Alexa
DOLAR
7,5340
EURO
8,9904
ALTIN
410,35
BIST
1.536
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir
Az Bulutlu
20°C
İzmir
20°C
Az Bulutlu
Cumartesi Sağanak Yağışlı
18°C
Pazar Parçalı Bulutlu
16°C
Pazartesi Az Bulutlu
14°C
Salı Az Bulutlu
17°C

O bir fırtına kuşuydu “Necip Hablemitoğlu”

O bir fırtına kuşuydu “Necip Hablemitoğlu”
Hayatı ve hayalleri yarım kalmış bir adamın hikayesi…
Kalemi doğrudan hiç şaşmamış, tıpkı hayatı gibi…
Sevgi dolu, merhamet dolu yüreği gibi…
O penceresinden sokaktaki çocukları izler, onların mutluluğu ile mutlu olurdu. Derler ya; Karıncayı bile incitmez, diye. İşte gerçekten de karıncayı incitmezdi. Bir kış günü pencerenin kenarında ki örümceği fark eden Hablemitoğlu, içeriye dolan soğuk havaya aldırış etmeden, temizlik yapılırken ölmesin diye, örümceği üfleyerek dışarıya gönderen yüreği susturuldu. Örümceğe merhamet ile bakan gözlerinden vuruldu…
14 Aralık 2002, Cumartesi…
Hava oldukça soğuk, buz kesiyor…
Canı gibi sevdiği kızları, Kanije ve Uyvar evde sevgili eşi Şengül Hanım ile birlikteler, Necip Hablemitoğlu Eskişehir’de Atatürkçülük ile ilgili konferansta, ve o gece yarısı döneceği için kızları ile vakit geçiren Şengül Hanım, sanki içine doğmuş gibi, kızlarının yanına gidip şöyle diyor; ” Bakın çocuklar. Benim ya da babanızın olmadığı günler olabilir. Ayrılık vaktinin ne zaman geleceğini bilmemiz mümkün değil. Onun için babanızın olmadığı bir durumda ne yapmalı, nasıl davranmalıyız, bilmemiz gerekir. Necip’in olmadığında zayıf durursak, babanız da yattığı yerde bu durumdan mutsuz ve huzursuz olur.”
 Seven bir kadın, içlerine kötülük çökmüş, haince planlar yapanları hissetmişti.
Alman Vakıfları ve Fethullah Gülen ile ilgili araştırmalar yapan, kitaplar yazan, televizyon programlarında tüm pisliklerini ortaya koyan Necip Hablemitoğlu sayısız tehditleri, telefon, faks, e- maile , ağır küfürler dolu yazıları okuyor ve fakat korkmuyordu.
Lakin Şengül Hanım’ın uykuları kaçıyordu, öyle ya doğruları yazmaktan asla vazgeçmeyecekti, sonunun nasıl olacağını düşünerek tedirgin oluyordu.
Son günlerde gelen tehdit mesajları ile daha da gerginleşmişti Şengül Hanım, evde de bu gerginliğini kızlarına yansıtıyor, bunları da sevgili eşi Necip Bey’e anlatıyordu.
Şengül Hanımı sakinleştirmek yine sevgili eşi Necip Bey’e düşüyordu…
Anlayacağınız, sevgi dolu yürekleri ile yaşıyorlardı…
17 Aralık Salı…
Ankara’da yine karlı bir gün…
Necip Hablemitoğlu sabahlara kadar çalışmaktan yorgun uyandı o sabah, çok yorgun…
Fakülte’ye gitti, o gün yalnızca gündüz dersi olan Hablemitoğlu, öğleden sonra star gazetesinden Yasemin Güneri ile randevusu vardı. Son röportajının olacağını kim bilebilirdi ki?
Tüm yorgunluğuna rağmen kızlarına , onlar yatarken su götürmeyi ihmal etmez, fakat kızlarının yapacakları şakaya maruz kalacağını bilerek yağmurluğunu giyinip giderdi. Kızları sularından artırıp babalarının üstüne atıp eğlenirlerdi. Yani kızlarına da aşık bir baba…
18 Aralık 2002…
Necip Hoca yine geç saatlere kadar çalışmış, yine de sabah kalkıp kızlarını uyandırmıştı. Kahvaltıda pek bir şey yememişti.  Çocuklarını okular yolcu ettiler. O sabah hem Şengül Hanım, hem Necip Bey biraz tuhaftılar, Şengül Hanım toplantısına katılmak istemediğini, bu yüzden gitmeyeceğini söyledi.
O gün dersi olan Şengül Hablemitoğlu, fakülteye gitmek için 12 ay boyunca borcunu ödedikleri, bir gün önce borcu biten arabalarına binerken, camdan kendisini izleyen sevgili eşi Necip Bey ile göz göze geldi.
 Her daim tehditlerden tedirgin olan Şengül Hanım o gün yine kuşkulu bir durumu eşine bildirmeyi yoğunluğu nedeni ile unutmuştu, fakat Necip Bey  öğlen saatlerinde arayıp, bir sonra ki gün kendisini Vali’nin aldıracağını bildirdi. Şengül Hanım  ertesi gün için biraz rahatlamıştı, o günün getireceği acıyı bilemeden.
 Necip Hablemitoğlu’nun o günki dersi 17.30 da başlayacaktı.
Necip Bey babası ile son kez konuştu…
Babasını kız kardeşine bırakacaktı, ağır hareket etti çünkü az sonra kızları okul servisi ile eve geleceklerdi. Okul servisi yaklaştı, kızları ona ” Seni seviyoruzbaba” dediler, O da ” Bende sizi çok seviyorum” dedi.
Necip Hablemitoğlu bir kez daha kızlarına sıkıca sarıldı. Ve bu sarılış son veda idi…
 Saat tam 20.00 …
 Aracını park etti, yan koltukta duran, borcu henüz bitmiş arabasının kasko dosyasını aldı. alışveriş poştlrine uzanamadan o kahpe ellerdn çıkan nefret kurşunlarından birisi Sol gözünden girip başının arkasından çıktı. Hain eller dutmadı, bu kez de arkasından ateş edip ensesinden vurdular, kırılmaz kalemi. Kötülükleri gören gözünden vurdular alçaklar..
Hayatı gibi bembeyaz karın üstüne düştü…
Silah seslerini duyan Şengül Hanım, ” İnşallah Necip değildir” diyerek koştu sokağa.” İnşallah yaşıyordur” diyerek yaklaştı kalabalığı yarıp eşinin yanına.
Sevgili eşi Necip Bey cansız yatıyordu.
 ”  Ben ona gözüm gibi baktım ama onu gözünden vurdular. Onu gözünden vurdular. Necip’imi gözünden vurdular. Gözbebeğimi vurdular. Ve maalesef hem Şengül Hanım’ın hem Türk milletinin göz bebeği vurulmuştu…
Yalancı, katil, arzıs, hırsız aşağılık yaratıkların pisliklerini gören gözünden…
Olayın üstünden birkaç gün geçmişti. Necip Bey’in eşyalarını bir Polis memuru getirdi.
 O  güne dek , kızlarına ” Ağlamayacağız” diyen Şengül Hanım, odaya döndü, kızlarına sarıldı.
” Birlikte uzun uzun ağlayabiliriz çocuklar ” dedi.
  O günden bu yana hepimiz ağlıyoruz…
 Değerli gazeteci, yazar Necip Hablemitoğlu’ nu sevgi saygı , minnet ve Rahmet ile anıyorum…
Unutmayacağız…
Yorumlar
  1. Levent Akbaş dedi ki:

    Eline emeğine sağlık Ayşe kızım çok güzel bir yazı dizisi olmuş
    Merhum Hablemit oğlunu rahmetle Saygıyla anıyoruz mekanı cennet olsun 🙏🏻