Alexa
Medya Siyaset

“MEDYA”nın İstinat Duvarı Çöktü

“MEDYA”nın İstinat Duvarı Çöktü

Geçenlerde bir rapor açıklandı.

Bu rapora göre, “İstanbul depremi için
korkunç senaryo açıklanmış 100 bin bina
yıkılacakmış”

Bana göre çok iyimser rapor.
Deprem uzmanı değilim ama olası bir
İstanbul Depreminde 100 binlerce bina
yıkılabilir. Baksanıza binalarımızın yıkılması için
depreme bile gerek yok.

Yağmur yağdıkça İSTİNAT duvarları
çöküyor, binalar yollar yıkılıyor…

“İSTİNAT” sözcüğünü büyük harflerle yazdım.
Dikkatinizi çekmiştir. Bunun nedeni, yazılı,
sözlü, görüntülü medyada bu sözcüğü doğru
kullanan kimsenin olmadığını öğrenmiş
olmamdır.

BİR İSTİNAT DİYEMEDİNİZ BE!

Türkçesi, TDK’ya göre, dayanma,
yaslanma, güven, kuvvet (güç) alma,
bir şeyi kanıt sayma olan İSTİNAT sözcüğünü,
çok acıdır ki, hiçbir muhabir, editör bilmiyormuş.

İSTİNAT duvarları çökerken,
o TV kanallarının ekranlarına çıkan
koca koca muhabirlerden, yazılı medyanın
editörlerine kadar bu sözcüğü doğru söyleyen,
doğru yazan çıkmadı.

İstinaf, istifan, istiknat ve istiknaf bile yazan,
söyleyen oldu da İSTİNAT diyen olmadı.
Bilmiyorsan kullanma be kardeşim.

Ya da Türkçesini kullan:
DAYANAK de olsun, bitsin!

***

YARI CAHİLLİK, ZIRCAHİLLİKTEN DE KÖTÜ!

Bu örnekte de görüldüğü gibi yarı cahillik,
zırcahillikten de kötüdür. Çünkü cahile anlatabilir,
öğretebilirsiniz ama yarı cahile anlatamaz,

öğretmezsiniz…

İşte medya böylesine yarı cahillerle dolunca
haberler yarı cahiller için hazırlanır oldu.

MEDYADA TIK YOK!

Örneğin,
Çocuk tacizi ve kaçırmaları arttı.

Halk şimdi, çoluk çocuğu kaçıracağından,
taciz edeceğinden şüphelendiklerini linç ediyor.

Medyada tık yok!

Sağlık çalışanlarına şiddet arttı. 

Sağlık çalışanları şimdi,
en ufak risk sezdi mi, butona basıyor,
polis gelip 80 yaşındaki adama bile ters kelepçe
takıyor, yetmiyor biber gazı sıkıp ölümüne
neden oluyor.

Medyada tık yok!

Tillah Yavuz “solcular ruh hastası” derken,
belgeli deli Kadir, parasını “verip”(?)
PTT’ye pul bastırıyor.

Medyada tık yok!

Stargillerden Nuh,

“Türkiye’yi artık O… Çocukları yönetmiyor”
diyor.

Medyada tık yok.

Dahası kimse ona,
“Bunu anandan mı öğrendin?” diye
sormuyor…

2005 yılında bitmeye yüz tutan habercilik,
bugün tüm Medya’nın Sabah’ta “Köşe” yazan
akademisyen Fahrettin Altun’a bağlanmasıyla
tamamen bitmiş bulunmaktadır.

Ruhuna El Fatiha!

***

“DONUM NE RENK?”

Habercilik bitti de programcılık
devam mı ediyor.

Asla!

Geçtiğimiz günlerde Kanal D’de
yayınlanmaya başlayan “Şöhret Kafası”
isimli “yarışma”(!) programını ekleştirmiş,
Genel Müdürleri Murat Saygı’ya,
“bu neyin kafası Murat?” diye sormuştum.
Ancak Murat Efendi, ne yaptığının farkına
varmamış olmalı ki, dahice yeni bir
“yarışma”(!₺) programını daha yayına soktu:

Yaşım Kaç? Breh, breh, breh! 

Biri çıkıyor, yarışmacılar da sorular sorarak
çıkan kişinin yaşını bilmeye çalışıyorlar.

Aman Allah’ım bu ne yaratıcılık?

Kanal D yönetimine öneridir:

“Donum Ne Renk?” diye bir program
yapın. Daha çok ilgi çeker.

Kanal D böyle de
diğerleri farklı mı?
Değil!

Show TV kendini Suavi-Global medya
iş birliğine teslim etmiş durumda.
(Bu dikkat çektiğim “iş birliği”nin ayrıntılarına
ilerleyen günlerde değineceğim)

FOX yöneticileri de farklı değil.

Onlar da gündüz kuşağını eski nikah memuru
Zuhal Topal’ın elinin lezzetine daha doğrusu
yemek yapmaya gideceği evin ahalisini birbirine
düşürme becerisine teslim etmiş görünüyor.

Star TV ise derin uykularda…
Çünkü Star tv yöneticiler,
“Ha satılıyoruz, ha satıldık” diye elleri
bir işin ucundan tutamıyor.

Daha önce yediğiniz hurmalar şimdi
mabadınızı tırmalıyor desenize…

ATV mi? O daha rahat.

Çünkü bu kanala iktidarın
havuz/reklam desteği var.

Bugünlük bu kadar…

Bilgiyle kalın!

Bilge Kağan (Mahlas)

Bilge Kağan (Mahlas)

Bilge kişi kandırılmaz. Cehalet ve kötülüğe karşı en güçlü silah BİLGİDİR... (Mahlas yazar)
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ