu gerekçelere kadın erkek tüm yurttaşlarımızı üyemiz olmaya,omuz omuza mücadele etmeye davet ediyoruz.

Peki nasıl üye olacağız sayın Arıtman?

Üye olmak için kimlik kartınız ve bir fotoğrafla birlikte en yakınızdaki şubemize gitmeniz veya kısa bir özgeçmiş ve iletişim bilgilerinizi ekleyerek posta ile iletmeniz yeterlidir.

“Cumhuriyetimizi ,laik rejimimizi yıkma çabalarına,Siyasal islamın  din devleti kurma hayallerine izin vermeyeceğiz,direneceğiz.”

Sayın Canan Arıtman, bu ülkenin karanlıktan aydınlığa çıkması yolunda dernek olarak ne gibi faaliyetlerde bulunuyorsunuz?

Derneğimizin faaliyetlerini anlatmak inanın saatler sürer.

Cumhuriyetimize,devrimlere,kadın ve çocuk haklarına, vatanımıza, devletimize, milletimize, bağımsızlığımıza zarar verecek her yaptırımı engellemeye çalışır ve çoğunluklada  97 şubemizle ülkemizin her kösesinde eş zamanlı eylemler yapar,halkı bilgilendirecek panel ve konferanslar düzenleriz.

16 Nisan referandumunda  müthiş bir Hayır Propagandası yaptık.Adeta bir siyasi parti gibi hatta daha çok çalıştık.

Aslında başardıkta. Halka dayatılan şaibeli secim sonuçlarını kabul etmiyoruz.

Oylarımızın hesabını sormaya devam ediyoruz.İç hukuk yollarını tükettik.

Simdi genel merkez hukuk komisyonumuz Ömer Faruk Eminagaoglu’nun önderliğinde AHIM dilekçemizi hazırlıyor.

Ayrıca ilk ve orta öğretimde MEB’in çağ dışı , gerici uygulamalarını,yeni müfredatı da yürütmenin durdurulması talebiyle yargıya taşıdık.

Cumhuriyetimizi ,laik rejimimizi yıkma çabalarına,Siyasal islamın  din devleti kurma hayallerine izin vermeyeceğiz,direneceğiz.

Hatırlayacağınız  gibi  iktidarın meclise getirdiği “tecavüzcünün mağdur ettiği çocukla evlenmesi halinde cezadan muaf tutulması” nı  sağlayacak yasa teklifine CKD olarak büyük direnç gösterdik ve yasa teklifinin geri çekilmesinde büyük rol oynadık.Aynı şekilde simdi de “Müftülere nikah kıyma yetkisi veren yasa tasarısına karşı çıkıyoruz.Bu da zaten tecavüzcü yasasının devamıdır.Ancak bunu da geri çekmek zorunda kalacaklar.Asla yasalaşmasına izin vermeyeceğiz.

Çocuk istismarı konusunda çalışmalarınızın olduğunu biliyorum, Çocuk istismarında son yıllarda gözlemlenen artışın sebebi nedir?

Çocuk Cinsel İstismarı son 10 yılda %700 arttı .Bugün ülkemizde her 4 kız çocuğundan biri,her 6 erkek çocuğundan biri bu suçun mağduru olmaktadır.

Yine devletin verilerine göre ülkemizde günde 4-5saatte bir çocuk cinsel istismara uğramaktadır.

Türkiye çocuk cinsel istismarında dünyada üçüncü sıradadır.Çocuk pornografisi izlemede de birinci sıradadır.

Ülkemizdeki her üç gelinden biri çocuktur.Bunlar hem çok acıklı hem de asla kabul edilemez durumlardır. Ben ayni zamanda Çocuk İstismarıyla Mücadele Derneği başkanlığı da yapıyorum.

Milletvekilliğim döneminde de bu konuda çok çalıştım.Pek çok yasa teklifi de verdim.

İktidar hep görmezden geldi.Gündeme bile almadı.Çünkü bu iktidarın çocuk istismarıyla  mücadele etmek gibi bir politikası yok.

Halbuki bu mücadele bir devlet politikası olmalıdır.İktidar caydırıcı yasal düzenlemeler yapmamakta,tam tersi tecavüzcüleri cezadan kurtaracak düzenlemeler yapmaktadır.İste tecavüz ettiği çocukla evlenerek cezadan muaf olunması,müftülere nikah yetkisi,çocuğa sözlü beyan la nüfus kaydı verilmesini sağlayacak yasal düzenlemeler buna örnektir.

Çocuk Cinsel istismarında ki vahim artışların bir çok nedeni var.Internet çağında pedofillerin cocuklara erişimi kolaylaştı.

Çocuk pornografisi,çocuğun cinsel sömürüsü tüm dünyada çok büyük para getiren illegal bir ticaret haline geldi.Aynen silah kaçakçılığı, uyuşturucu ticareti gibi.Çocuğun cinsel sömürüsü için organize suç örgütleri mevcut.Dolayısıyla da  pedofillere bir de bu suç örgütleri eklendi.Ve bunları caydıracak ağırlaştırılmış ceza düzenlemelerimiz yok.Tam tersi iktidar erki sübyancıları kurtarmanın peşinde.İktidarın  özellikle son 10 yılda yarattığı atmosfer bu suçun artmasına yol açıyor.6 yasındaki kız çocuğuyla evlenilebilir diyen bir dünya görüşünden ne beklenebilir.

“Küçük kız çocuklarını türbana sokmak,çocuğa kadın kimliği vermektir.Onu cinsel obje olarak görmektir.”

Tamda burada araya girmek istiyorum sayın Arıtman,katıldığınız bir TV programında tecavüzün artmasının  nedenlerinden birini de küçük yaşta başörtüsü taktırılması olduğunu söylemiş ve o dönem malum çevrelerden çok tepki almıştınız.Bunu biraz açar mısınız?

Küçücük kız çocukları,bebekler bile türbana sokuluyor.

Bu ne demektir biliyor musunuz?

Çocuğa kadın kimliği vermektir.Onu cinsel obje olarak görmektir.Çocuk olarak görmemektir.

Ondan sonrada niye çocuk cinsel istismarı artıyor diye kimse şaşırmamalı.

Çocuğa çocuk olarak,kadına insan olarak bakmazsak bu ülkede çocuk istismarı da,kadına yönelik şiddette artar.İktidar okullarda kız erkek öğrencileri, merdivenlerini, yemekhanelerini, yurtlarını, sınıflarını hatta okullarını ayırma derdinde.

Birbirlerini insan olarak,arkadaş olarak değil de sadece cinsel obje olarak görmelerini sağlayacak büyük bir pedagojik hata içinde.Bunun bedelini de çocuklar ve kadınlar ödüyor.

Aşlında erkeklerde ödüyor.Yatılı kuran kurslarında,camilerde,vakıf yurtlarında Ensar vakfında olduğu gibi çocuklar cinsel istismara  uğruyor.Yasaların izin vermediği,devletin denetlemeyerek bir anlamda teşvik ettiği bu kurumlar kapatılacağına,cezalandırılacağına bilakis ödüllendiriliyor.Ensar vakfina hazine arazilerin verilmesi,MEB’le ortak protokollerin yapılması gibi.

Milletvekilliği döneminizde çocuk tecavüzüne ağırlaştırılmış müebbet hapis verilmesi ile ilgili çalışmanız olmuştu.Nasıl sonuçlandı?

Evet, her iki milletvekilliğimin döneminde de küçük çocuklara tecavüzün cezasının caydırıcılığını amaçlayarak “ağırlaştırılmış müebbet hapis” cezası teklif eden yasa tasarısı vermiştim.

İktidar gündeme bile almadı ama 14 yaşındaki çocuğa cinsel istismar uygulayan Hüseyin Üzmezleri kurtaracak yasa tasarısı hazırladı.

Bir basın toplantısı yaparak “Bu yasayı getirirseniz dünyayı başınıza yıkarım” demiştim ve sivil toplum ve basın desteğiyle de yasayı engellemiştik.Her şey ortada.Karsı karsıya olduğumuz anlayış bu.Çözüm de belli.

UYARI:Söyleşinin yayın hakkı Medya Siyasete aittir.Medya Siyaset kaynak gösterilmeden söyleşinin tamamı yada bir kısmı yazılı ve görsel basında yada internet sitelerinde yayınlanamaz.

Murat Selam

Murat Selam

Ülkesi ile ilgili sorunlara kafa yoran ve bununla ilgili çözüm yolları arayan Türklüğüne aşık iş adamı. Medya Siyaset genel yayın yönetmeni. Köşe yazarı.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ