Alexa
Medya Siyaset

Nedir bu canlı yayın hikayesi? | Fethi Akar

Nedir bu canlı yayın hikayesi? | Fethi Akar

Canlı yayın …

Eskiden naklen yayın denirdi.

Bugün canlı yayın.

Tek kanallı dönemlerde naklen yayın
tabiri kullanılırdı. Bir futbol maçı,
bir müzik eğlence programı ya da
tartışma…
             ***
Canlı yayın dilimize yapışmadan
hemen hepimiz naklen derdik.
Ancak işin içine girince ikisinin
birbirinden farklı olduğunu gördük.

Hoş bizim Muzaffer Abi;
hala ‘naklen’ diyor ama neyse.

Naklen yayın yaşanmış, gerçekleşmiş
şeylerin bire bir izleyici ya da dinleyiciye
nakledilmesidir.

Canlı Yayın ise, doğrudan doğruya
olayın geçtiği anda yapılandır.
Naklen yayından kaçabilme şansınız varken,
canlı yayından asla kaçamazsınız.
Yüzünüzün buruşukluğunu, pis pis gülmenizi,
gözyaşlarınızı, söylemlerinizi kaçıramazsınız.

İzleyenler ya da dinleyenler hal,
hareket ve ağzınızdan çıkanlarla sizin
ne olduğunuzu anlar.
Çünkü izleyici ya da
dinleyici asla salak değildir.

Gerçi şimdi canlı da dense naklen dense
aynı deyip geçiyoruz 🙂
             ***
Şimdi “Nereden çıktı bu mesele ?” diye
soracaksınız.

Hep CHP Genel Başkanı Sayın
Kemal Kılıçdaroğlu yüzünden.

Dengir Mir Mehmet Fırat ile
bir canlı yayın yaptı,  istifa ettirdi.
Ankara’nın bir belediye başkanı var.
Melih Gökçek… Onunla yaptı Sayın
Gökçek sorulara cevap veremedi.

Açık söyleyeyim, arkasında iktidar gücü
olmasaydı bugün Melih Gökçek;
“Kimdi o yahu? Hiç yabancı gelmiyor.”
Diye hatırlanacaktı.
             ***
Bugün, birkaç senedir
CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu
Sayın Erdoğan’ı resmen meydan
okurcasına canlı yayına davet ediyor.

Hemen her gün hemen her yerde esip gürleyen,
dünyaya deyim yerindeyse racon kesen
Sayın Erdoğan ne hikmetse bu teklifi duymayı
bir kenara bırakın, her gittiği yerde
Kılıçdaroğlu’na laf sokuyor.

İşin ilginç yanı dinleyenler alkış yağmuruna
tutuyor ve yuhalıyor.

Hiç kimse;
“Yahu hele bir yayına çık.
Canlı yayında ağzının payını ver.”
Demiyor.
             ***
Oysaki eski siyasi parti
genel başkanları öyle miydi?
Çıkarlardı halkın huzuruna anlatırlardı,
tartışırlardı. Yayını izleyen seçmenler
ona göre sandığa giderlerdi.

Tam burada şunu söylemek istiyorum.
Kimse de kusura bakmasın.
Eğer bir ülkede siyasi parti liderleri
canlı yayında münazara yapmıyorsa orada
halk kandırılıyor demektir. Hele ki,
iktidar partisi tartışmadan kaçıyorsa,
vah ülkenin haline…

İyi bir siyasetçi halkından korkmaz,
hiçbir şey gizlemez.

Canlı yayın er meydanıdır.
Kendine güvenen çıkar aslanlar gibi anlatır,
yandaşlarının gözünde daha da büyür.

Hazır sorulara, çanak sorulara ve
‘Hurşit kendin söyle kendin işit’e
alışan
biri canlı yayına
rakipleri ile çıkar mı?

“Çıkmaz” dediğinizi duyar gibiyim.

Bu Sayın Erdoğan da olsa,
Sayın Kılıçdaroğlu da olsa,
Sayın Bahçeli de olsa,
Hatta öz anam da olsa bu durumu
kabul edemem.

“Canlı yayına çıkmamak
halkın aklıyla dalga geçmektir…”
diyor
bitiriyorum.

Fethi Akar

Fethi Akar

"Bir hiç... Birlikten dirlik, sevgiden aşk doğar anlayışını benimseyen, Milli Birlik, Milli Beraberlik ve Milli Ruh peşinden koşan Türkiye Cumhuriyeti delisi..."
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ