Alexa
Medya Siyaset

Marşlarımızın Bize Anımsattıkları

Marşlarımızın Bize Anımsattıkları

Gün geçmiyor ki Cumhuriyet düşmanları ve dinciler, Cumhuriyet karşıtı bir eylem ve söylemde bulunmasınlar.Her gün tahrik edici, etnik ve mezhepsel bölücülüğü körükleyici söylem ve eylemlerde sınır tanımıyorlar.

Konunun biri kapanmadan hemen diğerini gündeme getiriyorlar. Son olarak TBMM Başkanı’nın  sergilenecek bir oyunda Atatürk resmi/ büstü ve bayan oyuncu istemediğini medyada izledik. Arkasında İstiklal Savaşı döneminde Ankara-Keçiören’de Atatürk’ün kullandığı manevi değeri olan binanın önce metruk hale getirildiği, sonrada yakıldığı haberini üzülerek okuduk. Kin, nefret, intikam aldı başını gidiyor. En halisane duygular bile yerini nefrete bırakıyor.

İstiklal Marşı’nın yeniden yazılması gerektiği yetkili ağızlardan ifade olundu. Ne demek değiştirilemez, Allah Kelamı mı bu diye çıkış yapanlar acaba ne yaptıklarını biliyorlar mı?

Bunları söyleyenlere :  Sizler, Allah Kelamı’na karşı gelenler, uymayanlar, dini kullananlar sizler değilmisiniz?.

Yolsuzluk, istismar, bölücülük dosyanız çok kabarık. İstiklal Marşı’ndan neden korkuyorsunuz. ‘’Korkmaz sönmez bu şafaklarda yüzen Alsancak’’ sözleri sizi niye rahatsız ediyor, neyinize dokunuyor?

95 yıldır söylenen marşı ilahiye çeviriyor ve  Milli Marşı, Dini İlahi olarak icra ediyorsunuz!. Yasalar sizlere uygulanmıyor, teşvik ediliyor, azdıkça azıyorsunuz. Durmasını bilin. Bu millet bu vatanı havada bulmadı, kanlarıyla yaptığı dişe diş İstiklal Savaşı ile kazandı.

Ülkemiz asla ve asla sahipsiz değil. Zamanı gelince herkes ne yapıldığını anlayacak ve dur diyecek. Tıpkı Çanakkale’de ‘’ Ey yolcu dur ’’ dendiği gibi.

İstiklal Marşımız ‘’ Siper et göğsünü dursun bu hayasızca akın…. ‘’?

Yoksa 10 Yıl Marşı’mı ‘’  Çıktık açık alınla 10 yılda her savaştan…’’, veya Mülkiye Marşı’mı ‘’ Başka bir aşk istemez, aşkınla çarpan kalbimiz. Ey vatan gözyaşların dinsin yetiştik çünkü biz’’, Ya Harp Okulu Marşına ne buyurursunuz? ‘’Kanla, irfanla kurduk biz bu Cumhuriyeti. Cehennemler kudursa ölmez nigâh banıyız’’ sözleri mi? sizlerde onulmaz yara açıyor. Bitmedi daha . Aydınlığımızın timsali, eğitimin kalesi Kolej Marşı ‘’Bozkırda yeşil bir yuva bilgi yuvası….’’ Bütün bunlar sizin neyinize dokunuyor. Haçlı seferi açmış durumdasınız. Kime karşı? Sizden olmayanlara, taraf olmayanlara karşı. Üstelik Müslüman vatandaşlarımıza karşı. Din, mezhep, milliyet tanımıyorsunuz.

Zannediliyor ki Cumhuriyet sadece bir rejim adıdır. Rejiminde ötesinde varlık, yokluk ve irtica, gericilik savaşıdır. Zulme karşı çıkmanın, ezilenlerin korunması savaşıdır. Mazlum milletlerin idolüdür. Cumhuriyet direnme ve yeniden diriliştir. Saldırarak, yıkarak, yok sayarak bir yere gelinemeyeceğinin bilinmesi gerekir. Cumhuriyet, özgürlüktür, insan gibi yaşamaktır. Kölelik ise hiç değildir. Bağımsız, üniter-bütüncül Cumhuriyet’e tehditler her geçen gün artmaktadır. Cumhuriyet yasaları rafa kaldırılmış, kurumları teker teker elden çıkarılmış, fonksiyonsuz hale getirilmiş, ulemaya, fetvacılara teslim edilmiştir. Kısaca siyasi, ekonomik, diplomatik, kültürel açılardan kuşatılarak, ihanete uğramıştır. İlimde, sanatta, kültürde gerileme dönemine geçilmiş, Orta Çağ karanlığına doğru yelken açmış durumdayız. Ülkeyi bu hale getirenler kim? Kimlerdir. Sorgulayalım lütfen.

CENNETE GİTMEK O KADAR KOLAY OLSA

Herkes Cennet’e gideceğini söyler. Bu sadece bir arzudur. Kul hakkıyla gidenlere Cennetin kapıları kapalıdır.

Yıldırım çarpmasından ölen bir siyasetçi, trafik kazasında ölen taksi şoförü ve birde eceliyle ölen dinci hoca mezara defnedilirler. Definden sonra melekler tarafından Amel defterleri açılır. İlk önce siyasetçinin Amel defteri açılır, melekler müşfik bir ses tonuyla ‘’Şuradan ipek elbise alın içeri girin’’,. Taksi şoförüne ‘’Sende ham keten elbise al içeri gir’’ ve sıra dinci hocaya gelince , meleğin yüz hatları değişir‘’ Sende çuval kumaşından bir elbise al içeri gir’’ der.

Bunun üzerine dinci hoca fena halde bozulur ve itiraz eder. Meleklere hitaben ‘’ Ben din adamıyım, öncekilere ipek ve keten elbise al dediniz, bana ise çuval elbiseyi gösterdiniz. Ben herhalde siyasetçiden ve şoförden daha üstünüm’’.

Melek cevap verir.’’ Biz burada sonuçlarla ilgileniriz. Sen vaaz verirken camide insanları uyuttun, taksi şoförü araba kullanırken yolcular Allah’a Dua etti, politikacılar ülkeyi yönetirken halk gece gündüz Allah’a yalvardılar. Dua okudular, Kur’an’ı hatmettiler, sen ise halkı uyuttun’’

Bahattin Ayhan

31.Mart.2018

Bahattin Ayhan

Bahattin Ayhan

Araştırmacı-Yazarı.Tarih Türklerle Başlar,Türkiye Halkları,Antik Dönemden Günümüze,Köken-Dil-İnanç adlı kitapların yazarı
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Gönül Pınar Atacı dedi ki:

    Baştan sona her cümlesi ve kelimesiyle GÜNCEL, MUHTEŞEM ve MÜKEMMEL bir yazı. Sayın Bahattin AYHAN’ın eline, diline, kalbine ve kalemine en uzun bir ömür boyu sağlık ve esenlik.

BİR YORUM YAZ