Alexa
Medya Siyaset

Koruyabildik mi?

Koruyabildik mi?

Ulusu ulus yapan öğelerin başında dil-tarih ve ülkü birliği gelir.
Bu nedenle her ulusun bir milli ideolojisi, bir milli ülküsü vardır.
Uluslar, ortak tarihlerinin zaferlerini, mutlu günlerini birlikte coşkuyla kutlayarak, onları ulus yapan milli tarihlerini, milli ülkülerini yaşatmaya çalışırlar.

Milli Bayramlar bunun için vardır. Fransızlar 14 Temmuz’u, Amerikalılar
4 Temmuz’u, İngilizler 1. Dünya Savaşının zafer günü kabul ettikleri Ekim Ayı sonunu coşkuyla kutlarlar. Amerika Başkanlarından Theodore Rooswelt,
20. Yüzyılın başında sırf Amerikalılara özgü bir bayram olsun, birlik ve beraberlik sağlansın diye “Şükran Gününü” oluşturmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti’nin de 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos ve 29 Ekim ile milli tarihimizin en önemli günlerini simgeleyen, emperyalizme karşı Türk Milleti’nin verdiği bağımsızlık mücadelesini yaşattığı milli bayramları vardır.
Bu yüzden de, tam bağımsız, lâik Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı sürdürülen, karşı hareketin en önemli hedeflerinden biri milli bayramlarımız olmuştur.
AKP İktidarında her yıl bu bayramlarımızın kutlanmalarına çeşitli sebeplerle kısıtlamalar getirilmekte, milli bayramlarımız unutturulmaya çalışılmaktadır.

Peki, bu bilinçli unutturma harekâtına karşı biz ne yapıyoruz?
Hani şu sessiz %50 ne yapıyor? Bazıları üzerinde “Ben o iki kişiden biri değilim” yazan tişörtler giyiyor ve görevini yapmış insanların rahatlığıyla günlük yaşantılarına dönüyorlar. Kısıtlanan milli bayramlarda da üç-dört bin kişiden oluşan cılız yürüyüşler yapıyoruz!

Önümüzde 30 Ağustos Zafer Bayramı var.
Tüm halkımızdan bu yıl 97’ncisini kutlayacağımız bu en büyük bayramımızı,
Türk Milletinin şanlı geçmişine ve aziz şehitlerimizin hatırasına yakışır coşku ve kalabalıklarla kutlamamızı öneriyoruz.
Bu yılki 30 Ağustos kutlamaları aynı zamanda, tek adam diktasından , siyasal İslamcılardan, demokrasi düşmanlarından kurtuluşumuzun işaretini en güçlü şekilde vermelidir.

Tabii ki dini bayramlarımızı da coşku ile kutlayacağız. Herkes şunu net olarak bilmelidir ki hiçbir dini kutlama, milli bayramların alternatifi olamaz, ama maalesef yapılıyor ve milletçe bu gelişmeleri seyrediyoruz.

Bu satırları yazdığım anda küçücük kızlar Afganistan’da hastanede yaşam savaşı veriyorlar. Okumak isteyen bu kızları Taliban militanları kafalarından vurdular. Bu küçücük yavruların tek dileği, Türkiye Cumhuriyetinin Nazlı Ilıcak-Merve Kavakçı-Nagehan Alçı’ya bir altın tepside sunduğu “Eğitim” hakkına kavuşabilmekti. Bu küçücük kızlar eğitim hakkı istedikleri için yobazların hedefi oldular.

İşte bizim kıymetini bilemediğimiz “Tam Bağımsız Lâik Türkiye Cumhuriyetinin, dünyadaki 54 İslam ülkesinden farkı budur. Dünya üzerindeki tek Lâik İslam ülkesi, yok edilmeye çalışılan Türkiye Cumhuriyetidir. Ve bu cumhuriyetin nimetlerinden yararlanmış fertler olarak bizler, bunun değerini bilmiyorsak, bize de yazıklar olsun.

YAZIYI ERHAN GÖKAY AKSOY’UN SESLENDİRMESİYLE DE DİNLEYEBİLİRSİNİZ

ETİKETLER:
Rifat Serdaroğlu

Rifat Serdaroğlu

İzmir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Maliye Bölümünü bitirdi. Bergama Belediye Başkanlığı, 19-20 ve 21. Dönem İzmir milletvekilliği ile Sağlık ve Devlet Bakanlıkları yaptı. Evli ve 2 çocuk babası.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ