Alexa
DOLAR
8,1888
EURO
9,8769
ALTIN
471,83
BIST
1.330
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Çok Bulutlu
21°C
İzmir
21°C
Çok Bulutlu
Perşembe Parçalı Bulutlu
22°C
Cuma Az Bulutlu
24°C
Cumartesi Gök Gürültülü
25°C
Pazar Gök Gürültülü
24°C

Malazgirt’ten Dumlupınar’a

Malazgirt’ten Dumlupınar’a

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, sahip olduğu tarih bilinci ve derinliği nedeniyle Malazgirt Meydan Savaşı’na gönderme yapmak için Dumlupınar Meydan Savaşı’nı aynı gün, 26 Ağustos’ta başlatır. Yani Alp Arslan’dan tam tamına 851 yıl sonra;“Senin Türklüğe kazandırdığın Anadolu’ya kanımızın son damlasına kadar sahip çıkacağız, düşmana terk etmeyeceğiz” demiştir.

Bu suretle Atatürk;hem tarih bilgisini ve tarihte dönüm noktası sayılabilecek olaylardaki farkındalığını ortaya koymuş, hem de gelecek nesillere bu farkındalık üzerinden mesaj vermek istemiştir.Bu tarih bilincini,Atatürk’ün yaşamında ve icraatlarında çokça görmek mümkün…

Hektor’un Öcünü Aldık!

 Atatürk,Kurtuluş Savaşı’ndan sonra 1922’de “Hektor’un öcünü aldık”derken; yaklaşık olarak 3200 yıl önceye,Truva Savaşı’na referans yaparak buradan,Doğu-Batı arasındaki tarihsel çekişmenin farkındalığı üzerinden bize ve gelecek nesillere mesaj vermek istiyordu. İngilizlerin adını Aka Orduları KomutanıAgamemnon’dan alanHMS Agamemnon zırhlısının 1915’deÇanakkale’ye gönderilmesinin ve 30 Ekim 1918’de,Mondros Mütarekesinin yine bu gemide Doğu’nun en büyük gücü olan OsmanlıDevleti’ne imzalatılarak baş eğdirilmesinin tesadüf olmadığını biliyordu.

Atatürk’teki tarih vizyonu,Malazgirt’i de Alp Arslan’ı da aşar. Hatay davası ile uğraştığı sıradaAtatürk“40 asırlık Türk yurdu yabancı eline bırakılamaz” derken;Ön Türklere referans yapar ve Anadolu’daki Türk varlığınınMalazgirt’in çok öncesinde olduğunu göstermeye çalışır. Atatürk, bu farkındalık nedeniyleTahsin Bey’i Meksika’ya Mayaları,Mu Kıtasını ve bunların Türklerle olabilecek ilişkisini araştırması için gönderir. Tahsin Bey’e “Mayatepek”(Maya dilinde tepek, tepe demektir) soyadını Atatürk vermiştir, bu bilinç nedeniyle.

Atatürk’ün Büyükelçileri

 Atatürk’ün büyükelçi atamaları da anlamlıdır ve derinliği vardır. Ali Fuat Cebesoy, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Vasıf Çınar ve Hamdullah Suphi Tanrıöver gibi!

Bin akınlarda çocuklar gibi şendik

Bin atlı o gün dev gibi orduyu yendik

Haykırdı, ak tolgalı beylerbeyi “ilerle!”

Bir yaz günü geçtik Tuna’dan kafilelerle!..

Deniz ufkunda bu top sesleri nereden geliyor?

Barbaros, belki donanmayla seferden geliyor!

Adalar’dan mı? Tunus’tan mı, Cezayir’den mi?

Hür ufuklarda donanmış iki yüz pare gemi

Yeni doğmuş aya baktıkları yerden geliyor;

O mübarek gemiler hangi seherden geliyor?

 Yukardaki alıntılar;15 Temmuz bahanesi ile kapatılan ve işgalden sonra açılacağından şüphe bile etmediğimiz Deniz Lisesi’nin ve Nazım Hikmet’in edebiyat hocası ve Atatürk’ün büyükelçisi Yahya Kemal Beyatlı’nın eserlerine ait.

Atatürk’te Tarih Bilinci Vardı! Ya şimdikilerde!

Ya şimdi! İngiliz ajanı olduğu yolunda devletin kayıtlarında yer alan Kıbrıslı şeyhin dizinin dibinde oturup el alan bayanı, darbecinin kardeşi ilebakara-makaracıyı büyükelçi atayan iradenin hangi farkındalık ve anlam ile bu atamaları yaptığının yorum ve değerlendirmesini ise okuyucularıma bırakıyorum.

Atatürk’te;“Bir vatana sahip olmanın yolu o topraklarda yaşanmış tarihi olayları bilmek, doğmuş uygarlıkları tanımak ve sahip olmaktan geçer” diyen bir tarih bilinci ve “Nerede yaşıyoruz? Nereden geldik? Nereye gidiyoruz? İnsanlığın yarattığı medeniyete katkımız nedir ve ne yapmalıyız?” sorularını içselleştirmiş bir farkındalık var!

Yapılan Şark Kurnazlığıdır, Yemezler!

İşte bu nedenle Atatürk,Hititler (Etiler) ve Sümerler gibi uygarlıkların peşine düşüyor, araştırılmasını istiyor, bizzat kendi ilgileniyor, tarihi kalıntılarına sahip çıkıyor ve “çanak-çömlek” muamelesi yapmıyor. Sakinleri farkındamıdır, bilmiyorum ama İstanbul’un Beşiktaş ilçesi sınırları içinde bulunan Etiler ile Zeytinburnu ilçesinin sınırları içindeki Sümer mahallelerinin adları,Atatürk’ün ektiği tarihi farkındalık tohumunun bir ürünüdür.

Bugün (26 Ağustos 2019),Malazgirt’ten tam tamına 948 yıl sonra,Türklükten bahsetmeyen, “Ben Türk’üm!” diyemeyen, milletin adını koyamayan, çağdaşlıktan zerre kadar nasibini almayan, çağdaş kimliğe (ulus kimlik) ve çağdaş devlete (ulus devlet) düşman olan ve çağdaş değerleri katleden (özgürlükler, demokrasi, hukuk) bir iradeMalazgirt’i kutlamaya çalışıyor. Bu yalandır, rejim değişikliği, yeni bir devlet kurma ve Türk ulusal kimliğini yok etme yolunda halkı kandırmak için bir manevradır ve Cumhuriyetimizin kuruluş mücadelesinde Dumlupınar Meydan Savaşı’nın üstünü örtmek için yapılmış bir şark kurnazlığıdır, yemez!

YAZIYI ERHAN GÖKAY AKSOY’UN SESLENDİRMESİYLE DE DİNLEYEBİLİRSİNİZ

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.