Medya Siyaset

Kudüs Artık Siyonizmin Başkenti !

Kudüs benim için bugün kırmızı çizgi değildir. Orada olan Araplar tarafından Türk milletine yapılmış olan ihanetlerin bedeli bugün ödenmektedir. Benim için kırmızı çizgi Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti olup bugün mevcut siyasilerin söylemlerine takılmıyorum .

Kudüs Artık Siyonizmin Başkenti !

Bir kaç saat önce ABD Başkanı Donald Trump beni yine şaşırtmadı . Adına uygun DOMALT ` tı .

Biraz latife gibi gelebilir . Fakat ! Süreçleri okuyamayan vasat siyasetçilerden oluşan Müslüman dünyası kendi mahvına sebep olacak her adımı atmıştır. Vasat siyasetçiler İslam dinini ve müslümanları perişan edecek tüm imzaları düşünmeden atmıştır.

Hala atmaya devam etmektedirler.Müslüman dünyasına liderlik yaptığını zannedenlere bakın,tamamı vasat siyasetçiler ve gargara mızıkacılarından oluşmaktadır.

Erdoğan iktidara gelmeden önce arka planında bu süreci planlayanların tamamı Siyonist akıl ve ABD Cumhuriyetçileridir. Bugün Kudüs için başkent kararını imzalayan Trump bu hamleyi boşuna yapmamıştır. Trump Cumhuriyetçiler tarafından başkan seçilmiştir.

Kudüs benim için bugün kırmızı çizgi değildir. Orada olan Araplar tarafından Türk milletine yapılmış olan ihanetlerin bedeli bugün ödenmektedir. Benim için kırmızı çizgi Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti olup bugün mevcut siyasilerin söylemlerine takılmıyorum .

Erdoğan iktidara siyonist ve evangelist güçler tarafından getirildi. Bu tür yapıların baskılarıyla iktidarda tutuldu . Bugün yaşadığımız süreçte hala Erdoğan batı dünyası tarafından desteklenmektedir.

Mesela ! AB tarafından Şengen vizesi sürecinin başlatılması .

Son dakika golü olarak Kudüs ABD tarafından başkent ilan edildi . Bu süreçler Erdoğan için iç politika kozudur. Ve başkanlık seçimleri öncesinde elini güçlendirmektedir .Planlı kaos süreci budur.

Erdoğan gibi İslamist bir ismin Türk devleti başına oturtulması sürecini kitabımda yazdım . Tüm planlarıyla. Bugün Erdoğan sayesinde İsrail karşısında askeri olarak durabilecek Saddam,Kaddafi,Esad gibi isimlerin yok edilmesi ve zayıflatılması bu sürecin planıdır. Erdoğan boşuna Türkiye Cumhuriyeti Devletini on beş yıldır yönetmiyor .Aynı şekilde Türk ordusunun savaş kabiliyetinin FETÖ ve AKP eliyle Erdoğan iktidarında yok edilmesi bu sürecin planıdır.

Bugün kimse masal anlatmasın . Müslümanın kapısını  Haham veya Papaz çalarsa kapı açılmaz. Fakat ! Müslüman kimlikli elinde kuran olan birisi çalarsa kapı açılır. Türkiye için siyonistler bu planı uygulamıştır .

İlluminati 3.Dünya Savaşını 15 Ağustos 1871 Yılında Planlamıştı .

Tabi sadece 3.dünya savaşı değil 1.ve 2. dünya savaşları da illuminatinin oynadığı global oyunların sonucu olarak çıkartılmıştır.Albert Pike’nin Mazzini’ye yazdığı mektuba geçmeden önce bu iki kahramanımızı tanıyalım.

Albert Pike:

Yeni dünya düzeni’nin yaratıcısı olan Albert Pike 29 Aralık 1809’da Boston’da doğdu. Harvard’da calıştı. Amerikan iç savaşı’nda Güneyli Ordu’da Tuğgeneral olarak savastı. Şavastan sonra tutuklandı ve hapse girdi. Hapisten kurtulması bir Freemason olan Başkan Andrew Johnson’un affiyla mümkün oldu. Ertesi gün Beyaz Saray’da birlikteydiler. Bu aftan sonra başkan, İskoç Riti (Masonluğun en eski kolu)  tarafindan 4. dereceden 32. dereceye terfi ettirildi.

Bir 33. Derece Mason olarak; eski ve kabul edilmis İskoç Ritinin kurucusu ve babası, Kuzey Amerika Freemasonary’nin büyük komutanı ve Ku Klux Klan’ın “TOP” lideridir. Tüm Satanist Luciferian grupların büyük ustası da olan bu adamın, Lucifer’la bir bilezik vasıtasıyla sürekli iletişim halinde olduğu da söylenir. İlluminati’nin de tepe adamlarından biridir. Yeni Dünya Düzeni’nin fikir babası ve planlayıcısıdır.

Giuseppe Mazzini:

Giuseppe Mazzini (d. 22 Haziran 1805, Cenova – ö. 10 Mart 1872, Pisa, İtalya), Yeni İtalya (Giovine Italia) adlı gizli devrimci örgütün (1932) kurucusu ve Risorgimento hareketinin önderi İtalyan vatansever ve devrimci. Uzlaşmaz bir cumhuriyetçi olarak, İtalya’nın birliğinin ve bağımsızlığının sağlanmasının (1861) ardından Savoie hanedanı önderliğinde kurulan meşruti monarşi yönetimine katılmayı reddetmiştir.Mazzini de 33.dereceden masondur ve amacı İtalyan monarşisi ve Papalık konumuna etki etmek olmuştur.Vatikanın için sızmak ve Papa yoluyla dini yönlendirmek diyebiliriz kısaca.

Şimdi Pike nin Mazziniye yolladığı mektuba geçelim,yıl 15 Ağustos 1871.

1. Dünya Savaşı, İlluminati’ye Rus Çarlığı’nı yıkarak, bu ülkeyi Ateistik Komünizmin bir kalesi yapmak için gereklidir. Britanya ve Alman İmparatorluğu içindeki örgütümüz bu savaşı tetiklemeli, savaşın sonunda Komünizm kurulmalı ve dinleri zayıflatmak amacıyla diğer hükümetleri yıkmakta kullanılmalıdır…”

1. Dünya Savaşı, İlluminati Rus Çarlığı’nı kontrol altına alacak.Rusya bir öcü olarak kullanılarak,illuminatinin ilerki hedefleri için kullanılacak.Buradaki öcü kelimesi kanlı diktatör rejimine gönderme yapmaktadır,Lenin,Stalin kanlı bir diktatörlük dönemi yaşatmıştır.Bu arada Lenin,Stalin,Karl Marx Yahudi asıllıdır.”

2. Dünya Savaşı, Faşitler ve Siyonistler arasındaki farklıklaların kışkırtılmasıyla tetiklenmelidir. Bu savaşın sonunda Faşizm yıkılmalı ve Siyonizm Filistin’de bağımsız bir İsrail Devleti kuracak kadar güçlenmelidir. Enternasyonal Komünizm, savaştan Hristiyan dünyasıyla denge içinde bir güç olarak çıkmalıdır ki ona çıkaracağımız son karışıklıkta ihtiyacımız olacak…” Ki öyle olmuştur,Bush ailesinin mali desteğiyle güçlenen Hitler,sözde Yahudi düşmanlığıyla birlikte soykırıma başlamış ve İsrail’in kurulmasına hizmet etmiştir.Hatta o dönemde soykırımdan kaçan Yahudiler gemilerle Türkiye’ye sığınmak istemişlerdir ama İnönü tarafından gemiler karaya alınmamış,bu sayede zorunlu olarak Filistine gitmeleri sağlanmıştır.Burada İnönü’yü de masonik oluşumların kullandığı bir lider olarak görebiliriz.

 

Bugün Kudüs`ün başkent olarak tanınması cehennemin kapılarını açacak süreçtir. Nasıl Osmanlı hanedanı İngiliz Kraliçesine şövalye olduktan sonra tüm coğrafyanın tasfiyesine gayret etmiş ve sonunda İngiliz gemisine binerek ülkeyi terk etmişse bugün için faklı bir süreç yoktur. Erdoğan iktidara getirilirken bu plan çerçevesinde getirilmiş .Ve Erdoğan iktidarını bu süreci birebir uygulayarak koltukta devam ettirmektedir.

Geldik üçüncü dünya savaşına, Siyonistlerle İslam alemi arasında İlluminati ajanlığının (CIA,FBI)sebep olacağı farklılıkların körüklenmesiyle tetiklenmeli. Bu savaş, öyle bir savaş olmalı ki İslam ve Siyonizm birbirini yiyerek yok etmeli. Bu arada diğer uluslar, fiziki, ahlaki, ruhsal, ekonomik yıkımlara sürüklenerek bölünmeli. Öyle bir sosyal kaos yaratılmalı ki, herkes dinleri kanlı şiddetin temel sebebi olarak görmeli ve insanlar mutlak ateizme yönelmeli. Son olarak Lucifer’in saf ve mutlak doktrininin manifestosuyla Hristiyanlık ve Ateizm de silinmeli…Bu sayede bir taşla 2 kuş vurmuş olunacak.”

Yeni Dünya Düzeni (NWO)

Yeni Dünya Düzeni (NWO) terimi, çağlar boyunca çok sayıda siyasetçi tarafından kullanılmıştır ve genetik olarak, en azından en üst kademelerde, son derece güçlü ve etkili bir grup tarafından düzenlenen ve dünya çapında bir komplo anlamına gelen, içerisinde sözde Avrupa Siyah Soyluluğu üyeleri de dâhil olmak üzere, dünyanın en zengin insanları, en ünlü siyasi liderleri ve seçkin şirketlerin pek çoğunun yanı sıra, amaçları milliyetçi ve bölgesel sınırlardan sıyrılmış bir Dünya Hükümeti (faşist) kurmak olan, İngiliz Kraliyet Ailesinin egemen olduğu, kendi gündemlerine itaat edenler anlamına gelen genel bir terimdir.

Siyonist bankacı Paul Warburg‘a kulak verelim:

Beğenseniz de beğenmeseniz de bir Dünya Hükümetine sahip olacağız. Tek soru şu; bu hükümete fetih veya rızayla ulaşılıp ulaşılamayacağıdır. (17.Şubat.1950, ABD Senatosu önünde ifade verirken).

Niyetleri, gezegendeki her insanın üzerinde tam bir kontrol sağlamak ve dünya nüfusunu üçte ikisini çarpıcı bir şekilde azaltmaktır. Yeni Dünya Düzeni adı bugün bu komploya katılan herkesi ima etmek için en çok kullanılan terimdir. Bu grubu tam olarak kimin oluşturduğu üzerine yapılan çalışma çok karmaşık ve girifttir.

1992’de Dr. John Coleman Komplocuların Hiyerarşisi’ni (Conspirators Hierarchy) yayınladı: Bu 300’ler Komitesinin bir hikâyesiydi. Övgüye değer bilgelik ve titiz araştırma ile Dr Coleman, oyuncuları tanımlar ve Yeni Dünya Düzeni gündemini dünya çapında hâkimiyet ve kontrol açısından dikkatlice ayrıntılandırır.

Komplocuların Hiyerarşisi’nin 161. sayfasında Dr Coleman, Komite’nin amacını ve hedefini şu şekilde özetlemektedir:

Ortaçağ’da olduğu gibi, feodal bir sistem biçiminde, sayılarını kendi seçen, seçilmemiş fakat kalıcı olan ve babadan oğula geçen oligarşi yönetiminin kontrolü altındaki tek Dünya Hükümeti ve tek para birliği sistemi.

Bugün BİTCOİN yani sanal para ile bu süreci başlatmışlardır. Başka bir örnekleme ise Erdoğan ve tek adamlık örneği olup koltuğu bırakmamak için saltanat ya da yeni Osmanlıcılık diyen Erdoğan ! Siyonist planın tam göbeğinde olan oyunculardan bir tanesidir.

Bu tek dünya yönetiminde: nüfus, aile başına düşen çocuk sayısı, hastalıklar, savaşlar, açlıklar nedeniyle 1 milyar kişiye kadar sınırlandırılacak. Kalan kişiler ise hâkim sınıf için hizmet edecek kişilerden oluşacak.

Orta sınıf olmayacak! Sadece Yönetenler ve Hizmetkârlar! Tüm eski ülkelerdeki hiçbir ulusal sınırın mevcut olmadığı bu sistemde, yasaları uygulamak için Tek Dünya Hükümeti polis kuvveti ve Tek Dünya birleşik askeri birliği tarafından desteklenen, birleşik dünya yasalarını uygulayan dünya mahkemeleri yasalarıyla bütün yasalar tek tip olacaktır.

RABİA işareti  anlam olarak “ Tek devlet,Tek millet,Tek bayrak,Tek vatan” ne kadar örtüşüyor. Ama tek dil yok . Anlatabildiysem ne mutlu bana ..

Yirmi beş yıldır Kudüs`ü başkent olarak tanımayan ABD artık bugün düğmeye basmıştır. Trump`ın damadı Yahudi olup aynı zamanda beyaz saray Ortadoğu danışmanlığı görevindedir.

Ben bu satırları yazarken aptallar bakarken ,akıllılar işi götürüyor diye bakıyorum . Çünkü,  Atatürk sonrası gelen vasat siyasetçiler ve İslam dünyası tabiri bana göre yok hükmündedir.

Aslolan ! Gerek İngiliz aklına gerekse siyonist aklına sadece şapka çıkartarak bakıyorum .Eğitim almış akılların ülkeleri ve milletleri için yapmış olduklarıyla ;Bizimkilerin övündükleri İmam Hatip aklının ülkeyi nerelere getirdiğini bugün daha açık olarak görüyoruz. Kırmızı çizgiler artık yok . Ses bombalarıyla devlet yönetilmez.

Bu satırları çıkacak olan kitaplarımdan birisinden alıntıladım .

Mevcut olan “ RABITA UĞUR MUMCU `DAN SONRA VE ATATÜRK`ÜN YASAKLANAN KİTABI “ okunduğu takdirde bundan sonra yaşayacak olduklarımızı rahatlıkla anlayacağız .

Herkese sevgiyle kalın diyorum .

Kitabı online almak için tıklayınız

Hüseyin Hakkı Kahveci

Hüseyin Hakkı Kahveci

19 Kasım 1972 tarihinde İstanbul’da dünyaya gelmiştir. İlk – Orta ve Lise eğitimini Ankara’da tamamlamış olup 1991 yılında Devlet Bursu ile yurt dışında burslu Tıp eğitimi almıştır. Sonrasında CSU – USA ‘de İşletme üzerine Üniversite eğitimi sonrasında MD ; Master düzeyinde Uluslararası ilişkiler ve Management eğitimi almıştır. Türkiye‘ye dönüşünden sonra TURİZM sektöründe uzun yıllar yurt içi ve yurt dışında Profesyonel GENEL MÜDÜR olarak görev yapmıştır. Hüseyin Hakkı Kahveci Gazeteci – Yazar ve Stratejist olarak Free Lance yani bağımsız gazetecilik alanında faaliyet göstermektedir. Parlamentohaber.com internet haber sitesi ve K2 Medya haber gurubunun MEDYA GURUP BAŞKANI olup; Özel Haber alanında ARAŞTIRMACI – GAZETECİLİK faaliyetine devam etmektedir. ANSAV STRATEJİK ARAŞTIRMALAR VAKFI Başkan Yardımcılığı görevinin yanı sıra yayınlanmış üç tane kitabı ” Yüzyılın Hilesi Sandıktaki Hülle ; Yeşil Hücreler ; RABITA ‘Uğur Mumcu’dan sonra ” kitaplarının yazarıdır.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ