Alexa
DOLAR 6,8627
EURO 7,774
ALTIN 397,212
BIST 114808,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 34°C
Sıcak

Kriz Yönetiminde Tekalifi Milliye

Kriz Yönetiminde Tekalifi Milliye
09.04.2020 - 20:11
A+
A-

Millî Mücadele yılları yokluk yıllarıdır. Türk ordusu yiyecek, giyim, teçhizat, silah, cephane tedarikinde ve bunları taşımakta sıkıntı çekerken Yunan ordusu topyekûn teşkilatlanıp yakıp yıkarak Anadolu’nun ortasına gelmiş, top sesleri Ankara’dan duyulur olmuştur. Dahası Türk ordusunun Sakarya’nın doğusuna çekilişi hezimet olarak görülmüş orduya güven sarsılmıştır. O zamana kadar işgalcileri gücendirip kızdırmak istemeyen İstanbul hükümetinin yüreklendirdikleri, Ankara’ya karşı isyanlar çıkarmış, kardeşi kardeşe vurdurup milletin mücadele azmini kırmıştır. Bazı Kuvayı Milliciler düzenli odunun kurulmasıyla saf değiştirip Millî Mücadele karşısında yer almıştır.Tam da bu dönemde Enver paşanın geleceği ve bu mücadelenin başına geçeceği söylentileri gizliden gizliye yayılmıştır.Halk ümitsiz, Meclis karışıktır. Ne yapılacaktır? Nasıl yapılacaktır? Hangi parayla yapılacaktır? Tüm bu olanların hesabını kim verecektir?

Meclisin Kayseri’ye taşınması gündeme gelir. Mebuslardan bir kısmı bu sıkıntılı sürecin Atatürk’leaşılacağına inanırken bir kısmı da bu yenilginin sorumluluğunu almak üzere onu ordunun başında görmek ister.Hayatın garip bir cilvesidir. İki farklı görüş Atatürk’e Başkomutanlık yetkilerinin verilmesi fikrinde birleşir. 5 Ağustos 1921’de Başkomutanlık Kanunu kabul edilir ve Atatürk’e olağanüstü askeri yetkiler verilir. Atatürk, 7-8 Ağustos 1921’de Tekalifi Milliye (Milli Yükümlülükler) emirlerini yayınlar.

Tekalifi Milliye emirlerini yazan Atatürk, halkın imkanlarını gerçekçi bir şekilde tespit ederken Celal Bayar’a sorar: “…Celal bey siz bilirsiniz. Her ev bir çift yün çorapla bir don verebilir mi? Halkın ikinci bir donu yoksa…” O zaman ondan istenmez onun yerine başka bir zenginin bunu vermesi komisyonun inisiyatifine bırakılır. Halk, donla ölçülecek kadar fakirdir.

Tekalifi Milliye Nedir?

Canından başka kaybedecek bir şeyi olmayan, esareti ölüme eş gören bir liderin peşinden giden onurlu insanların öyküsüdür.

Güçlü ve kararlı bir iradenin ürünüdür.

Bir milletin liderine olan güvenin timsali ve liderle milletin tek vücut olmasıdır.

24 saat içinde çoğu kadın, çocuk ve birkaç ihtiyarın 250 kağnıyla hazır olmasıdır.

Sırtında bebeğiyle öküzünü,öküzü yoksa ineğini kağnıya süren kadınların zaferidir.

Anadolu kadınının dünyaya meydan okumasıdır.

Tüm ayrıntılarıyla hesaplanmış, en kötü ihtimaller dahi düşünülmüş, değerlendirilmiş, ona göre tedbirler alınmış tam bir matematik mimarisidir. Emirler açık ve net ifade edilmiş, kimin, ne zaman, nerede, ne yapacağı, nasıl yapacağı en ince ayrıntısına kadar yazılmış ve ona göre uygulanmış bir aklın ürünüdür.

Halkına borcunu ödeyen devlettir.

Türk milletinin özgürlük ölçüsüdür ve bu özgürlük, bize bırakılan en büyük mirastır.

Anadolu’nun ortasından İzmir’e kağnılarla askere erzak ve silah taşınmasıdır.

Kastamonulu Fatma Nine Büyük Taarruz öncesi cephane taşımayı şöyle anlatmıştır: “Kağnılar cephane dolu, anladın mı götürüyorsun, gidiyor, gidiyor, menzile bırakıyoruz. Menzilden alıyor başkaları, ta gidiyor, cepheye kadar, denize kadar.”

Millet muhteşem, komutan muhteşem, emirler muhteşemdir.

ASIL ÖNEMLİSİ TEKALİFİ MİLLİYE, ÖRNEK BİR KRİZ YÖNETİMİDİR.

Kaynak:

ÖZDEMİR, Hikmet. Atatürk’ün Kriz Yönetimi ve Tekalifi Milliye. Türk İdare Dergisi, Aralık 2000, Sayı 429, s. 171-210.

TURAL, Mehmet Akif. Tekalif-i Milliye (Halka Borcu Kalmayan Devlet). Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, XI, 1995, 32.

Dr.Gülhan Seyhun

Dr.Gülhan Seyhun

1968, Burdur doğumlu. 1986’da GATA Sağlık Meslek Lisesinden, 1990’da GATA Hemşirelik Yüksek Okulundan, teğmen olarak mezun oldu. Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde çeşitli hastane ve birliklerde görev yaptıktan sonra 2014 yılında albay rütbesiyle emekli oldu. Mikrobiyoloji ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi alanlarında iki yüksek lisans, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsünde doktora derecesi aldı. “Tıp Tarihimizde Askeri Sağlık Hizmetleri, II. Dünya Savaşı Dönemi” kitabını yazdı. Toplumsal sorunların büyük ölçüde çocuk eğitimiyle çözülebileceğine inanan Dr. Gülhan Seyhun, en büyük problemin çocuklara kötü örnek olan yetişkinlerde olduğu inancında. Atatürk, Cumhuriyet ve vatan sevdalısı olarak yaşayan Gülhan Seyhun, askeri paraşütçü, tek yıldız dalgıç, kayakçı ve dansa tutkun bir akademisyen olup halen Altınbaş Üniversitesi’nde görev yapmaktadır. Evli ve iki çocuk sahibidir.
Dr.Gülhan Seyhun Tüm Yazıları
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.