Alexa
Medya Siyaset

LDP Eski Genel Başkanı Cem Toker’den Önemli Açıklamalar

LDP Eski Genel Başkanı Cem Toker’den Önemli Açıklamalar

24 Haziran seçimlerine 17 gün kaldı.Bu seçimler ülkemizin geleceği açısında çok önemli.Seçime girmeye hak kazanan partiler ve Cumhurbaşkanı adayları çalışmalarına son hızla devam ediyorlar.

Bir tarafta devlet olanakları ve medyanın gücünü arkasına almış bir AKP ve onun cumhurbaşkanı adayı Erdoğan,bir tarafta Erdoğan kadar olmasa da devletten maddi destek alan ve medyanın kapılarının kısmi açıldığı bir CHP ve İnce,diğer tarafta her türlü olanaksızlıkla baş etmeye çalışan Akşener ve İYİ Parti,Karamollaoğlu ve SP,Perinçek ve Vatan,Demirtaş ve HDP…

Yaşanan bu gergin seçim atmosferini ve  siyasi gelişmeleri Liberal Demokrat Parti (LDP) eski genel başkanı Cem Toker ’le değerlendirdik.

Sayın Cem Toker sorularımı şöyle cevapladı.

Murat Selam: 24 Haziran erken seçimlerine YSK’nın almış olduğu karar neticesinde LDP giremiyor. Bunun nedeni nedir?

Cem Toker : YSK, Yargıtay’dan aldığı “kurulu teşkilat sayısı” bilgilerine dayanarak verdiği kararla seçimlere girme yeterliliğine sahip partiler arasına LDP’yi dâhil etmedi. Oysa 1999’dan, 2015 seçimlerinin her ikisine kadar kurulu teşkilat sayımız yeterliydi ve seçimlere girdik.

İlgili kanunda bir değişiklik olmamasına rağmen, Yargıtay ve YSK’ya bunun nasıl olabildiğini sorduğumuzda “yasayı farklı yorumladık” gibi hukuk dışı bir yanıtı aldık.

Yaptığımız itiraz, birkaç istinaf mahkemesinin lehimize verdiği bağlayıcı kararlara rağmen YSK tarafından kabul edilmezken, HüdaPar’ın itirazı derhal kabul edildi. Seçimlere girebilirler kararı çıktı. Aynı akşam Genel Başkanları Beştepe’ye davet edildi. Sonra da seçimlerde Erdoğan’ı destekleyecekleri kararı verdiler.

Hangi partilerin seçimlere girip giremeyeceği kararı hukuken değil, yasa ihlal edilerek siyaseten verilmiş bir karardır.

Murat Selam :Seçime iki ayrı ittifak ile gidiliyor.Partinize her hangi bir partiden ittifak teklifi geldi mi?

Cem Toker :Hayır, gelmedi. Sadece arkadaşlarımız, Kemal Kılıçdaroğlu’nun “her görüşün Mecliste temsil edilmesini sağlamalıyız” sözlerini samimi zannederek, CHP yönetimi ile görüştüler. Ancak CHP’nin liberal demokrat görüşün Mecliste tek bir sandalye ile dahi olsa temsiline sıcak bakmadığı bize nazikçe ifade edildi.

Cumhurbaşkanı seçiminde kim en tutarlı liberal demokrat ilkeleri savunursa onu destekleyeceğiz diyorsunuz ve de ekliyorsunuz kimi destekleyeceğimizi seçimden birkaç gün önce açıklayacağız diye.Seçime 20 günden az bir süre kaldı sizce şu ana kadar liberal demokrat ilkeleri savunan bir adayla karşılaşmadınız mı? Mesela seçime 5 gün kala AKP Cumhurbaşkanı adayı çıkıp Liberal Demokrasiyi savunursa inanıp onu mu destekleyeceksiniz?

Aynı LDP bildirisinde, partinin totaliter ve otoriter zihniyette ve 16 yıllık söylemleri tamamen fiyasko olan AKP’ye kesinlikle destek olunmayacağını da ifade ediliyor.

Mevcut adayların hiç birinin kafamızdaki liberal demokrat modele uygun politikalar sunacağını ve uygulayacağını sanmıyoruz. Ancak kampanya döneminde göreceli olarak en çok liberal politikayı tutarlı ve istikrarlı şekilde savunacak muhalif adayın desteklenmesini, kendi seçmenimize önereceğiz. Sonrası onların da bireysel siyasi tercihlerine kalacak.

Destekleyeceğiniz Cumhurbaşkanı adayının savunmasını istediğiniz liberal demokrat ilkeler nelerdir?

Liberalizm açısından fikir, ifade, toplantı, basın, bilgiyi yayma, bilgiye erişim, sözleşme, piyasaya giriş gibi en temel hak ve hürriyetlerin garanti altına alınması ve bu hak ve özgürlüklerin tam bağımsız ve tarafsız evrensel bir yargı erki ile korunması.

Ekonomide, devletin yetki ve sorumluluk ve icraatlarının asgariye indirilerek adil ve rekabetçi bir serbest piyasa sistemine geçilmesi ve bu bağlamda vatandaşın sırtından vergi yükünün hafifletilmesi.

Demokrasi açısından ise adil bir seçim sistemi ile oluşacak temsili bir sistem ile yasamanın yürütmeden ayrılarak, yürütmeyi, kabineyi millet adına denetlemesi.

OHAL’le seçime gidiyoruz,AKP Cumhurbaşkanı adayı devletin tüm olanaklarını kullanarak bir seçim kampanyası yürütüyor.Kendisine oy vermeyecekleri FETÖ’cü olmakla dahi suçluyor.Bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz,seçim tahminleriniz nelerdir.Sizce bu seçimin sonucu TAMAM’mı olur,DEVAM’mı?

16 Nisan 2017’de YSK’nın maçın ortasında kural değiştirerek, adeta kendini kanun yapıcı kuvvet yerine koyarak referandum sonucunu, dolayısıyla Türkiye’nin rejimini nasıl değiştirdiğini gördükten sonra, aynı YSK ile iktidarın bir seçim kaybetme olasılığını imkânsıza yakın görüyorum.

Türkiye dünyada yayınlanan tek demokrasi sıralamasında Afrika diktatörlükleri ile aynı kategoride, 100. Sırada, Özgür Olmayan Ülkeler sınıfındadır. Yani Türkiye artık bir demokrasi değildir. Bir tek adam rejimidir.

Tek adamlar seçim yaparlar ama seçim kaybetmezler. Bunlara örnek olarak Mısır’da Mübarek ve Sisi’yi, Rusya’da Putin’i, Suriye’de Esad’ı, Azerbaycan’da Aliyev’i, Venezuela’da Maduro’yu örnek gösterebiliriz. Bu yönetimlerin hepsinde parlamentolar vardır, Cumhurbaşkanlığı ve Meclis seçimleri vardır, göstermelik muhalefet partileri vardır ama seçimleri hep aynı liderler kazanır.

Eğer Türkiye bu seçimler sonunda, ülkeyi yöneten adamı ve partiyi sandıkta değiştirebilirse, bunu başarmış ilk “Özgür Olmayan Ülkeler” kategorisindeki toplum olacaktır.

Dolayısıyla sandıktan “TAMAM” da çıksa, “DEVAM” olacaktır endişesini taşıyorum. Umarım yanılırım.

Erdoğan karşısında hangi cumhurbaşkanı adayını şanslı görüyorsunuz.Sizce olası ikinci tura İnce’mi kalır Akşener mi?

Hilesiz, hurdasız bir seçimde, eğer 2. Tura kalınırsa, Erdoğan’ın Muharrem İnce’den çok, sağ muhafazakâr seçmene hitap eden Meral Akşener’den çekindiğini sanıyorum.  O nedenledir ki, miting meydanlarında Meral Akşener ile uğraşmıyor, kontrolündeki kanallar Akşener’e kesinlikle yer vermiyor. Erdoğan’ın umudu, İnce’nin 2. tura kalıp, kendisinin Saadet, Demokrat Parti, Bağımsız Türkiye Partisi ve HüdaPar tabanının oyunu çekebilmesidir.

Türk demokrasisinin geleceği açısından bu Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kimin kazanmasından çok, kimin kazanmaması gerektiği daha önemlidir.

UYARI:Söyleşinin yayın hakkı Medya Siyasete aittir.Tamamı yada bir kısmı YAZILI-GÖRSEL BASIN VE İNTERNET SİTELERİNDE Medya Siyaset kaynak gösterilip link verilmeden yayınlanamaz. 

 

Murat Selamoğlu

Murat Selamoğlu

Ülkesi ile ilgili sorunlara kafa yoran ve bununla ilgili çözüm yolları arayan Türklüğüne aşık iş adamı. Medya Siyaset genel yayın yönetmeni. Gazeteci yamağı.Köşe yazarı.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ