Alexa
DOLAR
7,4294
EURO
8,9820
ALTIN
412,55
BIST
1.471
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Parçalı Bulutlu
16°C
İzmir
16°C
Parçalı Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
13°C
Salı Çok Bulutlu
13°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
15°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
16°C

Neden bir yaratıcıya ihtiyaç duyarız?

Neden bir yaratıcıya ihtiyaç duyarız?

Medya Siyaset Pazar Söyleşilerinin bu haftaki konuğu yazar Ümit Varlık.

Ümit Varlık  Ritim Sanat Yayınları’ndan çıkan son kitabı “Şeytanla Tanrıyı Konuştuk‘u”‘sizler için anlattı.

Murat Selamoğlu-:Sayın Varlık sohbetimize sizi tanıyarak başlayalım.Ümit Varlık kimdir?

Ümit Varlık:1985 Ankara doğumluyum, Antalya’da yaşıyorum.Eskişehir Anadolu Üniversitesi Sosyoloji,Ordu Üniversitesi İnsan Kaynakları Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji bölümü okudum ve okuyorum.Bu arada başarısız bir, Elektrik Elektronik bölümü girişimimde yok değil.Roman yazmanın dışında, kendime ait bir spor okulunda antrenörlük yapmaktayım. Burada   5/15 yaş çocuklar arası çocuklara futbol eğitimi vermekteyim.

Murat Selamoğlu: “Şeytanla Tanrıyı Konuştuk” ilk kitabınız mı?

Ümit Varlık:Aslında pek bilinmese de yayınlanan üçüncü romanım bu. Daha önce Freud Oidipus sendromu üzerine şekillenen “Kutsal Fahişe”, sonrasında ise Pavlov klasik koşullanma teorisine dayanan “Aşkın Dikiz Aynası” yayınlandı.

Murat Selamoğlu: “Şeytanla Tanrıyı Konuştuk” kitabınızda okuyucu ne bulacak?Bize kısaca anlatabilir misiniz?


Ümit Varlık: Üçüncü ve son kitabım olan “Şeytanla Tanrıyı Konuştuk” temelde sosyolojik bir araştırmaya dayanmaktadır. Hemen herkesin bildiği üzere, son 20 yıldır ülke gündeminde ve politik söylemin her safhasında “Din” kavramı yoğun şekilde yer almaktadır. Ancak; konu felsefi açıdan ele alındığında, her insanın bu konudaki algısı farklılık gösterecektir.  Anlatanlar ve anlayanlar arasındaki bu ikilem, algının eyleme dönüşme sürecinde önce, asimile yoluyla bir dayatma, sonrasında ise, buna karşı verilen tepkiyle bir çatışma yaratmaktadır. İnsanı; gerek psikolojik gerekse sosyolojik olarak etkisi altına alan bu çatışmayı  kaleme almaya çalıştım bende. “Şeytanla Tanrıyı Konuştuk” adlı eserimde İlk insandan bu yana;  “Neden bir yaratıcıya ihtiyaç duyarız? Buna paralel olarak “ Din nedir?”  Kader ve insan özgürlüğü çelişkisi… Gibi konularda cevaplar aradım.

Roman hakkında kısaca bilgi vermek gerekirse; ana karakterimize dair hiçbir isim kullanılmadı. Bu isimsiz kahraman, okulda başarısız olması nedeniyle, dedesi tarafından cemaate bağlı yatılı bir kuran kursuna verilir… Burada geçirdiği zaman içinde din ve tanrı konularında yetkin bir bilgiye sahip olur. Ta ki; en yakın arkadaşının intihar etmeden önce okuduğu bir romanın ana karakteriyle, kendini bir odanın içinde sohbet ederken buluncaya kadar.  Çocukluğunda yaşadığı para-psikolojik olaylar, başına gelen talihsiz bir trafik kazası ve zihninin içinde gezinip duran bir yabancı.. Tüm bunlar birleşince, olaylar içinden çıkılmaz bir noktaya evrilir…

(Kitaptan bir bölüm)

Hayat bazen insanın kulağına eğilir ve şu sözcükleri fısıldar;

“Bitti artık… Zorlamana gerek yok !!!”

Bu saatten sonra olaylara iyi tarafından bakmaya çalışarak, boyun felci olmanın gereği yoktur. Neticede hayat her zaman kazanır. Sen vagonların içinde hangi yöne koşarsan koş, hayat denen tren,  nereye gidiyorsa, o durağa kadar gitme mecburiyetin vardır. İnsanlar farkında olmasalar da bu döngünün içinde   yaşayıp dururlar. Ama gerçek şu ki; hemen herkesin hayatında ipin ucunu kaçırdığı bir dönem vardır. Kimileri ipin ucunu tekrar yakalar ve kaldığı yerden devam eder. Kimileriyse yok olur.

İnançta böyledir…

Var olan ve var olmayan arasındaki o arafta kaldığımız zaman yalnız olmanın acısını yaşarız biz insanlar. İkiye bölünürüz aşılmaz sınırlarla. Uzlaşmaz oluruz her şeyle. O an bir seçim yapmamız gerekir. Ya sıradan hayatımıza devam ederiz. Ya da yeni limanlar keşfetmek için kürek çekmeye başlarız. İşte bu seçim bizi ya bir kahraman ya da bir korkak yapar.

İnsanların hayatlarında öyle anlar vardır ki evrenin o koca boşluğunda kaybolacaklarını sanırlar. İçlerini tanımsız bir duygu kaplar. İşte bu belirsizliğin ta kendisidir. Şüphe  eder  insan her şeyden. Hatta kendinden bile… İşte o anda ya bir şeylerin farkına varacak ve hayatı yaşanır kılmak için temel yapacak ya da kaybolacaktır. Bu zaman öyle bir zamandır ki evrenin karanlığında gölgesi bile onu bırakıp gitmiştir. Artık yanında güvenecek hiçbir şey yoktur. Yalnızdır…

“Her insanın kendi içinde sakladığı önemli ya da önemsiz bir hikayesi vardır. Ya sürükler onu peşinden ya da sürüklenir onun peşinden.”

“Peki ya ben hangisiydim?” 

Murat Selamoğlu: Aslında bir önceki soruda ipucu veriyorsunuz ama biraz daha açmak istiyorum “Şeytanla Tanrıyı Konuştum” kitabını neden yazdınız?

Ümit Varlık: Aslında bu kitabımı; kendimi müthiş derecede inançlı bulduğum bir zamanda yazdım. Felsefeye olan merakım İncil, Tevrat, Zebur ve Kuran gibi kutsal metinleri okumamla birleşince derin bir çelişkiye düştüm. Romanımın ana karakteriyle karşılaşmam ise, artık yazmam gerektiğine dair bir işaretti, Bende yazdım…

( Bu arada roman kahramanı tamamen gerçek, ben sadece olayı kurgulamakla yetindim. Ve sadece felsefi bir derinlik katmaya çalıştım.)

Murat Selamoğlu:Adıma imzaladığınız kitap için öncelikle teşekkür ederim.Son sorumuz Okuyucu kitaba nasıl ulaşabilir,olsun.

Ümit Varlık: Bende teşekkür ederim.Şeytanla Tanrıyı Konuştuk’a kitap satılan tüm platformlardan ulaşılabilir. Ama ülkemizdeki yayıncılık oligarşik bir düzen aldığından, Ritim Sanat Yayınları sayfasından alınması bizi oldukça mutlu edecektir.”

KİTABI İNTERNET ÜZERİNDEN SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

ETİKETLER:
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.