Alexa
Medya Siyaset

Mistik Kehanetler

Mistik Kehanetler

Bugün Baba VANGA ölmeseydi ya da öldürülmeseydi, tüm dünya ile birlikte Türkiye adına söylediği ve yazılamayan saklı kalan kehanetlerini konuşacaktı, bunu hep birlikte öğrenecektik.

İnanç saygınlığını kullanarak toplumsal yıkıma sebep olanların, Vanga’nın ölmesinden dolayı çok şey söylediler, işte bu din bezirganları Akıl ve Bilim değerlerini bile yok sayanlardır. Ama Vanga, Notradamus, Deunov, Omraam, Nikolai, Fontbrune, Me Holl,Hagve, Alois Irlmaier ve diğerleri. Bugünün dünyasını o zaman çizmişler akıl bilim işte budur.

Kapitalist sistem savaş ister, silah baronları savaşı körükler, önce savaşa günahsız masumlar yollanır, ama sonunda olan bu masumlara olur ve onlar sebebini bilmedikleri bir felaketin ortasında can verirler. Dünya bundan böyle artık aklın tutulduğu bir savaşın içinde  olacak. Alman kahin ALOİS IRLAMAİER ” Üçüncü dünya savaşı orta doğuda patlak verecek” demişti. Bu güne baktığımızda bu gerçeği yaşıyor dünya. JEAN CHARLES DE FONTBRUNE  ”ABD  üstünlüğü yok olacak dünyaya Çin ve Fransa yön verecek, ama Fransa daha da güçlenecek” diyor. Dünyaya Sekülerizm hediye eden Fransa,  Devrim sürecinden bu güne kadar, dünya barışı için yıkım politikasının içinde oldu. JEAN DARC Fransa da hala  unutulmaz bir kahramanı, dünya kadınları için özgürlüklerin yaşanması noktasında daima sembol olmuş biri, ama o Fransa kendi kahramanını bile diri diri yaktı acımadı.

Bugüne baktığımızda Fransa’nın dünya barışı için samimi olmadığını görmek apaçık ortada değil mi? ABD gittikçe kaybolan itibarını ekonomik yıkılışını saklayarak kendi toplumuna vermeye çalıştığı mesaj dışında, dünya ya hala ”ayaktayım en büyük benim” demenin senaryoları içinde.  Irak ta  sergilenen senaryonun bugün aynısı Suriye de yapılmak isteniyor, kendisine en yakın sembolün Fransa olduğunu biliyordu. Batı da saygınlığını yitirmiş bir Türkiye, aslında her şeyin farkında ama, stratejik bir siyaset üretememenin sancılarını yaşıyor,  bugün anlamsız hatta son derece tehlikeli söylemler üreterek dünyaya bunu servis etmek,  yaşanacak sıkıntıların neler getireceğinin farkında olmamak düşündürücü değil mi?

Geçmişe döndüğümüzde, NOTRADAMUS ve Baba VANGA gibi kahinlerin söylediklerinin bir bir ortaya çıktığını görmek, dünyada artık küresel parçalanmaların yaşanacağı, ve güçlü olanın daima dünyaya hükmedeceğini bilmemiz   noktasında, kendimizi de bir kahin olarak görmemiz gerekiyor. Rus bilimci NİKOLAİ  ”  Bugün ve yarın devam edecek olan yaşamda, dünyanın üçte ikisinde insanlar adeta bir yarı açık cezaevinde yaşıyor” Çok doğru bir tespit, ve bugün sistematik biçimde yazılan senaryo gerçekleşiyor aslında. Kitlesel bozulmalar ve kapitalizmin yaşanacak krizleri 40-50 yıllık dalgalanmalar halinde kendini gösterecek. baba VANGA bugün ortaya çıkan yaşanan küresel krizin çok önceden habercisiydi. Batı’nın akil adamları, Baba VANGA ve Notradamus kehanetlerini mistik anlamda bulmalarına karşılık, bugün bunların yaşandığını gördüklerinde bilimsel olarak tüm dünya ile paylaşmaya başladılar. HİL DEGOND VAN BİRGEN ” ABD yıkılacak gücünü kaybedecek, ama Fransa güçlenecek bu gerçek yaşanacak” kehanetine kimse inanmadı. Olur mu diye açıklamalar yaptılar bilim adamları, ama bugün bu kehanetlerin bir gün mutlaka gerçekleşeceğini söylemekten de geri kalmıyorlar. JOHN HAGVE ” Mars, merkür, ay, bir araya gelecek, korkunç bir kuraklık başlayacak, 2076 üçüncü dünya savaşı kaçınılmaz olacak, hatta dördüncü dünya savaşıyla bu sarsılma devam edecek” kehanetine şimdi bakmak gerekmiyor mu? Endonezya depremini bilen, ve daha sonra Yunanistan’ın sürekli Türkiye de karışıklıklar yaratacağını söyleyen bir kehanete Bağnaz kafalar hala inanmıyorlar sanırım.  Gittikçe durumu ağırlaşan Notradamus  1566 da öldü ”  sabah öleceğim bu son gecem, ama bir gün mezarım açılacak bu tarih 1700 olacak” demişti. Gerçekten de mezarı  Marsilya dan dönen  Fransız askerleri tarafından 91 yıl sonra açıldı ve üzerinde 1700 tarih yazıl madalyonu buldular, o dönem Fransa kralı bu askerkeri  halkın gözü önünde katletti. Kendi hayatını çizen, hatta öleceği zamanı bile bilen Nortadamus  için, bugün hala din çevreleri onun kehanetlerine inanmıyor. Tanrı’nın çizdiği kehanetten başka bir inanışa bağlı kalmayan din bezirganları, akıl ve bilimi zaten kabullenmedikleri için, bugün canlı olarak yaşadıkları kehanetleri bile başka biçimde yorumluyorlar, bunun adına bağnaz tıkanma demek daha doğru olacak. İnançlara saygı elbette tartışılmaz. Ama bugün kendi inandığına değil, Tanrının inandığı biri olmanın gerçeğini bile anlayamıyorlar.

Tanrıyı görmedim ama onu her an hissediyorum anlayışının bile farkında değiller, ne yazık ki bir takın din bezirganları tacirleri, din afyonuyla uyuttukları toplumun gerçekleri görmemesi için uyanmasını da istemiyorlar.  KARL MARX ” Din afyondur” dediğinde onu bile yargıladılar bağnaz kafalarında. Bugün din afyonu verilmiş bir toplum hala uykuda değil mi? Şİmdi uyansa bile yaşananlardan zaten haberi yok, kaldı ki kendisini yönetenleri ve uyutanları sorgulama cesaret olmadığı gibi, ellerini açıp kulaklarını kapatıp beni karnımı duyuran yokmu zamanım geldi demeye bile mecali kalmamış. Kehanet bu ya, bir kahin daha çıksa dese ki, ” sen bu felaketin tek sorumlususun, yarın senin verdiğin kararla koca bir ülke tükenmişliği yaşayacak bundan haberin yok” Cahil bir adam nereye geldiğini ve neyi neden seçtiğini neye evet dediğini zaten bilmiyor, ne yapacak hep susacak hala aldığı din narkozunun etkisiyle ne desin. yaşadığı zaman içinde de  bilmeyecek bu eğitimi yok ki ” Cahil güdülmüş sürü bir toplumun ferdi” Ama kendi inandığı kahinlerin her dediğine  zorda olsa gözlerini iki eliyle açıp bakıp sonra tekrar uykuya dalacak. Onların inandıkları kehanet bu işte, yaşadıkları sürece hep uyumak uyumak. PETER DEUNOV 1944 yılında öldüğü zaman kehanetleri arasında bugünkü sancılı dünyanın geleceğini çizmişti, OMRAAM ve Peter Deunov gibi Notradamus da bugünkü Türkiye için de kehanetlerinde yaşanan ve yaşanacakları söylediğinde, ” Kör biri nasıl bunları söyler” diyen din bezirganları şimdi kendi cehaletlerine bakmadan hala bağnaz inanışları sergilemeye çalışmaktan geri kalmıyorlar. Onlar zaten akıl ve bilime inanmıyorlar, mistisizm de olsa gerçeklerinin var olabileceğini yaşananları görmüyorlar. Onlar hangi kehanete inandıklarını kendileri biliyorlar, bununda cevabını burada açık açık yazmama gerek var mı acaba?

Türkiye inanılmaz ama gerçek kehanetlerin içine sürükleniyor, dilerim bu yaşanacaklar içinde o kehanetlerin mistik anlamda kalması. Gerçeğe dönüşecek olursa  KEHANETİN adı nasıl açıklanır bilinmez. Ama belki de uyuyan bu toplumu, işte bu kehanetleri yaşadığı zaman uyanırsa, akıl ve bilim cehaleti yener ve aydınlığın çağdaş değişimin mutluluğunu yaşar bu toplum.

Prof. Dr. Levent Seçer

 

Prof.Dr.Levent Seçer

Prof.Dr.Levent Seçer

Levent Seçer (d. 1948), doktor, yazar, şair ve müzisyendir. Adana'da dünyaya geldi. Babası dönemin ünlü müzik adamları Münir Nurettin Selçuk, Hafız Burhan, Neyzen Tevfik, Malatyalı Hasan, Udi Mustafa, Baki Çallıoğlu gibi ünlü bestekarlarla birlikte çalışmış, udi Ömer idi.
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Berrin Enezli dedi ki:

    Ellerinize yüreğinize gönlünüze sağlık değerli Prof.Levent Seçer hocam. Muhteşem bir tesbit harkulada bir yazı saygıyla.

BİR YORUM YAZ