Alexa
Medya Siyaset

LÜMPENLEŞEN TOPLUM: Tecavüzler, İstismar Ve Cinayetler.

LÜMPENLEŞEN TOPLUM: Tecavüzler, İstismar Ve Cinayetler.

Evrensel değerlerin dışına savrulmuş toplumlarda çocuk, kadın tecavüzleri, hatta hayvanlar, hırsızlık, yolsuzluk tecavüz ve cinayetler olağan olarak karşılanır. Maalesef Türkiye’de de bu yüz karası, insanlık ayıbı olan fiilleri yaşıyoruz ve de yaşayacağız.

Ocaklar sönüyor, aileler darmadağın oluyor, tecavüze uğrayanlar psikolojik sorunlar yaşıyor. Esas sorun canilerin yaptıklarının kendisine tanınan bir hak olduğu geri zekalılığı içinde dolaşıyor olması. Hukuk işlemiyor, ceza verilmiyor veya uygulanmıyor. Bu duruma nasıl geldik? Sorusuna yanıt arayalım.

Lümpenlik nedir?

Lümpen bireylerin özelliklerine gelince şöyle izah edebiliriz.

Bilinçlenmemiş, kolay provokasyona  gelen, kolay saptırılabilen, üstüne vazife olmayan görevlere soyunan,  kişiliğini bulmamış  kişi veya sınıfları tanımlar (1).

Alev Alatlı: ‘’Paçoz, kendi çıkarları için her yolu mübah sayan, küstah, beşpara etmez, sokak kurnazı, zevzek, müpteze, basmakalıp, palavracı, rüküş, hoyrat, içtensiz, pespaye, nekez, terbiyesiz, aşağılık, ahlaksız, kalleş” olarak tarif etmiştir.

2000 sonrasında da adım adım hız kazandı ve günümüz vahşetinin sembolü oldular. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine göre, 2017 yılında 409 kadın cinayeti işlendi, 387 çocuk cinsel istismara uğradı ve 332 kadına cinsel şiddet uygulandı. Platformun verilerine göre, 2016 yılında 328 kadın, 2015 yılında ise 303 kadın öldürülmüştü (2). Maalesef Lümpenlik siyasette  ve günlük yaşamda egemen olmuş durumda. Toplumun sosyal yapısını bozmaya arabesk müzikle başlandı. Arabesk müzik yapanlar baş tacı edildi. Evrensel kültürel değerlerimiz, dini inançlarımız yok edildi. Televizyonlar ise lümpen kültürü tetiklediler. Başka bir örnekte felakete uğramış madencilere ‘’İsrail dölü’’ diyerek tekme tokat saldırılması gibi semptomlar, tarikat yurtlarında çocuk tecavüzleri tuhaf bir ruh halinin göstergesi. Ne sosyal dayanışmaya ne de dini kurallara uyan bir davranış. Ucube ki ne ucube. . Bu sorun ve sonuç iktidarı  üst üste dokuz seçim kazandıran, bir sürü yolsuzluk ve yönetim skandallarına rağmen körü körüne peşinden giden halktır. Tayyip Erdoğan sebep değil bir sürecin sonucudur.  Daha doğrusu halkın bir bölümüdür. Lümpenlerin Anadolu Müslümanlığıyla, örfle, adetle, gelenekle, görenekle,  kültürle, ahlakla, haram helal kavramıyla, merhametle, şefkatle hiçbir ilgileri bulunmaz. Köyden kente göçle başlayan, ne köylü ne kentli olabilen, bütün değer ölçülerinden kopmuş, vahşi birer yaratık haline gelmiş, talandan yalandan pay kapmaya çalışan ve literatürde lumpen proletarya olarak tanımlanmış olan kitledir. Burada not edilmesi gereken Tayyip Erdoğan sebep değil bir sürecin sonucudur. Gitmesi veya kalması lümpenliği sonlandırmayacaktır.

Son çocuk kaçırmalar, cinayetler karşısında infial uyandırmış durumdadır. Siyasiler ise artık şapkalarını önlerine koyup lümpenliğe son verecek ve Türkiye’yi tekrar medeni normlara çekecek yasaları uygulamaya koymak zorunda. Bize oy geliyor aman dokunmayalım düşüncesi içinde oldukları takdirde ekonomik felaketin eşiğine geldiğimiz gibi can ve mal güvenliğinin de eşiğine gelmiş durumdayız. Keyfi korsan devleti olacağız. İşid’den hiçbir farkımız olmayacak. Sorunlar bellidir, sorunları yaratan takiyeciler bellidir. İş çözümde, bu da siyasi iktidarın tavır koymasına bağlıdır. Yaşanan muhafazakarlık değildir. Katiller, tecavüzcüler muhafazakar olamaz. Hele dindar hiç olamaz. Dini kendi çıkarları için kullanan soytarı bir gruhturlar. Çarpık ve ahlaktan yoksun adına ‘’modernleşme’’ dedikleri yapay Türkiye’ye çarpık ve ahlak ölçülerinden yoksun bir ‘’modernleşme’’ sunan oluşumdur. Ne insanlıkla ne modernleşme ile uzaktan yakından ilgisi yoktur. Tavuk keser gibi insan öldür, hayvanların kol bacağımı kes, tacizci ve tecavüzcü ol elini kolunu sallayarak gez. Hırsızlık yap, gençleri uyuşturucuya müptela et. İhale ve rant yolsuzluğu yap. Bu gidişat bozuk olan toplum yapısını daha da arttıracaktır. Adına hezeyan deyin, 81 milyon içinde münferit olaylar deyin, ne derseniz deyin. Çürümüşlük, kokuşmuşluk içinde lümpen halkın disiplin altına alınamaması, verilen yanlış eğitimlerin sonucu bu durumdayız. Kentler hepten bozulduğu gibi, kırsal kesimi bile lümpenlik kaplamıştır. Hiç olmayan olaylar yaşanmaktadır.

Hepimiz tehlike ve can güvenliğinden yoksun yaşıyoruz. Polisiye tedbirler yetersiz kalıyor. Ya eğitim felaket durumda. Beyler kendi zevk sefahatlerinden kurtulup Allah için bir etraflarına baktıklarında çığlıkları duyacaktır. Bunun için kendi başlarına olayların gelmesini mi bekliyorlar. Böyle giderse oda yakında başlarına gelecek.

Aklı başında olan insanların susmak değil kamuoyu oluşumuna omuz vermeleri gerekiyor. Çocuk tecavüzü ve ölümleri, kadın cinayetleri, hayvan işkence ve katliamları, doğayı tahrip etme, arsızlık, hırsızlık karşısında hiçbir inançlı insan suskun kalamaz.

Haykırıyoruz ! Toplumu ve siyaseti  bu hale getirenler:

Vicdanımız sızlıyor, gözlerimiz yaşlı, umudumuz yok olma aşamasına  geldi. Ülke çapında seferberlik ilan edilmesini, ehil kadroların yönetimde yer almasını bekliyoruz.

1.http://egitimisankara.org.tr/yazi-17-lumpen-lumpenlesmek-lumpenlestirmek.html.

2.http://www.hurriyet.com.tr/gundem/2017-utanc-raporu-2017de-409-kadin-olduruldu-387-cocuk-cinsel-istismara-ugradi-40696747

Bahattin Ayhan

Bahattin Ayhan

Araştırmacı-Yazarı.Tarih Türklerle Başlar,Türkiye Halkları,Antik Dönemden Günümüze,Köken-Dil-İnanç adlı kitapların yazarı
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ