Alexa
DOLAR
8,3342
EURO
10,1813
ALTIN
500,58
BIST
1.463
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Az Bulutlu
29°C
Ankara
29°C
Az Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
27°C
Perşembe Az Bulutlu
30°C
Cuma Parçalı Bulutlu
30°C
Cumartesi Gök Gürültülü
23°C

Olmaya Devlet Cihanda

Olmaya Devlet Cihanda

Türkiye; AKP’nin 17 yıllık iktidarının yanlış politikalar sonucu geldiği noktada gerek ülke içinde gerekse dış ilişkilerde Cumhuriyet tarihinin en karmaşık, en zorlu ve hatta beka sorunu olabilecek bir dönemini yaşıyor.

Bununla beraber iktidarın en tepesindeki makamlarında görev almış Recep Tayyip Erdoğan’da hayatının en kötü zamanlarını yaşıyor olmalı. Bunun en büyük nedeni eşbaşkanlığı görevini üstlendiği ABD’nin Türkiye’yi, şahsını ve de yakın akrabalarını hedef almasıdır. Erdoğan’ın mal varlıkları, yatırımları, İran’la ilgili ambargoların delinmesi ve Suriye konusunda 2011’den bu yana yapılan icraatlarda suç unsurları olduğunu iddia ediyor olması ana nedenlerdir.

Eski bir sporcu olan Erdoğan’ın adeta hem başında bulunduğu ülke, hem de kendi adına manialı bir bayrak yarışını kazanması gerekiyor. Her biri gerek kendisinin gerekse duyarlı vatanseverlerin uykularını kaçıracak cinsten bu manialara veya soruşturmalara bir göz atalım.

  • Halk Bankası ve bazı diğer bankaların İran ambargosunu deldiği ithamları.
  • Erdoğan ve yakın akrabalarınınbaşta ABD’de olmak üzere Katar, İsviçre, İtalya, Macaristan, Çin, Singapur ve Malezya’daki banka hesapları malvarlıkları ve yatırımlarının araştırılması.
  • Suriye petrollerinin başka ülkelere satışı ile ilgili araştırma.
  • Suriye’deki terör örgütleriyle ilişkili ithamlar.

Ülke içinde takip ettiği politikalarla gücünü zirveye taşımayı başaran Reisitham edildiklerinden bir tanesi ile dahi suçlu bulunursa gemisinin  hızla kayalıklara doğru yol aldığının farkında olması gerekir. Umut edelim ki bütün bunlar geçici bir kabustan ibaret olsun. Aksi halde çıkacak faturalar hepimizin belini bükecek ve zaten Trump’ın mektubuyla da yara almış onurumuz daha da kırılacaktır. Nasıl oluyor da Trump kendisine ‘Sert olma, aptal olma’ diyebiliyor. Önümüzdeki günler akıl almaz gelişmelere gebe görünüyor. 13 Kasımda Erdoğan Trump’la görüşmek için ABD’ye gidecek mi  sorusunun yanında mektupla ilgili nasıl bir yol izleyeceği de merak konusudur. Daha da önemlisi Erdoğan ABD’nin şantajına maruz mudur?Eğer öyle ise ülke çıkarları için ABD’ye gitmekten vaz geçmeli ve hatta kendisini bu denli hedef olmaktan çıkarmak için Başkanlıktan istifa ederek Parlamenter Sisteme dönerek seçilecek Başbakanı ABD ve diğer ülkeler nezdinde muhatap kılmalıdır.

Erdoğan’ın yaklaşan bir diğer problemi de yılbaşına kadar kurulması ihtimali olan ve AKP’den ayrılıp  yeni partilere katılacak milletvekilleridir. Bu sayının rahatlıkla 60 üzeri olacağı söyleniyor. Buna göre Muhalefet partileri bir araya gelir de erken seçim için gerekli olan 360imzaya ulaşmaya çalışır, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini benimsemeyen AKP Milletvekilleri de destek verirse veya bizzat Erdoğan erken seçim kararı alırsa önümüzdeki yıl Türkiye’de seçim olabilir.

Osmanlı İmparatorluğunun hayranı olan ve laiklik karşıtı olan Erdoğan görünüşte Müslüman aleminin başına geçmek gibi bir ideal taşıyordu. Her geçen gün artan gücü ve ABD’yi arkasında hissetmekle 2023’e kadar Cumhuriyeti yıkıp kendi kafasındaki İslamcı Devletini kurmayı düşledi. Dünyada en çok sarayları,en çok özel uçakları olan Devlet Başkanı oldu. Şatafatı ve israfı itibar olarak gördü. Eh her çıkışın bir de inişi var. Ne kadar yükseğe çıkmışsan düşüşün de o kadar sert olur.

Bütün bu olaylardan sonra Erdoğan geceleri rahat uyuyabiliyor mu? Oysa Atatürk’ün ‘Yurtta Barış, Dünyada Barış’ilkesinden ayrılmasaydı, laikliği benimseyebilseydi, Partisinin ismindeki Adalete sıcak bakıp Kalkınmaya da önem verseydi ‘Her şey çok daha güzel olurdu’. Kendi düşen ağlamaz.

Kanuni Sultan Süleyman’ın sıhhatle ilgili sözlerini biraz değiştirip ‘Olmaya Devlet Cihanda, Huzurlu bir Hayat gibi’ diyerek geleceğin politikacılarına bir öğüt bırakalım. Yanlış hesap Bağdat’tan döner.

Saygı ve sevgilerimle

Erol Başarık   (Ekonomist)

Reform 2000 Party’si Genel Başkanı – İngiltere

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.