Alexa
DOLAR 6,8627
EURO 7,774
ALTIN 397,212
BIST 114808,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 34°C
Sıcak

Kur’an, İnananların İmanını Arttırır

Kur’an, İnananların İmanını Arttırır
29.05.2020 - 22:00
A+
A-

Ve Biz Kur’an’dan, inananlar için şifa ve rahmet olan şeyleri indiriyoruz. Ve bu, sadece şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yapanların yıkımını artırıyor.” (İsra 17/82)

Bu ayet mümin insanın Kur’an’dan ne şekilde yararlanacağına, Kur’an’ın ona neler vereceğine işaret etmektedir. Bu ayette Kur’an’ın “şifa” ve “rahmet” olmak üzere iki özelliğinden söz edilmiştir.

  1. Kur’an Şifadır

Genelde Yunus 10/57’ye[1] göre, zihinsel (psiko-ideolojik) hastalıklar beyinlerde/kalpte yer almaktadır. Kötü niyet, sevgisizlik, haset, kin, nefret, intikam, çekememezlik, düşmanlık duygusu beyin denen organda fücura olan yeteneğin (kötülüğü emreden nefsin yönlendirmesiyle) oluşmaktadır. Bu tür kötü/zararlı duygular kişinin fücura olan yeteneği aktif olunca onun duygusal yansımaları olmaktadır. Çünkü kişinin fücura olan yeteneği iblisin yönlendirmesiyle insanı şerre/şeytanlığa, kötü duygulara yöneltmektedir. Eğer kişi bu yönlendirmeye uymak istemezse, iblisin dayatma gücü yoktur. İşte iblis-egemen oluşacak olan bu kötü duygulardan, yani manevi virüslerin meydana getireceği kalbi hastalıkların şifasını kişi ancak Kur’an’da bulabilir:

* Kur’an, beyinlerde /akıl olan kalplerde oluşan hastalıklara şifadır” (Yunus 10/57);

* Kur’an, kuşku duyan kalbi /aklı (Tevbe 9/45);

* Nifak dolu kalbi (Tevbe 9/77);

* Şirkin içirildiği kalbi (Bakara 2/99);

* Mühürlü kalbi (Bakara 2/7);

* Hasta kalbi (Maide 5/52);

* Kilitli kalbi (Muhammed 47/24);

* Dağınık kalpleri (Haşr 59/14);

* Kin dolu kalbi (Tevbe 9/15) tedavi ederek;

Barışın bulunduğu (Şu’ara 26/89);

Doyuma ulaşan (Ra’d 13/28);

Düşünen/akleden (Hac 22/46);

Kaynaşan (Âl-i İmran 3/103);

İman eden (Hucurat 49/7);

Takvaya ulaşan (Hucurat 49/3);

Titreyen (Enfal 8/2);

Tamamen Allah’a yönelen (Kaf 50/33);

Hidayete eren (Teğabün 64/11);

Ürperen (Hadid 57/16) ve

Kini giderilen (Tevbe 9/15) kalp/akıl haline dönüştürür.

İşte Kur’an’ın şifa dağıtan hastanesinde bu tür hastalıklar bu şekilde şifa bulurlar. Sosyal hastalıkların kaynağında da bu tip hastalıklar vardır.[2]

Kur’an’ın şifa oluşu bedensel hastalıklara değil, zihinsel hastalıklara yöneliktir. Çünkü Kur’an zihinleri ikna eder, sıkıntı ve bunalımları gidererek kalpleri tatmin eder, insanların ahlakî seviyelerini yükseltir, böylece toplumun dirlik ve düzenini, huzur ve sükûnunu da sağlamış olur. Kur’an’ın “şifa” ve “rahmet” özelliklerinin inananlar için olduğunun vurgulanması, Kur’an’dan ancak müminlerin yararlanmaları nedeniyledir.

Kur’an’ı kılavuz edinen ve hüküm kitabı olarak kabul eden kimseler, ondan yararlanarak batıl itikatlardan, hurafelerden, kin, buğz, kıskançlık gibi kınanmış huylardan uzaklaşırlar, dolayısıyla psiko-ideolojik, aklî ve ahlâkî hastalıklardan şifa bulup Allah’ın rahmetine muhatap olurlar.[3]

Kur’an’ın bu özelliklerine bir başka ayette de şöyle dikkat çekilmiştir:

Ve eğer Biz o öğüdü/Kur’an’ı yabancı dilde bir okuma yapsaydık, elbette onlar: “Ayetleri ayrıntılı olarak verilmeli değil miydi? Yabancı dil mi, Arapça mı!” diyeceklerdi. De ki: “O (Kur’an), iman eden kimseler için bir kılavuz ve bir şifadır.” İnanmayanlara gelince, onların kulaklarında bir ağırlık vardır. Ve o Öğüt/Kur’an, onlar üzerine bir körlüktür. Onlara çok uzak bir mekândan seslenilmektedir.” (Fussılet 41/44)

  1. Kur’an Rahmettir

Kur’an’ın bu özelliğiyle “su” arasında bir bağlantı vardır.

Kur’an, kuruyan, çölleşen ve hayatiyetini kaybeden beyinlere/akıllara/zihinlere su gibi rahmet görevini yapar. Suyun doğaya sağladığını Kur’an, insanların psiko-ideolojik iç dünyalarına ve sosyal ilişkilerine sağlamaktadır. İşte bu İsra 17/82. ayeti, din bilginleri tam anlayacak, özümseyecek ve yaşamlarına uygulayıp tüm insanlığa öğretip yaşayacaklardır. İnsanlar da Kur’an’ı bu işlevleriyle tanıyacak, o gözle bakacak ve o şekilde yaşamlarına geçireceklerdir.[4]

Kur’an, insana gerekli olan dosdoğru yolu göstererek muhatabını rüşde erdirdiği ve doğru bir yaşam için lüzumlu bilgileri insanın faydasına sunarak onu bilgi edinmeye teşvik ettiği için, en büyük “rahmet”tir.

Ne yazık ki Kur’an’ın, rahmet ve şifa oluşu da yine uydurma rivayetler ve düzmece haberlerle çarpıtılmıştır. Bunun sonucu olarak Kur’an ayetlerinin yazılı olduğu kâğıt ve benzeri nesnelerin bedensel hastalıklara şifa olduğu gibi Rabbimizin Kur’an’ı indiriş amacına ters inanç ve görüşler oluşmuştur. Bu inanç ve kabulle, üzerine Kur’an ayetleri üflenmiş su içirilerek çaresiz dertlerden şifa bulunacağı gibi utanç verici ve saçma-sapan uygulamalara gidilmiştir. Bu tür uygulamalar Rabbimizin “Ben her şeyi gerçek ile yarattım” kanununa tamamen ters olan temelsiz, yararsız, gerçekçi olmayan sapkın uygulamalardır. Kur’an, mesajı ve önerdiği yaşam modeliyle esasen kalplere/akıllara/zihinlere şifadır.[5]

Kur’an, bir şifa dağıtan ve merhamet saçan bir kaynaktır. Kur’an bu yönüyle anlaşılınca olumlu etkisi harekete geçerek beyinlere/akıllara sızmakta, sosyal yaşamın her alanına ulaşmaktadır. Yeter ki biz, o kaynağa “Kur’an’ı Kur’an’dan Kur’anca anlayarak” ulaşalım, onu anlayıp/kavrayıp bilinçle ve sevgi ile kucaklayalım.

Yüce Allah, Kur’an’da “Rahmetim her şeyi kuşatmıştır” (A’raf 7/157) diyor. Bu kökten gelen “Rahman” özelliği sadece Yüce Allah için kullanılır. Aynı kökten gelen “Rahim” sıfatı ise başkaları içinde kullanılır. Tevbe 9/128’de Rahim, Saygıdeğer Peygamberimizi nitelemektedir. Rahim sözcüğü ayrıca, “kitap” ve “Allah elçisi” göndermesine neden olan Yüce Allah’ın rahmetine de denir. Rahmetten kaynaklanan nimet de böyle adlandırılmıştır.[6]

“Rahmet” sözü, on altı ayette[7] Kur’an’a isim veya sıfat olarak gelmiştir. Kur’an, Allah’ın ihsanı, lütfu ve nimeti olduğundan “Rahmet” adını almıştır.

Ve Kur’an kiminiz, Kitap, sadece bizden önceki iki topluluğa; Yahudi ve Hıristiyanlara indirildi; biz ise, o kitapları okuyamıyor ve dillerini anlayamıyorduk kiminiz de Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk demeyesiniz diye Bizim indirdiğimiz bereketli bir kitaptır. O nedenle, rahmet olunmanız için ona uyun ve Allah’ın koruması altına girin. İşte size de Rabbinizden açık delil, kılavuz ve rahmet gelmiştir. Öyleyse Allah’ın ayetlerini yalanlayıp onlardan yüz çevirenden daha yanlış, kendi zararlarına iş yapan kim olabilir? Ayetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmeleri nedeniyle azabın kötüsüyle cezalandıracağız.” (En’am 6/155-157)

Kur’an, “Allah’ın rahmeti”dir; çünkü insanları hak dine, sıratı müstakim olan Allah’ın yolu üzere hidayete ulaştırır.

  1. Bu, sadece şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yapan/zalimlerin yıkımını artırıyor.” (İsra 17/82)

Yüce Allah’ın “Kur’an’dan, inananlar için şifa ve rahmet olan şeyleri indirmesi” inanmayan, Allah’a ortak koşan, inkârcı, ikiyüzlü olan zalimlerin üzerinde ise çok farklı etki oluşturmakta, onlar üzerinde yıkım etkisi yapmaktadır.

Esasen aynı hastalığa sahip olan insanlar aynı ilacı alırlar, ama birine şifa olurken diğerine alerji verir, yani aksi tesir meydana getirir. İşte Kur’an, kalbinde/aklında/aklıseliminde iman olan takvaya yönelik kişiye şifa ve rahmet etkisini yaparken; zalimlere aksi etki yaparak ziyanlarını, azgınlıklarını arttırmaktadır. Buradaki zalimlerden kasıt, inkârlarında, kötülüklerinde ve dünyevî hazlarında asla değişim olmayanlardır. Kur’an, selim akıl yönünden hayırdan/iyiden yana değişime kapalı olanların ancak ziyanını arttırır. Bu insanlar tevhidin sıratı müstakim yolunu bulma şansını/olanağını kaçırmışlardır.

O halde Kur’an’ın kendisine şifa ve rahmet olmasını isteyenler, beyninde takvaya yeteneği olan selim aklını işleterek, selimleştirerek, aklıselim, kalbiselim sahibi olmaktan başka çaresi yoktur. Bu da doğru bir beyin eğitimiyle sağlanabilir.

Kur’an, sadece ve ancak aklıselim sahibi kişilere şifa ve rahmet etkisi oluşturarak hitap eder.

İblis-egemen fücura olan yeteneğini geliştirenlere asla şifa ve rahmet etkisi olmuyor. Çünkü bu kişilerin frekansı Kur’an’ı almaya, anlamaya uygun değildir.

Sedat Şenermen

Kaynakça

[1] “Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, beyinlerdekine şifa, inananlara bir kılavuz ve bir rahmet gelmiştir.” (YUNUS 10/57)

Şifa, üç ayette (YUNUS 10/57; İSRA 17/82; FUSSILET 41/44) Kur’an’ı nitelemektedir.

[2] Bayraktar BAYRAKLI, Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur’an Tefsiri, c.11, s.368-369.

[3] Hakkı YILMAZ, Tebyînü’l-Kur’an /İşte Kur’an, 2015, c.3, s.568.

[4] B.BAYRAKLI, Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur’an Tefsiri, c.11, s.369.

[5] H.YILMAZ, Tebyînü’l-Kur’an /İşte Kur’an, 2015, c.3, s.569.

[6] Doç.Dr. Muhammed ÇELİK, Kur’an Kur’an’ı Tanımlıyor, İstanbul, 1998, Şule Yayınları, s.231.

[7] A’RAF 7/52, 203; YUNUS 10/58; YUSUF 12/111; NAHL 16/64, 89; İSRA 17/82; NEML 27/77; KASAS 28/43, 46; LOKMAN 31/3; DUHAN 44/6; CASİYE 45/5.

ETİKETLER:
Sedat Şenermen

Sedat Şenermen

İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü’nü bitirdiği 1970’den günümüze “Kur’an Araştırmaları” yapıyor. Bu çalışmalarıyla “Kur’an’ı Kur’an’dan Kur’anca Anlamak” yöntemini Kur’an’dan oluşturdu. Bu yöntemle; Kur’an’ı İlahi Mantığı Ve Kendi Bütünlüğü İçinde; Kavram bütünlüğü + Konu bütünlüğü + Sistem bütünlüğünde anlayıp anlatan konuşmalar yapıyor, makaleler ve kitaplar yayınlıyor. Hâlen “Konulu Sistematik Kur’an Sözlüğü” çerçevesinde kitap çalışmalarını sürdürüyor. Eserleri: 1) GAZİ MUSTAFA KEMAL’İN İSLAM /KUR’AN KÜLTÜRÜ (1 ve 2. Baskı, 2013), TOGAN Yayınları. 2) Akıl ve Bilim Işığında DİNLER VE DÜNYA EGEMENLİĞİ (Haziran 2013), TOGAN Yayınları. 3) Bilim ve Kur’an Dilinde KALP /AKIL (Mart 2014), TOGAN Yayınları. 4) MİLLİ İRADE NEDİR? (21 Yazar ile birlikte), İstanbul, 2014, ELMADAĞI Yayınları. 5) ATATÜRK, İSLAM ve LAİKLİK (Cumhuriyet Dönemi Din Öğretimi ve Eğitimi), İstanbul, 2015, ELMADAĞI Yayınları. 6) AKLIN KAYNAĞI İSLAM’DA BEYİN (SADR), Bilim ve Kur’an Dilinde, 2014, İstanbul, NERGİZ Yayınları. 7) İSLAM’DA ADALET (Adl, Kıst, Mizan, Hakk, Vasat), Temmuz 2015, NERGİZ Yayınları. 8) “Tarihsel Olaylarla AKIL TUTULMASI KİTLENME”, İstanbul, 2017, NERGİZ Yayınları. 9) ATATÜRK, İSLÂM VE LAİKLİK, HALİFELİĞİN KALDIRILMASI, İstanbul, 2017, NERGİZ Yayınları. 10) ATATÜRK VE TÜRK KADINI, İstanbul, 2018, NERGİZ Yayınları. 11) ŞEYTAN İÇİMİZDEKİ… DIŞIMIZDAKİ bireysel… küresel, İstanbul, 2019, Ulak Yayınları. 12) “Kur’an’ı Kur’an’dan Kur’anca Anlamak”, (Editör: Abdullah YILDIZ), Kur’an’ın Hayata Müdahalesi (Kitabı içinde: s. 31-38), İstanbul, 2004, Umran Yayınları. - MİLLİ İRADE BİLDİRİSİ imzacıları kapsamında Ekim 2013 tarihinden beri MİB çalışmalarına ”Milli İrade Birliği” sitesine yazıları ve konuşmalarıyla katılmıştır. - 1968-1969 yıllarında İSLAM MEDENİYETİ adlı aylık dergiyi yayınlamak. - Diyanet İşleri Başkanlığı’nca 15 günde bir yayınlanan DİYANET GAZETESİ’Nİ 1970’de kuruluşunu gerçekleştirerek, aynı zamanda aylık DİYANET DERGİSİ’NİN de bir süre yayınını sürdürmüştür. - Aylık UMRAN Dergisi’nde 1998, 1999 yıllarında “Kur’an Kavramlarını Kur’anca” ele alan makaleleri yayınlanmıştır.
Sedat Şenermen Tüm Yazıları
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.